İlişkili Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde şehit edilmesiyle sonuçlanan terör eylemini değerlendirdi.

Yazılı açıklama yapan Bahçeli "Hain saldırı sadece merhum şehidimize yönelmemiştir, Berkin Elvan bir kez daha katledilmiştir" dedi.

"Gözü dönmüş caniler gerçek niyetlerini sonunda açığa vurarak savcımızı silahla ağır şekilde yaralamışlardır" ifadesini kullanan Bahçeli, bunun üzerine güvenlik güçlerinin anında operasyon düzenlediğini ve katillerin ölü ele geçirildiğini bildirdi. Bahçeli, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

"Ne var ki tedavi altına alınan savcımız, kurtarılamayarak şehit olmuştur. Üzüntümüz, çok büyüktür. Bu aşamada Çağlayan'daki vahşi terör eylemini lanetliyorum. Görevi başındayken hainlerin saldırısıyla şehit düşen Savcı Mehmet Selim Kiraz'a Cenab-ı Allah'tan rahmet; ailesine, mesai arkadaşlarına ve hukuk camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum. Tunceli Ovacık Cumhuriyet Başsavcısı iken suikaste kurban giden merhum şehidimiz Murat Uzun'dan sonra yeni bir acı yüreklere kor gibi düşmüştür. Bu hain saldırı, yalnızca merhum şehidimize yönelmemiştir. Bununla birlikte Türkiye vurulmuş, Türk adaletinin kanı akmış, 78 milyon hedef alınmıştır. Berkin Elvan bir kez daha katledilmiştir. Toplumsal cepheleşmelerden memnuniyet duyanlara, Berkin Elvan'ın körpecik bedeni üzerinden istismar yarışına girenlere gün doğmuştur. Şiddete yatırım yapan, efendileri namına tetik çeken, siyasi maksatlarla kullanılan eli kanlı canavarlar yeniden öldürme sahnesine çıkmışlardır."

''TÜRKİYE MAKASA ALINMIŞ, CENDEREYE SOKULMUŞ"

İstanbul'daki terörist saldırının, Çağlayan'daki Adliye Sarayı'nda gerçekleşmesinin özellikle kurgulandığını iddia eden Bahçeli, "Terör örgütü DHKP-C'nin kiralık bir çete olduğu dikkate alındığında menfur eylemiyle neyi amaçladığı, hangi mesajları vermeye çalıştığı esasen sır olmaktan çıkacaktır. Zira her terörist saldırının ardında ahlaksız bir hedef yatmaktadır" ifadelerini kullandı.

İstanbul'da, güpegündüz, hem de bir adliyede böylesi bir saldırının yapılmasının kesinlikle bağımsız ve bağlantısız olamayacağını belirten Bahçeli, yasa dışı örgütün ana gayesinin, her yerde terör eylemini yapacağını göstererek, topluma korku aşılama sinsiliği olduğunu ifade etti. Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu cani şebeke, Berkin Elvan'ı gerekçe göstererek kamuoyuna doğrudan alçak emellerini duyurma fırsatı yakalamıştır. Pazarlıklarla kendisinin propagandasını yaptırmış, infaz listesini hatırlatmış, adından bahsettirmiş, gündemin akışını değiştirmiştir. Türkiye'nin siyasi sıkışma yaşadığı, tartışmaların yeni ve tehlikeli boyutlar kazandığı her dönemde, DHKP-C terör örgütü anında pozisyon almakta, kan dökmek için ortalığa çıkmaktadır. Karanlık el ve emeller toplumsal hassasiyetlerin kaşındığı ve siyasi gelgitlerin yoğunlaştığı farklı zamanlarda bu cinayet örgütüne öldürme emri vermektedir."

Türkiye'nin makasa alındığını, cendereye sokulduğunu, şaibeli ve şüpheli ilişkilerin içerisine itildiğini, birilerinin teröristleri açıktan açığa sevk ve idare ederek, gündem mühendisliği yaptığını savunan Bahçeli, "Akıl ve izan sahibi hiç kimse, İstanbul Adalet Sarayı'ndaki terör şiddetini gerçekte Berkin Elvan'ın ölümden kaynaklandığını ileri sürmeyecek, süremeyecektir. Görünürdeki nedenlerden ziyade, sütre gerisine özenle gizlenmiş, itinayla saklanmış şifreli amaçlara odaklanmak en doğrusudur. Hukukun sorgulandığı, adaletin yargılandığı, savcı ve hakimlerin tartışıldığı bugünkü ülke tablosunda, terör eyleminin adliyeye kadar sıçraması ayrıca üzerinde durulması gereken bir muammadır" görüşüne yer verdi.

