Adını hazin bir aşk hikayesinden alıyor. Baharda en güzel haline büründü
23.04.2026 10:44
Van'da en çok ziyaret edilen yerlerin başında gelen Akdamar Adası, badem ağaçlarının çiçek açmasıyla baharın renklerine büründü.

Yılın her döneminde farklı manzarasıyla insanları cezbeden Akdamar Adası, bugünlerde de Van Gölü'nün maviliği ve çiçek açan badem ağaçlarıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.
Gevaş ilçesinden 20 dakika süren tekne yolculuğunun ardından ulaşılan ada, Artos Dağı'nda henüz erimeyen kar örtüsü ve badem ağaçlarının oluşturduğu renk cümbüşüyle güzel görüntüler oluşturuyor.
Fotoğraf tutkunları da Van Gölü'nün ve gökyüzünün maviliğiyle bütünleşen eşsiz manzarayı fotoğraf karelerine yansıtıyor.

İzmir'den arkadaşlarıyla kente gelen Sibel Dinç, Akdamar Adası'nı çok beğendiğini söyledi.
Beklediğinden daha güzel bir manzara ile karşılaştığını belirten Dinç, şunları kaydetti:
“Ada; kilisesi, badem ağaçları ve tavşanları ile muhteşem bir yer. Çok hoşuma gitti. Bir tarafta kar, bir tarafta göl ve bir tarafta badem çiçekleri. Herkesin gelip görmesi lazım.”

Her yıl nisan ayında adayı ziyaret etmek için Hakkari'den geldiğini aktaran Esra Özdemir ise "Adanın doğası bizi büyülüyor. Buraya gelmek isteyenler nisan ayı sonu veya mayıs ayı başında gelebilirler. Badem çiçekleri bu mevsimde açıyor" dedi.
Fotoğraf sanatçısı Mürgan Bayramoğlu, "Adanın her köşesi muhteşem. Her yıl Avrupa'nın bir şehrinde fotoğraf sergisi açıyoruz. Buraları da göstereceğiz" diye konuştu.
20 kişilik ekiple adaya gelen Emine Tosun, “Açıkçası hiç böyle bir yer olacağını düşünmüyordum. Çiçek açan ağaçlar, martılar, kilisenin güzelliği farklı bir ambiyans olmuş ve bizi gerçekten kendisine hayran bıraktı” ifadesini kullandı.

AKDAMAR ADASI HAKKINDA
Akdamar Adasındaki Surp Haç kilisesi, 7. yüzyılda Kral I. Gagik'in emriyle 915-921 yıllarında Mimar Manuel tarafından inşa edildi.
Akdamar Adası, nesiller boyu anlatılan üzücü bir aşk hikâyesiyle anılmaya devam ediyor. Halk arasında "Ah Tamara" olarak bilinen efsane, adanın ismine dair en yaygın inanışı oluştururken, dil bilimciler adın kökenini farklı temellere dayandırıyor.
Halk efsanesine göre, adada yaşayan Ermeni baş keşişin Tamara adında, güzelliği dillere destan bir kızı vardır. Çevredeki köylerden bir çoban, Tamara’ya gönlünü kaptırır ve onunla buluşabilmek için her gece adaya yüzerek gider. Tamara ise karanlıkta yolunu bulabilmesi için kıyıda fenerle bekler.
Durumu fark eden kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle kıyıya inerek sürekli yer değiştirir. Fenerin peşinden giden ancak bir türlü kıyıya varamayan genç çoban, dalgalar arasında gücünü kaybederek boğulur. Çobanın son nefesinde yükselen "Ah Tamara!" feryadı, genç kızın da kendini gölün sularına bırakmasıyla son bulur.
Ermeni şair Hovhannes Tumanyan’ın dizeleriyle ölümsüzleşen bu anlatı, adanın isminin kaynağı olarak kabul ediliyor.
Ancak uzmanlar, 9. yüzyıldan itibaren kayıtlarda geçen "Ağtamar" isminin, Arapça "kabartı" veya "tümsek" anlamına gelen "ĞMR" kökünden türemiş olma ihtimalini de göz önünde bulunduruyor.
YASAL UYARI
VAN Haberleri içerisinde yayınlanan yerel haberler AA, DHA ve İHA ajanslarından alınmaktadır. Bu haber içeriği, ntv.com.tr editörlerinin haber içeriğinde hiçbir editoryal müdahalesi olmadan yayına alınmıştır. VAN Haberleri içerisinde yer alan tüm haberlerle ilgili hukuki muhatap haberi geçen ajanslardır.