NTV

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bedelini çok ağır ödeyecekler

Anadolu Ajansı

Türkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız, bir hanımefendiyi arabanın içine mahkum ettiler. Kendi toprağımız olan başkonsolosluğa sokmadılar. Avrupa öyle bir hale geldi ki bitti, tükendi. Ama bedelini çok ağır ödeyecekler'' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Balıkesir'de Kuvayi Milliye Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Referandumda kimler hayır diyor?" diye sordu. "Kandil, İmralı, Pensilvanya 'hayır' diyor. Onlar hayır dediğine göre burada bir sıkıntı var öyle mi?" ifadesini kullanan Erdoğan, "Güzel bir söz: Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu Sevgili Peygamberimiz ne buyuruyor: Kişi, sevdikleriyle beraberdir. Buyurun. Bütün buralardan hareketle notu vereceğiz ve biz onlarla beraber yürüyemeyiz" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "O zaman siz hayır diyenlere terörist mi diyorsunuz?" dediğini belirten Erdoğan, "Ben böyle bir şeyi hiçbir yerde demedim. Biz hayır diyenlere de anlayış gösteririz ama onlara doğru olanı da söyleriz. Böyle bir görevimiz var. Demokrasi bu" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tehditleriyle milletimizi ve bizi sindirebileceklerini zannettiler. FETÖ, yurt dışındaki militanları vasıtasıyla tüm imkanlarını bu yolda seferber etti. Taşeronları sonuç alamayınca bu kez doğrudan kendileri devreye girdi. Vatandaşlarımızla buluşmak için Avrupa ülkelerine giden bakanlarımıza ve milletvekillerimize olmadık terbiyesizlikler yaptılar. Bizim bakanlarımıza, milletvekillerimize kapılar kapatılırken terör örgütü militanlarını baş tacı ettiler. Terör örgütünün paçavralarıyla eylem mi yapacaksınız, hemen şehrin en kalabalık caddelerini size tahsis ederler. Teröristler ile toplantı mı düzenleyeceksiniz, ülkenin en büyük salonları polis koruması altında bunlara ayrılır. Kandil'deki terör elebaşıları istedikleri yerdeki istedikleri toplantılara canlı olarak bağlanabilirler ama Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı telekonferans ile bağlanmaya gelince Anayasa Mahkemesi iki saatte karar çıkartır,'Hayır, olamaz'. Kim yapıyor bunu Batının bazı ülkeleri. Almanya yapıyor başta. Hollanda, atlarını, itlerini benim oradaki vatandaşlarımızın üstüne salıyor.

İsviçre Parlamentonun önünde dev bir pankart. Üstündeki Cumhurbaşkanınızın portresi. Şakağına silah dayamış, 'Erdoğan'ı öldürün', neyi öldürüyorsun Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Biz kaderin üstünde bir kader olduğuna inandık ama bunlarda öyle bir şey yok.

''AVRUPA ÖYLE BİR HALE GELDİ Kİ BİTTİ, TÜKENDİ''

İşte sizler de gördünüz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız, bir hanımefendiyi arabanın içine mahkum ettiler. Kendi toprağımız olan başkonsolosluğa sokmadılar. Demokratik hakların kullanan vatandaşlara saldırıp onları acımasızca yerlerde sürüklediler. Avrupa öyle bir hale geldi ki bitti, tükendi. Ama bedelini çok ağır ödeyecekler. Bu süreçte yüz yılllardır savunduklarını iddia ettikleri ne varsa, hepsi yerle yeksan oldu. Şunu açık ve net söylüyorum: Bugün milyarlarca insanın gözünde Avrupa, demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerin değil baskının, şiddetin, Nazizm'in merkezidir, bunu böyle biliniz Irkçı partiler, Avrupalı liderleri, yönetimleri adeta parmaklarında oynatıyor. Avrupanın artık ne dünyaya ne de bize söyleyecek sözü kalmıştır. Karşımızda herbakımdan çürüyen bir kıta var. Bunu bildikleri için de yabancı karşıtlığı, Türk ve İslam düşmanlığı üzerinden asıl sorunlarını perdelemeye çalışıyorlar. Şahsımı hedef gösteriyorlar, önemli değil. Başarısız olunca da çıldırıyorlar."

