NTV

Bozdağ: Bütün terör örgütleri "Hayır" için işbirliği içinde

Anadolu Ajansı

Türkiye

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili olarak, "Bizim istiklalimiz, istikbalimiz, istikrarımız, iyi yönetim ve bu iyi yönetimin millete ve devletimize kazandırdıkları için yeni bir sistem değişikliğine Türkiye'nin ihtiyacı var. AK Parti kendisi için bunu istemez. Bizim, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini istememizin bir şahıs için olmadığının, bu konunun bir şahıs meselesi değil bir memleket meselesi olduğunun en somut göstergesi de budur." dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat'ta Büyük Sinema Salonu'nda AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısında, Türkiye'nin 2016'yı çok büyük zorluklarla geçirdiğini söyledi.

Geçen yıl 15 Temmuz darbe teşebbüsünün, Türk demokrasisi, siyasal hayatı ve tarihi bakımından çok önemli dönüm noktası olduğunu ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:

"Belki dünyada böylesi bir vahşeti yaşayan ülke sayısı çok azdır ama böylesi büyük bir vahşet karşısında milli iradesine, hukukuna, devletine, seçilmişlerine, anayasasına ölümüne sahip çıkan ve destan yazan millet varlığı yoktur. Ne zaman düdük çalan olsa başka ülkelere bakın, düdük çalanlar hep kazanmış. Türkiye'nin geçmişine baktığınız zaman 15 Temmuz'a kadar çalınan düdükler hep başarılı olmuş. Ama 15 Temmuz'da Türkiye'nin hem siyaseti, hem yönetimi, hem meclisi, hem medyası, hem sivil toplum örgütü farklı durmuş hem de halkımız farklı durmuş. Ölümüne, hep beraber demokrasi demiş, hukuk demiş, milli irade demiş ve darbecilere Türkiye'yi değil, dünyayı dar etmiştir, dar. Şimdi kaçıyorlar, Amerika'ya kaçıyorlar, Almanya'ya kaçıyorlar, başka yerlere kaçıyorlar. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, hangi deliğe saklanırlarsa saklansınlar onları bulmak, milletin yargısının önüne çıkarmak ve milletin yargısına hesap vermesini sağlamak bizim boynumuzun borcudur. Kaçan darbeciler mutlaka hesap verecekler. Kaçanlar, kaçtıklarıyla kalacaklarını düşünmesinler. Millete yaptıklarının, bu devlete yaptıklarının, şehit ettiklerinin, gazi yaptıklarının, akıttıkları kanların, bu millete ve devlete yaptıkları ihanetin cezasını mutlaka görecekler. Ondan kimsenin endişesi olmamalıdır."

Bozdağ, cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili de açıklamalarda bulundu.

Türkiye'de cumhurbaşkanlığı ile milletvekilliği seçiminin ayrı ayrı yapıldığını dile getiren Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hükümet nereden çıkıyor, meclisin içinden çıkıyor. İşte millete güvenmeyen bu anayasa, milletin doğrudan hükümet seçmesine izin vermiyor. Milleti doğrudan hükümet seçmeye ehil görmüyor. Şimdi, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle yapılan en önemli değişiklerden birisi, hükümeti doğrudan seçme yetkisinin asıla, aziz milletimize verilmesidir. Referandumda, halk oylamasında milletimiz esasında, 'hükümeti doğrudan ben seçmek istiyor muyum, istemiyor muyum' diye bir muhakeme yapıp ona göre karar verecektir. 'Hükümeti doğrudan ben seçmek istemiyorum, ben buna ehil değilim' diyenler 'hayır' diyecektir. 'Hayır kardeşim, ben asılım asıl, milletvekilini ben seçiyorum, benim seçtiklerim hükümeti seçiyor, ben vekilleri aradan çıkarıyorum, hükümeti doğrudan bundan sonra ben seçeceğim' diyenler, 'evet' diyecektir. Millete güvenenler 'evet', milletten korkanlar 'hayır' diyecektir. Korku pompalıyorlar. Ne değişiyor?"

