NTV

Erdoğan: Bizim bu tür insanlarla kardeş şehir olmamız mümkün değil

ntv.com.tr,Anadolu Ajansı

Türkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un Rotterdam'la olan ''Kardeş Şehir'' akdinin tek taraflı olarak bozulması talimatı verdiğini açıkladı. Erdoğan'ın bu açıklamasının ardından, İBB Meclisi'nin ''Kardeş Şehir" protokolünü oybirliğiyle iptal ettiği haberi geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak, vatandaşlara hitap etti.

Erdoğan, konuşmasında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın, Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosluğuna girişine izin verilmeyişiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin bir bayan bakanının Hollanda'yı ziyaret ettiğini ve kendi ülkesinin konsolosluğuna giderek vatandaşlarla buluşacağını anlatan Erdoğan, bunun herhangi bir izne de tabi olmadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendileri İngiltere'de, Avrupa'nın değişik yerlerinde gidip seçim kampanyaları yapıyorlar, geç bunları. 'Hayır' kampanyası yapmak üzere Almanya'ya, Hollanda'ya, İsviçre'ye, İsveç'e, Danimarka'ya gelen PKK terör örgütünün temsilcilerine, onların yandaşlarına ve onlarla beraber hareket eden Türkiye'deki Barolar Birliği Başkanı'na, onlara müsaade ediyorsunuz. Peki Türkiye'nin bakanına niçin kapıları kapatıyorsunuz Rotterdam Belediye Başkanı'nı, İstanbul'la da kardeş şehirlermiş. Dün akşam Başbakanımıza söyledim, 'Hemen İstanbul Belediye Başkanımıza söyleyelim, tek taraflı olarak bunlarla o kardeşlik akdini bozsun. Zira bizim bu tür insanlarla kardeş şehir olmamız mümkün değil" açıklamasında bulundu.

Erdoğan'ın bu açıklamasının ardından, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nin Hollanda'nın Rotterdam kentiyle imzalanan "Kardeş Şehir" protokolünü oybirliğiyle iptal ettiği haberi geldi.

Şu gerçeğin asla unutulmaması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, Türk milletinin hiçbir bedeli boş yere ödemeyeceğine, bu fedakarlıklarının mutlaka bir karşılığının olacağına işaret etti.

"TAYYİP'LE NE ALAKASI VAR, ERDOĞAN'LA NE ALAKASI VAR?"

Erdoğan, 16 Nisan'da yapılacak halk oylaması için adeta tüm Avrupa'nın "hayır" seferberliğine çıktığının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Gazeteleri, Türkçe 'hayır' manşetleriyle çıkıyor. Fakat bir taraftan da mutluyum. Niye Çünkü gazeteler başlıklarını Türkçe atıyor. 'Diktatör Erdoğan'a hayır.' Bunun benim şahsımla alakası yok ki. Türkiye'de bu bir sistem oylaması, bir sistemin değişikliği. Tayyip'le ne alakası var, Erdoğan'la ne alakası var Burada bir sistem değişikliği yapılacak, bu sistem değişikliği neticesinde yarın, bu ülkede başkanlık seçiminde kim öle kim kala. Hangi partiden kim seçilir, seçilmez veya hangi kişi seçilir seçilmez, buna kimse garanti edebilir mi Bununla bunun ne alakası var.

Ama bunların demokrasiyi anlayışları bu, yaklaşım tarzları da ne yazık ki bu. Tüm dergilerinin kapaklarında bu konu var. Televizyonlarında gece gündüz bu konu tartışılıyor, sokaklarında ülkemize ve milletimize hakaretler içeren kıyafetlerle 'hayır karnavalları' düzenleniyor. Hilal ve yıldız arasına beni karikatürize etmişler ve altında da ne yazık ki bakıyorsunuz Türkiye'den bazı gazeteler, bölücü terör örgütünün yayın organları, solu destekleyenler, FETÖ'nün yayın organı, bunlar da altında. Dikkat ediniz 'hayır' diyen herkese tüm kapılar sonuna kadar açık ama 'evet' derseniz karşınızda polisiyle, atıyla, itiyle insanlık dışı bir duvar buluyorsunuz."

"BUNUN İÇİN POLİSE 'VUR' EMRİ VERİLİR Mİ?"

Türkiye'nin kendi konsolosluk binasında toplantı yapmak isteyen bir hanımefendi bakanını engellemek için iki saatte olağanüstü hal ilan edildiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye'de ise Bakanlar Kurulu kararıyla olağanüstü hal ilan edildiğini belirtti.

