Uğurcan Gökçen
Uğurcan Gökçen[email protected]
02 Ocak 2026 15:43

Ekonomilerde 2026 nasıl geçecek?

2025 yılı Türkiye ve dünya ekonomisinde olumsuz sürprizlere sahne oldu. Beklenmedik birçok gelişme yaşandı. Türk ekonomisinde özellikle siyasi atmosferin etkisi hissedildi. Dünyada ise Donald Trump ve onun yaptıkları konuşuldu. Ticaret savaşları bir numaralı gündemdi.

Aracı kurumlar 2026 yılı strateji raporlarını yayımlamaya başladı. Raporların ortak özelliği umutların artmış olması. Analistler, risklerin bu yıl daha düşük olduğunu düşünüyor ya da umuyor.

 

Türkiye ekonomisinde hangi başlıklar öne çıkıyor?

 

*ENFLASYON: Türkiye ekonomisine dair yapılan değerlendirmelerde en geniş yer tutan konu elbette enflasyon. Düşüş sürecinin devam ettiği vurgulanıyor. 2026 sonu için tahminler yüzde 23-25 bandında. Ancak enflasyondaki gerilemenin süreceğine dair bazı soru işaretleri de var. Bu yılki gerilemenin daha çok dolar/TL'nin kontrollü artışından güç kazandığı belirtiliyor. Buna rağmen tüketici talebinin hala canlı olduğuna dikkat çekiliyor.

 

*DOLARA YÜKSEK FAİZ: Merkez Bankası faiz indirimlerini sürdürüyor. Yine de mevcut faiz oranları çok yüksek. Dolar/TL bu yıl yüzde 23 yükselirken tahvil faizi getirisi yıl sonuna doğru yüzde 35'in üzerindeydi. Getiri marjı gelecek yıl da yüksek kalmaya devam edecek. Duruma TL'deki reel değerlenme ile bakıldığında, Türkiye yabancı yatırımcıya diğer ülkelerin çok üzerinde reel faiz sunuyor. Sıcak paraya erişimi sağlasa da yan etkileri var. Bununla beraber, risk primindeki düşüş tahvil faizini henüz yeteri kadar geriletmedi. Olumsuz etkilerin azalması için risk primindeki geri çekilmelerin tahvil faizine yansıması gerekiyor.

 

*KREDİ FAİZLERİ: Politika faizi indirimleri kredi faizlerine yansımıyor. Bankaların kredi büyümesinde sınırlar uygulanıyor. Büyüme sınırlarının yılın ikinci yarısından önce gevşetilmesi beklenmiyor. Hanehalkının ve şirketlerin enflasyon tahminleri hala yüksek. Kredi faizinde gerileme için beklentilerde de iyileşme olması gerekiyor. Mevcut tabloya bir de değerli TL eklendiğinde bazı sektörler zorlanıyor. Tekstil gibi emek yoğun sektörlerde istihdam kaybı yaşanıyor.

 

DÜNYA EKONOMİSİNDE GÖRÜNÜM

 

*TİCARET SAVAŞI: Piyasalar 2025'te ticaret savaşı ile dalgalandı. Trump başta Çin olmak üzere birçok ülkeye gümrük tarifeleri getirdi. Ülkeler de buna karşılık verdi. Trump Çin dahil ülkelerin çoğu ile anlaştı. Tarife oranları da Trump'ın ilk açıkladığı seviyelerin altında kaldı. Gelinen noktada ticaret savaşı endişeleri bitmedi ama hafifledi.

 

*GÖZLER FED'DE: Amerikan Merkez Bankası (Fed) geçen yıl 2 kere faiz indirdi. Bu yıl indirim sayısının 3'e çıkması bekleniyor. Faiz düştükçe dünya piyasalarında iyimserlik artabilir. Fed Başkanı Jerome Powell'ın görev süresi Mayıs ayında sona erecek. Yerine atanacak isim henüz belli değil. Yeni ismin belli olması ile Fed'in kurumsallığına ilişkin tartışmalar da alevlenecek. Yeni başkanla birlikte Fed'in daha fazla faiz indirim ihtimali olsa da bankanın kurumsal yapısının zedelenmesi büyük bir risk olarak görülüyor. Yine de Trump'ın Fed'e istediğini yaptırması, bankanın kurumsal yapısı gereği o kadar da kolay değil.

 

*ZAYIF DOLAR: Dolar dünyada bu yıl yüzde 10'a yakın değer kaybetti. Dolar endeksindeki düşüşün 2026'da da devam etmesi bekleniyor. ABD rekor bütçe açıkları verirken, Trump güçlü dolar istemiyor. Fed'in olası faiz indirimleri de dolar endeksindeki güçlenmenin önüne geçiyor. Analistler, dolarda zayıflama temasının süreceğini düşünüyor.

 

*JEOPOLİTİK RİSKLER: Jeopolitik riskler bitmek bir yana artıyor. ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalede bulunma ihtimali var. Endişe yaratan diğer bir konu Çin'in Tayvan konusunda bir adım atıp atmayacağı... Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmelerinden de henüz bir sonuç çıkmış değil. Jeopolitik riskler altın gibi güvenli limanlarda fiyatı artırmıştı. Tüm raporlarda değerli metallere ilişkin tahmin yükseliş ivmesinin korunacağı şeklinde.

 

*YAPAY ZEKA: Küresel piyasalarda yapay zeka hisseleri bu yıl ortalama yüzde 50 değerlendi. Önceki seneleri söylemeye gerek bile yok. Fiyatlardaki hızlı yükseliş akıllara 2000 yılındaki dot.com krizini getiriyor. En büyük soru, şirketlerin yapay zekaya yaptıkları yatırımları hızlıca gelire dönüştürüp dönüştüremeyeceği. Yatırım bankaları yine de hisselerde fiyat artışı bekliyor. Ancak yükselişin önceki yıllara göre mütevazi kalması öngörülüyor.