NTV

Ergün: CHP sol imajını gaspetti

Türkiye

SHP Genel Başkanı Hüseyin Ergün, "Çağdaş solda büyük buluşma" adında yeni bir girişim başlattıklarını açıkladı. Ergün, "CHP sol imajını gaspetmiş, kötü kullanmış ve solun Türkiye’de demokrasi için yapacağı katkıları yapmayan cumhuriyetçi bir partidir" dedi.

Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP) genel başkanı Hüseyin Ergün, SHP öncülüğünde 10 Aralık Hareketi ve Ufuk Uras'la birlikte "Çağdaş solda büyük buluşma" adında bir girişim başlattıklarını açıkladı.

Farklı sol grupların biraraya geldiği girişimin önümüzdeki dönemde partileşeceğini belirten Ergün, partinin SHP'nin seçimlere katılma hakkını kaybetmemesi için SHP çatısı altında olabileceğini ancak partinin adının, tüzük ve programının değişeceğini söyledi.

Ergün, "Bu buluşmada CHP yok. CHP, sol imajını gaspetmiş, kötü kullanmış ve solun Türkiye’de demokrasi için yapacağı katkıları yapmayan cumhuriyetçi bir partidir" dedi.

SHP Genel Başkanı Hüseyin Ergün'le "Çağdaş solda büyük buluşma"yı konuştuk.

"Çağdaş solda büyük buluşma" adında bir girişim başlattınız. Nasıl oluştu "buluşma" fikri, neden böyle bir girişim başlattınız?
SHP de kurucu genel başkanımız Murat Karayalçın ayrıldıktan sonra önce partiyi yaşatıp yaşatmama konusu gündeme geldi. Partinin nasıl bir politik hat izleyeceğini kararlaştırmak istedik ve adına da "Çağdaş Sol" dedik.

"Çağdaş Sol" derken, Sosyalist Enternasyonel, Avrupa Solu, Brezilya’da Lula, Şili’de Allende’nin partisi gibi partileri esas alan bir ana hat tespit ettik. Üçüncü aşamada Türkiye’de siyasi yelpazenin solunda boşluğu dolduracak bir sol siyasi oluşumu hedefleme kararına vardık. Bunun içinde çağdaş sol düşünceye yatkın olan bütün kişi, çevre, sol, sosyalist, demokratlarla görüşmeye başladık.

Bu arada bizimle paralel olarak 10 Aralık Hareketi’nin, Ufuk Uras ve arkadaşlarının da böyle bir buluşmaya ihtiyaç duyduklarını tespit ettiklerini gördük. Biz bunu gündemimize aldık ama aynı zamanda bir şekilde Türkiye solunun aklı başında kesimleri bu ihtiyacı görmüş oldular. 2009 Nisan ayından itibaren toplantılar, görüşmeler yaptık. Önce bir temel metinler havuzu oluşturduk. Herkes kendi temel metinlerini buraya koydu. Orada gördük ki birbirimizle buluşabiliyoruz. Kabul edilemeyecek çizgilerde değiliz. Yakın zamanlarda da bu sene içerisinde bir çözüme bağlamak bir örgütte buluşmak noktasında anlamış gibi duruyoruz.

Türkiye siyasi yelpazesinin sol tarafı boş, bu boşluğun doldurulması bizim halen çok partili olan yaşamımızı demokratik bir hale dönüştürecektir. Ama eğer bu parti gerçekten sivil, bürokrasiden destek almayan, demokratik, iktidara oyla gelip oyla gitmeyi herkes için hak olarak gören, barışçı, özgürlükçü, eşitlikçi ve kalkınmacı bir parti olursa soldaki boşluğu doldurabilir. Türkiye’de gerçekten batı anlamda demokrasi kurulablir.

SHP'NİN ADI, TÜZÜĞÜ VE PROGRAMI DEĞİŞEBİLİR

Bu buluşma SHP çatısında mı olacak yoksa yeni bir parti mi kurulacak?
Yeni katılımcılarla birlikte yepyeni bir şey olacak dolayısıyla bizim 7 Haziran 2009 kurultay kararımızda açıkça böyle bir buluşmaya ihtiyaç var görüşü kabul edildi. Bu buluşma için Sosyal Demokrat Halk Partisi adı dahil, tüzüğü ve programını gözden geçirmeye hazırdır. Böyle bir buluşmanın önemi dolayısıyla kolaylaştırıcı davranıyoruz. Önümüzdeki günlerde buluşanlar bir niyet açıklaması yapabilirler ve Türkiye’nin temel meselelerine karşı bir meydan okuma metnini açıklayabilirler. Hangi tüzel kişilikte buluşulacağı meselesi önemli değil ama şu anda Sosyal Demokrat Halk Partisi’nin seçime girme hakkı olan bir parti olmasından dolayı bu tüzel kişiliğinin kaybedilmemesi görüşü arkadaşlarımızda egemen dolayısıyla bu hakkı kaybetmeden bir buluşma yöntemi bulacağız. Partinin adının değiştirilmesi ile bir buluşma sağlanacak gibi görüyorum .