Erdoğan, Türkiye'ye ziyarete gelen batılıların kendilerine "Bu olağanüstü hal ne zamana kadar sürecek " şeklinde soru yönelttiğini aktararak, "Size ne Türkiye'nin bir bayan bakanını kendi konsolosluğuna sokmamak için bir, iki saatte utanmıyor musunuz olağan üstü hal ilan ediyorsunuz" dedi.

Oradaki vatandaşların ellerinde silah olmadığını, sadece bayrak bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, "Buna bile tahammül edemiyorsunuz. Hatta sonradan öğreniyoruz ki polislerine 'vur' emri dahi vermişler. Karşınızda hepi topu bir kadın bakan, yanında yine çoğunluğu kadın olan 3-5 kişilik ekibi, birkaç da koruma görevlisi var, bunların elinde de silahı yok. Diğerleri de vatandaşlar. Bunun için olağanüstü hal ilan edilir mi Bunun için polise 'vur' emri verilir mi?" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Avrupalılara yıllardır teröristlerin listesini verdiklerini, sadece Almanya'ya verilen terörist listesinin 4 bin 500 olduğunu bildirdi.

Bunların hemen hemen tamamına yakınının PKK'lı olduğunu belirten Erdoğan, bir miktarının da FETÖ'cü, kimisinin ise DEAŞ'lı olduğunu söyledi. Erdoğan, bu kişilerle ilgili işlem yapılmadığına dikkati çekerek, "Hatta tam tersine bu kişilere ülkemiz aleyhine faaliyet yürütebilmeleri için her türlü imkanı sağlıyorlar. Buna karşılık bir bakanımızın konsolosluk ziyareti sırasında böylesine garip, anlaşılmaz bir tavır içine giriyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların karın ağrılarının nedeninin bilindiğini de söyleyerek, yüz yıl önce "hasta adam" denilen Osmanlı'nın, Çanakkale'de yedi düvele nasıl kök söktürdüğünün, topraklarını bölüp birilerine peşkeş çektiklerini sandıkları bir milletin, İstiklal Harbi ile nasıl şahlanıp yeni devletini kurduğunun çok iyi bilindiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Afyon mücadelenin, direnişin, zaferin şehridir çünkü Afyon, işgalin ne demek olduğunu gayet iyi bilir. Afyon, özgürlüğün ne demek olduğunu gayet iyi bilir" ifadesini kullandı.

Afyonkarahisar'ın 14 yıllık mücadelelerinde hep yanlarında olduğunu ve kendilerini desteklediğini vurgulayan Erdoğan, "Partimizi kurduğumuz zaman nereden yola çıktık Afyon'dan yola çıktık. Zira zaferin merkezinden yola çıkılmaz da nereden yola çıkılır Şimdi yeni zaferlere hazır mıyız Yeni zaferler için şu kalan yaklaşık bir aylık süreçte kapı kapı dolaşmaya var mıyız Batı'nın oyunlarını bozmaya var mıyız?" diye sordu.

Erdoğan, cumhurbaşkanı seçiminde Afyonkarahisar'ın yüzde 65'lik bir oy oranıyla kendisine destek verdiğini ve bunu unutamayacağını belirterek, tüm vatandaşlara 15 Temmuz gecesi kadınıyla, erkeğiyle yanlarında dimdik durdukları için teşekkürlerini iletti.

Afyonkarahisar'ın Türkiye'nin yurt içi ve yurt dışındaki terörle mücadelesinde son 1,5 yılda 23 şehit verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların "Şehitler ölmez, vatan bölünmez." sloganları üzerine, "Bu ifade Rabbimin hükmüdür. 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, siz bilemezsiniz.' Rabbim böyle buyuruyor. Afyon'un istiklal ve istikbal mücadelemizde hala en ön saflarda olduğunu zaten ispatladınız, ispatlıyorsunuz" dedi.

Vatandaşların "Dik dur eğilme bu millet seninle şeklindeki" sloganları üzerine Erdoğan, "Biz bugüne kadar beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Rabbimizin huzurunda rükuda ve secdede eğiliriz, başkası asla" karşılığını verdi.

