NTV

Doğurganlık nasıl korunur?

ntv.com.tr

Sağlık

Başka föktörler de etkili ancak genellikle mesleki kariyer planları nedeniyle kadınların çocuk sahibi olmaları giderek zorlaşıyor. Üreme sağlığı ile ilgili bazı koşulları değiştirmek mümkün olmasa da uzmanlara göre kadınların doğurganlıklarını korumak için hala yapabilecekleri pek çok şey var. Amerika’da bu sebeple “Doğurganlık Bilinci” konulu kampanyalar bile düzenleniyor.

İlişkili Haberler

Özellikle Batılı kadınların kariyer kaygıları ile çocuk sahibi olmayı kırklı yaşlara kadar geciktirdiğine dikkat çeken Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Hakan Özörnek, bu eğilimin Türkiye’de de giderek arttığını söyledi. Ancak Özörnek, çok sayıda olumsuz faktöre rağmen doğurganlığı korumanın mümkün olduğunu belirtti, “Amerika Birleşik Devletlerinde bu sebeple ‘Doğurganlık Bilinci’ konulu kampanyalar düzenleniyor” dedi.

Doğurganlığı korumada kadına önemli görevler düştüğünü aktaran Özörnek şunları söyledi:

“Bugün 35 yaşını geçen ve henüz anne olmamış her kadının doğurganlığı ile ilgili gerçek ve bilimsel bilgilere sahip olma hakkı ve ihtiyacı vardır. Sadece yaş nedeni ile doğurganlıkları tehdit altında olan kadınların yanı sıra bazı özel durumlarda genç yaşta olan kadınlarda bile risk söz konusudur. Bunlar ailesinde erken menopoz öyküsü olanlar, ameliyatla tek yumurtalığı alınmış olanlar, çocukluk veya gençlik çağı kanserleri nedeni ile kemoterapi veya radyoterapi uygulanmış olanlar, endometriozis nedeni ile yumurtalığından bir veya daha fazla defa kist alınanlar ve kanser nedeni ile kemoterapi veya radyoterapi uygulanacak olanlardır. Bazı kadınlarda ise hiçbir risk faktörü veya yakınma yokken yapılan jinekolojik muayenede yumurtalık kapasitesinde azalma saptanabilir. Bu kadınlara da ürkütmeden doğru bir danışmanlık verilmesi gereklidir.”

Araştırmalar, dünyada ve Türkiye'de doğurganlık hızının düştüğünü gösteriyor.
Araştırmalar, dünyada ve Türkiye'de doğurganlık hızının düştüğünü gösteriyor.

DOĞURGANLIK KORUYUCU YAŞAM TARZI

Kadınların doğurganlıklarını korumak için yaşam tarzlarında yapabilecekleri bazı değişiklikler olduğunu dile getiren Özörnek’in parmak bastığı noktalar şöyle:

Kilo kontrolü: Araştırmalar, aşırı kilonun doğurganlığı olumsuz etkilediğini gösteriyor. Kadınların sağlıklı beslenmeleri ve normal kiloda olmaları doğurganlık koruyucu önemli bir faktör. Öte yandan çok zayıf olmak da anne adayları için istenmeyen bir durum. Tıpkı fazla kilo gibi aşırı zayıflık da anne olma yolunda engel oluşturabiliyor.

Sigara : Sigara sağlıklı bir yaşam için zaten uzak durulması gereken zararlı bir madde. Ancak anne adayları için sigara bağımlılığında kurtulmak çok daha önemli. Zira sigara hem gebe kalmayı engelliyor hem de gebelik sürecini ve doğacak olan bebeğin sağlığını tehlikeye atıyor.

Op. Dr. Hakan Özörnek
Op. Dr. Hakan Özörnek

Stres : Çağımızın en önemli sorunlarından biri de stres. Gerek sosyal yaşam, gerekse çalışma koşulları nedeni ile anne adaylarının yaşadıkları stres gebe kalma sürecini olumsuz etkiliyor. Çiftlerin çocuk sahibi olmayı istedikleri halde gebeliğin oluşmaması da başlı balına bir stres faktörü bu nedenle anne adaylarının stres kontrolüne önem vermeleri ve gerekirse psikolojik danışmanlık almaları önemli.

Enfeksiyonlar : Vajina enfeksiyonları mantarlar, bakteriler yada bazı parazitler sonucu oluşabiliyor. Kadından erkeğe de bulaşabilen vajina enfeksiyonları erkekte sperm canlılığı ve hareketliliğini etkileyerek infertiliteye yol açıyor. Anne adaylarının bu tür sorunları varsa en kısa zamanda bir uzman yardımı ile tedaviye başlamaları gerekir.

RAHİM YAŞLANMASI DEĞİL, YUMURTA YAŞLANMASI HAMİLELİĞİ ZORLAŞTIRIR

Doğurganlığın korunabilmesinde önemli adımlardan birinin de yumurta dondurma olduğuna vurgu yapan Dr. Özörnek, 30 yaşındaki bir kadının dondurulan yumurtalarının 40 yaşına geldiğinde de aynı kaldığını söyledi. “Dolayısıyla rahmin yaşlanması döllenme işleminin gerçekleşmesini engellemez, döllenme için yumurtanın genç kalması gerekir. Bu nedenle kadınların en önemli hazineleri ‘yumurta rezervleri’ olarak görülebilir” ifadelerini kullandı.

“Doğurganlığını ertelemek niyetinde olan, evli ve özellikle 35 yaşın üzerindeki kadınların döllenmiş yumurtalarını (embriyo) dondurarak saklama seçeneğini ciddi olarak düşünmeleri gerekir” diyen Özörnek, yumurta dondurma ile ilgili merak edilen noktalara da açıklık getirdi:

YUMURTA DONDURMA NEDİR?

“Kadının yumurtalığından elde edilen yumurtanın (oosit) saklanarak ileride kullanılması amacıyla dondurulması işlemidir. Kadın yumurtalıklarından vajinal ultrasonografi yardımı ile toplanan yumurtaların laboratuvar ortamında vitrifikasyon yöntemi ile dondurulduğu bu yöntem, yumurtaların çok uzun bir süre muhafaza edilerek saklanmasını sağlar.

KİMLER YUMURTA DONDURABİLİR?

Önceleri yalnızca kanser tedavisi görecek hastalara yumurta dondurma izni veren Sağlık Bakanlığı, yeni yönetmelik düzenlemesi ile yumurta rezervi düşük olan tüm kadınlara ‘yumurtalarını dondurma hakkı’ yani ‘anne olabilme şansı’ sağlıyor. Yumurta rezervi az olan genç, evli, bekâr her kadın yumurtalarını dondurup istediği zaman anne olma şansını elde edebiliyor. Daha önce bunun müddeti 5 yılla sınırlıydı. Bu süre şimdi 5 yıllık periyotlarda bakılarak limitsiz hale getirildi.”

ETİKETLER