NTV

İbrahim Kalın: Türk askerine saldırıyı Suriye rejimi gerçekleştirdi

ntv.com.tr

Türkiye

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, El Bab'da Türk askerlerine yapılan saldırının Suriye rejimi tarafından yapıldığını söyledi. Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hesabındaki dövizi Türk Lirası'na çevirdiğini de ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, gündemdeki konularla ilgili açıklama yaptı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İbrahim Kalın, şu ifadeleri kullandı: 

(Fırat Kalkanı Harekatı) lanlandığı şekilde ve kararlı biçimde devam etmektedir. Özellikle El-Bab civarındaki hareketlilik hepimizin malumudur, özellikle El-Bab içerisinde DEAŞ terör örgütünün yaptığı büyük yığınaktan dolayı da burada çok dikkatli hareket edilmesi büyük önem arz ediyor. Şuan itibariyle takriben bin 800 kilometre karelik bir bölge, Cerablus'tan Azez'e, Azez'in güneyine El-Bab bölgesine kadar terörden tamamen temizlenmiş durumdadır. Bu, hem bizim ulusal güvenliğimiz hem de o bölgede yaşayan Suriye halkı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu konudaki çalışmalarımız da aynen planlandığı, kararlaştırıldığı gibi devam edecektir.

Rejim, Halep'te açıkça bir insanlık suçu ve savaş suçu işlemeye devam etmektedir. Rejimin başındaki kişinin bugün basına yansıyan açıklamalarından da gördüğümüz kadarıyla rejim, hiçbir ateşkese hiçbir formüle açık değildir. Bu da aslında Halep'te ve diğer bölgelerde rejiminin asıl niyetinin ne olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur.

Bize verilen sözler çerçevesinde Münbiç'ten şu an itibariyle aslında YPG unsurlarının tamamının çekilmiş olması gerekirdi. Biz kendi kaynaklarımızdan bunu teyit edene kadar bu konudaki ısrarımızı da sürdüreceğiz. Sincar bağlamında da PKK'nın oradaki mevcudiyeti hepimiz için büyük bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. 'Yezidileri DEAŞ'a karşı savunuyoruz' bahanesiyle PKK'nın orada kendine alan açmaya çalışması asla ve asla kabul edilemez. Sincar'ın bir ikinci Kandil olmasına Türkiye olarak biz müsaade etmeyiz.

(Ekonomik gelişmeler) Askeri yöntemlerle algı operasyonlarıyla hedeflerine ulaşamayanlar bu sefer başka enstürümanları kullanmaya başladılar. Kendi milli parasına sahip çıkan işadamlarına, vatandaşlara teşekkür ediyoruz. 

(Anayasa değişikliği) Bu konuda AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi arasında yürüyen bir müzakere süreci var. Şuana kadarki görüşmelerin gayet olumlu geçtiğini biliyoruz. Temel konularda mutabık kalındığını fakat hala müzakerelerin devam ettiğini ifade etmek isterim. Burada hem Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli hem de Milliyetçi Hareket Partisi bir bütün olarak hakikaten Türkiye'nin önünü açacak çok önemli bir adıma öncülük yaptılar. Türkiye'de daha etkin bir yönetim modeline geçmek, kuvvetler ayrılığının daha net bir şekilde ortaya konduğu bir yönetim şeklini hayata geçirmek için tarihi bir dönemden geçiyoruz. Önümüzdeki günlerde neticelendirilecek olan bu müzakereler sonucunda da bu tasarı, anayasa değişikliği bir paket halinde Meclise gelecek. Gerekli desteği alması halinde de yani 330 sayısına ulaşması halinde de bildiğiniz gibi önümüzdeki aylarda da bir referandum süreci yaşayacağız. Biz de cumhurbaşkanlığı olarak bu süreci yakından takip etmeye devam ediyoruz. Şuanda tabi ki iktidar partisiyle Milliyetçi Hareket Partisi arasında yürüyen, Meclis çatısı altında sürdürülen bir süreç var. Referandum ve diğer aşamaları söz konusu olduğunda da milletimizin de bu sürece desteğinin tam olacağından biz eminiz.

(Suriye'deki çatışmalar) Halep'te yaşanan hadiseler hepimizi çok ciddi şekilde kaygılandırmaktadır. Rejim, Halep'te açıkça bir insanlık suçu ve savaş suçu işlemeye devam etmektedir. Nitekim rejimin başındaki kişinin bugün basına yansıyan açıklamalarından da gördüğümüz kadarıyla rejim hiçbir ateşkese, hiçbir formüle açık değildir. Bu da aslında Halep'te ve diğer bölgelerde rejimin asıl niyetinin ne olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Çatışmaların durması ve insani yardımların ulaştırılması çağrısı yapıyoruz. Halep için diplomatik temaslarımıza devam ediyoruz. 