Erdoğan, Büyükkalecik'ten Kocatepe'ye giden yol üzerindeki Yüzbaşı Agah Efendi Şehitliği'ni hatırlatarak, Yüzbaşı Agah Efendi'nin emrindeki bir üsteğmen ve 150 askerle 2 bin 500 kişilik düşman birliğini darmadağın eden bir kahraman olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Düşmanın büyük bir bölümünü imha edip, kalanının da batıya doğru kaçmasını sağlayan Yüzbaşı Agah Efendi, üsteğmeni ve 100 askeriyle birlikte şehit olmuştur. Ne diyor şair 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır'. Evet, bu topraklar yıllardır kanla ve terle yoğrula yoğrula bizim vatanımız olmuştur. Bizim milletimiz tarih boyunca emek vermediği, canını feda etmeyi göze almadığı, mücadele etmediği, bedelini ödemediği hiçbir şeye sahip olmamıştır" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bugün de büyük Türkiye için, güçlü Türkiye için, müreffeh Türkiye için verdiğimiz mücadelede pek çok bedel ödedik, ödüyoruz, terör örgütleriyle mücadelede bedel ödüyoruz, sınırlarımız dışında yürüttüğümüz operasyonlarda bedel ödüyoruz, ekonomimize yönelen saldırılarda bedel ödüyoruz. Avrupa'da vatandaşlarımıza, atlarıyla, itleriyle, kinleriyle, nefretleriyle saldıranlara karşı bedel ödüyoruz. Şimdi bugün Hollanda'da seçim var. Atların, itlerin sahiplerinin ne yapılacağı ortaya çıkacak. Bunların medenilikle alakası yok. Bunların, modern dünyayla alakası yok. Bunlar Bosna Hersek'te Srebrenitsa katliamında 8 bini aşkın Bosnalı Müslümanı katledenlerdir. Bunların biz cibilliyetini biliriz ama bunlar ne yazık ki hala medeni olamamışlar, modern olamamışlar, insanlıktan nasibini alamamışlar."

Erdoğan, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasının Avrupalıları endişelendirdiğini, bunu engellemek için kendi değerlerini ayaklar altını almaktan bile çekinmediklerini belirtti. Türkiye'de bazıları hala meseleyi kavramamış olsa bile Avrupalıların 16 Nisan'ın ne anlama geldiğini çok iyi bildiğini ifade eden Erdoğan, Avrupalıların, büyük reformdan sonra 15 Temmuz'da hayata geçiremedikleri hedeflerine ebediyen veda edeceklerinin farkında olduğunu kaydetti.

Avrupalıların kabusunun, daha önce darbelerle krizlerle kaoslarla dize getirdikleri Türkiye'nin ayakları üzerinde durmakve bir tarafa koşar adımlarla hedeflerine ilerlemesi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Kıta genelinde yayılmış olan 6,5 milyon vatandaşımızla Avrupa ülkelerine rağmen değil onlarla birlikte geleceğe yürümek istiyoruz. Bizim Almanya'ya, Avusturya'ya, Hollanda'ya Belçika'ya bir düşmanlığımız yok, bizim Fransa'ya, İtalya'ya, İsviçre'ye, Danimarka'ya diğer Avrupa ülkelerine bir düşmanlığımız kesinlikle yok" diye konuştu.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik için ilk başvuran ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Erdoğan, 54 yıldır kapıda bekletilmesine rağmen Türkiye'nin bu mücadeleden vazgeçmediğini ve Avrupa'ya karşı herhangi bir olumsuz düşüncenin olmadığını gösterdiğini vurguladı.

Erdoğan, bugün Güney Amerika'dan Kafkasya'ya kadar kıta ile alakası olmayan her coğrafyadan ülkeye vize serbestisi sağlandığı halde Türkiye'ye kapıları açmak bir kenara kapatılmasının Avrupa'nın kendi ayıbı olduğunu bildirdi.

Avrupa'nın mülteci akımı karşısında paniğe kapıldığını ve Türkiye'ye "Sınırlarınızı sıkı tutun, size her türlü desteği sağlarız" demelerine rağmen,Türkiye'nin ortada bırakıldığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu Avrupa'nın kendi ayıbıdır. Dikkat ediniz biz tüm bunlara rağmen iyi niyetimizi, dostluğumuzu koruduk, koruyoruz. Buna rağmen bir süredir giderek dozu artan bir şekilde bize alenen husumet göstermeye, alenen saldırmaya başladılar. Avrupa, kendi korkularının içinde boğulmaya doğru gidiyor. Türk korkusu aldı başını gidiyor, İslam korkusu aldı başını gidiyor. Hiçbir şeyleri kalmadığı için hayata tutunabilmek uğruna, kendilerine sığınan mültecilerden bile korkuyorlar, kendilerinden olmayan her şeyden korkuyorlar, kendilerinden olmayan her şeye düşman kesiliyorlar. Geçmişte bunlar Yahudiler'e de böyle davranmadılar mı, Roman kardeşlerime aynı muameleyi yapmadılar mı Boşnak'ların sırf Müslüman oldukları için katledilmesine göz yumdular, etnik ayrımcılığa, etnik temizliğe tabi tutulan, hiç bir topluma sahip çıkmadılar. Hatta kendi içlerinde 'Protestan, Katolik' diyerek, gerçekleştirdikleri katliamlar var. Sadece 2. Dünya Savaşı'nda 50 milyon insanın ölümüne sebep olan bir yıkım ortaya çıktı."

"AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DE İÇİNİ BOŞALTILAR"

Avrupa Birliği'ni kurarak kendileri ve dünya için yeni bir sayfa açtıklarını öne sürdüklerini kaydeden Erdoğan, "Şimdi özellikle ülkemize karşı olan tutumlarıyla Avrupa Birliği'nin de içini boşalttılar. İşte İngiltere, Avrupa Birliği'nden ayrılıyor mu Brexit denilen olayla yaptı referandumunu ve ayrılma kararını verdi. Bundan sonra artık ne AB'nin ne de herhangi bir Avrupa ülkesinin kimseye demokrasi, özgürlük, adalet, hukuk dersi verme hakkı kalmamıştır. Faşizmin ruhu Avrupa sokaklarında kol geziyor" dedi.

Avrupalıların kendilerine benzetemedikleri herkesi dışladığını ifade eden Erdoğan, Avrupalıların aslında kendi karanlık akıbetlerini hazırladıklarının farkında olmadığını belirtti.

Türkiye'nin Avrupa ülkelerindeki ırkçılara karşı demokrasi, insan hakları, hukuku savunmaya devam edeceğini bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Avrupa ülkelerinin bu değerlere bizden daha fazla ihtiyaçları oldukları bir döneme giriyoruz. Umudumuz, Avrupa halklarının bu gerçekleri görmeleri ve ırkçı partilere, yönetimlere gerekli dersi vermeleridir. Temennim şudur, bugün Hollanda'da yapılan seçimlerde de inşallah ekranları başında bizi izleyen oradaki soydaşlarıma, vatandaşlarıma da sesleniyorum, sakın bu ırkçı partiye veya partilere oy vermeyin. Şu anda bizim bakanımızı oraya sokmayan mevcut zihniyete sakın oy vermeyin. Türkiye'ye karşı muhabbeti olan partilerle hareket edin. Bu konuda dikkatli olun."

Türkiye'nin geçen 14 yılda 3 kat büyüyerek, bir anlamda kozasını yırtarak, yeni ufuklara kanat açmaya hazır hale geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ancak eski yönetim modelimizle yeni hedeflerimize ulaşamayacağımızı yaşadığımız her hadise bize bir kez daha göstermiştir. Şu örnek bile başlı başına değişim için yeterlidir. Türkiye şayet 1991 yılından beri anayasa değişikliği getirmeye çalıştığımız istikrarlı yönetim modeliyle bugünlere gelmiş olsaydı iki kat daha fazla büyümüş olacaktı" dedi.

İki kat daha fazla büyümenin iki kat daha fazla zenginlik anlamı taşıdığını aktaran Erdoğan, şu anda 11 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelirin Türkiye iki kat büyümüş olsa 22 bin dolara çıkmış olacağını ifade etti.

"TÜRKİYE DÜŞMANLARININ DEĞİRMENİNE SU TAŞIYORLAR"

"Böyle Türkiye'yi bunlar ister mi? Tabii ki çıldırıyorlar" diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Birilerinin istemediği kesin, onun için de güven ve istikrar ortamının garantisi olacak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini engellemek için tüm güçleriyle çalışıyorlar. Hadi Avrupalıları anladık da bizim ana muhalefet partisine ne oluyor Anayasa değişikliğiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan hususları, sanki öyleymiş gibi anlatıyorlar. Bu şekilde milletimizin kafasını bulandırarak, Türkiye düşmanlarının değirmenine su taşıyorlar. Halbuki 16 Nisan'da milletimizin oylayacağı anayasa değişikliği, topu topu 18 madde. Ana muhalefetin başındaki zat, açıp bu 18 maddeyi okuma zahmetine dahi katlanmamış."

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun "Cumhurbaşkanı başka partiden başbakan başka partiden olursa kavga çıkacak" ifadesini anımsatan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun bu konuşmasından bir bölümü vatandaşlara dinletti.