"BU ASİL TAVRI ALKIŞLIYORUM"

Yurt dışındaki vatandaşları oylarını 27 Mart'ta kullanmaya başladıklarını anımsatan Erdoğan, "Kalan süre içinde oyları kullanmaya devam edin. Sizler de sandıklara mümkün olduğunca oy kullanmaya gidin gitmeyenleri de götürün" çağrısında bulundu.

Her türlü provokasyonlara karşı dikkatli olunması uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çok çalışacağız. Rekor düzeyde bir katılım var Avrupa'da ve dünyada. İnsanlarımız kilometrelerce yol katederek temsilciliklerimize geliyor, oylarını kullanıyor, ülkesine, demokrasisine sahip çıkıyor. Bu asil tavrı alkışlıyorum" diye konuştu.

Erdoğan, anayasa değişikliği paketindeki seçilme yaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 yaşındaki gençlerimizin oy kullanmasına karşı çıkıyorlar mı? Çıkıyorlar. Şimdi, 'biz buna karşı çıkmıyoruz. Parlamentoya girdiği andan itibaren ömür boyu maaş almasına karşı çıkıyoruz' veya 'askere gitmemesine karşı çıkıyoruz' diyor. Bir defa parlamento üyeliğine saygısızlık yapıyor. Parlamento üyeliği de en az askerlik kadar saygındır. Gençlerimiz orada ne yapmaya geliyorlar? Bir vatani görevi yapmaya gelmiyorlar mı? Bu vatani görevi yaparken bunlara bu şekilde bir yaklaşım doğru mu?" diye konuştu.

''NASIL Kİ BEDELLİ ASKERLİKLE İLGİLİ BİR BEDEL KONULUYORSA BUNA YÖNELİK DE...''

Bununla ilgili gerekirse daha farklı yasal düzenlemenin de yapılabileceğini belirten Erdoğan, "Nasıl ki bedelli askerlikle ilgili bir bedel konuluyorsa buna yönelik de bir şey yapılır. Bunların hepsi yasal düzenleme ile olur ama onu gerekçe göstererek engellemeye kalkma. Zaten engelleyemeyeceksin çünkü millet kararını verdi. Gençler; sadece erkekler gitmeyecek, kızlarımız da gidecek parlamentoya tabii iyi çalışacağız. Çok çalışacağız, torpil yok burada. Hak eden gidecek" ifadelerini kullandı.

Sandıktan çok güçlü bir "evet" çıkacağı netleştikçe anamuhalefet partisinin de muvazeneyi yitirdiğini gördüklerini anlatan Erdoğan, "Artık ağızlarından çıkanı kulakları duymuyor. İçlerinde yıllardır biriktirdikleri ne kadar kin, nefret varsa hepsini birden ortaya koyuyorlar. Millete karşı bilinç altında besledikleri bütün hınç ve kibri ifşa ediyorlar. Bir tane kendini bilmez çıkmış 'evet diyenleri İzmir'de denize dökmekten' bahsediyor. Diğeri hem de CHP'nin eski genel başkanı, 'Hayır çıkarsa düşmanı denize dökmüş gibi sevineceğiz.' diyor. Anamuhalefetin başındaki zat ise FETÖ'ye diyet borcunu, koltuk borcunu ödemenin derdinde. Pensilvanya'dan kulağına fısıldanan safsataları, iddia diye ortaya atıyor. İnsanda biraz vicdan, ahlak, akıl, izan olur" değerlendirmesini yaptı.

