NTV

Buraya aitiz, Alman değiliz

Dünya

Almanya'da yapılan bir araştırmaya göre, Müslüman toplumu kendini Almanya'ya ait hisssediyor, ancak "Alman değiliz" diyor.

Merkezi Londra’da bulunan Açık Toplum Enstitüsü'nün (OSI) yaptırdığı araştırmaya göre, Berlin'deki Müslümanlar kendilerini yaşadıkları çevreye ait hissediyor, ancak yine de ayrımcılığa uğradıklarını ve Alman gibi hissetmediklerini söylüyorlar.

Londra merkezli Açık Toplum Enstitüsü'nün 11 Avrupa kentinde yaptığı araştırmada "Avrupa’da yaşayan Müslümanlar artık kendilerini toplumun bir parçası olarak hissediyorlar mı?" sorusuna cevap aradı. Araştırmanın Berlin ile ilgili sonuçları açıklandı.

220 bin Müslüman'ın yaşadığı Berlin'de, Müslümanların yoğun olarak yaşadığı semtlerin başında Kreuzberg geliyor. Araştırma da bu sebeple nüfusunun üçte biri Müslüman olan Kreuzberg’de yoğunlaştı. Ancak çokkültürlülüğü ile bilinen bir semt olmasına rağmen, Kreuzberg'de bile göçmenler ayrımcılığa uğradığını düşünüyor. Ayrımcılık özellikle eğitim sisteminde görülüyor.

Eğitim konusunda, Müslüman çocuklar ülkedeki üç ayaklı okul sistemi içinde, mesleki eğitim veren Realschule ve üniversiteye hazırlanan Gymnasium yerine seviyesi en düşük olan Hauptschule’ye yönlendiriliyor.

BAŞÖRTÜLÜ KADINA İSTİHDAM ENGELİ
Başörtüsü takan kız çocukları ve kadınlar da en çok ayrımcılığa uğrayan grup. Başörtülü kadınlar istihdam piyasasında birçok engelle karşılaşıyor. Berlin’in 2005’te kabul ettiği Tarafsızlık Yasası okullarda ve kamu kurumlarında dini sembollerin kullanımını yasaklamıştı. Bu koşullar altında Müslüman kadınların devlet memuru olma şansı kalmadı. Ancak OSI raporu özel sektördeki yüzdelerin de kamu sektörünün neredeyse aynısı olduğuna işaret ediyor.

Araştırmaya göre göçmenler kendilerini Kreuzberg’e ait hissediyor. Müslümanların yüzde 84’ü, Müslüman olmayaların ise yüzde 76’sı kendini Kreuzberg’in bir parçası olarak görüyor. Bu sonuca karşılık Müslümanların yüzde 89’u, Alman vatandaşı olmalarına rağmen, toplum tarafından Alman olarak kabul edilmediklerini belirtiyor.

Araştırmanın bir diğer bulgusu da etnik ve dinî ayrımcılıkla özellikle okulda ve çalışma hayatında karşılaşıldığı.

MÜSLÜMAN YA DA DEĞİL, KAYGILAR AYNI
Araştırmacılar iki yıl boyunca 100 tane Müslüman, 100 tane de Müslüman olmayan kişiyle röportajlar yaptı. Sonuçlara göre Müslümanlarla Müslüman olmayanların hayatlarıyla ilgili kaygılarının ve sorunlarının büyük bir kısmı aynı.

Araştırma projesinin liderliğini yapan Nina Mühe, “Çocuklarının kaliteli bir eğitim almasını, sokakların güvenli olmasını, insanların iyi geçinmesini ve diğer toplumlarla ilişki kurmayı önemsiyorlar” dedi.

BAŞKALARININ OLMASINDAN HERKES MEMNUN
Özellikle Müslümanlar Kreuzberg’de sadece Türklerin ve Müslümanların yaşamıyor olmasından çok memnun. Müslüman olmayanlar da çeşitliliğe olumlu yaklaşıyor. Araştırmaya katılan Müslümanlar kendilerini Kreuzberg’de rahat hissediyor ama bölgeden çıkmak istemiyor.