Cemil İpekçi: Giysilere çok para vermek aptalca

45 senedir moda sektöründe olan Cemil İpekçi yeni koleksiyonu "Kelebek Etkisi" ile çok konuşuluyor. Cemil İpekçi ile çıkarmaya hazırlandığı yeni ayakkabı koleksiyonundan çıkardığı kitaba, sevdiği kumaşlardan, beğendiği modacılara, dövmesinden yaşadığı büyük aşka kadar her şeyi konuştuk. (Röportaj: Sema ÖZCAN/sema.ozcan@ntv.com.tr Röportaj fotoğrafları: Batuhan DURMUŞ)

  • 1

    Cemil İpekçi
    1971' den bu yana bu sektördeyim. Ama 71'den 74'e kadar çeşitli markalarda modacı olarak çalıştım günün modası ne ise onu takip ederek. 74'ten sonra anladım ki ben bir modacı olamayacağım. Ben bir tasarımcıyım, kendi tasarladığımı seviyorum. Modaya da uymak zorunda olmadığım için 75'te kendi atölyemi açtım. Sonra tasarımcı olarak devam ettim. Modaya da bir daha uymadım.
    İlk defilem 71'de oldu. Bir doğu masalı koleksiyonumun sadece 60 küsür defilesi oldu, zannediyorum ki bugüne kadar 700-800 defilem oldu.
  • 2

    "TÜRKİYE'NİN İLK TASARIMCISIYIM"

    "TÜRKİYE'NİN İLK TASARIMCISIYIM"
    İlk mankenim Asuman Tuğberk şu an 66 yaşında. Zaten tasarımcı olarak Türkiye'nin ilk tasarımcısıyım. Benden evvel tasarımcı da böyle bir kavram da yoktu. Aynı zamanda da etnik tasarımcıyım. Osmanlı esintisini bu güne uygulayan ve bunula dünya ödülleri alan burada ödüller alan tek tasarımcıyım. Hala da tek tasarımcı olarak görülüyorum. Maalesef gençlerin içinde kendi köklerine inen görmüyorum. Çoğu hala batı takliti.
  • 3

    YENİ KOLEKSİYONUN ADI NEDEN KELEBEK ETKİSİ?

    YENİ KOLEKSİYONUN ADI NEDEN KELEBEK ETKİSİ?
    Koleksiyonlar çıkarken o günkü ruh halimize göre çıkar. Şu an bir kelebek etkisi yaşıyorum heralde çünkü her şey hem renkli, hem siyah beyaz uçuşuyor havada. Her şey kelebekler gibi kısa ömürlü. Sevgiler öyle politika öyle aşklar, ilişkiler, paralar onun için de adı kelebek etkisi.
  • 4

    Yeni ayakkabı koleksiyonumda da kelebek etkisi var. Rengarenk! Bu koleksiyonumun kelebek kısmı bitti. Atölyem kuruluyor. Şimdi Cemil İpekçi ayakkabılar var. Cemil İpekçi Home var. Artık her yerde görebilirsiniz çarşafları, bornozları.

    Ying Yang adlı koleksiyonumu hazırladım. Nisan ayında göstereceğim Asya kültürü ile Osmanlı'nın bugüne uygulaması. Benim de hayatımda hiç bu kadar derinlere dalmadığım bir koleksiyon.
  • 5

    "SENELERDİR O KADINI GİYDİRİYORUM"

    "SENELERDİR O KADINI GİYDİRİYORUM"
    En çok ne tasarlamaktan keyif alıyorsunuz?Ayakkabı, takı, elbise?
     
    Hepsi aynı. Benim bir kadınım var. Burnu kalkık falan değil, benim burnum gibi. Benim kadın versiyonum gibi düşün. Gözleri benimle aynı, bıyığı yok tabiki. Ama beline kadar simsiyah saçları olan. 1.76 boyunda, hafif kısrak ve ceylan arası bir kadın. Senelerdir o kadını giydiriyorum. Tabiki o kadını giydirirken sadece elbise giydirmiyorsunuz.

