AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.

MYK'da son olayların değerlendirildiğini belirten Çelik, "Bu vesileyle bir kere daha AK Parti MYK'sı olarak Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz, aynı zamanda yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu çerçevede bu terör saldırılarını gerçekleştirenleri, bunların arkasındaki bütün güçleri lanetliyor ve kınıyoruz" diye konuştu.

Çok büyük bir acıyla karşı karşıya olunduğuna işaret eden Çelik, "Acı bizim acımız. Kaybettiğimiz vatandaşlarımız, kardeşlerimiz, evlatlarımız ortak havayı soluduğumuz ortak vatanı paylaştığımız ortak kaderi paylaştığımız kendi insanımız. Dolayısıyla bu saldırı, herhangi bir kesime, herhangi bir gruba yapılmış diye düşünülmemeli. Bu milletimizin tamamına yapılmış, Türkiye'yi, hepimizi hedef almış bir saldırıdır. Bu saldırı bizi can evimizden vurmuştur, bizi göz bebeğimizden vurmuştur" ifadesini kullandı.

"HEPİMİZ TAZİYE SAHİBİYİZ, HEPİMİZ BU ACININ BİR PARÇASIYIZ"

Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları orada hedef olmuştur, milletçe hedef olduk. Cumhuriyet tarihimizde karşılaştığımız en büyük acılardan bir tanesi, bu bakımdan hepimiz taziye sahibiyiz, hepimiz bu acının bir parçasıyız. Başta acılı aileleri olmak üzere bütün milletimize başsağlığı dileklerimizi arz ediyoruz" dedi.

Her terör eyleminde olduğu gibi bu terör eyleminin de hedef ve amaçlarının olduğunu da değerlendirdiklerini belirten Çelik, "Bunlardan bir tanesi Türkiye'nin en büyük kuvvetlerinden, başarılarından bir tanesi Türkiye çok başarıyla seçim yapabilen bir ülkedir. Türkiye'nin seçim yumuşak gücüdür, en büyük ulusal kazanımlarından bir tanesidir" diye konuştu.

Ömer Çelik, Türkiye'nin etrafında bulunan pek çok ülkenin demokrasiye kavuşmak, halkların sandık yoluyla iktidarı oluşturabilmesi için büyük mücadeleler vererek, büyük acılarla karşı karşıya kaldıklarını bildirdi.

Çelik, şöyle devam etti:

"Türkiye kendi demokrasisini kendisi içerisinde geliştirerek siyasi tarihi içerisinde bu büyük demokratik kazınımı gerçekleştirmiş ve bu büyük başarılara imza atmış önemli bir demokrasiye sahip bir ülke. Dolayısıyla bu saldırının hedeflerinden bir tanesini seçime bu kadar kısa bir zaman kalmışken demokrasimize, sivil siyasete ve Türkiye'nin bu seçim sürecine dönük olarak bir suikast girişimi olarak görüyoruz. Çünkü demokratik hayatın akamete uğratılması seçimlere bu kadar kısa zaman kalmışken bu şekil hedef gözetilmesi terörün en büyük amaçlarından bir tanesidir."

Terörün Türkiye'nin demokrasisini, Türkiye'deki siyaset alanını topyekun hedef aldığına dikkati çeken Çelik, "Mesele tabii ki güvenlikle ilgili bir meseledir ama güvenliğin ötesinde de Türkiye'nin seçimleri yapma kapasitesini, Türkiye'nin 1 Kasım seçimlerinin sonuçlarını etkileme şeklinde amaçlar bulunmaktadır" ifadesini kullandı.

