NTV

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Burada bir sırrı açıklayacağım

Anadolu Ajansı

Türkiye

Bir sırrı açıklayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde, şimdiki Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'i Merkez Bankası'nın başına getirmek istediğini ancak o dönemin Cumhurbaşkanı'nın buna izin vermediğini söyledi.

İlişkili Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep'te 15 Temmuz Şehitler Meydanı'nda, yapımı tamamlanarak hizmete alınan eserlerin toplu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle milletvekili sayısının 600'e çıkacağına dikkat çeken Erdoğan, geçmişte tek partili, CHP döneminde de Meclis'in iki kamaralı olduğunu ve milletvekili sayısının 600 olduğunu bildirdi.

Erdoğan, Türkiye'de o dönemde nüfusun düşük olmasına rağmen milletvekili sayısının 600 olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

"Şu anda nüfus 80 milyon ve milletvekili de tek kamaralı olarak 600 oluyor. Hayırlı olsun. Anayasa değişikliğinde yargıyla ilgili de reform mahiyetinde düzenlemeler var. Her şeyden önce yargının bağımsızlığı, tarafsızlığıyla güçlendiriliyor. Böylece, geçmişte yargıyı yıpratan tartışmaların önüne geçilmesini hedefliyoruz. Disiplin dışındaki askeri mahkemeler kapatılarak yargıdaki çift başlılık da sona erdiriliyor. HSYK, yürütme ve yasamanın da katkısıyla, çoğulcu, geniş tabanlı işleyişini güçlendirecek yeni bir yapıya kavuşturuluyor."

''OLUR, OLUR, BAL GİBİ OLUR''

16 Nisan'ın gençlerin günü olacağını ve gençlere siyasetin önünün açılacağını vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde:

"Bazıları, 'Çocuklarla bu iş olur mu?' diyor. Olur, olur, bal gibi olur. Gence, 16 Nisan'da yeni bir reform, yeni bir gün doğacak. 18 yaşındaki gence seçme hakkını veriyorsun da seçilmeyi neden vermiyorsun? Zor olan seçmektir, seçilmek kolaydır. Bir zamanlar bir siyasetçi, genel başkan, 'Taksim Meydanı'na dört ayaklı merkep koysam seçtiririm.' diyordu. Niye? Çünkü onların mantığında seçilmek kolaydı, seçmek zordu. Şimdi biz diyoruz ki hayır, 18 seçme ve seçilme yaşı olacak. Batı'da oluyor da bizde neden olmasın. Dünyada bugün 57 ülkede 18 yaş, seçme ve seçilme yaşıdır. Benim dedem Fatih, 21 yaşında bir çağ kapatıp bir çağ açtı mı? Onun torunları da bunu yapar mı?"

''GENÇLER KENDİLERİNİ 15 TEMMUZ'DA İSPATLADI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin, 15 Temmuz gecesinde tankların, F-16'ların, bomba yağdıran helikopterlerin karşısında durarak kendilerini ispat ettiklerini, o gece en modern silahlar karşısında şehadete yürüyen gençlerin olduğunu anımsattı.

16 Nisan'ın yeniden doğuş, yeniden diriliş ve ayağa kalkışın işareti olacağını belirten Erdoğan, "Size güvenmeyenleri, size inanmayanları mahcup edecek bir neticeyi inşallah hep birlikte alacağız. 16 Nisan akşamı gözüm Gaziantep sonuçlarında olacak. Kardeşlerim ülkemizin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmesini istememizin en önemli sebebi geçmişte yaşanan, bizim de bizzat tecrübe ettiğimiz sıkıntılardır. Ben yaşadım" dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, 2. Dünya Savaşı sonrası benzer şartlarda kalkınma yarışına girilen ülkelerin bugün Türkiye'nin çok önünde bulunduğunu, Türkiye'nin siyasi çekişmelerle, darbelerle, ekonomik krizlerle çok zaman kaybettiğine işaret etti.

Geçmişte, Türkiye'de 16 ayda bir hükümet kurulduğunu anımsatan Erdoğan, şunları ifade etti:

"Böyle bir ülkede istikrar, güven olur mu? İstikrarın, güvenin olmadığı bir ülkede kalkınma olur mu? Tüm bu hakikatler gözümüzün önündeyken hala kriz üreten bir sistemde ısrar etmenin anlamı yoktur. Birileri diyor ki 'Neyi yapamıyorsunuz da yönetim sistemini değiştiriyorsunuz?' Biz bu sistemi kendimiz için değiştirmiyoruz, biz bu reformu milletimiz için, ülkemiz için yapıyoruz. Dikkat edin bu ithamı bize yöneltenlerin, hayatları boyunca bu ülke için dikili ağaçları yok, hayırlı hizmetleri yok. Biz 14 yıldır, ülkeyi yönetirken eksiğiyle, fazlasıyla sistemin bize sağladığı kolaylıkta değil, şahsi kabiliyetimizle bunları başardık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda da hükümetle, bürokrasiyle, iktidar partisiyle herhangi bir sıkıntısının olmadığına dikkati çekerek, hükümetle yakaladıkları uyumlu çalışma temposunun, sistemin artık işlemez hale geldiğinin görülmeyeceği anlamına gelmediğini dile getirdi.

''MEHMET BEY'İ MERKEZ BANKASI'NIN BAŞINA GETİREMEDİK''

Geçmişte yaşanan bir sırrı açıklayacağını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ben, şu an Başbakan Yardımcısı olan Mehmet Şimşek'i Merkez Bankası'nın başına geçirmek istedim. O dönemin Cumhurbaşkanı dedi ki 'Olmaz.' Sayın Cumhurbaşkanı niye olmaz dedim. 'Olmaz' dedi. Ya niye olmaz bileyim, ben de ikna olayım dedim. 'Olmaz' dedi. Allah Allah dedim, yoksa dedim, Mehmet Bey'in hanımını başörtülü filan zannediyor da onun için mi acaba olmaz diyor. Dedim ki Sayın Cumhurbaşkanı, Mehmet Bey'in hanımı başörtülü filan değil hatta Amerikalı'dır dedim. 'Yok' dedi, 'Ben, istemiyorum' dedi. Şimdi böyle bir başbakanlık, böyle bir devlet yönetimi olabilir mi? Mehmet Bey'i Merkez Bankasının başına getiremedik. Böyle yanlışlarla, böyle cins hareketlerle, ideolojik yaklaşımlarla bir yere varılmaz. İşte biz bunu gördük, bunlardan kurtulmak için bu adımı atıyoruz. Mehmet Bey'i Merkez Bankası'nın başına getiremedik, sonra Maliye Bakanı yaptık o ayrı bir konu."

Gaziantep'e en son DAEŞ terör örgütünün canlı bomba saldırısının ardından, taziye için 28 Ağustos'ta geldiğini anımsatan Erdoğan, tüm terör eylemlerinde ve Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz darbe girişiminde şehit düşenlere rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır, gazilere de şifa diledi.

"Bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen her şehidimiz bu toprakların vatanımız olduğunun tescili olan birer tapu senedidir" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Gaziantep tarihinin her döneminde, ülkesi ve millet için, istiklali ve istikbali için ileri atılmaktan çekinmemiş bir şehirdir. Burası 1919'da bölgeyi işgale gelen düşman kuvvetlerine, Antep'i, Kilis'i, Maraş'ı dar eden, Karayılanların, Şahinbeylerin, 14 yaşında annesini korurken alçakça katledilen şehit Kamillerin şehridir. Antep savunmasında 6 bin 300 kardeşimiz şehit olmuştur. Bu şehir 'gazilik' unvanını öyle ulufe olarak almamıştır. Kanıyla, canıyla, yüreğiyle sonuna kadar hak etmiştir."

Yavuz Bülent Bakiler'in "Antepli Şahin" isimli şiirinden, "Bu kaçıncı kurşundur, bu kaçıncı Bismillah / Bu kaçıncı ölüdür? / Bir türkü söylenir siperlerde her sabah / Vurun Antepliler namus günüdür" dizelerini okuyan Erdoğan, "Antep işte böyle gazi oldu. Geçtiğimiz 1,5 yılda Gaziantep terörle mücadelede askeriyle, polisiyle 33 şehit verdi. Yetmedi bu şehirde PKK ve DEAŞ'ın alçak saldırılarında 70'e yakın sivil vatandaşımızı şehit verdik. Yetmedi 15 Temmuz darbe girişiminde 3 Gaziantepli kardeşimiz şehadet makamına erişti. Görüldüğü gibi Antep, "gazi" unvanını sürekli tazeliyor" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki kardeşlik, birlik, beraberlik, dayanışma, üretim, emek, vatan sevgisi ve millet sevgisinin tüm bölgeye, tüm Türkiye'ye örnek gösterilecek seviyede olduğunu bildirdi.

Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"Her kim ki bu ülkede farklı kökende insanlar bir arada yaşayamaz diyorsa, gelsin Gaziantep'e baksın. Türkmen'iyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, daha pek çok etnik gruptan insanıyla tüm Antepliler tek yürek, tek yumruk işte burada. Her kim ki bu ülkede, farklı mezheplerden, meşreplerden insanlar bir arada yaşayamaz diyorsa, gelsin eyvallah Gaziantep'e baksın. Sünni'siyle, Alevi'siyle her mezhepten, her meşrepten insanıyla tüm Antep işte bu meydanda. Her kim ki bu ülkede başka yerlerden gelen insanlar gönül hoşluğuyla karşılanmıyor, iyi misafir edilmiyor diyorsa gelsin Gaziantep'e baksın. Suriyelisiyle, Iraklısıyla, Afganlısıyla diğer bölgelerden gelen insanlarıyla Antep işte burada. Türkiye'nin 80 vilayetinden gelen herkesi bağrında barındıran, aş veren, iş veren Antep bu kadirşinaslığının bereketini görür."

Bazı yerlerde sıkıntı varken Gaziantep'teki fabrikaların, iş yerlerinin harıl harıl çalıştığını vurgulayan Erdoğan, "Bereket, bereket. Elhamdülillah, nerede hareket orada bereket" diye konuştu.

Erdoğan, geçtiğimiz günlerde istihdam seferberliği başlattıklarını hatırlatarak, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinin 15 bin ilave istihdam taahhüdüyle katılımını öğrendiğinde çok memnun olduğunu belirtti.

Ankara'daki toplantıda söz verilen rakamlara dikkati çeken Erdoğan, Vali Ali Yerlikaya'nın işi takip edeceğini, 15 bin kişiye organize sanayi bölgesinde işbaşı yaptıracaklarını bildirdi. Erdoğan, "Hepsinin de takipçisiyim. Sözlerini yerine getirmeyen, onları da tüm ülkeye ifşa edeceğimi özellikle belirtmek isterim" ifadesini kullandı.

Suriye'deki sıkıntılar sona erdiğinde bu ilin çok daha büyük bir atılımın içine gireceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdiden hazırlığınızı yapın. Güzel günler, sizleri, bizleri bekliyor" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin istiklal ve istikbal mücadelesinde yeni bir yol ayrımında olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Uzun bir geçmişi olan yönetim sistemi arayışlarımızda, reform mahiyetinde bir yeniliğe gidiyoruz. Yürütme, yasama ve yargı organlarının görevlerini yeniden tanımlayarak, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiyoruz. Bu sistemin ilk adımını 2007 anayasa değişikliğinde atmıştık. İkinci adım, 2014 yılında şahsımın doğrudan halkımın oyuyla cumhurbaşkanı olarak seçilmesiydi. Şimdi 16 Nisan'da halk oyuna sunulacak anayasa değişikliğiyle bu reformun nihai adımını atıyoruz. Hazır mıyız? Durmak yok. Eyvallah...

Meclis, AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin gayretiyle üzerine düşeni yaptı. Huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Şimdi sıra kimde? Şimdi sıra, millette, milli iradede. Hazır mıyız? İşte, biz de bu referandum sürecinde halk oylamasında milletimizin tercihini en sağlıklı şekilde yapması için gayret gösteriyoruz. Onun için bugün buradayız. Türkiye, demokrasiyle yönetilen bir ülkedir. Elbette herkes tercihinde hürdür ama milletimizin her bir ferdinin yaptığı tercihin sonuçlarını bilmek de hakkıdır. Bunun için, toplu açılış törenlerini bu aradan çıkarmak suretiyle şehirlerimizi geziyor, hem hasret gideriyor hem de milletimize hakikatleri anlatıyoruz."

Erdoğan, anayasa değişikliği konusunda yanlış bilgilerin yayılmaya çalışıldığını aktararak, "Hani işin aslını bilmesek, biz bile tereddüde kapılacağız ve 'Ne oluyor' diyeceğiz" dedi.

"CUMHURİYETİMİZİN SON ASIRDAKİ EN BÜYÜK KAZANIMI 16 NİSAN OLACAK"

Bir Gaziantep türküsündeki "Gafil, gezme şaşkın, bir gün ölürsün / Dünya kadar malın olsa ne fayda / Söyleyen dillerin söylemez olur / Bülbül gibi dilin olsa ne fayda" dizelerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Anayasa değişikliğine ve cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıkan gafiller, ha bire bir şeyler söylüyorlar ama hep yanlış söylüyor, ne yazık ki yalan söylüyorlar. Şimdi, burada sizlere anayasa değişikliğiyle ilgili yeni yönetim sistemine olduğunu ana hatlarıyla, özet olarak anlatmak istiyorum. Şayet, hala kafasında soru işaretleri olanlar varsa, bunları dinledikten sonra inanıyorum ki tercihi kesinleşecektir.

Her şeyden önce Türkiye'de CHP'nin dediği gibi rejim değişmiyor. Yürütme ortadan kakmıyor, Meclis kapanmıyor, yargı etkisiz hale getirilmiyor. Cumhuriyetimizin son asırdaki en büyük kazanımı inşallah 16 Nisan olacak. Demokrasiyi zayıflatmak şöyle dursun, güçlendiriyoruz. Nasıl mı? Ülkeyi yönetecek cumhurbaşkanını seçme yetkisini, tüm aracıları çıkartıp doğrudan millette veriyoruz. Bunun için yeni sistemin adı cumhurbaşkanı sistemi veya cumhurbaşkanı hükümet sistemidir. Millet, yetki ve sorumluluğu kime verdiğini bilecek ki, gerektiğinde gelsin yakasına yapışsın."

Anayasa değişikliğiyle, yürütme, yasama ve yargı organları arasındaki ilişkilerin yeniden tanımlanacağını ve herkesin işiyle meşgul olmasının sağlanacağını anlatan Erdoğan, "mevcut durumda yürütme ve yasamanın aslında aynı partinin, aynı kadronun kontrolü altında" olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni sistemde ise yürütmeyi temsil eden cumhurbaşkanı ayrı seçiliyor, Meclis'i olu��turan milletvekilleri ayrı seçiliyor. Ama özelliği şu, aynı günde seçiliyor. Cumhurbaşkanı hükümeti kuracak, üst düzey bürokratları atayacak, kararnamelerle ülkeyi yönetecek. Buna karşılık Meclis'teki milletvekilleri de kanunları çıkaracak, Cumhurbaşkanını denetleyecek" değerlendirmesini yaptı.

"BİR KİŞİNİN İSTEDİĞİ KADAR CUMHURBAŞKANI OLMA İMKANI YOK"

Mevcut sistemde cumhurbaşkanının "vatana ihanet" dışında yargılanabilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"Şimdi hem meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla meclisin bilgi edinme ve denetleme yetkisi güçlendiriliyor. Hem de cumhurbaşkanının yaptığı tüm işlerden dolayı yargılanabilmesinin yolu açılıyor.

Cumhurbaşkanı ve Meclis'ten hangisi isterse seçimleri birlikte yapabilir. Yani cumhurbaşkanı seçimlere gidebilir mi? Gider, gider ama seçime gittiği zaman kendisi de ne yapar? Onun da süresi dolar, o da yeniden seçilmek durumundadır. Hem milletvekili seçimi hem cumhurbaşkanlığı seçimi aynı anda yapılır. Öyle bir kişinin istediği kadar cumhurbaşkanı olma imkanı da yok. En fazla iki dönem yani 10 yıl görev yapabiliyor. Değişimin, yenilenmenin önünü tıkamaya kimsenin hakkı yok."

Erdoğan, cumhurbaşkanının partisiyle ilişkisini kesmesini öngören mevcut sistemin "gerçekçi ve doğru olmayan bir yöntem" olduğu değerlendirmesini yaparak, yeni sistemde bundan da vazgeçildiğini bildirdi.

Sıkıyönetim uygulamasının da kaldırılacağını dile getiren Erdoğan, bunun yerine gerektiğinde olağanüstü hal imkanı getirileceğini belirtti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yasama yetkisi Meclis'in olduğu için, cumhurbaşkanının kararname yayımladığı bir konuda eğer kanun çıkartılırsa, kararname kendiliğinden hükümsüz hale geliyor. Cumhurbaşkanı, sadece bütçe kanunu teklif edebiliyor. Onun dışındaki tüm yasama yetkisi kime ait? Milletvekillerine ait. Utanmadan, sıkılmadan çıkıyorlar ve 'Meclis artık kalkıyor' diyorlar. Bunların yalanlarından bıktık."

Erdoğan, mevcut sistemde gücünü halktan alan, Anayasa'da oldukça geniş yetkilere sahip bir cumhurbaşkanı ve başbakanın bulunduğunu vurguladı.

Kim olursa olsun bu makamlar arasında bir çatışmanın eninde, sonunda kaçınılmaz olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunu biz rahmetli Özal ve Demirel döneminde de gördük, başkalarında da gördük" diye konuştu.

Alandakilere, "Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa" sözünü hatırlatan Erdoğan, herkesin yetki ve güç sahibi olması halinde işlerin yürümeyeceğini söyledi. Erdoğan şöyle devam etti:

"Herkes işini bilecek. Türkiye'yi göz göre göre anayasa kitapçıklarının fırlatılarak istikrar ve güven ortamının yerle bir edildiği o günlere geri döndürmeye bizim gönlümüz razı değil. Millet yetkiyi ve sorumluluğu kime verdiğini oyunu kullanırken bilecek, tercihini de ona göre de yapacak. Türkiye'nin içinden geçtiği nazik dönemde güçlü bir yönetime ihtiyacı var. Terörle mücadelemizi neticeyi ulaştırabilmemiz için, bölgedeki mücadelelerden başarıyla çıkabilmemiz, 2023 hedeflerine ulaşabilmemiz için sistemi değiştirmek zorundayız. Aksi takdirde gençlerimize 2053 ve 2071 vizyonları için yol açmamış oluruz. Gaziantep'te 56 kardeşimizin şehit edildiği olay var ya, o olay bizim Cerablus'a girmemize işaret oldu. Oraya ziyarete geldim ve arkadaşlarıma dedim ki 'Artık durmak yok, kim ne derse desin artık şimdi Suriye'ye giriyoruz'. Ondan sonra Cerablus'a girdik. Durmadık, ardından Er Rai'ye girdik. Şimdi oralarda sahipleri var. Dabık'a indik, El Bab'a indik. Şimdi El Bab da hamd olsun halloluyor."

"DEAŞ DENİLEN O KATİL SÜRÜSÜ..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonraki süreçte Menbiç'in olduğunu belirterek, "Eğer ABD ile, koalisyon güçleriyle, Suudi Arabistan'la, Katar'la mutabık kalırsak, Rakka'yı da DEAŞ denilen o katil sürüsünden temizleyeceğiz" dedi.

Alandakilere, "İşte biz bunun için ne diyoruz Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet için kararımız..." diye soran Erdoğan, "Evet" karşılığını aldı. Alanı dolduranlardan kapı kapı dolaşmalarını, akrabalarını, dostlarını aramalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gaziantep, Gaziantepli ülkesini, milletini sever, geleceğine sahip çıkar ama bunları sözde bırakmaz. Emeğiyle, alın teriyle, becerisiyle, gayretiyle vatan sevdasını üretime, ticarete dönüştürür böylece hem kendisi kazanır, hem ülkesine kazandırır" ifadesini kullandı.

Suriye'nin kuzeyinde, Tendürek Dağları'nda, Bestler Deresi'nde, yurdun çeşitli yerlerinden terörle mücadeleyi sürdüren askere, polise, köy korucularına şükranlarını ileten Erdoğan, şehitlere rahmet, gazilere şifa diledi.

Toplu açılışı yapılacak eserlere ilişkin de bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımlarda eğitim, sağlık ve spor tesislerinin öncelikli yer aldığını dile getirdi. Kentteki yatırımların devam ettiğini aktaran Erdoğan, Gaziantep'in Türkiye'de örnek bir şehir olmaya yönelik adımlar attığını vurguladı.

ETİKETLER