NTV

Kılıçdaroğlu: Bu Avrupalılar referandumda evet çıksın istiyor

ntv.com.tr,Anadolu Ajansı

Türkiye

Almanya ve Hollanda ile yaşanan krizi değerlendiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu Avrupalılar referandumda 'evet' çıksın istiyor" dedi. Kılıçdaroğlu, Başbakan Binali Yıldırım'a bir günde Hollanda Başbakanı'yla 8 kez ne konuştuğunu sordu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutladı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Bizim sesimiz çıkmasın diye özel çaba harcandığını biliyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu ülkenin insanları eninde sonunda hayırlı bir iş yapacaktır. Baskılardan niye yılalım, biz haklıyız. Ülkemizin bekaası, çocuklarımızın geleceğini düşünüyoruz. Bize yönelik baskılar vız gelir tırıs gider. Cadde cadde, sokak sokak gezip anlatacağız.

"ŞEHİT VE GAZİLER ARASINDA AYRIM YAPILMAYACAK"

Masum insanların haklarını savunmak biraz görevimizdir. Biz sosyal devleti savunuyoruz. İnsan haklarını sonuna kadar savunacağız. Her zaman mazlumun yanında durduk, durmaya da devam edeceğiz herkes bunu bilsin. Bütün annelere söz veriyorum, şehit yakınları ile gaziler arasında hiçbir ayrım olmayacak. Herkese eşit muamele yapılacak. Bütün şehitler bizim şehidimiz, bütün gaziler bizim gazimizdir. Bugün ortaya çıktı ki ayrım var. Biz bu ayrımı ortadan kaldırmaya kararlıyız.

"SEN OLMUYORSUN AMA BEN RENCİDE OLUYORUM"

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanı havadan geri döndürülüyor, Hollanda’ya alınmıyor. Bir başka bakan ise sınır dışı ediliyor. Bu asla kabul edilemez. İlk tepkimiz şu olmuştu: Diğer dış politikada yaşanan olumsuzluklar gibi bir tabloyu yaşamayalım. Ne gerekiyorsa yapın sonuna kadar arkanızda olacağız. Hollanda ile olan ilişkilerin tamamını askıya alın. Osmanlı döneminde bile bu kadar rencide olmamıştık. Bugün açıklamaları oldu, 'Yaptırım uyguluyoruz, Hollanda Büyükelçisi Türkiye'ye gelmeyecekmiş.' Zaten burada değil ki. Sen kendi büyükelçini çektin mi, niye çekmiyorsun? Neden sert önlemler almıyorsun? Milleti gaza getiriyorsun, arkadan 'Önlem aldık' diyorsun ve milleti kandırdığını sanıyorsun. Ne gerekiyorsa, yapacaksın kardeşim. Sen rencide olmayabilirsin ama ben rencide oluyorum. Ben bu ülkenin çıkarlarını savunmak zorundayım. Her türlü yaptırımın uygulanması lazım.

"MİLLETİ GAZA GETİRİYORLAR"

Dışişleri Bakanı, 'Yaptırımımız çok ağır olur' diyor. Hangi ağır yaptırımı uyguladılar? Ekonomi Bakanı, 'Ekonomik yaptırım uygulanması söz konusu değil', Sayın Cumhurbaşkanı, 'Sen bunun bedelini ödeyeceksin' diyor. Nasıl ödeyecekler merak ediyorum. Lafa gelince tamam, okkalı laflar var, işe gelince ortada bir şey yok. Ya diline hakim olacaksın, büyük söz söylemeyeceksin ama büyük lokma yutabilirsin. Ya da bu tür boş laflarla millete gaza getirmeyeceksin. Neden gaza getiriyorlar; çünkü referandum var. 'Acaba buradan bir şey koparabilir miyiz, vatandaşı evete ikna edebilir miyiz.' Bunun arayışı içindeler?

Bu ülkenin askerinin başına çuval geçiriliyor tık yok. Niçin, referandum yok. Şimdi asarız, keseriz dönemi. Danimarka'da sevgili Peygamberimizin karikatürü yapıldı, kıyamet koptu. Türk hükümeti, ne yaptı, sessiz kalan Danimarka Başbakanı NATO Genel Sekreteri olurken, olumlu oy kullandı. O dönem referandum yoktu, şimdi aslan kesiliyorlar.

