NTV

Erdoğan: Bayrağı indireni indireceksin

Türkiye

Başbakan Erdoğan, Diyarbakır’daki kışlada Türk bayrağını indiren göstericiyi “O hain ölmeye gönderilen bir piyon” diye nitelendirdi. Olaya müdahale etmeyen görevlileri de eleştiren Erdoğan, “Bayrağı indireni oradan indirip gereğini yapacaksın, yapmıyorsan sorumlusun” diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

"Biz para politikalarına azami dikkati gösterdik. 30 Mart seçimlerinden sonra da hükümetimizin taviz vermeyeceği anlaşıldı.

17 Aralık ve 25 Aralık sonrasında hazırlanan fezlekede şahsım suçlanıyor, şahsım ‘dönemin başbakanı’ diye gösteriliyor. 'Örgüt lideri' dedikleri şahsımı ve arkadaşlarımı, işadamlarını tutuklayacak, Yassıada benzeri mahkemelerde yargılayacaklardı.

'KİMSENİN TUZAK KURMA HADDİ YOK'
17 ve 25 Aralık darbe girişimi bazı işadamlarını iddianamenin içine almak için çok şaşırtıcı ve ürpertici kriterler kullandılar. Anayasa, yasalar değil şüphelinin çocuklarının okuduğu okul, abone olduğu gazete veya gazeteler bir hukuk kriteri olarak kullanıldı...

Hukuk yoluyla bu ve buna benzer girişimlerin hesabı görülecek. Hiç kimsenin Türkiye'nin istikbaline, istiklaline özellikle Türkiye'nin kardeşliğine ekonomisine tuzak kurma hakkı yoktur, haddi de yoktur.

'TÜRKİYE UÇURUMUN KENARINDAN DÖNDÜ'
Darbe girişimi gerçekleşmiş olsa, bu oranda büyüme göremeyecektik. Belki bugün çok derin bir kriz ve kaos olacaktı. Gezi olaylarının sebebi ağaç, park, çevre hassasiyeti olmadı. Başka hesaplar görülmek istiyorlardı. İçlerinden biri 'Hala anlamıyor musunuz bunun sebebi ağaç değil, çevre değil’ diyordu.

Aynısını 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonunda yaptılar. Bunların yolsuzlukla uzaktan yakından alakası yoktu. Amaç hükümeti devirmek ve yargılamaktı. Gerek Gezi olaylarında, gerek 17 Aralık ve 25 Aralık girişiminde Türkiye çok ciddi bir tehlike atlattı. Türkiye uçurumun kenarından döndü.

'ŞIMARIKLIK SINIRLARI ZORLAR NOKTAYA GELDİ'
Gezi olaylarında başarısız oldular, 17, 25 Aralık darbe girişimlerinde başarısız oldular, şimdi terör meselesi üzerinden yeni bir senaryoyu devreye alma hazırlığı içindeler. Doğu ve Güneydoğu'da bazı il ve ilçelerde sergilenen şımarıklığın artık sınırları zorlar bir noktaya geldiğini görüyoruz.

'GEREĞİ NEYSE YAPACAKSIN'
Birisi çıkacak garnizon duvarlarını aşacak, Türk bayrağını indirecek, orada olan görevliler seyredecek. Neymiş ‘Çözüm sürecini sekteye uğratmak istememişler’. Garnizonun içine girip de bayrağı indireni, orada her halükarda neyse alacaksın, indireceksin, gereğini yapacaksın. Yapmıyorsan sorumlusun.

Herhalde ben Ankara'dan gelip orada bayrağı indireni oradan indirmeyeceğim. Oradaki görevli indirecek. Askerin, polisin bahanesi olamaz. Gereği neyse onu yapacaksın.

Yolu kesen bu eşkıyalara, asker, jandarma teröristlere haddini bildirecek. Sen bunu yapamıyorsan, sorumlusun. Teftiş ve gereken uygulamaları yaparız. Bazıları görevden alındı, alınacaklar var.

'O HAİN ÖLMEYE GÖNDERİLEN PİYON'
Türkiye Cumhuriyeti bayrağına saldırıyı yapan o alçak, o hain, ölmeye gönderilen bir piyondan başkası değil. O piyon vurulup ölmesi için oraya gönderildi.