    Elbise yapınca altına bir ayakkabı, takısı, makyajını, saçını yapıyorsunuz elbiseye göre. Geceyse bir balo salonu dekore ediyorsunuz. Evse evi dekore ediyorsunuz. Bunları tek tek ayırdığınız zaman, bir tek elbise değil detay da tasarlıyorsunuz. Bu tasarımları hayata geçirmeye başladım. Şimdi ayakkabıyı da sabah kalktığı yatak odasındaki çarşafı da yapıyorum.
  • 6

    "GÜNÜN BİR SAATİ KUMAŞLARI SEVİP OKŞAMAKLA GEÇER"

    "GÜNÜN BİR SAATİ KUMAŞLARI SEVİP OKŞAMAKLA GEÇER"
    Tasarımlarınızda tercih ettiğiniz kumaşlar nelerdir?

    Kumaş olarak hayatımda hep şile bezini tercih ettim. Vazgeçemediğim bir kumaş. Sıraya koyarsanız; şile bezi, pazen, basma, kedi bastı, Osmanlı kadifesi, şifon, bürümcük, ipek çok severim.

    Kumaşların bir enerjisi olduğunu düşünüyor musunuz?

    Kumaşlarında değerli taşlar gibi bir enerjisi muhakkak var. Mesela bazı kumaşlar var 1974'te aldığım, kıyıp bir müşteriye veremediğim. Bazı kumaşlarım var, deli gibi aşığım. Günün bir saati o kumaşları sevip, okşamakla geçer. En sevdiklerimden biri de bir eski aile bulmuşsam, sandıklarını açtırıp, eski kumaşlara dokunmak.
  • 7

    "ÜZERİMDE GÖRDÜKLERİNİZİN HEPSİ PAZARDAN"

    "ÜZERİMDE GÖRDÜKLERİNİZİN HEPSİ PAZARDAN"
    Yeni sezonun trendlerinden biraz bahsedelim.

    Bir defa ben giysilere çok para vermenin çok aptalca bir şey olduğunu düşünüyorum. Bana gelen müşterilere de söylüyorum. Bu kadar para vereceğinize seyahat edebilirsiniz, güzel bir restourantta yemekler yiyebilirsiniz.

    Mesela benim üzerimde gördüklerinizin hepsi pazardan. Artık çok güzel şeyler alabiliyorsunuz çok ucuza. Ben eski gömleğimin kollarını keserim. Süvetere dikerim, yeni bir şey olur yine giyerim.

    Çok şişman olup body giyinen kadınlar var. Sosis gibi dolanıyorlar. Bayılıyorum onlara. Çünkü cesaret ister. Kendinizi birilerine beğendirmek için değil, kendiniz beğenmek için giyinin. Canınız boyanmak istemiyorsa boyanmayın. Insanlar ne der diye yaşamayın, hele hiç giyinmeyin.
  • 8

    "DOĞU VE BATININ SENTEZİYİM"

    "DOĞU VE BATININ SENTEZİYİM"
    Büyüdüğünüz aile ortamının tasarımlarınıza etkisi oldu mu?

    Baba tarafından çok batılı, anne tarafından saraylı iki kültürün çocuğuyum. Doğu ve batının senteziyim. Onun için de belki yaptıklarım çok farklı. Anneannemin Bektaşi geleneğiyle büyütmesi, babaanneminde sadece Fransızca konuşup, batılı diliyle büyütmesi arasında yetişmem Cemil İpekçi'yi yaptı. Farklı bir ailede olsam ne olurdum bilmiyorum. Tekrar dünyaya gelsem yine iki aileyi isterdim.
  • 9

    "DÜNYADA EN MASUM ŞEY GİYİMLERİMİZ"

    "DÜNYADA EN MASUM ŞEY GİYİMLERİMİZ"
    Ben hayatım boyunca herkes benim hakkımda ne düşünüyor diye düşünmedim. Arkadan upuzun bir kuyruk bırakmıştım, çok beğenen de oldu beğenmeyende. Yarın bir gün tepemden bir çiçek de takabilirim. Herkes ne der diye düşünmem. Dünyada en masum şey giyimlerimiz kimseye zararı yok. Doğaya zararı yok. Sokakta çok moda giyinen ama beğenmediğim çok insan var. Güzellik ölçüm de öyle.
  • 10

    "ZAYIF KADIN SEVMEM"

    "ZAYIF KADIN SEVMEM"
    Zayıf kadın sevmem. Toplu kadına, erkeğe bayılırım. Zayıf, yemek sevmeyen insanlar beni hep korkutur.

