NTV

"Cenk Eren'le 'o günler'e yolculuk"

Sanat

Cenk Eren'in Tanju Okan'dan sonra Ferdi Özbeğen'le devam eden ve büyük başarı kazanan "Repertuvar" serisini Suat Kavukluoğlu değerlendirdi.

Cenk Eren'in yıllardır sahnede harikalar yarattığını yazıp duruyorum. Bir döneme nasıl Ferdi Özbeğen, Zeki Müren, Selami Şahin, Coşkun Sabah damgasını vurduysa; onlar nasıl İstanbul gece ve eğlence kültürü tarihine adını altın harflerle yazdırdıysa, Cenk Eren de, o efsanelerden sonra gelen kuşağın yıldızı. O yılların zerafeti ve nezaketi çok uzun zamandır İstanbul gecelerinde Cenk Eren'le devam ediyor. Kendisinden önce gelen önemli yorumculardan devraldığı bayrağı Eren, başarıyla, hakkıyla taşıyor. Sanatçı son iki yıldır da muhteşem bir projeyle gündemde...

TANJU OKAN'LA BAŞLAYAN "REPERTUVAR" SERİSİ

Cenk Eren'in geçtiğimiz yıl Tanju Okan'la başladığı "Repertuvar" serisi, kariyerinde onu bambaşka bir yere taşıdı.
Çok riskli ve zor bir projeydi. Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi yorumcularından, benzersiz seslerinden Tanju Okan'la özdeşleşmiş şarkıları yeniden yorumlamak nereden bakarsanız bakın büyük cesaret istiyordu. Ama Cenk Eren, büyük bir ustalıkla "Tanju Okan" projesinin altından sıfır hasarla, üstelik kendine yıldızlar katarak kalkmayı başardı. O şarkıları Tanju Okan'la yarışmadan, onun büyük yorumculuğunu ve varlığını saygıyla kabul edip, ona büyük bir incelik ve sevgiyle yorumladığı için o albüm çok başarılı oldu. Tanju Okan şarkılarını kendi ruhundan, duygusundan, ikliminden geçirip, o şahane tabloya orjinalini bozmadan, aslına büyük bir özen ve titizlik göstererek tatlı tatlı kendi renklerini eklediği için o şarkılar, Cenk Eren'den de hiç yadırganmayıp çok sevildi, kucaklandı. Bundan sonra o efsane şarkıların tarihine Tanju Okan kadar Cenk Eren'in de adı işte bu yüzden yazılacak. Bu projenin Cenk Eren'e en önemli katkısı da "iyi yorumculuğunun" altını kalın çizgilerle çizmesi oldu. Sayıları az da olsa onu hafife alanlar o tatlı çenelerini artık sonsuza dek kapatmak durumunda kaldılar...

FERDİ ÖZBEĞEN'LE DAHA DA KATLANAN COŞKU

Cenk Eren "Repertuvar" serisine Ferdi Özbeğen şarkılarıyla devam ediyor.
İlk duyduğum andan beri heyecanla beklediğim, hazırlık aşamasını an be an takip ettiğim albüm, 2016'nın son günlerinde yayınlandı.
Ferdi Özbeğen, yazımın girişinde de söz ettiğim gibi Cenk Eren'in dünyasına çok daha yakın bir isim olduğu için bu albümün çok daha büyük bir coşku yaratacağını hissediyordum.
Nitekim de öyle oldu. Albüm çıkar çıkmaz listelerde üst sıralara yükseldi. Ferdi Özbeğen'le özdeşleşmiş şarkılar Cenk Eren'in ruhumuzu saran yorumuyla her bakımdan zor ve çetin geçen bu soğuk mevsime ilaç gibi geldi. Cenk Eren, Tanju Okan projesine nasıl özenle yaklaştıysa aynı inceliği Ferdi Özbeğen'e de göstermiş. Ferdi Özbeğen'e saygıda sevgide kusur etmeyerek bu efsane şarkılara kendi ruhunu, dünyasını zerafetle katmış. (Bazı kelimeler üst üste kullanıldığında anlamından, değerinden azalır ama bu iki projeyi anlatmak, Cenk Eren'in duruşunu tarif etmek için "incelik" ve "zerafet" kelimelerinin tekrar tekrar altını çizmem gerekiyor.)