''TÜRK MİLLETİ, TERÖRE KARŞI BİRDİR, TERÖRE TAVİZSİZ VE ÖFKE DOLUDUR"

"Her şeyi geçtik de bu ülkede istihbarat teşkilatı ne iş yapmakta, neyle uğraşmaktadır" ifadesine yer veren Bahçeli, Başbakan Davutoğlu'nun dün akşam "medyayı teröre karşı mücadeleye çağırmasını" eleştirdi. Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Teröre teslim olan, teröristlerle pazarlıklar yapan, terör örgütleriyle yediği içtiği ayrı gitmeyen bir Hükümetin eğreti başkanı, çağrısını medyaya değil aynanın karşısına geçip kendisine yapmalıdır. Davutoğlu, 'Gün teröre karşı bir olma, teröre karşı omuz omuza verme günüdür' diyerek sanki günah çıkarmaktadır. Türk milleti, teröre karşı birdir, teröre tavizsiz ve öfke doludur. Başbakan'ın bundan en ufak bir şüphesi olmamalıdır. Fakat teröre karşı bir olmak yerine, terörle birlik içinde olan; teröristlerle kol kola yürüyen Başbakan ve hükümetinden başkası değildir. Şu güne kadar terör örgütlerini kimin motive ettiği, kimlerin bölücülük takımında canilerle aynı kadroda bulunduğu bellidir. Terör örgütlerine kimin şevk, moral ve umut verdiği de ortadadır. O halde Davutoğlu hangi yüzle, neyin mücadelesinden, kimlerin bir olmasından bahsetmektedir Başbakan, nasıl bir hayal aleminde yaşamaktadır "

"HER ŞEYE HAKİMİM VE HER GELİŞMEYİ İZLİYORUM İMAJ VE HAVASI VERMİŞTİR"

Çağlayan'daki saldırıyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Başbakan Davutoğlu ve Hükümetten önce açıklamalarda bulunduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

"Binlerce kilometre uzakta 'İpler benim elimde, her şeye hakimim ve her gelişmeyi izliyorum' imaj ve havası vermiştir. Bu çerçevede Davutoğlu'ndan danışıklı dövüş veya değil rol kapmış ya da rol çalmıştır. Davutoğlu Türkiye'de Erdoğan için başkanlık hesapları yaparken kafası karışmış olmalıdır ki Çağlayan'daki terörist saldırıyla ilgili gecikmeyle konuşmuştur. İşin tuhaf yanı, milletin kesesinden Cumhurbaşkanı ve ailesine bol bol harcaması ve gayri milli odaklara para saçması için örtülü ödenek verilmesi hususunda teklifte bulunan İçişleri Bakanı'nın esamesi dahi okunmamaktadır. Bu, nasıl bir akıl tutulmasıdır, nasıl bir oyun, nasıl bir tuzaktır Kimin eli kimin cebinde belli değildir. Başbakan kimdir AKP'nin kaç genel başkanı vardır Cumhurbaşkanı, ne yapmaya çalışmaktadır? Türkiye nereye gitmektedir?"

TÜRKİYE GENELİNDEKİ ELEKTRİK KESİNTİSİ

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada ayrıca dün yaşanan elektrik kesintisinin ülkenin tamamında hayatın olağan akışını olumsuz etkilediğini belirterek, Hükümetten konuyla ilgili tatminkar bir açıklama gelmediğini öne sürdü.

"Elektrik kesintileri nedeniyle önüne gelenin yorum yaptığını, adeta spekülasyon enflasyonu yaşandığını", sorumluların kuşkuları gideremediğini öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:

"Sebep ne olursa olsun, elektrik iletim sistemindeki tıkanıklık ve açmazlar, Türkiye'nin ışığını söndürmüş, vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açmıştır. Türkiye'nin başına bela olan ampul, patlamakla kalmamış elektriği de kesmiştir. Kaçak saray, haram santrallerle parlayıp hırsızlık trafolarıyla aydınlanırken ülkemiz, baştan ayağa karanlıkta kalmıştır. Enerji sektöründeki plansız ve kontrolsüz özelleştirme furyası, sistematik handikaplar, kardan başka gözü hiçbir şey görmeyen yandaş şirketlerin neden olduğu çarpıklıklar muhatap kalınan sıkıntıların ana kaynağıdır."

Hükümetin, elektrik kesintilerini etraflıca inceleyip bir daha tekerrür etmemesini sağlamakla sorumlu olduğunu belirten Bahçeli, "Enerji güvenliğinin kalmadığı, arz-talep dengesinin sağlıklı ve rasyonel ölçülerde kurulamadığı bir ortamda ne gelişmeden ne büyümeden ne zenginleşmeden ne de medeni olmaktan bahsedilecektir. Bu itibarla Başbakan Davutoğlu oluşturulan kriz masasına önce kendisini ve hükümetini yatırmalı, kesintilere neden olabilecek tüm ihtimalleri hesaba katarak pro-aktif bir şekilde hareket edecek siyasi feraseti gösterebilmelidir" ifadesini kullandı.

MHP'nin konunun takipçisi olacağını kaydeden Bahçeli, "Milletimizin elektriğini kesen, kayıp-kaçak faturasını masum vatandaşlarımıza yükleyen, emekliye vaat ettiği seyyanen komik paraları zam ve vergilerle peşinen alan AKP'nin 7 Haziran'da sandıktan çıkamayacağını da herkesin çok iyi bilmesinde fayda vardır" görüşünü savundu.