NTV

Televizyon kapandığında tepki vermeyen çocuğa dikkat

İHA

Sağlık

Otizmde erken tanı için uyarıcı olabilecek belirtilerin önemli olduğunu vurgulayan Psikiyatrist Prof. Özgür Öner, anne ve babalara, çocuğun televizyon izlerken sergilediği davranışlara dikkat etmelerini önerdi.

İlişkili Haberler

Dünyada her 68 çocuktan birinde görülen Otizm Spektrum Bozukluğu, sosyal ilişki kuramama ile ortaya çıkıyor. Hastalık tanısı alan tüm çocuklarda günlük hayatı sekteye uğratan belirtilerin az ya da çok mutlaka olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Özgür Öner, televizyon kapandığında bile çevresiyle iletişim kurmayan, ilgisiz davranan, seslenildiğinde cevap vermeyen çocukların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

TELEVİZYONU KAPANDIĞINDA ÇOCUK NASIL TEPKİ VERİYOR?

Bir yaşından itibaren çocukların özellikle televizyon karşısındaki tavırlarına dikkat etmek gerektiğinin altını çizen Prof. Öner, şöyle konuştu:

“Çocuklara iki yaşından önce kesinlikle televizyon izlettirmeyin, cep telefonu ve tabletle buluşturmayın. Bunu çok sık söylüyoruz ancak yine de günlük hayatta maalesef ailelerin buna uymadığını ve çocukları televizyon karşısında bıraktığını görüyoruz. Çocuk televizyon izlerken sağlıklı çocuklarda seslenseniz, işaret etseniz, dikkatini çekmeye çalışsanız da başarılı olamazsınız. Televizyonu kapattığınızda otizmli olmayan çocuklar yeniden sosyal hayata döner, size cevap ya da tepki verir. Otizmli çocuklar ise televizyon kapandığı zaman bile yeterli bir tepki vermez, göz teması kurmaz, oyun başlatmaz, işaret etmez, anne ve babasının ilgisini çekmeye çalışmaz. İlgisiz halleri devam eder. İşte anne babalar bu belirtiyi kesinlikle kaçırmamalı. Eğer çocuk, televizyon kapandıktan sonra da etrafındakilerle iletişim kurmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurun. Bununla beraber, genel anlamda, 18-24 ay arasındaki çocuk göz teması kurmuyorsa; sosyal oyunlara katılmıyor, aile ile gülmüyorsa; bir şeyi işaret etmiyor, işaret edilen yere bakmıyorsa yine bir uzmana başvurmanız doğru olacaktır.”

“OTİZMLİ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE DESTEK OLUNMALI”

“Otizmli bireylerde görülen kısıtlı ilgiler, aynılık tutkusu, duyusal farklılıklar, sesler, tatlar, kokular, dokunma ve görme ile ilgili olağanüstü hassasiyetler, bozuklukla ilgili yeterli bilgisi olmayan kişiler tarafından ‘şımarıklık, yaramazlık, sınırsızlık’ gibi görülebilir” diyen Prof. Dr. Özgür Öner, şöyle devam etti:

“Bu durum, otizmli bireylerin ailelerinin de yanlış olarak çocuklarına yeterli terbiyeyi vermeyen insanlar olarak değerlendirilmesine yol açıyor. Oysa otizmli bireylerde çok şiddetli olabilen takıntılar ve duyusal farklılıklar, bireyin davranışlarını belirli olarak kısıtlıyor ve yönlendirilmesi çok güç olabiliyor.”

"AİLELERE DESTEK VERİLMELİ"

Ailelerin hem ekonomik hem de psikolojik olarak desteklenmesi gerektiğini ifade eden Öner, özellikle erken teşhisle çocukların tedavi ve eğitime yönlendirilmesinin, hayatlarını büyük ölçüde değiştireceğini, hastalığı tam olarak iyileştirmese de belirtileri hafifletebileceğini ifade etti.

OTİZMLİ ÇOCUĞUN MUCİZEVİ ÖYKÜSÜ

ETİKETLER