"O GÜNLER"DEN BAŞLAYAN BÜYÜLÜ YOLCULUK

Albüm, Türkçe müziğe nefis şarkılar kazandırmış Ülkü Aker'in sözlerini yazdığı "O Günler"le açılıyor. İlk kez Selda Bağcan'ın yorumladığı ama yıllar içinde Özbeğen'le en çok özdeşleşen şarkılardan biri haline gelen "O Günler"e Cenk Eren, yumuşacık, sıcacık bir yorum katmış. Sihirli, büyülü, tılsımlı bir yorum bu. "Ne varsa her şey hatırımda / Sanki daha dünmüş gibi / Senden gelen senin olan
Ne varsa her şey hatırımda " diyerek söze girdiğinde Eren, hemen hepimizi, mazinin o tatlı hatıralarına ışınlıyor. Adeta sesinde bir zaman makinasıyla geçmişin güzel güneşli günlerine, parlak ve görkemli ışıklar altında gazino sahnelerine, yıldızlar altında İstanbul sokaklarına gidiyoruz. "O Günler" Eren'in yorumculuk kariyerinin en zirvesine yazılacak performanslardan.

ZEKİ MÜREN'İN SÖZLERİYLE "KANDİL"

Albüm sözlerini Zeki Müren'in yazdığı, Selmi Andak bestesi "Kandil"le devam ediyor. Özbeğen'den yıllar sonra gün ışığında yola bu kez Cenk Eren koyuluyor. Elinde kandil, gözünde mendil vefa arıyor, dost arıyor. Yalnızlık üzerine yazılmış en güzel şarkılardan olan "Kandil"de, yapayalnız sokaklardan, gecelerden hayata, aşka özlemle, umutla hayal kibriti yakma sırası Eren'de şimdi... Cenk'in yaz günü aniden ürperten bir rüzgar gibi hepimize yalnızlığımızı hatırlatan yorumunu coşkuyla alkışlıyorum. Dilerim, hepimiz "dizlerimizde derman, kandilimizde yağ" bitmeden hayatta aradıklarımızı buluruz, diyorum.

"YOK YOK YALAN DEME" VE "BİR ŞARKIMIZ VARDI"

Cenk Eren'le hüzünlü denizlerde yüzmeye "Yok Yok Yalan Deme" ile devam ediyoruz. Yine sözlerini Ülkü Aker'in yazdığı bu şarkıyla bir o yana bir bu yana savruluyoruz. "Yok yok yok yalan deme / Sevgi denen o gerçeğe / Sevmek acı gerçek acı / Benzer birbirine..." Hemen peşine benim kalbimde özel bir yeri olan "Bir Şarkımız Vardı" geliyor. Özbeğen'in diğer şarkılarına göre daha kıyıda köşede kalmış bu şarkısının bu albümde yer alması beni en çok mutlu eden şey oldu. Yine çok iyi yorumlamış Cenk. Kalbinden, canından dökülmüş her bir kelime. Her iki projede yer alan bütün şarkılar için bu geçerli. Cenk Eren bütün bu şarkıları ta yüreğinde hissetmeseydi, bu kadar çok kalbe dokunamazdı. Büyük kalabalıkların her iki albümü de böylesine coşkuyla kucaklamasının en önemli nedeni Cenk Eren'in samimiyetidir.

Cenk Eren, bu akşam 21.00'den itibaren Etiler'in son zamanlarda en çok konuşulan mekanı Ah Mazi By My Cabaret'te sahne alacak.
Cenk Eren, bu akşam 21.00'den itibaren Etiler'in son zamanlarda en çok konuşulan mekanı Ah Mazi By My Cabaret'te sahne alacak.

EFSANE "DİLEK TAŞI"NDAN "SATMIŞIM ANASI"YA

Geliyoruz Ferdi Özbeğen denince ilk akla gelen şarkılardan "Dilek Taşı"na. Sözlerini Ali Tekintüre'nin yazdığı Gülden Karaböcek'in bestelediği ve söylediği bu şarkı, Karaböcek kadar, belki ondan daha da büyük bir etki yarattı Özbeğen yorumuyla. Yıllar sonra bu iki efsanenin üzerine Cenk Eren öyle başarılı yorumlamış ki şarkıyı, bundan sonraki kuşaklara onun yorumuyla da aktarılacak. Ve "Dilek Taşı"yla birlikte diğer bütün şarkılar da. "Dilek Taşı"ndan hemen sonra gelen, beni perişan eden "Ağla Halime"den "Seninle Aşkımız Eski Bir Roman"a, Nilüfer'in yorumuyla da çok sevdiğimiz "Söyleyemedim"den bir Sezen Aksu klasiği "Büklüm Büklüm"e...Ve elbette Ferdi beyin sahne programlarının finalinde mutlaka yer verdiği "Satmışım Anası"ya... Bizi rüya gibi o yıllara, o duygulara, aşkın aşk, dostluğun dostluk, hatıranın da hatıra olduğu o güzel zamanlara yeniden götürdüğün, bir yangının külünü yeniden yakıp geçtiğin için çok teşekkür ederim sevgili Cenk Eren... Hele de bu zor zamanlarda bu şarkılara çok ihtiyacımız varmış.

ETİKETLER