''BİZ BU YOLDA KARARLIYIZ EY KILIÇDAROĞLU"

Alanda bulunanların, "idam" sloganı atmaları üzerine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İdam konusunda, 16 Nisan hallolduğu anda evet, evet, evet, parlamentoya gelecek. Kılıçdaroğlu diyor ki, 'ben buna parlamentoda evet derim.' Güzel. İnşallah orada da çakmaz. Biliyorsunuz, Sayın Bahçeli zaten kanaatini açıkladı. Sayın Yıldırım'ın kanaatini da biliyorum. Bu bana geldiği anda ben de bunu onaylarım. Çünkü, şehitlerimizin katillerini affetme yetkisi yok. Dün akşam bir televizyon kanalında utanmadan, sıkılmadan ne diyor biliyor musunuz 'Cumhurbaşkanı da Başbakan da 15 Temmuz olayını örtmek istiyorlar, darbe girişimini örtmek istiyorlar.' Ben sana avukatlık vekaleti verdim mi Sen benim meydanlarda yaptığım konuşmaları dinlemiyor musun?

Şu anda cezaevlerinde, bu kadar darbeyle ilgili kişiler var. Bunları gözaltına aldık, tutukladık. Binlerce kişi var. Bunları sen mi aldın içeri yoksa biz mi aldık? Niye aldık? Yargılanacaklar ve yargı bunların hakkında karar olarak ne verecekse onun bedelini de orada ödeyecekler. İnsan utanır, sıkılır. Biz bu yolda kararlıyız ey Kılıçdaroğlu."

Erdoğan, darbe girişiminin olduğu gece 01.30'da havalimanına geldiğini, kendisine, "Saat 23.00-23.30 gibi de Kılıçdaroğlu geldi ve buradan ayrıldı. Biz bilmiyoruz" denildiğini, Bakırköy'de belediye başkanını evine gittiğini duyduklarını, Kılıçdaroğlu'nun dün akşam da, "Sayın Cumhurbaşkanı madem geliyordu bana haber verseydi. Ben de o zaman meydana gelirdim" dediğini anımsattı.

"YALAN MAKİNESİSİN SEN"

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ey Kılıçdaroğlu, ben milletime çağrımı yaptım. Nasıl benim bütün halkım o meydanlara dolduysa, sen de madem ki Yeşilköy'e indin, niye oradan ayrıldın, gittin de oradaki vatandaşlarımla beraber olmadın Bak, ben geldim ertesi gün öğleye kadar vatandaşlarımla birlikte orada oldum. Hani sen diyordun ki 'bir darbe olursa ilk önce ben çıkarım tankın üzerine'. Ne oldu Senin hayatın yalan, yalan, yalan. 7 Ağustos Yenikapı buluşması var ya, ben bu beyefendiye davet yaptım. Bak yalanlarını ortaya koyuyorum. Bize katılamayacağını bildirdi. Ardından baskı, baskı; son gün katılacağına dair haber geldi. Dürüst ol dürüst. Yalan makinesisin sen. Siyasetçi dediğin adam sorumluluk sahibidir. Hatalarından ders çıkarır. Her eline tutuşturulanı belge zannedersen daha sözünü bitirmeden mahçup olursun. İşte, bakınız bu zat, daha önce onlarca kez böyle elinde kağıtla çıktı, konuştu. İnsanlara iftira attı. Sonunda ne oldu peki Söylediği her şey yalan çıktı.

Bunun yalanlarından kazandıkları tazminatlarla arkadaşlarımız şehir meydanlarında millete ziyafet sofrası çekti. Şimdi ben de kazandıklarımı televizyon programlarında açıklayacağım. Peki bir kez olsun yüzü kızardı mı? Yalanlarından dolayı insanımızdan bir kez olsun özür diledi mi Her seçim döneminde böyle kuyruklu bir yalanın peşine takılıyor. Önüne konanı, eline tutuşturulanı okuyor, sonra da kaybediyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Meclis'in yetkilerinin elinden alınacağını iddia ettiğini, ancak ortaya attığı iddiaların hiçbirinin doğru olmadığını belirtti.

Erdoğan, "Yalan söylüyor. '550'yi niye 600 milletvekiline çıkardılar' diyor. Güçlendiriyoruz. Denetim gücünü artırıyoruz. Hakimler Savcılar Kurulunun üye atama yetkisi var mıydı parlamentoda? Şimdi 7 üyeyi parlamento atıyor Kılıçdaroğlu. Dersini çalış da gel. Ben ise 4 tane üye atıyorum" diye konuştu.

