NTV

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Böyle bir tablo daha önce yaşanmadı

ntv.com.tr

Türkiye

"Liyakatın yok edilmesiyle devletteki çöküşün başladığını" savunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Putin’le Trump arasında gidip geliniyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinde böyle bir tablo yaşanmamıştır" diye konuştu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

"Hüzünlü bir anneler gününü kutladık. İzmir’den Marmaris’e giden bir otobüste 24 kardeşimiz hayatını kaybetti. Anneyi hepimiz iyi biliriz. Anneler günü sıradan bir gün değildir. Annelerimiz için ne yapsak azdır. Bir ülkede annelerin yüzü gülüyorsa o ülke mutludur. Tarihte de anneler var Nene Hatun gibi. Bu annelerden birisi de Zübeyde Hanım'dır. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın annesi. Zübeyde Hanım inançlı bir kadındı. Evladını okuttuğu için mutluydu. Gazi Mustafa Kemal Paşa annesinin ölümünden 13 gün sonra mezarına gidebildi. Sakarya’da yapılacak işleri vardı.

Mezarı başında yaptığı konuşma çok önemlidir. Şöyle söyler Gazi Mustafa Kemal Paşa annesi için; Ben sürgün yerime götürülecek olan vapura binerken benimle görüşmesi engellenen annem gözyaşlarıyla Sirkeci Vapuru’nda acılar ve kederler içinde bırakılmış bulunuyordu. Sürgün yerinde geçirdiğim günler onun acılar ve gözyaşları içinde geçmesine sebep olmuştur.' Bir anne, Mustafa Kemal’in annesi de Mustafa Kemal Paşa sürgüne gönderilirken pek çok annenin yaşadığı dramı yaşamıştır.

'Annemin mezarı önünde ve Allah'ın huzurunda söz veriyorum. Bu kadar kan dökerek milletin elde ettiği huzurun korunması ve savunması için gerekirse annemin yanına gitmekte tereddüt yaşamayacağım. Milli hakimiyet uğrunda gerekirse canımı vermek benim için vicdan ve namus borcu olsun' demiştir. 

Ve bugün geçmişte bu ülkenin tarihine imza atmış kadın ve erkekleri hep saygıyla andık. Yaşam tarzları, inançları farklı olsa da taş taş üstüne koymuşsa saygı duymak insaniyet görevidir.

Bugün binlerce anne acı ve gözyaşı içinde çocuğunun, eşlerinin geleceğinden kaygı duymaktadır.

On Cumhuriyet çalışanı 198 gündür tutuklu. FETÖ’yle mücadele yüzünden. Oysa bunların bütün hayatı FETÖ’ye mücadeleyle geçmiştir. Hangi ahlaktan bahsedeceksiniz? Hangi dramdan, inançtan söz edeceksiniz. Buradan o iki kardeşime de (Nuriye Gülmen, Semih Özakça) istirham ediyorum. Vazgeçin açlık grevinden. Sizin sorunlarınızı dünyanın her yerinde dile getireceğim. Vazgeçin bunlardan.
Hak, hukuk, adalet dedik. Ne hak ne hukuk ne adalet kaldı.

"TÜRKİYE YARI AÇIK CEZAEVİ GİBİ"

Cumhuriyet Gazetesi internet genel yayın yönetmeni bir tweet yüzünden tutuklandı. 55 saniye sonra silinen bir tweet yüzünden. Hiç meraklanmayın hesabını soracağız.
Oğuz Güven cezaevine gülerek gitti. O da biliyor içerde olmakla dışarda olmak arasında fark yok. Türkiye yarı açık cezaevi gibi. Ama bunu hesabını soracağız.

"KONTROLLÜ DARBE YAPTILAR"

Hiçbir askeri darbe döneminde bu kadar büyük acılar yaşanmadı. 15 Temmuz’u fırsat bilip karşı darbe yaptılar, kontrollü darbe yaptılar, milyonları perişan ettiler. Kontrollü darbe dedim diye üzerimize geldiler. Ben her yerde ve her zaman bilerek konuşuyorum. Neden darbenin asıl faillerinin ortaya çıkmasına izin vermiyorlar?

