NTV

Erdoğan: Çağımızın en büyük sorunlarından biri kültürel sığlaşma

Anadolu Ajansı

Türkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çağımızın en büyük sorunlarından birinin kültürel sığlaşma olduğunu belirtti. Erdoğan, ''Televizyonun, internetin özellikle de sosyal medyanın kültürümüzü adeta yiyip bitirmesine göz yumamayız'' ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Lütfü Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen 3. Milli Kültür Şurası'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin farklı kültürlerle zenginleşerek gelişmiş, insanlık tarihine damga vurmuş bir medeniyetin mirasçısı olduğunu anlattı.

Erdoğan, ecdadın mimariden musikiye, görsel sanatlardan edebiyata kadar kültürün her alanında çok önemli eserler ortaya koyduğunu anlatarak, "Bu büyük mirasın arkasında muayyen bir varlık tasavvuru ve dünya görüşü yatmaktadır. Buna göre tabiat alemi bize verilmiş bir emanettir. Tabiatı istimal ederek, yani kullanarak, üreterek ortaya koyduğumuz kültür ve sanat ürünleri de insana ve onun ahlaki kemale ulaşmasına hizmet etmelidir" diye konuştu.

Toprağı işlemek anlamında kullanılan kültür kelimesini Ziya Gökalp'in Arapça "hars" kelimesiyle karşıladığını dile getiren Erdoğan, kültürün insanın yeryüzünde kendine bir mekan kurmak, bir yurt edinmek için ortaya koyduğu eserlerin tamamını ifade ettiğini, bu manada kültür ve medeniyeti birbirinden ayırmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Erdoğan, bir yanda da kültürü "Ecdattan devralınan mirasın bütünüdür" diye tarif edenlerin olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Her kültür tasavvuru, aynı zamanda bir medeniyet tasavvurunun da varlığını zorunlu kılar. Kültürümüz üzerinde kafa yorarken, medeniyetimizin inşası ve ihyası için de çaba sarf etmek zorunda olduğumuzu akılda tutmalıyız. Bu büyük mirasa hakkıyla sahip çıkabilmek için daha fazla çalışmak zorundayız. Burada sorumluluk sadece devlette değildir. Toplum olarak, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, sanat ve kültür insanları olarak el ele vermeli, özellikle de sahip olduğumuz imkanları iyi değerlendirmeliyiz. Bulunduğumuz durumu ortaya koyması açısından şu örnekleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizin 2015 yılında en çok ziyaret edilen müzeleri olan Ayasofya'ya 3,5 milyon, Topkapı Sarayı'na 3,2 milyon ve Mevlana Müzesi'ne 2,3 milyon kişi geldi. Buna karşılık sadece Paris'teki Louvre Müzesi aynı yıl 9 milyon kişi tarafından ziyaret edildi. Aynı şekilde UNESCO'nun yaratıcı şehirler ağında 54 ülkeden 116 şehir bulunuyor. Ülkemizden ise sadece 2015'te Gaziantep, gastronomi alanında bu listeye girebildi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kültür harcamalarına bakıldığında, 2014'te 33 milyar liralık meblağanın yarısına yakınını, televizyon ve televizyon yayınları kategorisinin oluşturduğunun görüldüğünü vurgulayarak, "Kitap, gazete, dergi harcaması yüzde 13 ile sinema, tiyatro, konser harcaması da yüzde 5,7 ile kültür ekonomisinde yer alıyor. Bu rakamlar düşündürücü olmakla birlikte, esasen geçtiğimiz 14 yılda kültür alanında çok önemli işler de yapıldı" diye konuştu.