Kişisel suçlardan yargılanmasının şu an söz konusu olmadığını, sadece vatana ihanet suçundan Yüce Divan'a sevk edilebildiğini ifade eden Erdoğan, yeni dönemde cumhurbaşkanının kişisel suçlardan da yargılanmasının söz konusu olacağını anlattı.

"Yenilen pehlivanın güreşe doymadığını" vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kılıçdaroğlu 7 defa yenildiği, yüzlerce kez kendi iftiralarının kurbanı olduğu halde bir türlü doymuyor, akıllanmıyor. İşte böyle yalanla, iftirayla, sufleyle günlerini geçiriyor. Anayasa değişikliğinin ne olduğunu, buna niye karşı çıktığını dahi bilmiyor. Görüyoruz ki ana muhalefetin hiçbir vekilinin değişikliğin ne olduğundan haberi yok. Hiçbirisi 18 maddeyi okumamış. Sabahtan akşama kadar ne diyorlar 'Gelsin, muhtarları kaldıracak'. Cumhurbaşkanı muhtarlığı kaldıramaz. Muhtarlık, yasal düzenlemeyle kurulmuştur. Cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisi vardır. Kararname ile muhtarlığı kaldıramazsın. Ya bunu öğren be. Hakkında anayasal düzenlemeyle, yasal düzenlemeyle getirilmiş hangi hüküm olursa olsun bu konularda Cumhurbaşkanı kararname ile bir düzenleme yapamaz, bunların haberi yok. Kaldı ki parlamento bu kararnameyi kabul etmiyorsa iptal edebilir. 'Lokantaları kapatacaklar' diyor. Böyle bir şey olur mu Bir gazeteci çıkıp da 'göster bununla ilgili maddeyi' deyince de öylece kalakalıyorlar."

"FETÖ'CÜ HAİNLERİN GÖNÜLLÜ AVUKATLIĞINI YAPIYORLAR"

Erdoğan, ana muhalefetin yıllarca çalışmadan, ter dökmeden, vatandaşa hizmet etmeden, sadece vesayet odaklarına sırtını dayayarak, kazanmaya alıştığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Ağızlarını her açtıklarında ne söylerler 'Biz Atatürk'ün partisiyiz.' Şu anda sağ olsa gidecek yer ararsınız çünkü layık değilsiniz. Atatürk'ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençlere saygısızlık yapıyorsunuz. Ne diyor Gazi Mustafa Kemal 'Cumhuriyeti gençlere emanet ediyorum' diyor. Bunlar tam tersini söylüyor. 'Halkçıyız' diyorlar, milleti sürekli aşağılıyorlar, tehdit ediyorlar. 'Cumhuriyetle yaşıtız' diyorlar ama cumhurun kanına giren, 249 insanımızı şehit eden FETÖ'cü hainlerin gönüllü avukatlığını yapıyorlar. 'Devletçiyiz' diyorlar, ülkede ne kadar devlet, millet düşmanı varsa hepsini de bağırlarına basıyorlar. Bunlar tam bir mirasyedi. 78 yıldır Atatürk'ün mirasını talan etmekten başka hiçbir iş yapmadılar."

Balıkesir'in 16 Nisan'da "Evet" diyerek cumhurun, cumhuriyete sahip çıktığını göstermeye hazır olup olmadığını soran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, meydandaki kalabalık "Hazır" yanıtını verdi.

Balıkesir yöresine ait "Beyaz günden kararmaz, kar sudan ağarmaz" sözünü anımsatan Erdoğan, "Bunların yalanları, iftiraları, düşmanlıkları hakikatleri örtmeye yetmeyecek. Bunlar ne yaparlarsa yapsınlar, kaybetmeden kurtulamayacaklar" ifadelerini kullandı.

