NTV

Muharrem İnce: Kazanmak için yenilenmeye mecburuz

ntv.com.tr, Anadolu Ajansı

Türkiye
muharremince (2).jpg

CHP’nin olağan kurultayında genel başkan adayı olan Muharrem İnce, yaptığı konuşmada “Kazanmak için yenilenmeye, değişime mecburuz" diye konuştu.

İlişkili Haberler

CHP Yalova Milletvekil Muharrem İnce, delegelerden yeterli oyunu alarak genel başkan adayı oldu.

Kürsüye çıkan Muharrem İnce, partililere seslendi.

Konuşmasına, ünlü şair Nazım Hikmet'in, "Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey/Dünyanın en güzel sesinden, en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey/Fakat artık ümit yetmiyor bana/Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum" şiiriyle başladı.

İnce, "Ben artık bu salonlarda, meydanlarda direnen bir CHP'yi aşmak istiyorum, kazanan bir CHP istiyorum." ifadesini kullandı.

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a acil şifa ve cezaevinde tutuklu bulunan Enis Berberoğlu'na sabır dileyen İnce, bu kurultayın, Türkiye, partisi ve kendisi için çok önemli olduğunu söyledi.

İnce’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Selam olsun umutların peşinde koşanlara. Karanlığı aydınlığa çevirenlere ve bunun için mücadele edenlere selam olsun. Kardeşlerim, yoldaşlarım, arkadaşlarım iki yol, iki ihtimal. Ya kazanacağız ya yok olacağız. Yol ayrımındayız. İki yol, iki ihtimal, ya kazanacağız ya kaybedeceğiz. Yol ayrımındasın Türkiye.

Cumhuriyetimiz yıkılıyor. Denizin bittiği yerdeyiz. Cumhuriyet gemisi karaya oturmak üzere. Geleceğimizi geri alacağız.

Kendimize güveneceğiz ve kazanacağız. CHP'yi sadece direnişin partisi olmaktan çıkarıp, kazanan bir parti yapacağız. Artık 'direniş' değil, 'kazanma' diyeceğiz. Kazanacağız.

"MEMNUN DEĞİLİM, İTİRAZ EDİYORUM"

Türkiye’de demokrasiden, özgürlüklerden, insan haklarından bahsetmek mümkün değildir. Anayasa bizzat Anayasa Mahkemesi tarafından rafa kaldırılmıştır. Ekonomimiz her türlü dış müdahalelere açıktır. İşsizlik can yakıyor. 

CHP'de de tuzu kuru olanlar var, sadece AKP'de mi? Mesela CHP'de tuzu kuru olanlar da Çankaya, Bakırköy, Beşiktaş, Kadıköy, Şişli buraları aldı mı onlara yetiyor. Nevşehir onu ilgilendirmiyor, Erzurum onu ilgilendirmiyor, Şanlıurfa onu ilgilendirmiyor. Mutlu azınlıklar var burada. Mutlu azınlıklar sığınmışlar 3, 5 tane belediyeye. 3, 5 belediye onların oldu mu yetiyor. Şanlıurfa ne olacak? Kastamonu ne olacak? Nevşehir ne olacak? Rize ne olacak? Soran, arayan yok. O CHP içindeki mutlu azınlıklar da aynı AKP gibi durumdan memnun. Ben durumdan memnun değilim, onun için itaat etmiyorum. Bu partide, partinin durumundan memnun olan ve itaat edenler var. Bir de memnun olmayıp itiraz edenler var. Ben memnun değilim ve itiraz ediyorum, itiraz.

Gerçek gazeteciler mesnetsiz bir biçimde hapiste tutuluyor. 3, 5 kadrolu yorumcunun, görevi yanıltmak, düşmanlaştırmak ve propaganda yapmak. Yalan makineleri her akşam televizyonlara çıkıyor. Bu yalan makinelerine inanmayanlar umudunu yitirmiş, bekliyor kenarda. Onlara umut olmak için buradayım, büyük değişim için buradayım.

