NTV

'Özel yetkili mahkemelerle ilgili düzenleme yok'

Türkiye

aşbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bugün Bakanlar Kurulu'nda 4. Yargı paketinin ele alındığını ve bu paketin içinde özel yetkili mahkemelerle ilgili bir düzenleme olmadığını bildirdi.

Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi. Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleşen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği toplantı yaklaşık 7,5 saat sürdü.

Toplantının ardından Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, açıklamalarda bulundu.

Arınç, Bakanlar Kurulu'nda 4. Yargı paketinin ele alındığını ve bu paketin içinde özel yetkili mahkemelerle ilgili bir düzenleme olmadığını bildirdi.

Arınç, ''4. Yargı Paketi'nde, özel yetkili mahkemelerin yetkilerinin sınırlandırılması ile ilgili bir düzenlemenin olup olmadığının'' sorulması üzerine şunları söyledi:

''4. Yargı Paketi dediğimiz konu görüşüldü. Bazı konularda daha çok katkı yapılması hususunda arkadaşlarımızın teklifleri ve tavsiyeleri oldu. Onların ikmalini takiben TBMM'ye gönderilecek. O yüzden içeriği hakkında size detaylı bilgi vermeyeceğim ama AİHM'in Türkiye aleyhine verdiği kararların önlenmesine yönelik, aynı zamanda insan hakları alanındaki standartlarımızı yükseltme amaçlıdır.

Sizin sorduğunuz özel hususla ilgili olarak 4. Yargı Paketi içerisinde hiç bir husus yer almamaktadır. Yani özel yetkili mahkemeler, CMK'nın 250, 251 ve 252. maddelerine yönelik 4. Yargı Paketi içerisinde hiç bir husus yer almamaktadır.''

Arınç, ''Dördüncü Yargı Paketi'nde özel yetkili mahkemeler konusunun yer almadığını söylediniz ama özel yetkili mahkemeler konusunda herhangi bir değişiklik düşünülüyor mu'' sorusuna, ''Hiç konuşmadık. zaten medyada, basında görüşlerini ifade edenler kendi kişisel düşüncelerini ifade ediyorlar. Birinci, ikinci, üçüncü yargı paketlerinde Bakanlar Kurulu'ndan tasarı olarak giderken bahsedilen konu üç paketin içinde de yoktu. Ancak sanıyorum Adalet Komisyonu'ndaki bazı görüşmeler sırasında ve bazı siyasetçilerin dile getirdiği bir konu olarak üzerinde tartışılmaya başlandı. Bunun üzerine Sayın Başbakanımızın da, bazı bakan arkadaşlarımızın da kişisel görüşlerini ifade ettiklerini biliyoruz. Ama 250, 251 ve 252. maddelerle ilgili olarak bunları değiştiren, bunları sınırlandıran, bunların faaliyet alanlarına giren bir düzenleme şu anda taslak olarak da tasarı olarak da mevcut değil'' yanıtını verdi.

'İkinci açılım paketi diye bir paket söz konusu değil'
Arınç, ''İkinci açılım paketiyle ilgili bir düzenleme beklentisi var. Bununla ilgili bir konu görüşüldü mü?'' sorusuna şu karşılığı verdi:

''İkinci açılım paketi diye bir paket söz konusu değil. Bu bir süreçtir. Süreç hiç kesintiye uğramadan devam ediyor. Başbakan Yardımcımız Sayın Beşir Atalay'ın iki televizyon kanalındaki konuşmalarına yönelik bu gelişmeyi soruyorsunuz. Bugünkü Bakanlar Kurulumuz'un gündeminde 'ikinci açılım paketi' diye hiçbir şey söz konusu olmadı ve buna yönelik bir görüş alınmadı.''

Hükümet Sözcüsü Arınç, tiyatroların özelleştirilmesine yönelik bir çalışmanın yürütüldüğünü hatırlatarak, konunun Bakanlar Kurulu'nda tartışılıp tartışılmadığına ilişkin bir soru üzerine, konunun Bakanlar Kurulu'nun gündemine gelmediğini belirterek, ''Bu tür konuların her Bakanlar Kurulu'nda konuşulması, görüşülmesi mümkün değil; doğru da değil'' dedi.

Bülent Arınç, Suriye'deki olaylar karşısında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Kofi Annan'la bir telefon görüşmesi yaptığına ilişkin iddiaların hatırlatılarak, konunun Kurul gündemine gelip gelmediğinin sorulması üzerine, ''hayır'' cevabı verdi.

'Bu, 'basına sansür' olarak nasıl algılanır?'
Arınç, bir gazetecinin, ''3. Yargı Paketi'ne eklenen bir maddeyle ses kayıtlarını yayınlayan medya kuruluşlarına 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Basına sansür olarak yorumlanan bu düzenlemeyle ilgili bir değişiklik söz konusu mu?'' sorusu üzerine şunları aktardı:

''Bugün görüşülmedi ama ben konuyu yakından biliyorum. Çünkü seçimden önce bahsettiğiniz konu TCK'da değişiklik konusu olarak gelmişti. Adalet Komisyonu'nda ben temsil etmiştim ve komisyondan geçmişti. Orada iki farklı düzenleme vardı; birincisi kişilik haklarının ihlali, gizliliğin ihlali konusunda Ceza Kanunu maddelerinin cezalarının artırılması. Yine adli görevi etkilemeye teşebbüs ve soruşturmanın gizliliğini ihlal gibi suçlarda da cezaların indirime tabi tutulması. Seçim ilan edildiği için onu Mart ayında Meclis'te görüşmek mümkün olmamıştı.

3. Yargı Paketi'nde bazı suçların cezalarını indiren ve suçun unsurlarını daha da netleştiren bir madde var. Bazı maddelerde de özel hayatın gizliliğini ihlal etme konusundaki maddelerde cezayı ağırlaştırma var. Bu yeni bir olay değil. Bu, 'basına sansür' olarak nasıl algılanır onu da bilmiyorum. Çünkü herkesin özel hayatı çok önemlidir, kutsaldır ve bütün kanunlarda da özel hayatın gizliliğinin korunması amaçlanmıştır ama henüz bildiğiniz gibi Genel Kurul'da görüşülüp yasalaşmadı. Sadece komisyondan geçtiğini veya geçmek üzere olduğunu biliyorum. Çünkü çok maddeli bir kanun tasarısıydı.''