NTV

DDK: Özal’ın ölümü şüpheli

Türkiye

Devlet Denetleme Kurulu, eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı. DDK, Özal'ın mezarının açılarak otopsi yapılması gerektiğini vurguladı. Ölümüyle ilgili limonata gibi bazı iddiaların da doğru olmadığı ortaya kondu.

Devlet Denetleme Kurulu (DDK), 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili raporunu tamamladı.

DDK'nın 625 sayfalık raporunda, Turgut Özal’ın ölümünün "şüpheli" olduğu belirtilirek "Ölümle ilgili bilinmezlik bugün de devam ediyor" ifadesi kullanıldı.

Devlet Denetleme Kurulu, Özal'ın mezarının açılarak otopsi yapılması gerektiğini bildirdi. Raporda, “Köşk’te delil tespiti yapılmaması akıl tutulmasıdır” denildi.

"MEZAR AÇILMALI"
DDK raporunda, Turgut Özal'ın ölümünü araştırmak üzere görevlendirilen 12 kişilik tıbbi uzmanlar heyeti, mezarının açılmasının uygun olacağı kanaatine vardı.

Ancak heyet, mezarın açılmasının ölüm nedeninin belirlenmesi açısından sonuç verip vermeyeceğinin kesin olmayacağına dikkat çekti. Takdirin adli makamlara ait olduğu vurgulandı.

"OTOPSİ KANUNEN MÜMKÜN DEĞİL"
Raporda, tıbbi uzmanlar heyetinin mezar açma önerisinin ardından cumhurbaşkanlarına resen otopsi yapılmasının yasal olarak mümkün olmadığı vurguladı. DDK raporunda şu ifadeler de yer aldı: "Bazı bilgiler sorumluluk endişesiyle paylaşılamadı. Devlet organları gerekli tavrı göstermemiştir."

PERSONELİN TAMAMI TESPİT EDİLEMEDİ
Raporda Özal'ın kaldırıldığı Hacettepe Hastanesi'nde o dönemde görev yapan personelin tam listesine ulaşılamadığı vurgulanıyor.

Olayla bağlantılı olduğu tespit edilen kişilerin ifadesine başvurulduğunda ise "kendilerine ve bir başkasına sorumluluk gelebileceği endişesinden hareketle bazı bilgileri “hatırla(ya)mıyorum” gerekçesiyle paylaşmaktan imtina ettikleri" ifadesi raporun en dikkat çekici bulgularından biri.

Hatta bu kişilerin, hayatta olmadığı için görüşüne başvurulamayan dönemin görevlilerine gönderme yaptıkları da belirtiliyor.

ORG. ASLAN GÜNER'E GÖNDERME
Raporda bir eleştiri de Özal'ın Başyaveri olan Aslan Güner'e. Şu an Harp Akademileri Komutanı olan Org. Aslan Güner'in sorumluluğunda olan resmi ve özel günlük faaliyetlerinin kaydedildiği ceride defterinin özensiz hazırlandığı ifade ediliyor.

Raporda "Ceride defterinin beklenen amaca hizmet etmekten uzak olduğu ve daha önce görev yapan Cumhurbaşkanları döneminde tutulan ceride defterlerindeki kayıtlar ile karşılaştırıldığında, defterin sol tarafında yer alan özel meşguliyetlere ilişkin bölümüne, hiçbir bilginin dercedilmediği, ceride defterinde Merhum Cumhurbaşkanının vefat ettiği günün sabahı rahatsızlanması anına kadar geçen süreye ilişkin herhangi bir kaydın ve tespitin bulunmadığı görülmüştür" ifadesi de yer alıyor.

"YEMEKLER KONTROL EDİLMİYORDU"
Raporun eleştirdiği noktalardan biri Özal'ın yemekleri: "Yemeklerin kontrol edilmesine yönelik bir sistemin oluşturulmadığı, hazırlanan yemeklerden numune alınmadığı belirlenmiştir."

"SAĞLIK PERSONELİ YETERSİZ"
Özal'ın fenalaştığı ana dair Köşk'teki tıbbi yetersizlik de raporda ayrıntılı bir şekilde ele alınmış. Cumhurbaşkanının görev süresi içerisinde rahatsızlanması halinde yapılacak iş ve işlemlere yönelik herhangi bir mevzuat ya da iç düzenlemenin olmadığı da eleştiriler arasında. Kamuoyunda tartışılan "Doktor, Özal rahatsızlandığında Köşk'te değildi" iddialarına gönderme yapılarak bunların da araştırıldığı ancak bu görev konusunda o dönemde bir düzenleme yapılmadığı hatta doktorun mesai saatlerinin bile olmadığı da DDK'nın tespitleri arasında.

"DOKTORLAR HAFTA SONU ÇALIŞMIYOR"
Raporla birlikte, Özal'ın sağlığından özel olarak sorumlu bir kişinin olmadığı, yakınında 7 gün 24 saat sağlık hizmeti veren personelin bulunmadığı, sağlık personelinin hafta sonu çalışma mecburiyetinin olmadığı da ortaya çıktı.

"AMBULANS 23 YAŞINDA VE BOZULMUŞ"
Özal'ın fenalaştığı an ne yaptığı, ne zaman doktorun arandığı, ambulansın ne zaman geldiği ve hastaneye ne zaman giriş yapıldığına dair elde edilen tüm bilgilerin çelişkili olduğu da bulgular arasında. Hatta Özal'ı hastaneye götüren ambulansın o tarihte bile 23 yaşında olduğu da belirtiliyor.

Ambulansın Köşk'ten GATA'ya giderken yönünü değiştirerek Hacettepe'ye yönelmesiyle ilgili dönemin tanıklarıyla yapılan görüşmelerde "Trafik yoğunluğu" bilgisinin alınmasına rağmen, olay günü bir tamircinin ambulansın tamiri için görevlendirilmesinin arıza ihtimalini güçlendirdiği vurgulandı.

"ACİL MÜDAHALE YAPILMADI"
Hacettepe'ye ulaştıktan sonra da yeterli acil müdahale işlemlerinin yapılmadığı da belirtiliyor.

Ölümünden sonra ise hastane yetkililerinin aile istemediği için otopsi yapılmadığı iddialarının Semra Özal tarafından reddedildiği belirtilerek otopsi yapılmamasının tam anlamıyla bir akıl tutulması olduğu kaydedildi.

LİMONATA DEĞİL PORTAKAL SUYU
Özal'ın ölümünden önce katıldığı Bulgar bir sanatçının sergisinde içtiği limonatadan zehirlendiği iddiaları da araştırıldı. DDK raporunda, olay gününe dair elde edilen görüntülerden Özal'ın limonata değil portakal suyu içtiği ayrıca aynı portakal suyundan garsonların da içtiği belirtildi.

SORU İŞARETLERİ KALDI
17 Nisan 1993 yılında hayatını kaybeden 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili bazı iddialar ortaya atılmıştı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, iddiaların araştırılması için Devlet Denetleme Kurulu'na talimat vermişti.

Devlet Denetleme Kurulu'nun hazırladığı raporunun tamamı için tıklayın