NTV

Erdoğan'dan AB'ye: Sonuç ne çıkarsa çıksın, bizim için kıymeti harbiyesi yok

ntv.com.tr

Türkiye

Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye ile müzakerelerin dondurulmasına yönelik oylama öncesi konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sonuç ne çıkarsa çıksın bizim için bir kıymeti harbiyesi yoktur" dedi. Cumhurbaşkanı, uluslararası döviz baskısından kurtulmak için ise "altın" önerisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen İslam İşbirlği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi toplantısının açılışına katıldı.

Burada yaptığı konuşmada, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile müzakerelerin dondurulmasına yönelik yarın yapacağı oylamaya değinen Erdoğan, "Peşinen ifade etmek isterim ki, Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim için bir kıymeti harbiyesi yoktur" dedi.

Erdoğan, "Bu oylamanın siyasi bir bağlayıcılığı olmasa da açıkçası verilmek istenen mesajı benim hazmetmem mümkün değildir" diye konuştu.

Oylamanın Avrupa'nın teröre verdiği desteğin göstergesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, "Böyle bir oylamaya gitmeye tevessül etmesi dahi terör örgütlerine kol kanat gerdiğinin, onların yanında saf tuttuğunun ifadesidir" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın yükselen döviz fiyatlarına yönelik bir önerisi de oldu. Katılımcı finans anlayışında altına endeksli bir yapı öneren Erdoğan, "Gelin bu paraları altına dönüştürelim, altınla ifade ettiğimiz zaman o para birimlerinin baskısından kurtuluruz" şeklinde konuştu.

"DÜNYANIN YÜKÜ MÜSLÜMANLARIN OMZUNDA"

Burada bir konuşma yapan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Bugün dünya gündemini esir alan krizlerin neredeyse tamamı İslam ülkelerinde vuku buluyor. Müslümanlar olarak dünyanın yükünü bizler omuzlarımızda taşıyoruz. Coğrafyamızda yer alan haberler her insani derinden yaralıyor. Halep'te hizmet veren son hastane rejim ve destekçileri tarafından harabeye çevrildi. Bize her fırsatta demokrasi insan hakları özgürlük dersi verenler kendilerine sığınan çocuklara sahip çıkmaktan acizler. 

Gördüklerimiz ve okuduklarımız karşısında umut pınarlarımızın kuruduğunun farkındayım. İmtihaN ne kadar ağır ise mükafat da o kadar büyüktür. Bizde veciz bir söz var; kul sıkışmayınca hızır yetişmez derler. Sıkıntıda olan dara düşen ve kendisine inanan insanları yüce Allah darda koymaz. Onlara en zor anlarında yardım eder. Biz bu ilahi lutfa mazimiz boyunca sayısız kez şahit olduk.

"NASIL BİR BADİRE ATLATTIĞIMIZI BİLİYORSUNUZ"

15 Temmuz gecesi neler yaşadığımızı ülkemizin nasıl bir badire atlattığını eminim hepiniz duydunuz, gayet iyi biliyorsunuz. Silahlı kuvvetlerimiz içerisine sızmış bir avuç terörist Pensilvanya'dan aldıkları emirle silahları, milletimize çevirdiler. F-16'larla, tanklarla, toplarla, bütün silahlarla millet iradesini gasp etmeye çalıştılar. FETÖ militanları tarafından 248 vatandaşımız şehit edildi, 2 bin 193 insanımızda gazi oldu.

Karanlık başlayan bir gecenin sabahı Rabbimin lutfuyla aydınlık oldu. Ülkemiz böyle büyük bir tehlikeyi bertaraf ederek daha özgür bir geleceğe yöneldi. Yağan bombalar ve silahlarla taranan millet onlardan kaçmadı. Tam aksine üzerine gitti. Onların üzerine giderken benim milletim şahadeti görüyordu.

