NTV

"Kur'an üzerine yemin ettirip soruları verdiler"

Anadolu Ajansı

Türkiye

Hakim ve savcı sınavı sorularının sızdırıldığı iddiasına yönelik FETÖ davasında sanıklardan biri soruların kendilerine Kur'an-ı Kerim üzerine yemin ettirildikten sonra verildiğini söyledi.

FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında 2012'deki "Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı" sorularının sızdırıldığı iddiasına ilişkin 58'i tutuklu 82 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.

Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsündeki salonda görülen davanın duruşmasına, 58 tutuklu sanık, bazı tutuksuz sanıklar, sanık avukatları ve yakınları katıldı.

Adalet Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Hazine Müsteşarlığının avukatları da "müşteki" olarak duruşma salonunda hazır bulundu.

Davanın yedinci celsesinde 5'i tutuksuz 8 sanık savunma yaptı.

Tutuksuz sanıklardan Adem Kaçar, sınavdan bir gün önce sınav sorularını gördüğünü, bu bilgiyi emniyet ve savcılık ifadelerinde de tekrar ettiğini söyledi.

"CEVAPLARI EZBERLEDİK"

Konya'daki bir avukatlık bürosunda soruların kendisine gösterildiğini anlatan Kaçar şöyle devam etti: 

"Tarsus'ta avukatlık yaparken, hakimlik sınavına imkanlarımla çalıştım. Aynı ilçede avukatlık yapan arkadaşım ve davanın sanıklarından Ahmet Kara, sınav için Ankara'ya birlikte gitmeyi teklif etti. Sınavdan bir gün önce Kara ile Ankara'ya gitmek üzere yola çıktık. Ahmet, 'Önce Konya'ya uğrayıp birini gördükten sonra Ankara'ya gideceğiz' dedi. Konya'da adını hatırlayamadığım iş merkezindeki avukatlık bürosuna geldik. Büroda iki kişi vardı. Bunlardan birisi yarınki hakimlik sınav sorularının kendisinde olduğunu, Kur'an-ı Kerim'i getirerek bize yemin ettirdikten sonra bilgisayardan bu soruları gösterdi. Kitapçık şeklinde 140 civarında soru vardı, soruları not etmeme hususunda bizi uyardılar. Sorulara 2-3 saat bilgisayardan bakıp soruların işaretli olan cevaplarını ezberledik."

Sınavdaki sorularla Konya'da gösterilen soruların aynı olduğunu görünce pişmanlık duyduğunu ileri süren Kaçar, "Pişman olduğum için sınavın iptalinden sonra dava açmadım. İnsani bir zafiyet yaşadığımın farkına vardım. Olayda yanlış yaptığımı anladım. Nefis, insanın başına her şeyi getiriyor, yanlış bir hareketin insanı ne kadar rezil edeceğini yaşadım" dedi.

FETÖ ile bağlantısının olmadığını savunan Kaçar, "Müslüman olduklarını söyleyen bu insanlara yanaşmamın en büyük nedeni nefsimle baş başa kalıp hata yapma korkumdu. Ama yaşananlardan sonra 'Müslüman adamlar' dediğim kişilerin daha büyük hatalar yaptıklarını gördüm" ifadelerini kullandı.

Hakkındaki adli kontrol şartının kaldırılmasını talep eden Kaçar, beraatını istedi.

Tutuksuz sanıklardan eski Sivaslı Hakimi Elif Mercan Çevik de hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "Sınavdan önce iki çocuğumu görümceme bırakarak, sınava hazırlandım. Ofisimde sabahlayarak çalıştım. FETÖ ile hiçbir bağlantım yok. Herhangi bir örgüte de üye değilim, beraatımı istiyorum." dedi.

"BYLOCK DELİL DEĞİL"

Tutuksuz sanık Hacer Bardakçı da üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, "FETÖ üyeliğini, diğer suçlamaları ve bilirkişi raporlarını da kabul etmiyorum. Kesin ve genel bir sonuç vermeyen bu raporlar yüzünden mesleğimden oldum. Matematik testinde çözümünü yazdığım, yazmadığım ve attığım sorular oldu ama şu an hatırlamıyorum. Sınava giren diğer adayların mağdur edildiği söyleniyor. Mağduriyet söz konusu olamaz, sınavdan 70 ve üzere puan alan her aday mülakata girmeye hak kazanıyor. Atanmak için sadece sınavdan başarılı olmak yetmiyor, mülakattan da başarılı olmak lazım." diye savunma yaptı.

FETÖ'nün haberleşme programı ByLock'u kullandığı tespit edilen tutuklu sanık Hafize Okay ise ByLock'un delil olmayacağını savunarak, "Kanlı bir örgütün, cani bir örgütün üyesi olsam neden kendi telefonumdan yazışmalar yapayım? ByLock bence delil değildir. ByLock listesini kim, nasıl hazırladı? MİT tarafından hazırlandığı belirtilen bu raporların delil niteliği yoktur." iddiasında bulundu.

Daha önce avukatlıktan hakimliğe geçiş sınavlarına 4 kez girdiğini belirten sanık Hüseyin Akay da bu sınavların hepsinde başarılı olduğunu ancak mülakat aşamasında elendiğini söyledi.

FETÖ'ye muhalif olduğu için elendiğini ileri süren Akay, "Gülen'in İsrail ve CIA maşası olduğuna dair 2010'dan beri sosyal medyada paylaşımlarım var. Bu düşüncelerim bugün de geçerli. Sınavdan sonra sosyal medyada bu işin içinde bir iş olduğunu yazdım. FETÖ ile en küçük bir bağımın olduğu ispatlanırsa bütün suçlamalara razıyım." ifadelerini kullandı.

Düğününden önce gözaltına alındığını anlatan Akay, hakkında uygulanan adli kontrol şartı sebebiyle balayına gidemediğini, bu nedenle adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını talep etti.

Duruşmada, sanıklardan Ayşe Çıracı ve İsa Çetin de savunma yaptı.

Davanın yarınki duruşması sanık savunmalarıyla devam edecek.