NTV

Kılıçdaroğlu: Emniyet müdürünün olmadığı başkent mi olur?

ntv.com.tr

Türkiye

Ankara saldırısıyla ilgili hükümete yönelik eleştirilerde bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kurucu ayarlarına dönmesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Emniyet müdürünün olmadığı başkent olur mu?” diye sordu.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında, "Ankara'daki terör saldırısını değerlendirmek" üzere parti genel merkezinde olağanüstü toplandı.

Kılıçdaroğlu, yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından açıklama yaptı.

Kılıçdaroğlu, terör saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.

Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Terör bir insanlık suçudur, kimden, nereden gelirse gelsin teröre karşı ortak, dik ve onurlu duruşumuzu sergilemek zorundayız. Bunu yaptığımız zaman bu ülkede birlikte huzur içinde yaşayabiliriz. Bu konuda üzerimize düşen ne varsa, CHP olarak üzerimize düşen ne varsa yerine getirmeye hazırız. Kandan beslenen bir anlayış, bu ayrımı yapmaz. Terörü hep beraber kınamalıyız, terör konusunda net tavır takınmayız.

HÜKÜMETE AÇIK ÇEK

Hükümete çağrı yaptık... Terörü bitirmek için bizden ne istiyorsanız, her türlü desteği vermeyi hazırız. Açık çek veriyoruz, yeter ki bu ülkede terörü bitirelim.

"TERÖR BİTMEDİ, YURDA YAYILDI"

7 Haziran sonrası bir tablo ortaya çıktı ve terör azmaya başladı. Çıkıp meydanlarda şunu söylediler; 'bizi tek başına iktidara getirin, terörü bitireceğiz'. Terör bitti mi? Bırakın bir bölgede olmayı, Türkiye sathına yayıldı. Şu soruyu her vatandaşım vicdanına sorsun; aylardır Ankara'ya emniyet müdürü atamayan bir siyasal iktidar Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetebilir mi, terörü engelleyebilir mi Sayın Davutoğlu'na açık çağrı yapıyorum; Ankara emniyet müdürünü sen atayamıyorsan, önünde engel varsa, bana söyle kardeşim, beraber olalım, birlikte emniyet müdürünü atayalım kimi istiyorsanız. Emniyet müdürünün olmadığı bir başkent düşünebilir misiniz? Aylardır emniyet müdürü yok. Şimdi ben merak ediyorum, faturayı kime çıkaracaklar? Yine vatandaşa mı çıkaracaklar? 'Emniyet müdürü atayacaktık ama şu engel oldu'. Kim engel oldu size? Çıkın milletin önüne açıkça söyleyin, 'Ben, emniyet müdürü atayacaktım şu engel oldu'. Beraber engel olan kişinin üstüne yürüyelim. Ben, sizin iradenize destek vermek istiyorum, eğer Türkiye'yi yönetmek istiyorsanız.

'EMNİYET MÜDÜRÜNÜN OLMADIĞI BAŞKENT Mİ OLUR?'

Her saldırıdan sonra 'önlem alıyoruz' deniliyor. Ülkeyi ben yönetmiyorum, yönetenler belli. Hesabını vermeleri lazım. Neden oluyor, hangi gerekçeyle oluyor? Aylardır Ankara’ya emniyet müdürü atamayan bir iktidar ülkeyi yönetebilir mi? Davutoğlu’na çağrı yapıyorum, Ankara Emniyet Müdürü’nü atayamıyorsan bana söyle, kimi istiyorsan atalayalım. Emniyet müdürünün olmadığı başkent olur mu? ‘Emniyet Müdürü atayacaktım şu engel oldu’ deyin. Gizli servis ajanları ülkede at koşturuyor. Bütün gizli servislerin çalışabildiği bir alan mıdır Türkiye?

