"Caz yapma" diyen topluma caz yapmak!

Türkiye’nin en iyi caz davulcularından Ediz Hafızoğlu, kendi deyimiyle ”Caz yapma” diyen topluma caz yapıyor. NTV Radyo’nun ”Bizim Cazcılar” programında İrem Gökbudak’ın sorularını yanıtlayan Ediz Hafızoğlu, caz yolculuğunu anlatırken, son albümü ”Nazdrave”den ”Cereyanlı”, ”Laf Laf”, ”Kimse Bilmez” ve ”Mila” parçalarını çaldı.

  • 1

    CAZLA BAŞKA DİYARLARA SEYAHAT


    "Cazı seçmemin bir tek sebebi var. Pop, rock ve içinde doğaçlama içermeyen ya da çok az olan diğer müzik türlerinde hayatım boyunca hep zorlandım. Bazen zevkli oluyor ama bir yere kadar. Yaratıcılığı öldüren yegane türlerdir bunlar. Oysa caz her an her şeyi bambaşka çalabilmek, yanındaki müzisyenden etkilenip başka diyarlara seyahat etmek, bilmediğini keşfetmektir. O yüzden beni her şeyden daha fazla çekti... Caz dışında ne çalarsam çalayım, her seferinde başka bir şey çalmaya çalışırım. O gün ne hissedersem o...

  • 2

    "BAĞLAMAYA TEKRAR DÖNDÜM"


    Neden davul bilmiyorum. Belki darbuka çaldığım için kendime çok yakın hissettim. Okula girmeden önce de girdikten sonra da piyano ve kompozisyon dersimiz vardı. Ricky Ford’la 1 sene saksafon dersleri yaptık. Şimdi bağlamaya tekrar döndüm. Dönem dönem kapanıyorum. Mesela bir sürü grubu bıraktım 1 sene önce ve 9 ay bir köy evinde yaşadım. Davulu kurdum oraya. Böyle tek başıma, çevremde kimse olmadan, hafta 7-8 saat çalışarak, 9 ay geçirdim. O bana çok iyi geldi. Çevremde birileri varsa kesinlikle o iş yürümüyor.

  • 3

    "CAZ BU ÜLKEYE ÇOK UZAK BİR MÜZİK"


    25 – 30 bin kişiye stadyum konseri verdikten sonra gidip kulüpte 20 kişiye de çalıyorsunuz. Farketmişti o sıra aslında Aykut Gürel. Ben 25 yaşlarında falandım. Şöyle demişti; “Kendi ayağımıza sıkıyoruz galiba bu kurşunu.” Çünkü belediye konserleri ile herkese bedava konser izletme furyası olmuştu. Özellikle 2000’lerden itibaren. Pop, türkü, ne olursa olsun... Zaten bu insanlar o müzikler hariç bir şey dinlemiyorken, caz bu ülke için çok uzak bir müzik. ”Caz yapma’ diye bir terim var kullandığımız. Yani laf ebeliği yapma, kalabalık yapma, kafamızı şişirme, anlamına gelen yerleşmiş bir algı var bu kültürde. “Caz dinliyorum” deyince evde bile tepkiyle karşılaşan bir nesil var. Toplumsal olarak hiç umudum yok.

  • 4

    "TÜRK MUSİKİSİ DE, METAL DE DİNLİYORUM"


    Türk Sanat Müziği tabiki dinliyoruz. Özellikle Müzeyyen Senar. Bir de ben Yansımalar’la da çalıyorum. Dolayısıyla Türk müziğine zaten ilgim var. Eskilerden neredeyse her şeyi dinliyorum. Daha doğrusu yeniden çıkarılan şarkıları. “Kalan Müzik” çok güzel bir şey yaptı ve arşivleri herkese açtı. TRT arşivlerinden şimdi teker teker çıkarıyorlar. Ama metal müzik de dinliyorum. Arabamda hiç eksik olmaz. Kafamı bol bol ütülüyorum yani.

  • 5

    "KARIM DAHA FAZLA TAHAMMÜL EDEMEDİ"


    Boşandım. Karım bana daha fazla tahammül edemedi. Hakikaten müziğin çok büyük etkisi var. Ben 3,5 – 4 seneyi ayda 25 konserle geçirdim, çok farklı kişilerle sağa sola gittim. Evde olamıyorsunuz haliyle. Niye evleniyorsunuz? Biriyle vakit geçirmek istiyorsunuz ama hiç onun yanında değilsiniz. Olmuyor yani. Bir yere kadar oluyor ya da."

  • 6

    EDİZ HAFIZOĞLU KİMDİR?

    Bizim Cazcılar’dan Ediz Hafızoğlu, Bulgaristan’da doğdu. Müziğe 7 yaşında bağlama ve darbuka ile başladı. Sahneye 11 yaşında dedesinin orkestrasıyla çıktı. 3 yıl boyunca dedesiyle yüzlerce konser verdi. Sonra İstanbul’a göç ettiler. Kabataş Erkek Lisesi’nde okumaya ve okul orkestrasında davul çalmaya başladı. Bugün Türkiye’nin en önemli caz davulcularından biri oldu.


    'Bizim Cazcılar’dan kaçırdığınız bölümleri NTV Radyo’nun adresinden dinleyebilirsiniz.