"ONUN HADDİNİ BİLDİRMEK İÇİN ADAYIM"

Dış politikada yüz yıllık geleneklerinden koparılmış bir Türkiye var. Kuvayı milliyenin askerlerinin ekmek almaya parası yoktu. Kuvayı milliyenin askerleri emperyalizme karşı savaştı. Bana niye aday oldun diye soruyorlar. Onun haddini bildirmek için aday oldum.

Çağdaş dünyadan fiziksel olarak da kopuyoruz. Kadınlarımıza kabul edilmez bir yaşam dayatılıyor. Her gün yurtlarda çocuklarımıza tecavüz olayı yaşanıyor.

Bu topraklar böyle yalancı, böyle yüzsüz görmedi. Yanlış yapıyor, hata yapıyor, kandırılıyor, hesap vermiyor. Cumhuriyeti kuranların sloganı ya istiklal ya ölümdü. AKP iktidarının sloganı ya iktidar ya ölüm.

"ÇOCUKLARINIZI MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINDAN KORUYUN"

AKP döneminde benzinin fiyatı 3.5 kat artmıştır. Benzin istanyonları vergi dairesi olarak çalışıyor. Eğitimde dökülüyoruz. Çocuklarımız sınavdayken sistem değişiyor. Bir fizik öğretmeni olarak bütün velileri uyarıyorum, çocuklarınızı Milli Eğitim Bakanlığı'ndan koruyun.

Yeni bir din var. İçki içket, başını kapatmak yasak. Diğer her şey serbest. Bu uydurmaya karşı çıkacağız. Ne derse desinler. Elalem ne der diye değil, ilkeyle siyaset yapılır.

Hak, güç ve adalet arasındaki bağı kurmak için, insanlara utanma duygusu getirmek için kazanmak zorundayız. Bütün bunları yeniden rayına oturtabilmek için kazanmaya mecburuz, yenilenmeye mecburuz, değişime mecburuz.

Ekonomizin merkezinde insan olmalıdır. Hedefimiz insan yaşamını güçlendirmektir. Ne ezilen ne ezen insanca hakça bir düzen. Akademik özgürlükleri yeniden sağlayacağız.

"LAİKLİK TEHLİKEDE"

Demokrasiyi güvenlik güçleri ve yargıçlar koruyamaz. Demokrasiyi demokratik bir toplum korur. Laiklik vazgeçilmezdir. Laiklik tehlikededir. Hatta daha da ileridedir. Kimlik siyasetini terk ettireceğiz. CHP olarak asla kimlik siyasetine düşmeyeceğiz. Başaramazsak hepimizi aynı kötü son bekliyor.

12 yaşındaki Kürt çocuklarına sahip çıkacağız. Gezi'nin direnen çocuklarına oteline açtı diye bir otel patronunun ihalesi iptal ediliyorsa, o holding patronuna sahip çıkacağız. Mor beyin tuzağına düşüp AKP milletvekiline ziyarete giden benim. Haksızlığa uğrayan AKP milletvekiline de sahip çıkacağız. İnsan olduğu için mazluma mağdura ezilene sahip çıkacağız. Uludere’de Kürt çocuğuna bomba yağdırılan çocuğa da protez bacağına haciz gelen gazimize de sahip çıkacağız. Hukuk demek ekmek demek, aş demek, iş demektir. Yurtta barış, dünyada barış dedik. 

Kürt sorununu, demokrasi, özgürlük, insan hakları, kardeşlik ve evrensel değerlerle çözeceğiz. Hukukun üstünlüğü ilkesini toplumsal yaşamın her evresinde uygulayacağız. Biz her zaman 'Yurtta barış, dünyada barış' dedik. 'Önce Türkiye, önce insanlık' dedik. Biz kendi ülkemiz için ne istiyorsak, bütün insanlık için de onu isteyen bir partiyiz.


Bizi Almanya'ya götüreceklerdi, aynı Maho Ağa'da olduğu gibi Orta Doğu bataklığına götürdüler. Çocuklarımızın, gençlerimizin umudu vahabi çölleri değildir. Çocuklarımızın, gençlerimizin umudu vahabi kültürü değildir. Biz bu toprakların insanıyız. Bizim geleceğimiz Mustafa Kemal’ın ortaya koyduğu kültürdür.