O maşa o sırada vurulursa örgüt ve HDP tahrik edecek. O hain orada etkisiz hale getirlmedi.

Kan tacirlerinin pusuda beklediği son derece hassas bir dönemden geçiyoruz.

'AKBABA GİBİ PUSUDA BEKLİYORLAR'
Kan baronlarıyla da Türkiye mücadele ediyor. Bunlar için en iyi Kürt ölü Kürt. En iyi Alevi, ölü Alevi. Hiçbir zaman yaşatmanın yanında olmadılar. Çözümün yanında olmadılar. Cenaze olduğunda akbaba gibi cenazelerin başına geldiler. Bıçak sırtında ilerlediğimiz bir süreçte, akbabaların pusuda beklediği böyle bir süreçte 77 milyon bu gerilim tuzağına, bu istismar tuzağına düşmeyeceğiz.

Terör örgütünün yaptığı alçakça eylemleri benim Kürt kardeşime hiç kimse genellemesin. Ne HDP ne de terör örgütü benim Kürt kardeşlerimi temsil etmiyor. Kürt kardeşlerimizle aramıza bunlar giremediler ve giremeyecekler.

'DEVLET GEREKEN CEVABI VERİR'
Milletimin hiçbir ferdi, tahriklere gelmesin, oyunlara aldırmasın. Şundan kimsenin şüphesi olmasın: Bu millet de bu devlet de hiç olmadığı kadar güçlü, dirayetli ve özgüven içindedir. Bayrağımıza el uzatan haine de onu oraya gönderen silahlı efendilerine de bu devlet gereken cevabı en sert şekilde verir. Bunun böyle bilinmesi lazım.

'KORKMUYORSAN MASKEYİ ÇIKARSANA'
Annelerin itirazı bunları çok rahatsız etti. Okmeydanı’nda madem korkmuyorsun o maske ne, o maskeyi çıkarsana. O yaşlı teyze üzerine gidip gereken cevabı veriyor. Bunlar annelerin itirazına alışık değiller. Anneler itiraz edince neye uğradıklarını şaşırdılar. Annelerin ağladığı, evlat acısı çektiği günlere geri dönmek istiyorlar ama anneler izin vermeyecek.

'SABRIMIZIN SINIRI VAR'
Sabrımızı, soğukkanlılığımızı muhafaza edeceğiz. Sabrımızın da bir sınırı vardır. Çözüme ve barışa yönelik sabotajlara karşı sabrımızın bir sınırı vardır. Çocukları öne sürüp, şımarıkça eylemler yapanlara karşı sabrımızın bir sınırı vardır. Bizim sabrımızı test etmeye hiçkimse yeltenmesin. Yeni Türkiye'nin kazanımlarını sabote etmek isteyenlerin gözlerinin yaşına bakmayız. Kusura bakmasınlar.

'HDP'Yİ DE MUHATAP ALMAYIZ'
Bunlar o kadar seviyesiz, ahlaki kayba uğramışlar ki ya çocukları ya bayanları öne sürüyorlar. HDP bölgenin CHP’si olmaya çalışıyor. Faşizm, baskı ve zulümle milleti sindirmeye çalışıyor.

Eğer HDP, bu faşist tavra, silahların gölgesinde siyasete devam edecekse onu da muhatap olmaktan çıkartır, tümüyle oradaki kardeşlerimizle muhatap oluruz. Zaten Kürt kardeşlerimizin en fazla teveccüh ettiği parti AK Parti'dir.

'ZAFER ANITI İNŞA EDİYORUZ'
Üçüncü havalimanı projesi Cumhuriyetin en büyük projesi. Burada bir şehir inşa ediyoruz. Kamu kaynaklarını kullandığımız gibi, bu havalimanıyla kamuya çok önemli bir kaynak kazandırmış olacağız. Biz oraya zafer anıtı inşa ediyoruz. 91 yıllık Cumhuriyetimizin eriştiği noktayı gösteriyor.

'KARANLIK ELLERİNİ ÇEKSİNLER'
Gezi olayları ve darbe girişimleri milletin iradesi karşısında erimiştir. Bu olaylar da milletin iradesi karşısında eriyecektir. Karanlık elleriyle Türkiye'yi karıştırmaya çalışanlar o ellerini çeksinler."