Felaketin ayak sesleri: Antibiyotik direnci

Geçtiğimiz günlerde ABD’de ortaya çıkan bir bakteriyi hiçbir ilaç öldüremedi. Yani antibiyotik direnci nedeniyle bakteriler artık tıbbın elindeki ilaçlara adeta "kafa tutuyor". Minik canlılardan yükselen bu sinyaller, bilim dünyasında insanoğlunu bekleyen felaketin "ayak sesleri" olarak yorumlanıyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Okan Derin ise kârlılığını yitirdiği için ilaç firmalarının da artık yeni antibiyotik üretmediklerini söylüyor.

Felaketin ayak sesleri: Antibiyotik direnci

Bakteriler karşısında insanların elini kolunu bağlayan antibiyotik direnci uzun bir süredir tıbbın gündeminde. Ancak dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen haberler durumun ciddiyetinin giderek arttığını gösteriyor. Son haber Amerika’dan geldi.

Bilim insanlarını alarma geçiren olayın kahramanı, Pensilvanya’da yaşayan bir kadın ve onda görülen bir bakteri. Zira kadındaki bakteri kendisine yok etmek üzere verilen ilaçları tehdit olarak görmedi. Bilinen tüm antibiyotiklere direnç gösteren bakteriye, son çare ilacı olarak görülen "kolistin" bile etki etmedi.

Birçok araştırma, insanoğlunu tehdit eden en önemli  sorunları arasında antibiyotik direncinin ilk sıralarda olduğunu gösteriyor. Gelecekte bazı hastalıkları tedavi edecek antibiyotiğin bulunamayacağı ve ameliyatların yapılamayacağı belirtiliyor.

“BAZI HASTALARIMIZDA TEDAVİ SEÇENEĞİ KALMAMIŞ DURUMDA”

Durumun çok ciddi olduğunu vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Okan Derin, şu anda bile bazı hastalara verilecek antibiyotiğin bulunamadığını söyledi. İngiltere kaynaklı bir araştırmaya atıfta bulunan Dr. Derin, “Bazı hastalarımızda tedavi seçeneği kalmamış durumda. Üstelik eskiden sadece hastane ve yoğun bakım ünitelerinde karşılaştığımız bu sorun artık herhangi bir düşkünlüğü olmayan, toplumdan gelen kişilerde de karşımıza çıkabiliyor. İngiltere’de yapılan bir çalışmada 2050 yılında her 3 saniyede bir insanın antibiyotik direnci yüzünden öleceği tahmin ediliyor “ dedi.

Antibiyotik direnci, bakterilerin çevrelerindeki değişikliklere uyum sağlama özelliklerinin bir sonucu olarak nitelendiriliyor.

“İLAÇ FİRMALARI YENİ ANTİBİYOTİK ÜRETMİYOR”

Hızlı direnç gelişiminden dolayı ve kârlılığını yitirdiği için ilaç firmalarının yeni antibiyotik üretimi yapmaktan vazgeçtiğini söyleyen Dr. Derin’e göre, son yıllarda bulunan yeni antibiyotik sayısı çok az ve yakın gelecekte de yeni antibiyotik bulunacak gibi görünmüyor:

“Tehlikenin farkında olan ABD yönetimi antibiyotik direnciyle mücadele için ulusal planı devreye soktu . Türkiye Cumhuriyeti Bakanlığı ülkemizdeki direnç gelişimini çok sıkı bir şekilde incelemekte ve uluslararası örgütlerle işbirliği yapmakta . Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) derneği antibiyotik direnci çalışma grubu da bu konudaki çalışmalarını sürdürüyor . Özetle bu gidişe dur denilmezse durum gerçekten vahim bir hal alacak.”

"FARKLI BAKTERİLERE KARŞI GELİŞTİRİLEN İLAÇLAR VAR"

MSD ilaçları Medikal Direktörü Dr. Işıl Ülger İşçi ise ilaç firmalarının yeni antibiyotik üretmedikleri konusuna katılmadığını söyledi, akılcı ilaç kullanımı ile ilgili çalışmalara vurgu yaptı. Dr. İşçi, “Farklı bakterilere karşı geliştirilen yeni ilaçlar var. Ama yeni antibiyotik geliştirmekten ziyade var olan ilaçları nasıl kullandığımız önemli. Elimizdeki silahları doğru hastalara, doğru şekilde kullanabiliyor muyuz önemli olan bu. Doğru ilacı, doğru şekilde kullanma konusuna ağırlık verilmeli. Bu konuyla ilgili derneklerin çalışmaları sürüyor, yani akılcı antibiyotik kullanımına yönelik programları geliştirmek gerekir” dedi.

