EsraGezginci İstanbul’un sırlarına kapı aralıyor: Yarımburgaz Mağarası ve Bathonea’dakibuluntular
28.08.2022 12:01
Son Güncelleme: 28.08.2022 12:18
Esra Gezginci ile Esrarengiz İstanbul, pazar günü NTV ekranında seyirciyle buluşan bu bölümünde, İstanbul’un tarihine ışık tutan Yarımburgaz Mağarası’nı, Antik Yunan ve Bizans yerleşimi olan Bathonea ve İstanbul’un kayıp adası olarak bilinen Vordonisi Adası’nı uzman konuklarıyla keşfetti.


Yarımburgaz'daki ilk jeolojik çalışmalar, 1869-1870 yıllarında Miralay Macarlı Abdullah Bey tarafından, ilk arkeolojik incelemeler ise 1959 yılında Şevket Aziz Kansu tarafından gerçekleştirildi. İstanbul Üniversitesinden Mehmet Özdoğan ve Güven Arsebük de 1980'lerin sonunda mağaradaki insanlık tarihinin geçmişini hesapladı.
Son çalışmalara ise Kocaeli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şengül Aydıngün başkanlığındaki bir ekip imza attı.


ÇALIŞMALAR DEVAM EDECE

"BİLİNÇLENDİRMEYİ ARTIRMAMIZ LAZIM"
Mağaraya definecilerin verdiği zarara da dikkati çeken Albukrek, "Her tarafı kazıyorlar. Mağarada 200 milyon yıl önce oluşmuş taşı kazıyorlar. O taşın içinde ne altın var ne başka bir şey. O zaman insan yok zaten. O konuda bilinçlendirmeyi artırmamız lazım. Suyun eritmesiyle oluşmuş boşluklar bunlar. Dolayısıyla bilincin artmasında fayda var. Defineciler kırmış ama bu kırdıkları yer mağaranın ana kayası. Bu kaya 200 milyon yıl önce oluşmuş bir kaya. 200 milyon yıl önce birilerinin buraya define koymasına imkan yok" dedi. "On binlerce yılda damlayan sudaki kireç ile oluşmuş sarkıt ve dikitleri de kırıyorlar" diyen Albukrek, "Bunların oluşumu da maalesef çok yavaş. 100 bazen 1000 yılda 1 santim kadar uzayan bir sarkıtı kırmak çok büyük bir cinayet. Bunların içinde de bir şey arıyorlar. Kireç taşının içinde bir şey yoktur" diye konuştu.

Bir sonraki rota, Avcılar’da kazsısı devam eden Bathonea antik kenti. Kazı Başkanı Prof. Dr. Şengül Aydıngün, çalışmalar hakkında Bathonea’yı Esra Gezginci’ye değerlendirdi.

Aziz mertebesinde olduğunu söylediniz, kime ait?
“Martiryon olduğunu düşündüğümüz, dine hizmet etmiş ve şehit düşerek azizlik mertebesine erişmiş kişilerin hatırasına yapılmış mezar anıtları kabul edilen bir yapıda çalıştık. Bu tür yapıların dünyada sayısı çok azdır. Bu yapının milattan sonra 4. ve 5. yüzyıllar arasında yapıldığını, 6. yüzyıl ya da sonrasındaki büyük depremle yıkıldığını sanıyoruz. Geç Antik Çağ kaynakları, bölgede Theodoros Theron adına yapılmış bir azizin martiryonundan bahsediyor. Onun adına yapılmış olabilir. Ayrıca martiryonun nişleri arasına gömülmüş bir iskelet bulduk”