BERBEROĞLU İÇİN PARTİ YÖNETİMİNE ELEŞTİRİ

Yüzde 25 yetmez. Ecevit’in yüzde 42’sini unutma. Tranfer yöneticiliğini bu partide kapatalım. Enis Berberoğlu bugün hapiste, acaba bundan CHP'nin suçu var mı? Parti yöneticileri başta Sayın Genel Başkan olmak üzere 'Anayasaya aykırı ama evet diyeceksiniz' ve 'evet' verdiler. Ben 'hayır' oyu vereceğimi söyledim, hayır verdim. Bugün olsa yine hayır veririm. Korku şuydu; HDP 'hayır' diyor, biz de 'hayır' dersek, HDP ile bizi aynı kefeye koyarlar. Koysun, yani Kürtler doğru söylüyor olamaz mı, Kürtler doğru söylemez mi hiç, hep mi yalan söylerler? Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir mantık yok. Doğruyu kim söylerse onun yanında olacağız. Elalem ne der diye siyaset olmaz. Gün gelir MHP, HDP doğruyu söyleyebilir. Pek görmedik ama AKP de doğruyu söyleyebilir.

Dokunulmazlıkların kaldırılması sırasında ben 'hayır' oyu verdim, MYK 'evet' oyu verdi. Onun için bu MYK'nın hepsinin yenilenmesi lazım. İnşallah ben bu akşam genel başkan seçileceğim ve 'evet' oyu veren MYK'nın hepsini sıfırlayacağım, yepyeni bir MYK kuracağım. Sürekli kaybeden bir muhalefet var. Hedefimiz; 50 artı 1, cumhurbaşkanlığı. 

NEDEN ADAY OLDUM?

Ben, bugün neden karşınızda adayım biliyor musunuz? Sandık görevlileri, sizleri seçim akşamları ağlatmamak için genel başkanlığa adayım. İlçe başkanlarım, il başkanlarım, size kaymakamların, valilerin karşısında düğme ilikletmemek, sizi ezdirmemek için adayım. Sandık başında nasıl beklediysem, partinin başında da öyle bekleyeceğim. Yüzde 26’ya razı değilim. Kastamonu, Diyarbakır, Urfa bizim olacak. Bunu başaracağız.

"45 GÜNDE TÜZÜK KURULTAYINI TOPLAYACAĞIM"

Bugün beni genel başkan yapın, 45 gün içinde tüzüğü değiştireceğiz. CHP'nin cumhurbaşkanı adayını 1 milyon 200 bin üye seçecek. CHP'nin genel başkanı, doğal cumhurbaşkanı adayıdır, kaçamaz. Yok böyle bir şansı. 'Partiyi ben yöneteyim, ülkeyi başkası yönetsin.' O zaman koltukta niye oturacaksın? Sokaktan geçen herhangi birisi 'Ben de cumhurbaşkanı adayıyım, ben de seçime girmek' istiyorum derse, en az 50 kurultay delegesinin imzasıyla aday adayı olur. 50 kurultay delegesinden imzayı alırsın, gelirsin 1 milyon 200 bin üyenin önüne, CHP'nin cumhurbaşkanlığı adayı böyle belirleriz. Emin olun bu sonuçla cumhurbaşkanlığını kazanırız, hiç kuşkunuz olmasın bundan.

Bu akşam beni genel başkan seçtiğiniz de 45 gün sonra imza rezaletine son vereceğiz, cumhurbaşkanı adayını 1 milyon 200 bin üye seçecek, iki seçimde partiyi birinci parti yapamayan genel başkan, pazartesi günü kurultaya gidecek ve kendisi aday olamayacak, tüzüğe yazacağız bunu. Kılıçdaroğlu yapamadı, iktidar yapamadı, belki İnce de yapamayacak. İnce'den sonra biri gelir o yapar. Genel başkanının nasıl geleceği belli tüzükte, nasıl gideceği belli değil. Buraya geldi mi herkes gitmemek üzerine kurguluyor kendisini. Emin olun yarın aynısı, ben de öyle olurum güvenmeyin. Önünü kapayın, tüzüğe yazın.