    Biraz toplu oldu mu güven duyuyorum. Ince, hoş kalalım diye bir hayat yaşanmaz. Ölçülerim hiçbir zaman insanlar gibi olmadı, doğa gibi oldu. Siz hiç gördünüz mü? Bir kaniş köpeğinin bu kurt köpeği neden böyle diye baktığını. Aklı giyinmiş insanları daha çok beğendiğim kesin.
  • 11

    "MODA DENİLEN KAVRAM BİTTİ"

    "MODA DENİLEN KAVRAM BİTTİ"
    Moda esasına 15 sene önce bitti. Moda denilen kavram kendini bitirdi, yapılabilecek her şey yapıldı. Ben bundan 15 sene evvel demiştim; bir tek iç çamaşırı kaldı üstümüze giymediğimiz diye. Bir de baktım ki genç tasarımcı iç çamaşırını kesmiş ceket yapmış.

    Moda diye bir şey yoktur, herkes ne isterse onu yapıyor, onu giyiyor. Ama vintage denilen şey çok hoşuma gidiyor. 60'ların, 70'lerin giyilmişleri şu an yeni bir elbiseden daha pahalılar. Ben 68 kuşağının hippisiyim. Gençlere bakınca da kendi gençliğimi görüyorum. Saçlar öyle, giyimler öyle. Eskiden dört renk çıkardı, bir etek boyu çıkardı, bir saç modeli, rengi ve herkes aynı. Ben hep derim moda faşist bir olaydır diye ve moda faşizmden kurtuldu.
  • 12

    ÜMİT ÜNAL'A 10 ÜZERİNDEN 10!

    ÜMİT ÜNAL'A 10 ÜZERİNDEN 10!

    En beğendiğiniz modacı?

    En beğendiğim modacı, büyük bir deha Ümit Ünal. Diğerleri 10 üzerinden 5-6 alamıyor ama Ümit hep 10 yıldız. Harika işler çıkartıyor.

    Veliaht olarak gösterebileceğiniz modacı var mı?

    Bir koltuk var 1975'de alınmış. O koltuk benim tahtım. Bana göre yapıldı. Onun için bu tahtlar herkesin kendine aittir. Herkes tahtını kendi yapar kimse kimsenin yerine geçemez, zaten tahtımı bırakacağım diye kendimde bir had de görmüyorum.

    Burada gençlere söylenebilecek tek bir şey var, bitmek bilmeyen bir çalışma istiyor. 45 sene oldu, halen okuyorum. Sümer tarihi bitti, Kore tarihine başladım. O bitti, Japon tarihine başladım. Binlerce yıl öncesine gittim, insanlar ne giymiş nasıl giyinmiş, hangi kumaşları kullanmışlar. Bu bir meslek değil sanattır.

  • 13

    "BAKLAVA ÜSTÜNE BAL KADAR FAZLA"

    "BAKLAVA ÜSTÜNE BAL KADAR FAZLA"
    Türk kadını nasıl giyiniyor?

    Türkiye'den başlayıp, Arabistan, Azarbeycan'ı da dahil edebilirsiniz, sadece Türk kadını değil. Baklava üstü bal, üstüne de şeker dökülmüş kadar fazla. Sabahıyla akşamı aynı. Özellikle bu ameliyatlar çıktığından beri, hangisi kadın, hangisi erkekti kadın oldu ayırt edemiyorum. Amerika'da, Avrupa'da bunu göremiyorsunuz.
  • 14

    "TÜRKİYE'DE EN İYİ MANKEN ÖZGE ULUSOY"

    "TÜRKİYE'DE EN İYİ MANKEN ÖZGE ULUSOY"
    Defilelerinizde çıkardığınız mankenlerde aradığınız özellikler neler?

