NTV

Erdoğan: Başkonsolosumuzla görüşmem oldu

Türkiye

IŞİD tarafından Musul'da rehin alınan Türk vatandaşlarıyla ilgili konuşan Başbakan Erdoğan, ''Personelimizin ve aile fertlerimizin geri dönmesi için çabalarımız devam ediyor. Başkonsolosumuzla görüşmem oldu. Birinci önceliğimiz Musul'daki vatandaşlarımızın can güvenliği'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de toplu açılış töreninde konuştu.

Başbakan Erdoğan konuşmasında Musul'da Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından rehin tutulan Türk vatandaşlarına değindi.

Erdoğan, rehineler arasında yer alan Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz ile görüştüğünü söyledi.

Hükümetin önceliğinin rehin alınan başkonsolosluk çalışanlarının can güvenliği olduğunu belirten Başbakan, muhalefetin tavrına da tepki gösterdi.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

"Irak'taki güvenlik sorunları nedeniyle başkonsolosluğumuzu IŞİD unsurları işgal etti, personelimizi alarak şehrin bir başka bölgesine götürdü. Başkonsolosluğumuzda 49 personelimiz ve bazı aile
fertleri bulunuyordu, orada TIR taşımacılığı yapan şoförlerimiz, fabrikalardan çalışan vatandaşlarımız var.

'BAŞKONSOLOSUMUZLA GÖRÜŞMEM OLDU'
Bütün bunları yakın takipteyiz, başta şahsım, Dışişleri, Milli İstihbarat, silahlı kuvvetlerimiz takip ediyoruz, bire bir her an. Şahsen kendim olmak üzere başkonsolosumuzla görüşmem oldu. Bu personelimizin ve aile fertlerinin geri dönmeleri için girişimlerimiz devam ediyor.

'ONLAR KURU SIKI ATIYOR'
Onları sağ salim evlerine ulaştırmak için ne gerekirse yapıyoruz. İnşallah hayırlı bir neticeyi buradan alacağız. Türkiye büyük bir ülkedir. Bu büyük ülkeye yakışır şekilde davranacak, soğukkanlı şekilde gerekli adımları atacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda birinci önceliğimiz Musul'daki vatandaşlarımızın can güvenliğidir. Bu yüzden muhalefet partileri gibi davranamayız. Çünkü onların sırtında yük küfesi yok. Onlar rahatlar. Onlar kuru sıkı atıyor.

'CHP RANT DEVŞİRMEYE ÇALIŞIYOR'
CHP rant devşirmeye çalışıyor, küçük hesapların peşindeler. Biz zaten senin Ortadoğu'daki siyasetimizi kabul edeceğini bekleyemeyiz ki, böyle bir şey yok ki. Sen Beşşar Esed ile el elesin, biz ise karşı karşıyayız, aramızdaki fark bu. Sen katillerle el tutuyorsun, biz ise katillerle karşı karşıya duruyoruz farkımız bu. Biz mazlumların yanındayız, mağdurların yanındayız.

'BU MİLLET SENİN YÜZÜNE TÜKÜRÜR'
Utanmadan, sıkılmadan şu Kılıçdaroğlu denilen adam 'bayrağı' diyor, 'Erdoğan indirdi' diyor. Bu millet senin yüzüne tükürür, tükürür. Sen bunu Erdoğan'a nasıl söylersin? Sen bir defa Hakkari'ye Türk bayrağıyla giren adam değilsin, sen Hakkari'ye PKK'nın gölgesinde giren adamsın. Biz Türk bayrağı ile teşkilatımızla her yerde varız. Sen önce aynaya bak. Kime neyi söylediğini bil.

'100'E YAKIN VATANDAŞIMIZ ŞU ANDA BUNLARIN ELİNDE'
Bahçeli çıkıyor ne diyor, 'hemen asker müdahale etmeli, hemen orada gereken silahlı girişim neyse bunu da yapmalı.' Bahçeli senin dünyadan haberin yok galiba, burada 100'e yakın vatandaşım şu anda bunların elinde. Onların başına bir şey geldiğinde bunu neyle izah edeceksin Biz şimdi tereyağından kıl çeker gibi acaba bunu başarabilir miyiz, bunun gayreti içerisindeyiz. Diyoruz ki; 'geç olsun, ama inşallah hayırlı olsun.' Onun için sabırla diplomatik yollarla bu işi yürütmenin gayreti içindeyiz. Biz sabırlıyız.

'ATEŞLE OYNAMAYA BAŞLADILAR'
Türkiye'deki tüm kardeşlerimden bir ricam var. Lütfen, bu muhalefetin tahriklerine karşı son derece dikkatli olun. Zira artık ateşle oynamaya başladılar. Artık, en kutsal değerlerimizi dahi siyasi istismar, siyasi fırsatçılık malzemesi yapmaya başladılar. En kutsal değerlerimizi kullanarak, nefreti, öfkeyi, kutuplaştırmayı körüklemeye başladılar.

'ÇÖZÜM SÜRECİ, TAVİZ VERME SÜRECİ OLMAMIŞTIR'
Çözüm Süreci, birilerinin iddia ettiği gibi bir boyun eğme, taviz verme süreci asla değildir, olmamıştır. Bunu böyle zannedenler varsa büyük yanılgı içindedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti hiç kimse karşısında boyun eğmez, hiç kimseye taviz vermez.

Biz, birliği, dirliği, kardeşliği daha da yüceltmenin peşindeyiz. Bu ülkeyi huzur ve emniyete kavuşturmak için ne yapmak gerekiyorsa sadece onu yaptık ve onu yapıyoruz. Ne yapıyorsak 77 milyon için, ülkemiz için yapıyoruz, bunu istismar etmeye, bunu şımarıkça fırsatcılığa çevirmeye çalışanlar da karşılarında bizi bulurlar. Onun için sağduyulu olacağız, ama vakur olacağız, büyük bir devlet, millete yakışan neyse onu yapacağız.''