NTV

İklim Zirvesi'nde ne konuşulacak?

Türkiye

Kopenhang'da yapılacak iklim zivesi için hazırlanan taslak öneride, küresel ısınmayla mücadele için zengin ülkelerden karbon salımlarını önemli oranda azaltmaları isteniyor.

Reuters ajansının ulaştığı metinde, sera gazı salımlarında yapılacak kesintinin yüzde 80'ini zengin ülkelerin üstlenmesi çağrısı yapılıyor.

Zirvede olası bir anlaşmaya temel oluşturması amacıyla Danimarka Hükümeti tarafından hazırlanan metinde, küresel sıcaklıktaki artışın iki santigrad dereceyle sınırlandırılması gerektiği vurgulanıyor.

Bu hedefe ulaşılabilmesi için, 2050'ye kadar karbon salımlarının 1990'daki seviyeden yüzde 50 oranında azaltılması gerektiği belirtiliyor. Bu çerçevede, küresel sera gazı salımlarının 2020'den itibaren azalmaya başlaması hedefleniyor.

Söz konusu taslak metin, karbon salımlarının azaltılması konusunda gelişmiş ülkeler için orta vadeli hedeflerden söz etmiyor. Orta vadeli hedefler konması, yoksul ülkelerin en önemli talepleri arasında yer alıyor.

7-18 Aralık tarihlerinde yapılacak zirvede, hukuki bağlayıcılığı bulunan bir metin için yürütülen görüşmelerde uzlaşma sağlanamamıştı.

Ancak zirvede siyasi ilkeler üzerinde bir anlaşmaya varma olasılığının arttığından söz ediliyor.

Çin ve Hindistan gibi yükselen ekonomilerin de zirvede, müzakerelere zemin oluşturması için bir taslak pozisyon metni hazırlamaları bekleniyor.

Danimarka Başbakanı Lars Lokke Rasmussen her ülkenin karbon salımının azaltılması konusundaki yükümlülüklerini içerecek, siyasi açıdan bağlayıcı bir anlaşma istediklerini söyledi.

Rasmussen, bu metne 2010 içindeki bir tarihte hukuki bağlayıcılık kazandırılması gerektiğini belirtiyor.

Reuters ajansı, küresel ısınmanın etkileriyle başedebilmek için milyarlarca dolar yardım beklentisinde olan yoksul ülkelerin bu metne tepki göstermelerinin beklendiğine dikkat çekiyor.

Nitekim Hindistan Çevre Bakanı, Danimarka'nın bu öneriyi zirveye sunması halinde küresel iklim görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanacağını söyledi.

Danimarka ise, taslak metin konusundaki haberin ardından bir açıklama yaparak ellerinde nihai bir taslak olmadığını, farklı hükümetlerle 'farklı metin alternatifleri' üzerinde görüş alışverişini sürdürdüklerini kaydetti.