Üniversite anaokulunda başlar!

Eğitim bilimci Robinson’a göre sanat da kendi içinde bir hiyerarşiye sahip. Resim ve müzik, drama ve dans gibi gibi sanatlardan daha üstte konumlanmış. Bedensel yetenekleri ve beden eğitimini arka plana atıp öğrencinin sadece belden yukarısını eğitmeye çalışan bir sistem söz konusu. Eğitimin temel hedefi profesör yetiştirmek olan bir forma bürünmüş. Çocukları, özgün dinamik yapısını ve varoluşundan getirdiği yetenekleri yok sayarak ve bedenlerinden soyutlayarak kafalarının içinde yaşayan profesörler yetiştirmeye dönüştürüyoruz!

NTV 01.02.2020 - 13:08 |

Ken Robinson…

Eğitimdeki bu açmazı…

Bedenden çok…

Zihine odaklanma eğilimine bağlıyor!

***

Robinson…

Sadece akademik yeteneklere değer veren bu eğitim sisteminin...

19. yy öncesinde...

Henüz bir eğitimi sistemi ortada yokken...

Ortaya çıkan endüstrileşmenin...

İhtiyaçlarını karşılamak üzere kurulduğunu belirtiyor...

***

Bu endüstrileşmiş eğitim sisteminde…

Hiyerarşinin temelini oluşturan iki temel fikir vardır:

Bunlardan biri…

“En faydalı olanın ilk sırada oluşu” ilkesidir…

Sistem…

İçindeki insanın…

Kendisi için ifade ettiği değere odaklanıyor!

Sisteme…

Hızlı, doğrudan katkı yapmayacak uğraşları değersizleştiriyor….

Bu nedenle…

Birçok yetenekli çocuk…

Sevdikleri…

İyi oldukları işleri yapmaktan vazgeçiyor...

Para kazanamama…

Statü sahibi olamama…

Geleceğini güvence altına alamama gibi endişeler…

Onları ait olmadıkları işleri yapmaya zorluyor…

Hatta bazı çocuklar…

Akademik uğraşlarla o kadar meşgul oluyorlar ki…

Kendi özlerinde taşıdıkları yeteneklerini…

Hiçbir zaman keşfedemiyor!

***

Eğitimdeki hiyeraşinin…

İkinci temelini ise…

Akademik becerinin…

‘Zeka kavramı’nı ifade ettiği anlayışı oluşturuyor…

***

Robinson’a göre…

Okulda başarılı olan öğrencinin…

Zeki kabul edildiği günümüz eğitim sisteminde…

‘Akademik enflasyon’ yaşanıyor!

Günümüzde…

Eğitimin tüm odağının ve işlevinin…

Öğrenciyi sadece üniversiteye hazırlamak olduğunu görüyoruz…

Artık lisans diploması tek başına çok şey ifade etmiyor!

Önceden…

Üniversite mezunu olmanın kabul edilebilir yeterlilikte olduğu işler için…

Artık yüksek lisans, doktora gerekiyor!

Gittikçe yükselen bu akademik standartlar…

Öğrencileri…

Yarıştaymışçasına zorluyor…

Yarışa ayak uyduramayanlar…

Yetenekleri ve zekaları ne boyutta olursa olsun…

Sisteme kabul edilmiyor!

Sistem…

Onları öğütüyor…

***

İyi bir işe sahip olmak için…

Üniversiteye gitmek zorunda olduğumuz takıntısı var!

Mevcut eğitim sistemleri…

Fast food gibi standart ve sağlığımızı bozuyor!

Bu yaklaşım…

Ruhumuzu ve enerjimizi tüketiyor…

Oysa herkesin…

Bünyesine göre beslenmesi…

Kişisel beslenme programı olması gerekiyor...

Öğrenmenin de öyle!

***

Ken Robinson…

Yanlış gidişatın önüne geçebilmek için…

Akademik yetenekle birebir ilişkilendirdiğimiz

Zekâ kavramının…

Gözden geçirilmesinin şart olduğunu söylüyor... 

Zekânın…

Görsel, müzikal, sözel, bedensel gibi bir çok farklı türü var…

Zekâ aynı zamanda bir çok farklı disiplinle ilişkili…

Dinamik ve kendine özgü bir kavram…

***

Ken Robinson…

Gelecek için umudunun…

Yeni anlayışın adaptasyonuna bağlı olduğunu söylüyor...

Eğitimdeki ana prensiplerin yeniden şekillendirildiği…

Gelecek umutlarımızın yattığı çocuklardaki…

Yaratıcı kapasitenin…

Zenginliğinin fark edildiği bu anlayış…

Çocukları bir bütün olarak ele alıyor… 

Çünkü…

İnsan beyni bölümlere ayrılmış bir yapı değildir…

Bir bütün olarak çalışır...

İnsan da…

Bir bütün olarak eğitilmelidir!

***

Bir çok insan görüyorum…

İşini sevmiyor…

Öylesine akıntıya kapılmış gibi yaşıyor…

Haftasonunun gelmesini bekliyor…

Çok daha az insan görüyorum…

İşi ile bütünleşmiş…

Kendisini ona adamış…

İşini…

Kendisini gerçekleştiren en önemli amaç olarak yaşayan…

***

İnsanın içindeki cevheri…

Yeteneği, hayalleri çıkaracak…

Büyütecek koşulları oluşturmalıyız!

Eskiyi yamalarla onarmaya çalışarak…

Bir yere varamayız…

Devrim yapmak şart!

*** 

Oysa…

Bunları yapacağımıza…

İşi iyice abarttık …

İyi bir ana okuluna gitmek için…

3 yaşındaki çocukları bile…

Mülakaatlara sokmaya başladık!

***

Anaokuluna girmek için…

Öyle bir rekabet var ki…

Doğru anaokuluna girmek için…

Artık üç yaşındaki çocuklar mülakata alınıyor!

Bir komisyonun önünde oturan bir çocuk düşünün…

Önünde özgeçmişi!

Komisyon sayfaları çevirirken, şöyle diyor:

  • Eee, bu kadar mı?
  • 36 aydır yaşıyorsun, hepsi bu kadar mı?
  • Hiçbir şey başaramamışsın!
  • Zaten belli ki, ilk altı ayı meme emerek geçirmişsin…

İş…

Ne yazık ki…

Bu noktaya geldi!

***

9 yıl önce…

Çok iyi niyetle yazılmış…

Bir sloganla karşılaştım…

Şöyle diyordu:

“Üniversite anaokulunda başlar!”

***

Hayır, efendim…

Anaokulu, anaokulunda başlar!

Bir arkadaşım…

Bir keresinde şöyle söylemişti:

“Üç yaşındaki bir çocuk, altı yaşındaki bir çocuğun yarısı değildir!”

Üç yaşındadır!

***

Robinson…

Sözlerini bir şiirle noktalıyor:

“Çocuklar her gün hayallerini ayaklarımızın altına seriyorlar, onları
çiğnememeliyiz…”

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER