NTV

'Dün bir heyetim Kuzey Irak'taydı'

Türkiye

Başbakan Erdoğan, IŞİD tarafından alıkonulan Türk vatandaşlarının kurtarılması için hassas bir süreç yürüttüklerini söyledi. Erdoğan, bu kapsamda Kuzey Irak'a bir heyet gönderildiğini belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) 10. kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere Avusturya'ya hareket etmeden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Musul'da 15 Türk işçinin daha kaçırıldığı iddiasının kesin olmadığını belirten Başbakan Erdoğan, ''Arkadaşlar 'Böyle bir şey şu anda söz konusu değil' dediler. Dün bir heyetim de Kuzey Irak'taydı. Kuzey Irak'taki temaslarını yaptılar ve gece geç saat onlar da döndü. Bizim için şu anda en önemlisi bu 80 vatandaşımızı sağ salim inşallah ülkemize dönmelerini sağlamaktır'' dedi.

EVREN VE ŞAHİNKAYA İÇİN VERİLEN MÜEBBET KARARINA YORUM
Erdoğan, 12 Eylül davasıyla ilgili ise, "Aslında nihai nokta konulmuş değil. Yargı süreci bununla ilgili de bitmiş değil. İlk derece mahkemenin vermiş olduğu bir karardır. Burada bu işin temyizi söz konusu" diye konuştu.

'TEMELİ OLMAYAN ÇATI KURMUŞLAR'
Başbakan Erdoğan, CHP ve MHP'nin Köşk için Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nu çatı aday göstermesiyle ilgili de, ''Bu konuda en güzel açıklamayı milletim yapacaktır. Onlar kendilerine göre temeli olmayan çatı kurmuşlar. Bu çatıları hayırlı olsun'' değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

MUSUL’DA 15 TÜRK İŞÇİNİN KAÇIRILDIĞI İDDİASI
''Bu 15 ile ilgili olay kesin bir olay değil. Dün akşam da ben geç saatlere kadar arkadaşlarımla bunun değerlendirmesini yaptık, arkadaşlar 'Böyle bir şey şu anda söz konusu değil' dediler. Biz tabii yakın markajda bu işi takip ediyoruz. Dün bir heyetim de Kuzey Irak'taydı. Heyet Kuzey Irak'taki temaslarını yaptılar ve gece geç saat onlar da döndü. Onlardan da düşüncelerini aldım. Çok farklı kanallarla burada hassas bir süreci işletiyoruz. Burada felaket tellallığı yaparak veya fevri hareket ederek atacağımız bir adım, alacağımız bir karar oradaki gerek 49 başkonsolosluk mensubunun ve 31 TIR şoförümüzün akıbeti için daha ciddi sıkıntılar doğurabilir. Biz kalkıp da gerek onların yakınlarına gerek milletimize daha sonra izah edemeyiz. Bizim için şu anda en önemlisi bu 80 vatandaşımızı sağ salim inşallah ülkemize dönmelerini sağlamaktır. Bunun dışında Basra Başkonsolosluğumuzu boşaltmış bulunuyoruz. Bundan sonraki süreçte yine aynı şekilde buralarda çalışan vatandaşlarımıza yönelik yapmış olduğumuz açıklamalar var. Irak'taki gelişmelere göre, oradaki tabloya göre nerede bir tehdit bizim için hassasiyet kesbediyorsa oralardaki vatandaşlarımızın tahliyesine yönelik adımları da atıyoruz. Bunu da özellikle ifade etmek istiyorum.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ
AK Parti olarak biz bir ilkeler partisiyiz. İstişarelere dayalı olarak çalışmalarını yürüten AK Parti kendi içindeki tüm mekanizmalarını çalıştırmak suretiyle ki bunun en önemli ayağını partimisin il kongre delegeleri temsil etmektedir. Onlarla vekilllerimizde parti kurucularımızla bu istişareyi yapmış durumdayız. Bütün arkadaşlarımızın yazılı beyanlarını almış vaziyetteyiz. Talep nedir teklif nedir şu anda görmüş durumdayız. Meclis Başkanımızın da bu konuda düşüncelerini aldım. Ay sonu itibarıyla nihai kararımızı milletimizle paylaşırız.

ÇATI ADAY YORUMU
Bu konuda benim söyleyecek hiçbir şeyim yok. 10 Ağustos'ta milletimiz nihai kararını verecektir. Dolayısıyla ben öyledir, böyledir, bunları söylememe gerek yok. Onları zaten Sayın Kılıçdaroğlu söylüyor, Sayın Bahçeli de söylüyor. Onlar kendilerine göre temeli olmayan çatı kurmuşlar. Bu çatıları hayırlı olsun.