"İNŞALLAH AZİZÜL İNTİKAM OLAN ALLAH BUNLARIN İNTİKAMINI ALACAKTIR"

Erdoğan, geceyi gündüze katarak, hizmet yolculuğuna devam etiklerin işaret ederek, "Biz dertliyiz, milletimiz için, ülkemiz için, dünyadaki tüm mazlumlar için dertliyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Suriye, İdlib... Kimyasal silahlarla oradaki 150'ye yakın insanı öldürdüler. Katil Esed. O yavruları gördünüz değil mi Bir babanın o kucağındaki ikiz yavruları gördünüz değil mi Ne diyordu o baba 'Yavrularım sizi Allah'ın evine gönderiyorum.' Kendi eliyle kabre o yavruları gömüyor. Anneleri de şehit olmuş. İnşallah azizül intikam olan Allah bunların intikamını alacaktır, hiç şüphem yok. Biz de üzerimize düşeni yapacağız. Biz hesap gününe inanıyoruz. Hesap gününün sahibi Allah'tır. Her akşam yastığa başımızı koyduğumuzda 'bugün millet için ne yaptık, Hak için ne yaptık' diye kendimizi sigaya çekiyoruz. Eğer verecek cevabımız varsa gözlerimizi kapatıyor, istirahatle uyuyoruz. Buna verecek cevap bulamazsak işte o zaman sabah olmuyor."

"ÇOK GÜÇLÜ BİR 'EVET'E İHTİYACIMIZ VAR"

Merhum Neşet Ertaş'ın, "Aşkınan çalışan yorulmaz" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemize aşkla hizmet ettiğimiz için bugünlere ulaştık" diye konuştu.

İstanbul'da, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü olmak üzere 3 köprünün bulunduğunu anımsatan Erdoğan, Yavuz Selim Köprüsü'nde dört gidiş ve dört geliş şeridinin bulunduğunu, köprünün ortasından da hızlı trenin geçeceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bunu yaptık. Ama bunların hepsine de bunlar ne diyordu 'Hayır' diyordu. Bitmedi. Marmaray'ı yaptık denizin altından. Ecdadımız Fatih karadan gemileri, kadırgaları yürüttü. 'Madem ki dedemiz Fatih karadan yürüttü, biz de denizin altından raylı sistem yapalım' dedik. 3 yılda 200 milyon insan geçti. Bir de Avrasya Tüneli'ni, Osman Gazi Köprüsü'nü yaptık. Şimdi de Çanakkale geliyor. Biz buyuz. Biz çalışıyoruz. Aşığız, dertliyiz, dağları deliyoruz Ferhat gibi. Çünkü Şirin burada, millet. Ona ulaşacağız. Lafla olmuyor bu iş. Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkacağız. Yok bunun başka lamı cimi. Onun için de çalışacağız. Sizler bizimle birlikte oldukça evelallah bu tuzakların hepsini boşa çıkaracağız. Balıkesir bizimle yürüdüğü sürece ne terör örgütleri ne de arkalarındaki güçler bu ülkeye diz çöktüremez. Bunun için 16 Nisan çok önemli. 16 Nisan'da dosta güven vereceğiz, hasma korku salacak bir oy oranıyla bu paketi geçirmemiz gerekiyor. Sadece 'evet' yetmez, çok güçlü bir 'evet'e ihtiyacımız var. 16 Nisan'da tüm dünyaya, Türk milletinin ne kadar büyük bir millet olduğunu göstermemiz gerekiyor."

Meydandaki vatandaşlara seslenen Erdoğan, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Maşallah, barekallah, bugün Kuvayımilliye Meydanı bir başka" ifadesini kullandı.

Toplu açılış törenine katılan vatandaşlarla, "Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda" şarkısının sözlerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "16 Nisan inşallah yeni bir milat olsun diyorum. 10 günümüz var. Çok çalışacağız, çok koşturacağız, sandıkları inşallah patlatacağız. Coşkunuz, sevginiz, vefanız, gönüldaşlığınız, yoldaşlığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un, "O yeşil toprağın ey yüzler ağartan Karesi, şimdi binlerce şehidin kanayan makberesi, sana hasret kalan evladın için dünyada, varsa kahrolmadan aram edecek yer neresi? Hani gök kubbenin altında görülmüş mü eşin? Dağların bağ, hele vadilerin altın deresi, ey benim her taşı bir mabedi iman yurdum, seni er geç bana mutlak verecek Mabud'um" şeklindeki dizelerini okuyarak, "Şu gök kubbenin altında Balıkesir gibisi var mı?" diye sordu.