Dönemin Başbakanı 'Ben varken İsrail ile normalleşme olmaz', 'Gazze ablukası kalkmadan İsrail hükümetiyle bir araya gelemeyiz' dedi. Bunu söyleyen adamlar aynı yerlerinde duruyorlar. Milleti o dönem gaza getirdiler, o dönem seçimler vardı. Şimdi bir köşede duruyorlar, 20 milyon dolara Türkiye'nin itibarını sattılar. Söyledikleri hiçbir sözün arkasında durmadılar. 12 Nisan 2004'te Rauf Denktaş, Türkiye'ye gelip Kıbrıs ile ilgili miting yapmak istiyor. Dönemin Başbakanı, 'Yapılacak bir şey varsa buyur Kıbrıs'ta yap, niçin Türkiye'de miting yapıyorsunuz, ne anlatacaksan Kıbrıs'ta anlat. 22 Haziran 2012'de Rus uçağı angajman kurallarına uymadığı için düşürüldü. Kıyameti kopardılar. Sayın Cumhurbaşkanı, 'Aynı ihlal bugün yapılsa aynı karşılığı vereceğiz. Türkiye, Rusya'dan özür dilemeyecek' diyor. Sonra Putin'in ayağına gittiler, bir özür mektubu gönderdiler. Rusya ile barıştılar. Türkiye'nin itibarı ne oldu?

"İLK KEZ TOPRAK KAYBETTİK"

İlk kez biz bu hükümetler döneminde toprak kaybına uğradık. Bunu Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Kurmay Albay Ümit Yalım söylüyor. 1934 tarihli İngiliz haritası ve 1951 tarihli Amerikan haritasında Egedeki Bulamaç Adası, 12 ada deniz sınırının dışında ve Türkiye'ye ait olduğu açıkça gösteriliyor. Şimdi Bulamaç adasında Yunanistan bayrağı dalgalanıyor. Sesini çıkaran var mı hayır. 'Mümbiç, Rakka'ya giriyoruz...' Girdiler mi hayır. 'Almanya'ya gideceğim. Almazsanız içeriye kıyameti koparırım...' Git kardeşim niye konuşuyorsun. Almanya almazsa hep beraber kavgasını verelim. Lafa gelince laf çok işe gelince olmuyor. İsrail'de hoparlörle ezanın okunması yasaklandı, itiraz eden biziz. Ankara'daki beyler dut yemiş bülbül gibiler. 'Kimse Türkiye'nin gücünü test etmesin' diyorlardı. Allah aşkına Türkiye'nin gücünü test etmeyen kim kaldı. İtibarı bu kadar zedelenen başka bir dönem olmadı.

"TÜRKİYE'NİN GÜCÜNÜ TEST ETMEYEN KİM KALDI?"

İsrail’de hapörlerden ezan okunması yasağı geldi. Biz itiraz ediyoruz, Ankara’dakiler itiraz etmiyor. 'Kimse Türkiye’nin gücünü test etmesin' dediler. Türkiye’nin gücünü test etmeyen kim kaldı? Memleketin çıkarlarını savunacaksın. Oturun adam gibi ne gerekiyorsa yapın, biz de destek vereceğiz. 

YILDIRIM'A: TELEFONDA 8 KEZ NEYİ KONUŞTUNUZ?

Dış politikada iktidar, muhalefet olmaz. Hollanda bir şey yaptıysa, iktidar ve muhalefet mücadele ediyor, hükümetin arkasında duruyor, gereğinin yapılmasını istiyor. Ama ortada bir şey yok. Dış politikada hata yaparsanız fatura sanayiciye, esnafa, turizmciye, otelciye çıkar. Ortadoğu'yu kana buladık, Libya'ya kadar uzandık Türkiye'nin itibarını sarstık, şimdi sıra geldi Avrupa'ya. Avrupa ile kavga ediyoruz. Çok açık ve net Sayın Binali Yıldırım'a bir çağrıda bulunuyorum. Krizin yaşandığı gün Hollanda Başbakanı ile 8 kez telefonla konuştuğunuz ifade edildi. 8 kez telefonda neyi konuştunuz bunu merak ediyorum. Umarım gizli değildir. Çıkın millete anlatın. Bunu bilmek zorundayız.

"BU AVRUPALILAR 'EVET' ÇIKSIN İSTİYOR"

Devletin parasıyla 'evet' propagandası yapıyorlar. 'Biz mağduruz' diyorlar. Asıl mağdur olan biziz. Siz, bizim paramızla bizim aleyhimize propaganda yapıyorsunuz. Kanunda 'Yurtışında ve yurtdışı temsilciliklerde seçim progagandası yapılamaz' diyor. Kanunu çiğneyip, propaganda yapıyorlar. Bir de çıkıp biz mağduruz diyorlar. Kim mağdur? 'Evet' oyu çıkmasını bu Avrupalılar istiyor. Niye böyle krize imkan veriyorlar. Gazete manşetlerinde 'hayır' çağrısı yapıyorlar. Bu evet demektir."

ETİKETLER