NTV

'NATO'nun Libya'da ne işi var'

Anadolu Ajansı

Türkiye

Başbakan Erdoğan, Kaddafi'yi yönetimden indirmek için ortaya atılan NATO müdahalesi planına karşı çıktı. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu? NATO'nun ne işi var Libya'da? NATO mensubu olan ülkelerden birine herhangi bir müdahale yapılması halinde böyle bir şeyi gündeme getirebilir. Bunun dışında Libya'ya nasıl müdahale edilebilir? Bakın Türkiye olarak biz bunun karşısındayız, böyle bir şey konuşulamaz, böyle bir şey düşünülemez'' dedi. 

Erdoğan, CeBIT Kongre Merkezi'nde, Türk Alman Ticaret ve Sanayi Odasınca düzenlen ''Türk Alman Ekonomi Kongresi''ne katıldı. 

Türkiye'nin bu bölgelerle tarihi ve kültürel bağları bulunduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, bu ülkeleri ve bu ülke halklarının taleplerini çok iyi anladıklarını bildirdi. Olaylar başladığı andan itibaren de bir yandan şiddete başvurulmaması yönünde taraflara itidal çağrısı yaparken, bir yandan da demokrasi, insan hakları, adalet, özgürlük taleplerinin karşılanması için tavsiyeleri ilettiklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu: 

''Türkiye, son derece ilkeli, tutarlı ve cesur şekilde, demokrasi ve insan haklarından yana tavır alırken, üzülerek ifade etmeliyim ki, Avrupa'dan bu noktada güçlü ve tek ses duyulmadı. Gelinen noktada farklı gerekçelerle farklı hassasiyetlerin vurgulanmaya başladığını görüyoruz. 

Libya'daki olaylar karşısında müdahale ya da yaptırımların gündeme alınmasını Libya halkı adına, Libya'daki yabancılar adına kaygı verici buluyoruz. Yönetimlerin yanlışlarının faturası, halklara ödetilmemelidir. Libya halkının cezalandırılması anlamına gelecek her türlü yaptırım ve müdahale büyük ve kabul edilemez sıkıntılara sebep olabilir. Şimdi bize basın mensupları soruyor, çok enteresan! NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu? NATO'nun ne işi var Libya'da? NATO mensubu olan ülkelerden birine herhangi bir müdahale yapılması halinde böyle bir şeyi gündeme getirebilir. Bunun dışında Libya'ya nasıl müdahale edilebilir? Bakın Türkiye olarak biz bunun karşısındayız, böyle bir şey konuşulamaz, böyle bir şey düşünülemez. 

Şunu bilmeliyiz; biz Tunus'u Tunus halkının görüyoruz. Mısır Mısırlılarındır, Bahreyn Bahreynlilerindir, Yemen Yemenlilerindir, Libya Libyalılarındır, Fas Faslılarındır, Cezayir Cezayirlilerindir. Kendi mukadderatlarını o ülkelerin halkları belirlemelidir. Kimse değil. Kimse kalkıp da o ülkelerdeki petrol kuyularının hesabını yapmasın. Sıkıntı burada. Demokrasi adına, temel hak ve özgürlükler adına bir şeyler konuşacaksak, bazı tavsiyelerde bulunacaksak bunları konuşalım. Bu tarz şeyleri yapalım ama kalkıp da petrolün hesabını yapmayalım. Çünkü bunun faturası, bunun bedeli çok ağır olur. 

Bu noktada çok dikkatli hareket edilmesi, Libya halkını ve yabancı ülke vatandaşlarını sıkıntıya sokacak her türlü girişimden sakınılması gerekiyor. Bizim 30 bin vatandaşımız oradaydı. Fazlası var, azı yok. Bize bazıları akıl veriyor; niçin siz Kaddafi'ye yönelik bir şeyler söylemiyorsunuz? Biz kabile idare etmiyoruz. Biz 74 milyonluk Türkiye'yi idare ediyoruz. Benim oradaki 30 bin vatandaşımdan bir tanesinin ölümünün bedelini, faturasını ben nasıl ödeyeceğim? Nitekim Trabzon'lu Yunus Emremiz orada öldürüldü. Yunus Emre geri gelebilecek mi? Ağlayan annesinin, babasının gözyaşlarını kim dindirecek? Bu Yunus Emrelerin sayısı artabilirdi. Ama biz Kaddafi ile de görüştük, muhaliflerle de görüştük ve şu anda 17 bini aşkın vatandaşımızı tahliye ettik. 600 civarında yabancıyı da biz kendi imkanlarımızla aynı şekilde tahliye ettik. Niye? Çünkü bizim görevimiz burada halkımızın ve halkların huzurunu, onların sağ, selamet içerisinde kurtuluşunu sağlamaktır. Ve tekrar Libya'ya geri dönmeyi düşünüyor musunuz? Evet düşünüyoruz. Şöyle veya böyle... Şu anda Libya fiilen bölünmüş durumda, doğu-batı... Ama bizim gönlümüz şunu arzu ediyor; Libya tekrar bir olsun, beraber olsun, iri olsun, diri olsun. Fakat kardeşlik içinde olsun.''

''BİZ MESELELERE ÇIKAR ODAKLI BAKAMAYIZ''
Bu konudaki açıklamalarını sürdüren Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: 

''Bu noktada çok dikkatli hareket edilmesi, Libya halkını ve yabancı ülke vatandaşlarını sıkıntıya sokacak her türlü girişimden sakınılması gerekiyor. 

Biz meselelere çıkar odaklı bakamayız. Bizim bakış açımız insan odaklı olmalıdır, adalet, hak, hukuk odaklı olmalıdır. Yaşanan son olaylar elbette uzun süre tartışılacak, bu konuda değerlendirmeler, analizler yapılacaktır. Ama, en önemlisi, Avrupa Birliği, yaşanan olaylar karşısındaki tavrını sorgulamak, bir özeleştiri yapmak durumunda kalacaktır; kalmalıdır da. 

Avrupa Birliği, evrensel değerler üzerine inşa edilmiş bir birliktir. Avrupa Birliği, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler üzerine bina edilmiştir. Yeryüzünün her köşesinde, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da demokrasi, insan hakları, özgürlükler, yani evrensel değerleri savunmak durumundadır, kendisinden beklenen budur. 

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki son olaylarla birlikte, Türkiye'nin önemi, Türkiye'nin Avrupa Birliği için değeri artık daha net olarak ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği, tüm bu bölgelerle sağlıklı bir iletişim kurmak, sağlıklı ilişkiler tesis etmek için Türkiye tecrübesinden istifade etme imkanına sahip.''