(AB ile gerginlik) Vizelerin kalkması ve göçmen fonu konusunda daha önceki takvimin işlememesi üzücüdür. Avrupa’da aşırı sağcı, ırkçı söylemler bizim için endişe kaynağıdır. Schengen meselesi çözülmelidir. Mülteciler konusunda Avrupalıların üzerine düşeni yapmalıdır. Yükselen aşırı sağa karşı daha sorumlu davranmalıdır. Aşırılığa pirim verilmemeli, Türkiye karşıtlığı üzerine siyaset yapılmamalıdır.

(Almanya’da TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı’nın alıkonulması) Bu konuda gerekli hassasiyeti Alman makamlarının göstermesi gerekirdi. Dün Alman Büyükelçisi Dışişlerine çağrıldı, konunun hassasiyeti aktarıldı. Sayın Bahçekapılı'nın açıklamalarını da duydunuz. Hakikaten incitici ve yakışık olmayan muamelenin orada gerçekleştiği açık bir şekilde görülüyor. Biz bu konuda Alman makamlarından öncelikle tatminkar bir açıklama bekliyoruz. Hadisenin nasıl olduğuna dair, özellikle kendi taraflarından gerekli soruşturmayı yapıp, bu konuda da gerekli kişilerle ilgili gerekli adımları atmalarını bekliyoruz.

(Başika Kampı) Başika Kampı'yla ilgili Irak makamlarıyla yürüttüğümüz müzakereler devam ediyor. Kampımız orada DEAŞ'la mücadele kapsamında Iraklılara yardımcı olmaya, destek vermeye devam ediyor. Statüsünün bir hukuki çerçeveye kavuşturulması konusunda bir kağıt alışverişi var, şu anda müzakereler devam ediyor.

(El Bab'daki operasyon) El Bab operasyonu planlandığı gibi devam ediyor. Uluslararası koalisyonla işbirliği içinde yürütüyoruz. Sahadaki gelişmelere bağlı olarak birtakım güncelleme, ayarlama yapılıyor. 

24 Kasım'da El Bab civarındaki askerlerimize dönük saldırı Suriye rejimi tarafından yapılmıştır. Bu konuda bizim elimizdeki bilgiler bu şekildedir. Bu da rejimin Suriye'de, Halep'te, El Bab'da ve diğer bütün bölgelerde asıl niyetinin ne olduğunu açık bir şeklide tekraren ortaya koymaktadır.

(Haber alınamayan 2 asker) Genelkurmay Başkanlığı, MİT ve biz yakından takip ediyoruz. Askerlerimizin bulunması için çalışmalar devam ediyor.

(Kıbrıs müzakereleri) Biz bu konuda, Sayın Cumhurbaşkanımızın Annan Planı'ndan beri ifadesiyle hep bir adım önde olduk. Bugün de bu politikamız devam ediyor. Türkiye, Kıbrıs konusunda bir adım önde olmaya devam ediyor. Son Mont Pelerin görüşmelerinde de Türk tarafı son derece yapıcı bir tutum içerisinde oldu, ön açıcı tekliflerle geldi. Son iki görüşmede sonuca bağlanamayan konuları da 9 Ocak'a kadar görüşmeye devam edecekler. Burada iki toplumlu, iki kesimli ve iki tarafın siyasi eşitliğini hedef alan bir yönetim modelinin ortaya çıkartılması çok büyük önem arz ediyor. Bu sağlandığı zaman hakikaten Ada'nın birleşmesi, hem de Ada'daki iki toplumun güvenliği, refahı, barışı açısından tarihi bir önem arz edecek. Tarihi bir dönem başlayacaktır. Bu konuda biz yapıcı tutumumuzu sürdürüyoruz ve doğru adımlar atılması halinde de Kıbrıs meselesinin çözümünde, çözüme çok yaklaştığımızı ifade edebilirim.

(Yunanistan'a kaçan darbeci askerler) Bizim beklentimiz, Yunanistan'ın darbeci askerleri en kısa sürede Türkiye'ye iade etmesidir. Bu, hem hukukun gereği, hem Yunanistan-Türkiye ilişkilerinin gereğidir.

(Türkiye'ye silah satışı yapmama kararı) Silah firmalarının satış kararları terörle mücadele zaafiyet göstermemize sebep olmayacaktır.

(Arakan'da yaşanan insani kriz) Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığında Myanmar Temas Grubu'nun toplantıya çağrılması için gerekli girişimleri yaptık. Burada, uluslararası toplumun da harekete geçmesini bekliyoruz. İnsani yardımlar konusunda, uzun yıllardır devam eden Arakan krizinin çözümüne dönük olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız

(Dövizlerin TL'ye çevrilmesi çağrısı) Cumhurbaşkanımız bu çağrıyı yaptığı gün itibarıyla hesabındaki bütün dövizleri Türk lirasına çevirmiştir. Bunun aksini beklemek, hatta düşünmek bile abesle iştigaldir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan böyle bir kampanyayı başlatacak ve kendisi bunun içinde olmayacak, yani insanlara 'yapın' dediği bir şeyi kendisi yapmayacak, böyle bir şey söz konusu dahi değil. Bu kampanyada Cumhurbaşkanımız da vatandaşlarımızla, iş adamlarımızla, kurumlarımızla Türk lirasına, milli paramıza sahip çıkmıştır."

ETİKETLER