Doğrudan bakanlığa bağlı müze sayısının 93'ten 198'e, müze ve ören yeri ziyaretçi sayısının 7,4 milyondan 17,3 milyona çıkarıldığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Destek verilen özel tiyatro sayısı 59'dan 216'ya, sinemaya verilen destek miktarı da 6 milyon dolardan 176 milyon dolara yükseldi. Ülkemizdeki sinema seyircisi sayısı 23,5 milyondan 58 milyonun üzerine çıkarken, özellikle yerli filmler 31 milyon seyirciyle tarihimizin en yüksek seyirci potansiyeline ulaştı. Bütün bunlarla beraber özellikle üzerinde durmak istediğim konu, Yunus Emre Kültür Merkezlerini, TİKA'nın kalkınma yardımlarında, Maarif Vakfımızın eğitimde yaptığı işi, kültürümüzün, dilimizin, sanatımızın dünyaya tanıtılması konusunda gerçekleştirilmek üzere kurduk. İngiltere, Fransa ve Almanya başta olmak üzere dünyada pek çok örneği bulunan bu merkezlerimizi daha canlı, etkin hale getirmeliyiz. Bunun için Yunus Emre Enstitüsü'nü, bürokrasinin çarkları arasında ezilmesine yol açmayacak, tıpkı Maarif Vakfı gibi özerk bir çerçeve içinde faaliyetlerini yürütecek yeni bir yapıya kavuşturmalıyız, kavuşturacağız."

Diğer taraftan yurt dışındaki kültürel varlıkların korunması hususunda da geçilen 14 yılda önemli mesafeler aldıklarını aktaran Erdoğan, TİKA başta olmak üzere, Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Kuzey Afrika'dan Kafkasya'ya kadar geniş bir alanda ata yadigarı eserlere sahip çıktıklarını söyledi.

''ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK SORUNLARINDAN BİRİ...''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alandaki eserleri onardıklarını, gerekiyorsa yeniden inşa ettiklerini dile getirerek, konuşmasında şunları aktardı:

"Ülkemiz içinde de Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan alanlarımızın sayısını 9'dan 16'ya çıkartırken, geçici listedeki alan sayısını da 69'a yükselttik. Bütün bunlar elbette çok önemli, kıymetli hizmetlerdir. Fakat önümüzde yapmamız gereken çok büyük ve hayati işler olduğunun da farkındayız. Öncelikle kültür faaliyetleri adı altında niteliksiz, milli kültürümüze uymayan, kültür hayatımıza katkı sağlamayan etkinlikler konusunda dikkatli olmalıyız. Çağımızın en büyük sorunlarından biri kültürel sığlaşmadır. Hiçbir derinliği ve kalıcılığı olmayan, günlük üretilip, günlük tüketilen işlerle bir kültür ve medeniyet inşa edilemez. Kalıcı ve uzun vadeli işlere yoğunlaşmak zorundayız. Özellikle gençlerimizi, bir ustanın, bir üstadın dizinin dibinde oturtarak gerçek sanat ve kültürü öğrenmeye teşvik etmeliyiz. Benim siyasetteki tecrübem bunu gösteriyor.

''KÜLTÜRÜMÜZÜ ADETA YİYİP BİTİRMESİNE GÖZ YUMAMAYIZ''

Kültürün her alanında birikimimizi sahiplenecek, değerlerimizi yaşatacak çalışmaları ön plana çıkarmalı ve desteklemeliyiz. Televizyonun, internetin, özellikle de sosyal medyanın kültürümüzü adeta yiyip bitirmesine göz yumamayız. Tam tersine bu imkanları, kendi kültürümüzü yeni kuşaklara aktarmak konusunda etkin bir şekilde kullanmanın yollarını aramalıyız."

"Osmancık", "Küçük Ağa" gibi Osmanlı tarihini, Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan dizilerin, bir nesin üzerindeki etkilerini çok iyi hatırladıklarını vurgulayan Erdoğan, "Şimdi de Diriliş Ertuğrul dizisi benzer şekilde ülkemizin içinde ve dışında ilgiyle takip ediliyor. Eğer benim 6-7 yaşındaki torunum, 12-13 yaşındaki torunum sadece normali izlemekle kalmayıp, tekrarını da izlemek suretiyle buna aşina kesbediyorsa demek ki bunu kazanmışız. Öyleyse bundan sonraki süreçte de yatırımlarımızda bunlara çok daha yer vermek durumundayız" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda hat, tezhip ve ebru sanatlarında çok ciddi bir inkişafın yaşandığını, bu sanatların büyük üstatlarının nesiller boyu anılacak eserlere imza attıklarını kaydetti.

ETİKETLER