Felaketin ayak sesleri: Antibiyotik direnci - 1 Uzm. Dr. Okan Derin

DİRENCİN NEDENİ GEREKSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMI

Bakteriler, çevrelerinde meydana gelen değişikliklere hızlı uyum sağlayabilen, yaygın ve çok çeşitliliğe sahip canlılar. Eşeysiz yani ikiye bölünerek çoğalıyorlar ve hızla ürüyorlar. Hepsi zararlı değil, prebiyotik ve probiyotikler gibi insanlara yararı dokunanlar da var. Peki çevrede bulunan bu milyonlarca canlının hastalık yapmaması için insanoğlunun bakterilerle alışverişi nasıl olmalı? Dr. Derin’in cevabı:

“Etrafımızda, cildimizde ve içimizde flora bakterileri denen zararsız ve hatta bazen de yararlı türleri bulunur. Dünyanın azot döngüsü yine bakteriler sayesinde işlemektedir. Bakteriler olmasa yoğurt yiyemezdik ya da B ve K vitaminlerinin önemli bir kaynağından mahrum kalırdık. İnsanoğlunun infeksiyon hastalıkları ile mücadelesinde en önemli keşiflerinden biri olan antibiyotiklerin gereksiz yere kullanılması bu yararlı bakterileri de öldürüyor ve hastalık yapıcı bakterilerde antibiyotik direnci geliştiriyor. Gereksiz antibiyotik tüketimi; çoğunlukla virüs hastalıklarında alınan antibiyotikler veya gıda sektöründe kullanılan antibiyotikler şeklinde oluyor.”

HİJYEN Mİ, TEMİZLİK TAKINTISI MI?

Bazı uzmanlar aşırı temizliğin, insanların bakterilerle ilişkisi açısından zararlı olduğu görüşünde. Mesela, çocukların çok fazla hijyenik ortamda büyümesinin, bazı bakterileri tanımaması anlamına geldiğini, bunun da çocuğu hastalıklara açık hale getirdiğini söyleyenler var. Yani bazı uzmanlara göre, hijyen anlayışını temizlik takıntısı haline getirmemek gerekiyor.

Dr. Derin’in bu konudaki yorumu ise şöyle: “İnsanoğlu doğanın bir parçasıdır. Diğer canlılarla gözle görülebilen ve gözle görülemeyen ilişkiler içindedir. Temiz bir doğal ortamda antijen uyarısına maruz kalarak büyüyen bir çocuğun bağışıklık sistemi güçlenecektir. Ancak temel bilgisi ve temizlik kurallarını çocuklarımıza öğretmek, zamanında aşılarını yaptırmak hem çocuğumuz için hem de daha sağlıklı bir toplum için gereklidir.”

Felaketin ayak sesleri: Antibiyotik direnci - 2

“ANTİBİYOTİKLER DAHA FAZLA KAR ETME AMACIYLA KULLANILMAMALI”

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Okan Derin’e göre, insanlığı tehdit eden antibiyotik direncinde üstün taraf olabilmek için hem bireylere hem de sağlık otoritelerine önemli görevler düşüyor:

“İnsanlar hastalandıklarından hemen antibiyotiğe sarılmamalı, doktorlar da bu konuda daha dikkatli olmalı. Biliyoruz ki reçetelenmiş antibiyotiklerin neredeyse yarısı gereksiz yere verilmiştir. otoritesinin uygun politikalar üretmesi, hızlı tanı testlerine kolay ulaşımı sağlaması, hekimlerin antibiyotik reçetelendirirken bir kere daha düşünmesi çok önemlidir. Bunun dışında tarım ve gıda otoritelerinin daha fazla kâr elde etmek için gıda sektörünün yaygın olarak kullandığı antibiyotikleri kontrol altına alması da elzemdir.”

  • Etiketler :
  • Haberler -
  • Enfeksiyon
  • Antibiyotik direnci
  • Genel Sağlık

Sayfa Yükleniyor...