Balıkesir'in bir başka güzel olduğunu söyleyen Erdoğan, 2 yıl aradan sonra Balıkesir'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Balıkesir'e son ziyaretinde toplam yatırım bedeli 2 milyar 645 milyon lira olan 38 kalem eser ve hizmetin toplu açılışını yaptıklarını bildiren Erdoğan, Balıkesir'in yeni eser ve projelerle ilerlemeye ve gelişmeleye devam ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam yatırım bedeli 1 katrilyon 281 trilyon lira olan 78 ayrı projenin açılışını gerçekleştirdiklerini aktararak, eğitim ve toplu konut yatırımlarını, enerji iletim hatları, cami restorasyonlarını ve köprülü kavşakları vatandaşların hizmetine sunacaklarını anlattı.

Balıkesirlilere iki müjdesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Birincisi Balıkesir'in İvrindi, Havran, Edremit, Burhaniye, Kepsut, Bigadiç ve Erdek ilçelerine önümüzdeki yıl doğalgazı veriyoruz. Bu ilçelerimizi de doğalgazın temizliği, rahatlığı, konforuyla tanıştırıyoruz" dedi.

İkinci müjdelerinin sağlıkla ilgili olduğunu dile getiren Erdoğan, toplam yatırım bedeli 250 trilyon lira olan bin yataklı şehir hastanesinin açılışını gerçekleştireceklerini, bu hastaneyle birlikte Balıkesir'in sağlık alanında çağ atlayacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemde hastanelerin durumunu anlatan ve merhum gazeteci Savaş Ay'ın programından hazırlanan videonun vatandaşlara izlettirilmesini istedi.

Video izlenirken "Dinleyin ve arkadaşlarınıza, komşularınıza bunları anlatın" şeklinde konuşan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun "10 yıl önce SSK hastaneleri çok daha iyiydi" ifadesi üzerine, "Daha iyiydi, Beyefendi geldi en ufak bir gelişme yok" değerlendirmesini yaptı.

Video izlenirken, "Hastanelerin haline bak, başta kim var Kılıçdaroğlu. Kullanılmış poşeti 25 bin liraya o zamanın parasıyla satıyorlar" diyen Erdoğan, "Şu anda böyle bir hastane var mı İşte 16 Nisan'da bunları tamamen zaten sildik süpürdük de daha güzeline ulaşmak için evet mi İşte bugün böyle bir hastaneyi açıyoruz. Bin yataklı modern, ultra modern bir hastaneyi açıyoruz. Daha anlatacak çok şey var da Savaş Ay zaten burada bunların hepsini ortaya koydu. Hangi yüzle hala meydana çıkıyorsun, hangi yüzle bu millete konuşuyorsun" dedi.

"PARA ÖDEMEDEN CENAZE ALINAMIYORDU"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte muayene sırası almak için gece yarısı kuyruğa girmek gerektiğini, tedavi ücretini ödeyemeyen hastanelerde vatandaşların rehin kaldığını, hastanın ölmesi halinde de para ödenmeden cenazenin alınamadığını söyledi.

Balıkesir yöresine ait türkünün, "Hastanenin çeşmeleri akar gürlemez, doktor benim dertlerimi bilir söylemez, sılam çok uzaktır annem gelemez, eyvah doktor eyvah nar danesidim, öksüz galan annemin bi danesidim, hastanenin önünde payam ağacı, doktorlar da vermez oldu ilacı, çıkarın taburcu göreyim sılamı, eyvah doktor eyvah bağrım eziktir, yanın baga ahbablar baga yazıktır" şeklindeki sözlerini okuyan Erdoğan, "İşte bunu anlatıyor, elbette aşıkların gönül sızılarına derman bulamayız ama artık yeni hastanemizde zengin fakir ayrımı yapmadan tüm Balıkesirli kardeşlerime dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunabileceğiz" ifadelerini kullandı.