Ankara'da ayak oyunlarıyla hükümet teşkil etme döneminin tarihe karıştığını aktaran Bozdağ, şunları kaydetti:

"Onun için dikkat edin milletten alamadıkları iktidarı Ankara'da almaya alışmış çevreler, ara dönemlerde darbe öncesi, sonrası vesaire, bazı puslu havalarda güç ve kudret devşirenler hepsi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine karşı bir araya geldiler. Niye karşı? 'Milli egemenlik zayıflıyormuş' diyor. Ya Allah aşkına, millete hükümet seçme görevini vermemiş bu anayasa, milli egemenliği madem millete tanıyor da neden hükümeti seçme görevini doğrudan millete vermiyor? Şimdi ne yapılıyor? Doğrudan hükümeti seçme görevi aziz millete veriliyor. Bu referandum, bunun oylanacağı referandum. Biz buna karar vereceğiz. 'Hükümeti doğrudan biz mi seçelim, yoksa bizim seçtiğimiz vekiller mi seçsin?' İşin esası, özü burada düğümleniyor. Ben inanıyorum ki aziz milletimiz, 'hükümeti doğrudan ben seçeceğim.' diyecek. Halkın doğrudan hükümet seçmesi, milli egemenliğin sahibine doğrudan tevdi anlamına gelir ve milli egemenliği güçlendirir. Hem belediyeyi doğrudan seçiyor, hem belediye meclisini doğrudan seçiyor, hem il genel meclis üyelerini doğrudan seçiyor, hem milletvekilini yani yasamayı doğrudan seçiyor, hem cumhurbaşkanını doğrudan seçiyor, şimdiye kadar hükümetini seçemiyordu, bundan sonra Türk milleti hükümetini de doğrudan seçecektir."

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiği takdirde, kimsenin hiçbir vatandaşın değeriyle, kabulüyle, inancıyla, farklılığıyla alay edemeyeceğini vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Ederse iktidarı rüyasında dahi göremez. Şimdi CHP'den Parti Meclisinden biri çıktı, 'Şu ezanlar ki şehadetlerin dinin temeli ama benim yurdumun üstünde inlememeli' diye bir tweet atmış. Medyaya yansıdı. O zaman böyle birisini siyasetin içinde barındıramazsın. Milletin inancına saygısızlık yapan, partinin meclisine kurulup oturamaz millete saygısı varsa ama şimdi oturuyor, onu müdafaa ediyor. Nasıl müdafaa edersin ya? Bunun müdafaa edilecek neyi var? Hangi görüşten olursa olsun, laik olabilir, muhafazakar olabilir, sosyal demokrat olabilir, mütedeyyin olabilir, başka başka anlayışlara sahip olabilir. Yeni sistem bütün bu farklılıklara, bu anlayışlara saygıyı esas almıyor, zorunlu kılıyor. Hem konuşurken hem de icraat yaparken saygıyı zorunlu kılıyor. Neden, çok net, CHP'nin bu sistemde cumhurbaşkanı seçtirmesi için neye ihtiyacı var, 50,01 oya ihtiyacı var. 26 şu an oyu var, 50,01 alması için yaklaşık 25 puan oya ihtiyacı var. Nasıl alacak, Parti Meclisinde böyle diyen siyasetçileri barındırırsa bu milletten bu oyu alabilir mi, alamaz. Biz kaçız, 49'uz. 51 almak için biz ne yapacağız, biz de başka partilere oy vermişlerden oy alacağız. Bu 49'un içerisinde AK Parti'li olmayıp, AK Parti'ye istikrar için oy veren yok mu, onlar da var. Onların da gönlünü sıcak tutmamız lazım. AK Parti'ye oy verenlerin gönlünü de sıcak tutmamız lazım. Onun için biz de dilimizi kuşatıcı, kucaklayıcı yapacağız. Siyasetimizi, programımızı, biz de öyle yapacağız. MHP için de bu geçerli, diğerleri için de bu geçerli. Bu ne demektir, artık herkes daha olumlu bir dil ve üslup kullanacaktır. Bu sistem, siyasetin diline de üslubuna da programına da icraatına da halkın hiza ve istikamet verdiği bir sistemdir. Onun için, 'Ben bunu yaparım, halk bana bakar, bana uyar' dönemi tamamen kapanıyor. Eğer iktidar istiyorsan halkla göz göze, diz dize, gönül gönüle olan bir siyaseti hayata geçirmek zorundayız. Başka türlü halktan iktidar alma imkanı yok."