"BÜTÜN ÜLKELER İÇİN TEHDİT"

İTT ülkeleri oybirliğiyle FETÖ'yü terör örgütü ilan ettiler. Fetullahçı terör örgütü ve Pensilvanya'daki ele başı sadece Türkiye için değil sızdıkları bütün ülkeler için tehdittir. Bu okullarda okuyan çocukların hepsi birgün önemli yerlere gelecek, hatta geldiler. Bir devlet başkanı 'benim özel kalemime girmişler, bunu bilmiyordum' dedi. Bu ne demektir, bomba hareme girmiş, en hassas yere girmiş. Orada ne oluyor ne bitiyor, her şeyi takip ediyor. 

"GÜNÜMÜZÜN NEO-HAŞHAŞİLERİ"

40 yılda polis, adalet teşkilatımıza, bakanlıklarımıza sızdılar. Buralarda darbe girişiminin adımlarını attılar. Bu örgüt günümüzün neo-haşhaşileridir. Eğitim diyalog, hayır, hizmet gibi kavramların perdesini kaldırdığınızda göreceğiniz şey riya, iftira, hırsızlık, sapkınlık, kirdir ve kandır.

"SONUCUN BİZİM İÇİN KIYMETİ HARBİYESİ YOK"

Kardeşin halinden yine kardeş anlar. Sizlerin sergilediği tavrın onda birini batı sergilemedi. Demokrasiye sahip çıkan bu devlet adeta cezalandırılmaya çalışıldı. Bu çifte standartlı iki yüzlü tutum halen devam ediyor. Algı operasyonları azalmak yerine devam ediyor. Yarın AP'de bir toplantı olacak. Türkiye'nin AB üyelik müzakereleri için oylama yapacaklarmış. Peşinen ifade etmek isterim ki, Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim için bir kıymeti harbiyesi yoktur.

Yarın Avrupa Parlamentosu'nda bir toplantı olacak ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik müzakereleri için oylama yapacaklarmış. Peşinen ifade etmek isterim ki şu anda buradan söylüyorum, ekranları başında izleyen tüm dünyaya sesleniyorum: Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. 15 Temmuz gecesi demokrasi ve istiklali için canlarını ortaya koymuş bir milletin iradesini hiçbir terazi tartamaz. Bu ülkenin istikrar ve istikbal mücadelesi orada ellerin havaya kalkıp inmesiyle kesintiye uğrayacak değildir.

"TERÖRÜN YANINDA OLDUKLARININ İFADESİ"

Bu millet tatlı su demokratı olmadığını, iradesine, özgürlüğüne ve onuruna sahip çıkmak için gerekirse canını feda edebileceğini 15 Temmuz gecesi tüm dünyaya ispat etmiştir. Bu oylamanın siyasi bir bağlayıcılığı olmasa da açıkçası verilmek istenen mesajı benim hazmetmem mümkün değildir. Avrupa Parlamentosu'nun böyle bir oylamaya gitmeye tevessül etmesi dahi terör örgütlerine kol kanat gerdiğinin, onların yanında saf tuttuğunun ifadesidir.

Şu anda Avrupa ülkelerinin bir çoğunda teröristler kol geziyor. Birçoğu terör örgütlerine yardım yataklık yapıyor. Bir taraftan PKK'yı terör örgütü ilan edeceksin bir taraftan o teröristler orada nutuk atacak. Batılı dostlarımızdan samimi bir destek görmedik. Benzer tecrübeleri sizlerin de yaşadığını biliyorum. Ama gelin artık tavrımızı ortak belirleyelim diyorum. Sömürülen ülkeler olmaktan çıkalım. Gelin artık buralarda kendi geleceğimizi kendimiz belirleyelim.

"DAHA FAZLA TAHAMMÜL EDEMEYİZ"

İslam ülkeleri olarak bu çifte standart karşısında, insanımıza zarar veren bu eylemler karşısında artık sesimizi ve tepkimizi yükseltmemiz gerektiğini düşünüyorum. Batılı ülkelerin kendi çıkmazlarını, kendi bunalımlarını İslam dünyası ve Müslümanlar üzerine yansıtarak perdelemesine daha fazla tahammül edemeyiz. Çünkü biz tepkimizi demokrasinin imkanları içinde ortaya koymazsak, emin olun bu tavrın sahipleri daha fazla cesaret bulacaklardır. Biz haksızlıkları yüzlerine vurmazsak, korkarım ki bunların pervasızlıkları daha da artacaktır. Biz sessiz kalırsak, Batılı ülkeler için El-Kaide, DEAŞ gibi terör örgütleri kötü, ama şu an için onlara zarar vermeyen PKK, YPG, DHKP-C, FETÖ gibi yapılar iyi olmaya devam edecek.