    Defilelerde mümkün olduğu kadar değişmemiş mankenler seçiyoruz. Ama artık çok mümkün olmuyor. 10 kız varsa 8'inin göğsü yapılı. En az ameliyatlıları tercih ediyorum. Türkiye'de en iyi manken Özge Ulusoy. Dünya çapında bir model, hiç estetiği yok. Kıbrıs defilemde de Özge vardı. Defilede gelinlik taşıdı kirli gelinlik.
  • 15

    "MASUM DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ"

    "MASUM DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ"
    Neden kirli gelinlik? 

    Sezen Aksu'nun şarkısındaki gibi masum değiliz hiçbirimiz. Beyaz gelinlik giyecek kadar masum kalan kimse yok. Beyaz gelinliğin, kırmızı kurdelanin bir anlamı var. 5 sene beraber yaşayıp kırmızı kurdela takıyorsan ben gülerim. Benim gülmemi de mazur gör o zaman. Ben tenkit etmiyorum, anlıyorum gençlerin birbirleriyle yaşamasını, belki de iyi yapıyorlar. Eskiden tanımadan evlenmenin daha kötü sonuçları olabiliyordu. Ama buna masumluk deme, sadece beyaz giymek istediğim için giydim de.
  • 16

    "KAİDE İSTEMİYORUZ"

    "KAİDE İSTEMİYORUZ"
    Gigi Hadid, Kendall Jenner gibi dünyaca tanınmış mankenlerin bir model değil reality-show yıldızı olduklarına dair bir eleştiriler var. Mankenlik başka bir yere mi evrildi, ne dersiniz?

    Onlar hem show yıldızları, hem çok güzel modeller. Manken deyince herkesin aklına 1.75 boyunda 90-60-90 geliyor. 44 beden kadın da model olabilir. Mankenliğin bir ölçütü yok. Artık insanlar şunu demek istiyor; kaide istemiyoruz.
  • 17

    Neden Türk mankenler dünyaya çapında tanınamıyor?

    Bizlerin halen tutucu bir yanı var. Yurt dışından teklif alıp, çalışan da çok mankenimiz oldu. Ama bizim Türk tarafımız yok mu? Simiti özlemek, komşuyu özlemek, bakkalı özlemek... Dışarıdan şans da çıksa yapamıyoruz. Deniz Akkaya mesela Hollywood yıldızı olabilirdi. Gitti bir filmde de oynadı ama geri döndü.
  • 18

    İstanbul'dan kaçmak istiyormuşsunuz? 

    Tamamen değil ama, trafikten sıkıldım, hava kirliliğinden sıkıldım, gürültüsüne dayanamıyorum. İstanbul artık benim istanbulum değil, daha az gelmeyi düşünüyorum.
  • 19

    "ÇIĞLIK ÇIĞLAĞA SEBASTİAN DİNLEDİM"

    "ÇIĞLIK ÇIĞLAĞA SEBASTİAN DİNLEDİM"
    Ne dinliyorsunuz favori şarkılarınız neler?

    Benim günüme bağlı. Bazı gün 2 saat sadece opera, bazı gün sadece türkü dinlerim. Ama Sezen Aksu, Ajda Pekkan vazgeçilmezim. Alaturkada da Müzeyyen Senar, Zeki Müren vazgeçilmezim. Maria Callas, Leyla Gencer. Leyla Gencer teyzem olmasına rağmen, Maria Callas'ı daha çok seviyorum galiba. Casa diva, Madam Butterfly'ı dinlerim mutlaka Maria Callas'tan. Dün gece çığlık çığlığa Sebastian dinledim Hande Yener'den. Hande Yener'i çok seviyorum. Duruşunu, aldırmazlığını, aynı zamanda da güçlü bir ses.
  • 20

    "KENDİMİ ÖLDÜRMEK İSTEYECEK KADAR ÇOK SEVDİM"

    "KENDİMİ ÖLDÜRMEK İSTEYECEK KADAR ÇOK SEVDİM"
    Affedin Beni'den bahsedelim biraz. 

    Affedin Beni kitabımın cd'sini de yaptım. Şiirini okuyorum başında, kitabım 5 bin sattı. Şimdi baharda tekrar basacağız. Youtube'a Cemil İpekçi Affedin Beni yazarak dinleyebilirsiniz şiirimi. 