Yapımı tamamlanan hastaneyi tanıtan videonun izlenmesinin ardından Erdoğan, hastanenin kapasitesinin bin 350'ye kadar çıkabileceğini belirterek, "Nasıl, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönettiği hastanelere benziyor mu Arada fark bu işte bu. Mukayesesi kabil mi Değil. Biz size aşığız, biz bu millete aşığız, biz dertliyiz, dertli" dedi.

"Biz Kanuni'nin torunlarıyız"diyen Erdoğan, Kanuni'nin "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" sözünü hatırlatarak, "Bir sağlıklı nefesi Devleti Aliyye-i Osmaniyye'ye değişmeyen bir ecdadın torunlarıyız. Onun için en güzellerini yapacağız, en güzellerini yapmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

Balıkesir'in tarih, medeniyet ve Kuvayı Milliye'nin şehri olduğunu dile getiren Erdoğan, Balıkesir'n son iki yılda terörle mücadelede asker ve polis olmak üzere 27, 15 Temmuz darbe girişiminde de 3 şehit verdiğini anımsattı.

Vatandaşların, "Şehitler ölmez vatan bölünmez" tezahüratları üzerine ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda siz neyi söylüyorsunuz biliyor musunuz Rabbimiz ne buyuruyor 'Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz'. İşte siz onu söylüyorsunuz. Onlar diridir, onlar bizi izliyorlar, onlar bizi görüyorlar ve bu inançla yürüyoruz, bu bilinçle yürüyeceğiz" şeklinde konuştu.

BALIKESİR'E 23 KATRİLYON YATIRIM

Tüm şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileyen Erdoğan, 14 yıldır Balıkesir'in insanlarına layık olmanın mücadelesini verdiklerini ve bu süre içerisinde toplam 23 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını anlattı.

Erdoğan, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ile törende karşılaştığını ve 1,5 saatte kara yoluyla İstanbul'dan geldiğini öğrendiğini aktararak, "Nereden nereye? Var mıydı eskiden böyle bir durum? Niye? Yollar artık jilet, sıcak asfalt, her taraf pırıl pırıl, bastırıyorsun geliyorsun. Allah kazadan, beladan muhafaza etsin" dedi.

Sağlık, TOKİ ve eğitim yatırımları hakkında da bilgi veren Erdoğan, Bandırma'da 17 Eylül üniversitesini kurduklarını anımsattı ve dünyanın sayılı projelerinden olan İstanbul-İzmir Otoyolu'nun aynı zamanda Balıkesir'in bir projesi olduğunu söyledi.

Projenin yapımı tamamlanan bölümlerinin trafiğe açıldığını aktaran Erdoğan, 2023 hedefleri içerisinde 352 kilometrelik Kınalı-Tekirdağ-Balıkesir otoyolu olduğunu ve bu projenin en önemli ayağının Çanakkale 1915 Köprüsü ve bağlantı yollarıyla birlikte 101 kilometrelik bölümün temelini attıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 sonunda köprünün hizmete gireceğini dile getirerek, kamu-özel sektör işbirliğiyle inşa edilen projenin değerinin 10,5 katrilyon olduğunu, 200 yat kapasiteli Balıkesir Avşa Adası Türkeli Yat Limanı Projesinin de çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

Balıkesir'e 2,5 katrilyon lira tarımsal destek verdiklerini, istihdamda da güzel gelişmeler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "16 Nisan yaklaşıyor, 10 günümüz kaldı, 10 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyız? 16 Nisan tarihi yaklaştıkça hem Avrupa'nın hem terör örgütlerinin hem de Türkiye düşmanı çevrelerin elleri ayaklarına dolaşıyor. Tüm gayretlerine rağmen tarihimizin en büyük yönetim reformunu engelleyemediklerini gördükçe ne yapacaklarını şaşırdılar. Milletimizin basireti sayesinde kurdukları tuzaklar şimdiden ellerinde patladı. Önce maşalarını üzerimize saldılar. Halk oylamasının kesinleştiği günden beri Kandil'deki terör ağaları açıklama üstüne açıklama yapıyor'' dedi.

ETİKETLER