Başkan seçilirsem toplu imza törenleri olmayacak. İl başkanlarına genel başkana destek açıklaması yasak olacak. Benim dönemimde yasak olacak.

"KİMSE EKMELEDDİN İHSANOĞLU DEMEMİŞTİ"

Cumhurbaşkanı seçiminde aday olarak Yılmaz Büyükerşen’in adı çıktı. 130 milletvekilinden hiçbirisi 60 parti meclisi üyesinden hiçbiri, 81 il başkanından hiçbirisi Ekmeleddin İhsanoğlu demiyordu.

Bugün beni genel başkan yapın, tüzüğü değiştireceğiz. CHP’nin cumhurbaşkanı adayını 1 milyon 200 bin üye seçecek. Ben kimsenin marabası değilim. Genel başkan olduğumda kimse benim de marabam olmayacak.

50 kurultay delegesinden oy alırsın gelir, CHP’nin kurultay adıyını belirlersin. 45 gün olağanüstü tüzük kurultayında bir önerim daha var. İki seçimde partiyi birinci parti yapamayan genel başkan istifa etsin. Kendisi aday olamayacak, bunu tüzüğe yazacağız.

"KILIÇDAROĞLU BAŞIMIZIN TACI OLACAK"

Sayın Kılıçdaroğlu başımızın tacı olacak yine. Ona hak ettiği saygıyı her zaman göstereceğiz. Onun, Ankara'dan İstanbul'a, o 430 kilometrelik büyük yolculuğunu her zaman yüreğimizde taşıyacağız. Biz Sayın Genel Başkanı seviyoruz ama biz Cumhuriyet'i daha çok seviyoruz. CHP'nin yeniliğe, değişime ihtiyacı var, CHP'nin yeni bir umuda, yeni bir iddiaya ihtiyacı var. Onun sarayını başına yıkacak bir iradeye ihtiyacı var. Son söz delegenindir ama eksiktir. Asıl son söz milletindir. Millet, sayın delegelere sokakta bir mesaj veriyorsa sayın delegelerin o mesajı sandığa yansıtması gerekir. Siz milletin istediğini yapmazsanız, millet de sizin istediğinizi yapmaz.

Ortaya bir iddia atıyoruz, 'Man belgeleri' diyoruz. Devamını getirmiyoruz, hedefe kilitlenemiyoruz. Kaldı orada. Dünyanın takdir ettiği bir adalet yürüyüşü yapıyoruz, bırakıyoruz ortalıkta. Hedef yok. Erdoğan diyor ki, 'CHP'liler sıcak yatağında yatarken, çocuklarımız orada şehit oluyor.' CHP'nin yöneticisi Ali Gümüş şehit oldu orada. Ama bunu sahiplenip, ortaya çıkıp da hesabını ne yazık ki sormuyoruz.

Bana büyük davaya inanmış insanlar lazım. Mustafa Kemal’in ruhunu hissetmenizi istiyorum. Yaşasın demokrasi, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın CHP.

MÜKERRER İMZA TEPKİSİ: KİMSENİN LÜTFUNA İHTİYACIM YOK

Öte yandan, konuşmasının ardından imza sorunuyla ilgili açıklama yapan İnce, “Yeterli imza vardır. Mükerrerler neden bana yazılıyor. Algı operasyonu yapılıyor. Benim kimsenin lütfuna ihtiyacım yok. İmzalarını geri çeksinler. Yürekleri varsa imza verenleri sorsunlar, kaç kişi Muharrem İnce’ye imza veriyor. Bunların hiçbirisi doğru değil. Sandıklar açıldığında görürüz, yeterli imza var mı yok mu. İmza verecek 49 kişi yerine 490 kişi var. 700’ün üzerinde oyla genel başkan olacağım” dedi.

ETİKETLER