    Gül ve Duman diye bir kitabım bitti. Ocak'tan sonra basmayı düşünüyoruz. Ben sevdiğim insanı 5 sene evvel kaybettim. 30 yıllık bir aşktı. Son 13 yıl beraber değildik, telefonda beraberdik. Onun vefat ettiği geceden beri yazdığım mektuplar var bu kitapta. Bu mektuplar sadece ona olan aşkımı ifade etmiyor, günlük gibi... 45 senedir röportaj yapıyorum, halen fotoğraf çekiliyor ve ben bunu anlamıyorum.

    O yüzden belki yarın bu röportajı da yazacağım. Mektuplarda tarih yok, sonsuzluk işareti var. Ben ona hep façam derdim, o da bana ağam derdi. O nedenle başlarken façam diye başlarım. Onun öldüğü gün kendimi kayalardan attım, kendimi öldürmek isteyecek kadar çok sevdim. 8 saat baygın yatmışım ama ölmememişim, fakat taşıyamıyordum, içim yanıyordu. Büyük bir aşk yaşadım diyebilirim bir daha da böyle bir aşk yaşayamayacağımı biliyorum.

    Yaşadığınız aşkın koleksiyonlarınıza etkisi oldu mu?

    Oldu mutlaka. Her koleksiyonumda izi var. Çok mutlu olduğumuz anlarda çok renkli, kötüysek daha fena, evlendiğinde simsiyah bir koleksiyon çıktı ortaya.
  • 21

    "BENİM HAYATIM BÜYÜK BİR ROMAN"

    "BENİM HAYATIM BÜYÜK BİR ROMAN"
    Ne okuyorsunuz? 

    Roman hiç sevmem. Öğretici olması lazım okuduğum kitapların. Çoğu ya kostüm tarihiyle ya kumaş tarihiyle ilgilidir. Ya da astroloji, parapsikoloji ve metafizik. Bir de tabiki Konfüçyus'a, Buda'nın Öğretileri'ne doyamıyorum. Kitab-ı Mukaddes'ten, 4 kitaptan mutlaka okurum ve çözmeye çalışırım ama başkasının hayatını sevmiyorum. Kendi hayatım zaten o kadar büyük bir roman ki, birgün benimkini okusunlar.

    Sosyal medyayla aranız nasıl? 

    Twiitter'da çok aktifim. Mesaj için kullanıyorum. Anka Cemil İpekçi resmi hesabım. Bizzat yazıyorum, asistanım yazmıyor. İnstagramı da kullanmaya başladım, fotoğraftan çok video özelliğini sevdim. Periscope'a da girdim ama çok sevmedim. Hollanda'ya dönünce yemek programı yapacağım. Twitter'dan haber vereceğim, Periscope bu yayını yapmama yarayabilir. Dünya sanala çok döndü, gazete okumayı unuttuk, haberleri Twitter'dan takip ediyorum. Whatsapp, Skype da çok kullanıyorum.
  • 22

    "YAPTIRMAK ZORUNDAYDIM"

    "YAPTIRMAK ZORUNDAYDIM"
    Dövmeniz ne ifade ediyor?

    Garuda dövmesi, kalıcı organik dövme. Astrolojik olarak yaptırmak zorundaydım. Astrolojik ismimde Anka, Anka Kuşu gibi kaderim, hakikaten bütün hayatım boyunca onu yaşadım. Sarayda doğdum derken 5 parasız bir odada kaldım. Sonra tekrar saraya çıktım ve küllerimden doğdum. Bu Garuda da, islam dininde Burak atıyla, Budizmdeki aynı şey. Burak denen bir at var, peygamberimizi götüren, Garuda da kartal Buda'yı nirvanaya çıkartan. Başka dövmelerde yaptırmak istiyorum ama haritamda yasak. Çünkü her nokta bir akapunktur noktasını temsil ediyor. Ben bu dövmeyi sağ kolum ya da sağ omzuma yaptırabilirdim çünkü oradaki noktalarım müsaitti, diğer noktalarım akapunktur noktası olduğu için enerji akışına zarar veriyor. Ayak bileğime kelebek çok istiyordum, göğsüme Anka Kuşu. Ama piercing sevmiyorum. Göbeklerine, dillerine taktıklarını gördükçe konuşamıyorum bile, uykum kaçıyor.