"MİLLETLE KAVGALI BİRİNİN GELME ŞANSI YOK"

"Cumhurbaşkanlığı sisteminde ister sağın gösterdiği aday, ister solun gösterdiği aday Türkiye'nin cumhurbaşkanı olsun, Türkiye kazanır, Türk milleti kazanır." diyen Bozdağ, "Çünkü kazanan Türkiye'nin, Türk milletinin değerlerine, kazanımlarına, farklılıklarına, inançlarına, kabullerine, dertlerine saygı duyar, saygısızlığa da izin vermez. Onun için hiç kimsede şöyle bir endişe olmasın, 'Ya yarın başkası gelirse'. Millete rağmen bir başkasının gelme şansı yok. Milletle kavgalı olan birinin gelme şansı yok. Farklılıklara saygısı olmayan birinin gelme şansı yok. Çünkü iktidarı millet verecektir. Onun için millete hakaret edenler buna karşı çıkıyor." şeklinde konuştu.

Bozdağ, yeni sisteme ilişkin şu bilgileri de aktardı:

"Yasama güçlendiriliyor. Milletvekili güçlendiriliyor, yasama denetimi daha da güçlendiriliyor ve Türkiye siyasi istikrarı olan, güçlü iktidar kuran iyi yönetim ve etkin bir icraat ortaya koyan yeni bir döneme giriyor. Bizim istiklalimiz, istikbalimiz, istikrarımız, iyi yönetim ve bu iyi yönetimin millete ve devletimize kazandırdıkları için yeni bir sistem değişikliğine Türkiye'nin ihtiyacı var. AK Parti kendisi için bunu istemez. Bizim, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini istememizin bir şahıs için olmadığının, bu konunun bir şahıs meselesi değil bir memleket meselesi olduğunun en somut göstergesi de budur."

Bakan Bozdağ, güçlerinin zirvesinde oldukları halde hükümet sistemi değişikliği istediklerini vurgulayarak, "Şu anda yasamada hakimiz, yürütme bizim elimizde, biz bunu istiyoruz. Neden? Türkiye için Türk milleti için istediğimizden." dedi.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk milletinin bekası ilelebet devam edecekse, siyasi istikrarı ve güçlü istikrarının şart olduğuna dikkati çeken Bozdağ, şöyle devam etti:

"Parlamenter sistem, bugün AK Parti gibi güçlü bir iktidar çıkardı ama sistemin doğası her zaman böyle güçlü iktidar çıkarmaya elverişli değil. Biz istiyoruz ki öyle bir hükümet sistemi olsun ki daima istikrar çıkartsın, daima güçlü iktidar çıkartsın, her seçimde iktidar güçlü olsun ve belli olsun. Bu terörle, bu bölgedeki yanan yangınlarla etrafımızda kurulan tuzaklarla Türkiye üzerine oynanan oyunlarla baş etmenin başka yolu yok. Bu oyunlara karşı dik duracağız, beraber duracağız ama bizim adımıza mücadeleyi hükümet yapacak. Hükümet güçlü olacak ki adam gibi mücadele yapsın, zayıf olan, güçlü mücadele yapamaz."

"GÜCÜMÜZÜ MİLLETTEN ALIYORUZ"

Parlamenter sistemin olumsuzluklarını anlatan Bekir Bozdağ, sözlerini şunları kaydetti:

"Düşünün 280 vekil ile iktidarsınız, 4 vekiliniz fazla, vekiller dedi ki ‘Bak şu dediğimizi yapın, yoksa istifa ederiz’ veya medya, kasetle, tehditle, şantajla veya sermaye, başka şeylerle veya dış güçler, ‘Ben seni iktidardan yarın indiririm’. Nasıl, bir sürü yol var. Siz bunlara karşı cesur kararlar alabilir misiniz, sermayeyi, medyayı, belli menfaat gruplarını rahatsız eden, yüzde 99 aziz milleti rahatlatan kararları alma cesareti gösterebilir misiniz, gösteremezsiniz. Zayıf iktidarların böyle bir adım atma gücü yok. Peki biz niye atıyoruz, biz bir defa güçlü iktidarız ondan. Gücümüzü yüzde 50 oyla aziz milletten alıyoruz. Adeta cumhurbaşkanlığı sistemi gibi millet bize bir güç veriyor, ondan. Güçlü bir liderimiz var, ondan. Milletin hukukunu, herkesin hukukunun üstünde tutan bir anlayış var ondan, onun için cesur kararlar aldık ve Türkiye’yi bu hale getirdi. Eğer bunlara kalsaydık, ne 3. boğaz köprüsünü, ne Marmaray’ı, ne Avrasya Tüneli'ni yapabilirdik, ne bölünmüş yolları, ne şehir hastanelerini yapabilirdik. Bu CHP zihniyetini, hepsine ‘istemezük’ diye ayağa kalktı. Karşı çıkmadıkları ne var? Şimdi mimarlar odası diye bir şey çıkmış, ben Türkiye’nin mimarlar odasının Türk mimarlar odası olduğunu zannetmiyorum, tabipler odası da öyle. Terör örgütleri ıslık çalıyor, onlar ıslığa göre havayı tutuyorlar. Kusura bakmasınlar, bu milletin odası olsunlar. Türk mimarlarının, Türk tabiplerinin odası olsunlar. Ellerinde bir dilekçe, bu milletin yararına bir yatırım var, engellemek için koşuyorlar. Üçüncü hava alanını engellemek için oradalar, Marmaray'ı engellemek için oradalar, Avrasya Tüneli'ni engellemek için oralar. Yanı başlarında da CHP var, onun zihniyetindekiler var. Bunlara kalsaydık İstanbul trafikten felç olurdu, bölünmüş yollar Türkiye’ye gelmezdi. Yozgat şehir hastanesine gidiyor mu, gidiyor. Bu standarttaki sağlık hizmeti bunların anlayışında gelir miydi? Biz bunlara direne direne bu adımları atmasaydık, Türkiye alt yapıda, üst yapıda böylesine büyük bir değişimi dönüşümü yaşar mıydı, yaşamazdık, yaşayamazdık, onun için daha büyük bir gelişimin, dönüşümün önüne durmuşlar. Diyorum ki Yozgatlı hemşehrilerimize, biz bir olacağız, beraber olacağız, hep beraber, bu istemezükcülerin karşısına dikilip, Türkiye için ‘evet’, Türk milleti için ‘evet’, geleceğimiz için ‘evet’, istiklalimiz için, istikbalimiz için evet, büyük Türkiye için ‘evet�� diyeceğiz, Allah’ın izni ile."

"CHP İLE HDP AYNI SAFTA"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "hayırcıların" aynı safta olduğunu belirterek, "Hayırcıların safına bakın, PKK’nın elebaşları Kandil'den açıklama yapıyor. ‘MHP ile AK Parti anlaştı, bizi bitirecek, aman bu sistem gelmesin’ diye herkesi seferber eriyorlar. Pensilvanya’daki bedduacı Fetullahçı Terör Örgütünün elebaşı, bütün kadrosuyla onlar da ‘hayır’ çıksın diyorlar. DHKP-C dahil ne kadar Türkiye’ye ve Türk milletine ihanet eden terör örgütleri varsa 'hayır' için işbirliği yapıyorlar. Şimdi CHP de ayın safta, HDP de aynı safta, hedef birliği yapmışlar. Düşünebiliyor musunuz, o hedefi gerçekleştirmek için de eylem birliği yapmışlar. Hedefleri ne, Türkiye’nin hükümet sistemini değiştirmesine engel olmak." dedi.

Aynı çevrelerin, MHP’nin de üzerine oynadıklarını belirten Bozdağ, "Bu milletin hukukunu her zaman çiğneyenler, oradan buradan karıştırıyorlar. Zannediyorlar ki ülkücüleri, MHP’lileri, vatanını, milletini sevenlerini PKK ile aynı hedef birliğinde aynı amaç için ter döktüreceklerine inanıyor bu zavallılar. AK Parti'lileri, Saadet Partilileri, Büyük Birlikçileri böyle yaptıracaklarına inanıyorlar. Ben diyorum ki bunlara, boşa kürek çekmeyin, ne bir AK Parti'li, ne bir MHP’li ne bir Saat Partili ne bir Büyük Birlikçi, PKK ile hedef birliğinde bu hükümet sistemine 'hayır' kampanyası yapmaz, yapılmasına da izin vermez. Onun vatan sevgisi, millet sevgisi, devlet sevgisi buna mani olur. Hele Yozgat’ta asla olmaz." diye konuştu.

ETİKETLER