"SORUMLUSU SİYASİ İKTİDAR"

Sadakat yemini ettik 'bu anayasaya uyacağız' diye. Eğer bir bakan görevini yapamıyorsa, annelerin feryatları, acıları bile onun kulaklarına henüz ulaşmamışsa, o kişi oradan ayrılmalı. Bu görev de Sayın Davutoğlu'na düşüyor, Anayasa'nın 112'nci maddesinin gereğini yerine getirin, siyasi sorumlu kimse, sorumluluğunun gereğini yerine getirsin. Devlette ciddi bir çürüme var. Eğer bir hükümet, bir ilin emniyet müdürünü atamaktan acizse, orada bir çürüme var demektir. Devleti devlet yapan liyakat, işi ehline verme sistemidir. Uzmanına teslim edeceksiniz konuyu ki sağlıklı çözüm üretilsin. Devlette çürüme olduğu için liyakat sistemi bitmiştir. Liyakat sistemine geri dönmek zorundadır devlet. Bunu yaptığımız takdirde, terörle mücadele konusunda en yetkin insanları konunun başına getirmiş oluruz. Ancak sorunu böyle çözmüş oluruz. Çünkü devlet akılla, bilgiyle, birikimle, tecrübeyle yönetilir. 'Ben herşeyi bilirim' mantığıyla devlet yönetilmez. 'Ben her şeyi bilirim, kimsenin düşüncesine ihtiyacım yok' derseniz, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti tablosuyla karşı karşıya gelirsiniz."

"TÜRKİYE KURUCU AYARLARINA DÖNMELİ"

Türkiye kurucu ayarlarına dönmek zorundadır. Yurtta barış, dünyada barış. Dış politikanın 180 derece değişmesi gerekiyor. Değişmezse terör ithal eden bir ülke olacaktır.

MECLİS BAŞKANI'NA ÇAĞRI

Terör tek başına bir siyasal partinin sorunu olmanın ötesine geçmiştir, terör artık bizim bir ulusal sorunumuz haline gelmiştir. Terör konusunda bütün siyasal partilerin ortak mücadele etmesi lazım. Bu bağlamda en büyük görev TBMM Başkanı'na düşüyor bu aşamada. Parlamentoyu çalıştırmalı, terör konusunda, sorunun çözümü konusunda TBMM'yi çalıştırmalı.

Devlette ciddi bir çürüme var. Eğer bir hükümet, bir emniyet müdürünü atayamıyorsa orada bir çürüme vardır. Devlette çürüme olduğu için liyakat sistemi bitmiştir.

'Terörle yaşamaya alışmalıyız'ı anlatıyorlar. Bir becerisizliği halka mal etmenin anlamı ne? Aydın, okumuş, yazmış diye geçiniyorsunuz. Televizyon ekranlarına sizi, beceriksizliği kapatmak için değil, 'sorunu nasıl çözebiliriz' diye çıkarmaları gerekir. 'Bu hükümet terörü sürdürecek ey Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, sizler de terörle yaşamaya alışın'. İyi de neden Hangi gerekçeyle bunu bize söylüyorlar Türkiye Cumhuriyeti bu kadar beceriksiz mi Güçlüdür Türkiye Cumhuriyeti. İç dinamikleri vardır Türkiye Cumhuriyeti'nin. Olayları görme, sezme ve çözme yeteneği vardır Türkiye Cumhuriyeti'nin. Hükümet, Cumhuriyet'in kuruluş ayarlarına dönsün, terör en kısa sürede çözülür. Birinci sınıf demokrasi istiyoruz, neden birinci sınıf demokrasiyi getirmiyorlar bu ülkeye Her bomba patlamasından sonra gözyaşları döküyoruz. İyi de bizim aklımız yok mu Bir daha bomba patlamasın diye bunun alt yapısını neden oluşturmuyoruz, neden önlemlerini almıyoruz Zaafı olan kurumların yöneticilerini alırsınız, almazsanız o zaafa siz ortak olursunuz."

ETİKETLER