İLK DEFA 'POTADA ERİMEK YÖNTEMİ'Nİ KULLANIYORUZ

Daha önce de solda birlik gündeme geldi. 1995 yılında SHP ve CHP birleşti. 1996 yılında Sosyalist Sol ÖDP’de birleşti. Ama yine bölünmeler, ayrılıklar yaşandı ve birleşmeler bir sonuç getirmedi. “Çağdaş Sol”da birleşme gerçekleşirse nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
Bugüne kadar yapılan birleşmelerde, birleşenlerin kendi kimlik ve kişiliklerini muhafaza ederek biraraya gelmeleriydi. Yamalı bohça gibiydi. Biz ilk defa bu girişimde potada erimek yöntemini kullanıyoruz. Bunun içinde çok müzakere ediyoruz. Birbirimizin görüşlerini öğreniyoruz. Dolayısıyla ötekiler gibi herkesin kendi kimliğini savunmaya devam ettiği bir yamalı bohça halinde kalan bir buluşma olmayacak. Bugüne kadar yaşanmış deneyimler de herkese bu sorumluluk duygusunu yüklüyor.

CHP GİDEREK MHP'YE YAKLAŞIYOR

Bu buluşmada CHP nerede duruyor. CHP de bu buluşmaya dahil olacak mı?
Hayır. Bütün bu buluşanların ortak düşüncesi CHP’nin solda olmadığıdır. Ben CHP’yi siyasi yelpazede Adalet ve Kalkınma Partisi ile MHP’nin arasında konumlanmış bir parti olarak görüyorum. Bu konumlanmanın da kendi isteğiyle gerçekleştiğini inanıyorum. Gittikçe daha çok MHP çizgisine yaklaşan bir noktada olduğu kanaatindeyim. CHP sol bir parti değil. CHP sol imajını gaspetmiş, kötü kullanmış ve solun Türkiye’de demokrasi için yapacağı katkıları yapmayan cumhuriyetçi bir partidir.

SHP başkanlığına seçilmenizin ardından partiden istifalar yaşandı. Son olarak 7 MYK üyesi istifa etti. Birleşme çabalarının olduğu bir dönemde bu istifaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Arkadaşlarımız, Merkez Yürütme Kurulu’ndaki görevlerinden ayrıldılar. Parti üyelikleri devam ediyor. Onlarla birlikte Parti Meclisi’nde birlikte çalışmaya da devam edeceğiz. Yönetimde bakış açısından sorunlarımız var. O sorunları da onarmak en başta benim görevim.

SHP, CHP'NİN SİLİK BİR KOPYASIYDI

"Partide ideolojik bir eksen kaydırması yaptık. Türkiye'nin solunda güçlü, etkin bir parti yaratmak için yola çıktık" açıklamanız oldu. "İdeolojik eksen kayması"ndan neyi kastettiniz?
Şöyle söyledim. Sosyal Demokrat Halk Partisi bundan önceki dönemde daha çok CHP’nin silik bir kopyası gibiydi. Şimdi biz bunu uluslararası ana sol akımı esas alan, onları referans alan bir söyleme kavuşturuyoruz. O çerçevede daha demokrat, sivil, barışçı, kalkınmacı bir parti haline getirmek istiyoruz. Dolayısıyla eski söylemlerden geniş ölçüde ayrılmış oluyoruz.

"Çağdaş Sol" da buluşanlar ortak politikalar belirledi mi? Mesela Avrupa Birliği, Kürt sorunu gibi konularda nasıl bir politikanız olacak?
Bütün buluşanlar tereddütsüz Avrupa Birliği’nden yanalar. Bu konuda hiçbir kuşku yok. Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin girişini destekliyorlar. Hükümetin bu konudaki yavaş davranışından kaygı duyuyorlar.

İkincisi, Kürt meselesinin çözümü konusunda demokratik ve barışçı bir çözümünden yanalar ve bu konuda bütün politikaları destekliyorlar.

Hükümetin 'Kürt Açılımı'nı ve CHP'nin duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hükümetin açılımı başlatmasını çok olumlu karşılıyorum ama kanaatimiz hükümet işi ağırlaştırdı ve bir şekilde burada bir başarısızlık olursa bunu meclisteki bazı partilerin uyumsuzluğuna yüklemek istiyor. Halbuki hükümetin böyle birşey yapma hakkı yoktur. Yeteri kadar oy almıştır ve yeteri kadar mecliste üyesi var. Başladığı işi bitirmek zorundadır ama Başbakan dedi ki; "Biz Türkiye’nin tümünün temsil etmiyoruz." İktidardaki hiçbir parti o memleketin tümünü temsil etmez. Hiçbir konu üzerinde herkes mutabık olamaz bazı insanlar muhalif olurlar. Öte yandan İçişleri Bakanı, "Konuştuğumuz konular arasında Anayasa, af, anadilde eğitim yok" dedi. İşin içini boşaltmış oluyorsunuz geride başka birşey kalmıyor ki yoksa nasıl uzlaşmaya varacaksınız. Doğrusu bunlar bizi kaygılandırıyor. Türkiye’nin bu konuda çözüme ihtiyacı var. 17 bini faili meçhul, 40 bin insanın öldüğü bir savaş bu. Öyle şaka maka değil. 3 bin 500 köyün boşaltıldığı, milyarlarca dolar kayıpların konuşulduğu birşey kurtulmamız gerek. Türkiye’nin bütün politikacılarının da bu sorumluluğu duyması gerekiyor.

CHP, MHP politikalarının peşine takılmış gözüküyor. Türkiye halkları arasında basamaklar olmasını olağan karşılıyor. Yani, Türk etnisitesinin kullandığı hakların başka bir etnisite tarafından mesela Kürtler tarafından kullanılmasını doğru bulmuyor. Anayasadaki Türk sözcüğünün çıkarılıp, Anayasa'nın etnik kimlikten arındırılmasına taraftar değil. O yüzden CHP Kürt sorunun çözümü konusunda çok olumsuz bir rol oynuyor.