AYM'NİN BALYOZ'DA HAK İHLALİ KARARI
Biliyorsunuz bu yolu açan iktidar biziz. Bunu ne CHP açmıştır, ne MHP açmıştır, ne HDP açmıştır. Bunu, son referandumla biliyorsunuz, bireysel başvuru hakkını getiren parti AK Parti olmuştur. AK Parti olarak biz bireysel başvuru hakkını Türkiye'de başlaması gerektiğini, AYM'ye bu noktada böyle bir yetkinin verilmesini AİHM'e gitmeyi ciddi manada azaltmanın adımını attık. Dolayısıyla Anayasa Mahkememize bizim vatandaşlarımızın gitme süreci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidişi de azaltmak suretiyle şu anda birçok sorunun ülkemizde çözümünün önünü açmıştır.

Ben aylarca önce yeniden yargılanmayla ilgili bir şeyler söyledim. Bazıları bunu hafife aldılar. Şimdi işte bakın kaç tane şu ana kadar sanık hatta bazıları mahkum konumuna gelmişti veya yargılama sürecinde nihai nokta alınmamıştı. Şimdi onlarla ilgili yeniden yargılamanın önü açılmış oldu. Şu anda burada 230 artık bu durumları itibarıyla onlara da sanık konumunda böyle bir imkan doğmuş oldu ve müracaatlar şu anda başladı. Tekrar yargılanmaları söz konusu. Temenni ederiz ki burada da adalet yerini bulmuş olur.

12 EYLÜL DAVASI
Konuyla ilgili olarak da aslında nihai nokta konulmuş değil. Yargı süreci tabii bununla ilgili de bitmiş değil. Şimdi ilk derece mahkemenin vermiş olduğu bir karardır. Burada bu işin temyizi söz konusu, bunlar olacak. Tabii bütün bunların dışında yine avukatlarının yapacağı farklı itirazlar söz konusudur. Bunları görmeden, bu kararları şu anda bilmeden bir açıklama yapmanın çok aceleci bir tavır olacağını düşünüyorum. O kararlar da verildikten sonra bir kanaat belirtmenin çok daha isabetli olacağı düşüncesindeyim.''

'ABD BU TÜR SALDIRIYA SICAK BAKMIYOR'
Başbakan Erdoğan, Irak'ın merkezi hükümetinin IŞİD'e karşı, ABD'den hava saldırısı düzenleme talebine ilişkin başka bir soru üzerine de şunları kaydetti:

"Amerika şu andaki duruşu itibariyle, yaptığı açıklamalarıyla, biliyorsunuz bu tür saldırıya sıcak bakmıyor. Çünkü burada IŞİD unsurlarının halkla iç içe olmuş olması orada sivil vatandaşların böyle bir harekatta ciddi manada ölümüne yol açabilir. Böyle bir hassas yanı var. Tabii burada Irak ordusunun mevzilerini terk etmek suretiyle kaçmak ve oraları tamamıyla onlara bırakması çok manidardır. Olay artık, IŞİD unsurlarıyla Irak arasında bir mücadele olmaktan çıkmış, adeta bir mezhepler arası içi savaşa dönüşmüştür. Biliyorsunuz bu da bir Şii-Sünni savaşı konumundadır. Bunu biz asla ve kata tasvip etmiyoruz. Bizim değer yargılarımızda, ölçülerimizde mezhebi bir taassubun olması mümkün değildir.

'ALLAHU EKBER DİYEREK ÖLDÜREMEZ'
O da ben 'Müslümanım diyor, o da ben Müslümanım diyor. Bir Müslüman diğer bir Müslümanı 'Allahu Ekber' diyerek öldüremez, vuramaz. Böyle bir şey olmaz. Bir taraftan Kelime-i Tevhid getirerek kalkıp diğer bir Müslümanı öldüremez, vuramaz. Bırakın bunları bir savunmasız insanı, kadını, çocuğu, yaşlıyı aynı şekilde öldüremezsin. Şu yapılanların bizim Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak tasvibimiz asla mümkün değildir. Şu anda bizim bütün derdimiz birinci derecede, bu 80 vatandaşımızı salimen ülkemize döndürmektir, hassasiyetimiz bunun üzerindedir."