"ABD KONGRESİ BÖYLE BİR KARAR ALMA CÜRETİ GÖSTERDİ"

En son Amerikan Kongresi'nin 11 Eylül terör hadisesi konusunda aldığı kararı biliyorsunuz değil mi Ne kararı aldılar? Dediler ki 'Bu iki kuleyi Suudi Arabistan vurdu, öyleyse bunun bedelini Suudi Arabistan'dan alacağız. İsteyen Suudi Arabistan aleyhinde dava açabilir.' Başlattılar mı? Dava açmaya başladılar. Böyle mantıksız bir şey olabilir mi Her ülkenin içinden terörist çıkar mı? Çıkar. Sen şimdi benim ülkemden bir terörist çıktı diye nasıl oluyor da bir devleti, bir ülkeyi cezalandırıyorsun. Böyle bir şey olabilir mi Ama Amerikan Kongresi böyle bir kararı alabilme cüretini gösterdi. Bakın şimdi yeni bir adım daha atıyorlar. Onu da söyleyeyim. Yine Amerika. Kuveyt Türk ve Kuwait Foundation. Bunların bankalarıyla ilgili teröre destek verdikleri düşüncesiyle şimdi bunlara yönelik de aynı oyunu, aynı numarayı çevirmek istiyorlar.

"TRUMP ÇIKTI, SAYGI DUYUN"

Olaylar karşısında susarsak, bir şey demezsek, Batı'ya selam duran eli kanlı tiranları kırmızı halılarda ağırlamayı, kendilerini eleştirenleri ise diktatör olarak yaftalamayı bunlar sürdüreceklerdir. Eğer bunlar birisine 'diktatör' diyorsa benim indimde o iyidir. Ecdadımız da değerlendirmeyi böyle yapmış. 'Filanca mı dedi, o zaman onun tersini düşün...' Ben de şimdi bunlar birilerine diktatör mü diyor, orada tam tersini düşüneceksin, o insan gayet iyidir. Çünkü onların çıkarlarına gelmiyor. Şimdi ABD bir seçim yaşadı değil mi? Hesap tutmadı. Hesap farklıydı, seçimi Trump kazandı. Amerika'da Trump'a ne demeye başladılar Diktatör demeye başladılar. Avrupa'nın değişik ülkelerinde sokaklara döküldüler, diktatör demeye başladılar. Hani demokrattınız? Demokrasi sandık değil mi? Sandıktan çıkan neticeye saygı değil mi? Sandıktan çıkan neticeye niye saygı duymuyorsunuz Sandıktan şimdi böyle bir netice çıktı, Trump çıktı, saygı duyun. Bize de geliyorlar diyorlar ki 'Bak Trump, Müslümanların aleyhinde konuştu, İslam'ın aleyhinde konuştu'... Biz siyasette bu tür şeylerin hepsine alışığız. Bugün böyle konuşulur, sonra bu yanlış düzeltilir. Fakat biz burada kalkıp kesinlikle oyuna gelmememiz lazım.

"DOLAR YERİNE ALTIN ÖNERİSİ"

Krizlere deva olacak çözümleri önemsiyorum. Sürekli faizsiz faizsiz faizsiz bunu konuşuyoruz da bizler uluslararası döviz baskısından nasıl kurtulacağız? Katılımcı finans anlayışının altına endeksli bir adımın atılmasının daha etkili olacağı inancındayım. Gelin bu paraları altına dönüştürelim, altınla ifade ettiğimiz zaman o para birimlerinin baskısından kurtuluruz. Bu sistemin potansiyelinin mecvut rakamın çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor." 

ETİKETLER