MİMARİ DOKU İZLERİ ORTAYA ÇIKTI
Prof.Dr. Aydıngün, bölgede 9 bin yıllık tarım aletlerinin yanı sıra aletlerin üretildiği hammaddeleri bulduklarını vurguladı. Ayrıca, kazılarda İstanbul’un 5 bin yıl öncesine ait izlerini de araştırırken 2013 yılında bir kum tabakasını temizledikten sonra mimari doku izlerinin ortaya çıkmaya başladığını kaydederek şöyle dedi:
“Çalışmalarımızda bölgeye ait olmayan Orta Anadolu’da yaşayan Hititler ile ilişkili olan malzeme grubu karşımıza çıktı. Burada Hitit malzemelerini gördük. Avcılar’ın karşısında İmralı Adası ve arkasında Anadolu topraklarını görebiliyoruz. İmralı’nın arkası; Hititler’in ‘Masa’ ve ‘Asuwa’ adıyla tanımladıkları bölge. Hititliler bu bölgeye gelmiş, savaşmış, galip gelince tanrılarına hediyeler sunmuşlardı. Buraya da geldiklerini düşünüyoruz. Bulgularımız arasında Kıbrıs kökenli ve Yunanistan’ın güneyinden gelen Mikenler ile ilgili bulgulara da ulaştık.”

Esra Gezginci, İstanbul’un kayıp adası olarak bilinen Vordonisi Adası’nın izini, Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Bilir ve Dalgıç rehberler eşliğinde sürdü.
Bir ada nasıl sular altında kalır, nasıl keşfedildi? Yani ben İstanbul’un 9 adası olduğunu biliyordum.
“Şimdi, İstanbul, Doğu Roma İmparatorluğu'nun hakimiyeti altındayken, 11. yüzyılda tarihin en büyük depremlerinden birine maruz kalıyor. Deprem sonrası Marmara Denizi yükselerek, şehrin büyük bölümünü sular altına aldı. Denizin etrafındaki bazı bölgelerden sular çekilirken, kimi kara parçaları da yüzyıllarca unutulacak şekilde sular altında kayboldu. Bu kara parçalarından biri de Vordonisi Adasi adası. Marmara Denizi'ndeki 10 adadan 9'u afetlere direnirken Vordonisi tarih sahnesinden silindi.”

MERMER BATIĞI TESPİT EDİLDİ
Doç. Dr. Ahmet Bilir, adada yerleşim görülmemiş olmasının imkansız olabileceğini belirtiyor. "Anadolu yakasından Büyükada’ya olan kısmında karanın bir uzantısı şeklinde olduğunu biliyoruz. Bu takımadalar zinciri olarak da Vordonisi muhakkak bir dönem suyun üzerinde bulunmaktaydı." dedi. Doç Bilir, yaptıkları çalışmalarda adada mermer batığına rastladıklarını, 18 parçadan oluşan bir mermer batığını tespit ettiklerini de ekledi.

"Bunların dışında çatı kiremitleri de elde ettik suyun altında. Şuandaki çalışmalarımız yine bu ada üzerinde devam ediyor. Burada bir sabbatım çalışması yapmayı düşünüyoruz yani dibin altındaki mimari yapıları gösterebilecek teknolojik cihazlarla bu çalışmaları gerçekleştirmek istiyoruz."
Rehber Dalgıç, Serco Ekşiyan ve Ercan Akpolat da adada kiremit, tuğla ve mermer gibi insani bulguların bulunduğuna dikkat çekti. Adanın üzerinde bin yıl öncesinden farklı olarak yaşam devam ediyor. Yapılar deniz canlılarıyla kaplı. Her şeye rağmen insan yaşamına dair kanıtlar mevcut.
Esra Gezginci ile Esrarengiz İstanbul'un bu haftaki bölümünden görüntüler...













YASAL UYARI
PAZAR Haberleri içerisinde yayınlanan yerel haberler AA, DHA ve İHA ajanslarından alınmaktadır. Bu haber içeriği, ntv.com.tr editörlerinin haber içeriğinde hiçbir editoryal müdahalesi olmadan yayına alınmıştır. PAZAR Haberleri içerisinde yer alan tüm haberlerle ilgili hukuki muhatap haberi geçen ajanslardır.