Referandum sürecinde en çok kullandığım cümle şuydu. Freni patlamış bir kamyon gibi yokuş aşağı gidiyoruz. Ne olacağı belli değil. Çöken bir devlet yapısıyla karşı karşıyayız.

15 yıldır koalisyon yok. Peki, 15 yılın sonunda Türkiye’yi nasıl bu hale getirdiniz? Kendi dikte anlayışını bu millete kabul ettirmeye mi çalışıyorsunuz? Buna izin vermeyeceğiz.

"NE OLDU DA DÜNYA BİZE DÜŞMAN OLDU"

Bütün dünya bize düşman. Turistler gelir giderdi. İhracatımız vardı. Ne oldu da 15 yılın sonunda tüm dünya bize düşman oldu. Suriye’de batağa saplandık. ‘Ortadoğu bataklığına Türkiye’ye sürüklemeyin’ dedik.

"ÇİPRAS'A ADALARI SORAMIYOR"

Yine bu dönemde ilk kez Türkiye Cumhuriyeti Devleti toprak kaybına uğradı. Amerika ve İngiliz belgelerine göre bize ait olan adalar şu an Yunanistan’ın işgalinde. Ses çıkaramıyorlar. Çipras’a gidiyor, ‘Bizim adalar ne oldu?’ diye soramıyor bile. Fırça yiyecek çünkü. Fırça yiyeceksen oraya neden gidiyorsun? Seslerini çıkaramıyorlar, ezikler çünkü.

"DEVLETTEKİ ÇÖKÜŞ NASIL BAŞLADI?"

Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu toprak... Kendi toprağını bırakıp kaçan hükümete ne denir? Türkmenlerin haline bakın perişan vaziyetteler. Her biri yerinden edildi. Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz sıfır noktasına geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti uygar bir devlet olmak zorundadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti gerçek bir cumhuriyet olmak zorundadır. Devletteki çöküş nasıl başladı? Liyakatı yok ederek.

"BÖYLE BİR TABLO YAŞANMAMIŞTIR"

Putin’le Trump arasında gidip geliniyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinde böyle bir tablo yaşanmamıştır. Gazetelere ekonomi çok iyi diye zorla haber yaptırıyorlar. Kapalı Çarşı’ya bakın hava parası bile bir servet. Kiralık dükkanlar var. Buyrun Ankara’ya gidin AVM’ler kiralik dükkan dolu. Çiftçinin haline bakın iki Trakya büyüklüğünde alan ekilmiyor. Çiftçiler hak aradılar. Sahip çıkın dediler. Biz size sahip çıkacağız siz de bize sahip çıkacaksınız. Güç birliği yapacağız.

"SANKİ TÜRKİYE'DE YER YOK"

Sanki Türkiye’de toprak, çiftiçi yok. Bunlar gittiler Sudan’da 99 yıllığına 780 bin dönüm arazi kiraladılar. Sanki Türkiye’de yer yok. Bizim Türkiye’deki vatandaş da oy veriyor. 15 yılda 600 bin çiftçi işini terk etti. Ekmiyor artık. Madem Sudan’da arsa kiraladınız. Orası daha ucuz diyor. Eee burada yaşayan insanlar nasıl geçinecekler?

"ADALET ÇÖKTÜYSE ORADA DEVLET YOKTUR"

Ahlakı da çökerttiler. Kul hakkı yiyen, toplumu kutuplaştıran yükseliyor. Kavgadan gerilimden uzak durmamız lazım. Ama bırakmıyorlar. İllaki hakaret ettik cevap vereceksin diyorlar. Vermeyeceğiz. Adam yerine de koymayacağız.
Bu ülkede adalet de çöktü. Adalet dağıtan hakim siyasi otoriteden talimat alıyorsa devlet çökmüş demektir. Adalet çöktüyse orada devlet yoktur. Bir kişinin iki dudağı arasına sıkışmış adalet var."

ETİKETLER