Ana muhalefetin başındaki kişinin 18 maddenin ne olduğundan haberi olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de böyle olmasın diye cumhurbaşkanlığı ile başbakanlığı ne yapıyoruz Birleştiriyoruz. Benim milletim biliyor bunu. Onun için 16 Nisan'da bunlara sandıkta gerçeği öğretmeye var mıyız Buna hazır mıyız?" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun sözlerine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Meclis'in lağvedilmesinden, bakın çok enteresan yani bu 'Evet'ler sandıktan çıkarsa, Meclis lağvedilecekmiş. İstersem yüzlerce kişiyi yardımcım olarak, bakan olarak atayabileceğime... Benim seçileceğimi kim garanti ediyor Şu anda, 16 Nisan'dan sonra benim böyle bir yetkim var mı Yok. Ancak bu 2019 Kasım'ında yapılacak başkanlık seçiminden sonra kim seçilecek, ona göre ortaya çıkacak. Bir de ne diyor Muhtarlıkları ve belediyeleri kapatabileceğime, ülkeyi bir gecede yabancı bir devlete teslim edebileceğime kadar neler demiyor, neler. Biz bu zatın yalancılığını biliriz ama bu defa söylediklerinin hepsi kuyruklu yalan. Halbuki açsa, okusa 18 maddeyi, orada görecek, ne olacağını, ne olmayacağını ama öyle bir derdi yok. Bunların ülkenin ve milletin hiçbir meselesiyle dertlendikleri zaten görülmemiştir. Zaten dikili bir taşları da yok. Halbuki yapılan iş cumhurbaşkanlığı ile başbakanlığı birleştirerek, yürütmenin etkin ve hızlı çalışmasını sağlamaktır."

Meclisin kendisine ait olan yasama görevini yani kanun çıkarma görevini kullanmaya devam edeceğini anlatan Erdoğan, bir de denetim yetkileriyle güçlendirileceğini ifade etti.

"YALAN KONUŞMA, DÜRÜST OL"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargıda ise bağımsızlığın yanına tarafsızlığın da ekleneceğini ve yargının adına karar verdiği Türk milletine daha iyi hizmet eder hale getirileceğini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Diyor ki 'Hakimler Savcılar Kurulunu tamamen başkan atacak'. Yalan konuşma, dürüst ol. Hakimler Savcılar Kuruluna cumhurbaşkanının 4 üye atama yetkisi var, 7 üye parlamentodan geliyor. Ne kadar çoğunlukla Beşte üç çoğunlukla oradan seçilerek geliyor. Hani yasama organı kalkmıştı İşte bak orası seçiyor, orası 7 üyeyi gönderiyor. Nereye Hakimler Savcılar Kurulu'na. İki kişi de kabine ve Adalet Bakanlığı müsteşarı. Olay bu."

Yargıtay ve Danıştayın aynı olacağını aktaran Erdoğan, "Anayasa Mahkemesi iki üyesi hariç diğerleri aynen duruyor, sürelerini doldurana kadar onlar da devam edecek ama askeri mahkemeler kapatıldığı için askeri mahkemelerden gelen bu iki üye sürelerini doldurana kadar devam edecek, ondan sonra ayrılacaklar. 17 olan sayı 15'e düşmüş olacak." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun "18 yaşındaki çocukları Meclise dolduracaklar, Ankara'dakilerin çocukları Meclise dolacak" sözünü anımsatarak, "Ayıp, dürüst ol, dürüst. Bir defa şu laf büyük yalan, 'Bunlar askerlikten muaf tutulacaklar' diyor. Parlamentoda görevli olmak, oradaki görev kutsiyeti itibarıyla askerlik görevinden daha mı düşük?" ifadelerini kullandı.

Milletvekili seçilme yaşını 30'dan 25'e indirdiklerini hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şu anda 25 ila 30 yaş arasında 4 milletvekili var. Bunu 18, asgariye indirdiğimiz zaman, 18 ila 25 arasında, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 bu yaştaki insanlar, gençler gelip, girecek. Sadece erkekler mi Benim hanım kardeşlerim de girecek. Ey Kılıçdaroğlu, olur ya, o şimdi kafaya şunu da takmış olabilir, 'Bayanları da askere gönderelim.' Sayı zaten ortada. 'Milletvekili olduktan iki sene sonra emekli olacaklar' diyor. Böyle bir şey de yok. Herkes nasıl emekli oluyorsa, onlarda öyle emekli olacak. Bunlar sürekli parlamentoda kalamayacağı için de eğer milletvekilliği birinci dönemden sonra yapamıyorsa ondan sonra kendisi sigorta primlerini ödeyecek. Milletvekilliği devam ediyorsa, o zaman parlamentoda yine bütün, oradaki özlük hakları devam edecek. Kardeşlerim, bunlarda yalanın hem de kuyruklu yalanın bini bir para."

ETİKETLER