"Tabi Türkiye'de siyasi hayatı uzun zaman boyunca takip edenler çok iyi bilirler, Türkiye'de seçime 3 hafta kala, kararsız seçmenler ve diğer seçmenler üzerinde bir takım kararlar oluşur, dolayısıyla saldırının bu kadar kısa zaman varken yapılması da bu bakımdan Türkiye'nin siyasi dinamiklerini şekillendirmek, siyasi dinamiklerine suni etkilerde bulunmak, Türkiye'nin yakın zamanda oluşacak yönetim şemasına etkide bulunmak şeklinde bir takım amaçları olduğunu da değerlendiriyoruz" diyen Çelik, şu görüşlere yer verdi:

"Kuşkusuz bu tip terör saldırılarının Türkiye'nin iç siyasetini dizayn etmesi konusunda Türkiye geçmişten bu yana tecrübeli bir ülke uzun zamanda bunları yaparak başarılı oldular ama zaman içerisinde bu tuzaklar, bu provokasyonlar, bu komplolar görüldüğü için Türkiye bunlara karşı gereken toplumsal bilince, gereken siyasal bilince ve gereken güvenlik konseptine ulaşmış bir ülke. Bu açıdan değerlendirdiğimizde terörün amacını boşa çıkarmak, terörün ulaşmak istediği hedefi boşa çıkarmak bakımından da bu sürecin 1 Kasım'a kadar sağlıklı bir şekilde işletilmesinin de zaruri olduğunu düşünüyoruz."

Türkiye'nin etrafında Suriye ve Irak'tan kaynaklı büyük bir güvenlik boşluğu ve Akdeniz'de de büyük bir hareketliliğin olduğuna işaret eden Çelik, "Türkiye bütün bu tablo içerisinde kilit bir ülkedir. Bu kilit ülkeyi Ankara'da böyle bir saldırıyla kendi içine kapatmak şeklinde bir takım sonuçlar elde etmeye çalıştıklarını da görüyoruz" ifadesini kullandı.

Çelik, bu açılardan bakıldığında Türkiye'yi içe kapatmak, bölgesindeki gelişmelerden uzaklaştırmak, dış politikada Türkiye'yi içe kapatmak ve Türkiye'nin etraftaki gelişmelere karşı gözünü kapatmak şeklinde de bir takım sonuçların hedeflendiğini gördüklerini bildirdi.

Çelik, "Tüm bunlara karşı yapılması gereken şey birlik, dirlik, kardeşlik içerisinde teröre karşı tek bir ses olarak ortaya çıkmaktır bu sebeple Sayın Genel Başkanımızın, Başbakanımızın, yaptığı çağrı yani bütün Meclisteki siyasi partilerin tek bir ses verebilmesi, toplumun bütün kesimlerinin kenetlenerek tek bir ses verebilmesi bu terör saldırısının amaçlarına ulaşmasını engelleyecek en büyük sonucu doğuracaktır. Nitekim ulusal yas ilan ederek şehitlerimize, korucularımıza ve bu son terör saldırısında kaybettiğimiz vatandaşlarımıza ulusça, milletçe sahip çıktığımızı da gösteriyoruz. Hepimiz açısından çok acı bir gün, çok sıkıntılı bir süreç ama şunu da unutmamak gerekir ki devletlerin ve milletlerin hayatında maalesef böyle dönemler oluyor" diye konuştu.

Bir yandan cenazelerin defnedildiğini ve ilgili kurumların Başbakanlık Kriz Merkeziyle bağlantılı olarak organize çalışmaları bulunduğuna değinen Çelik, "Bu en büyük uğraştığımız konulardan bir tanesi çünkü acılı ailelerin bir an evvel cenazelerine kavuşması ve bunları defnetmeleri konusunda gereken hassasiyeti gösteriyoruz" ifadesini kullandı.

''BAŞBAKANIMIZ CUMA GÜNÜNE KADAR MİTİNG GERÇEKLEŞTİRMEYECEK''

İlgili bakanlıklardaki kriz merkezleriyle süreci yakından takip ettiklerine işaret eden Çelik, şöyle dedi:

"Biz AK Parti olarak mitinglerimizi askıya aldık. Sayın Genel Başkanımız, Başbakanımız, cuma gününe kadar herhangi bir miting gerçekleştirmeyecek. Cuma günü ve cuma gününden sonraki bir kaç mitingimizi ise bir parti mitingi hüviyetinde olmaktan ziyade normal rutin takvimi içerisinde 'teröre karşı birlik, dirlik ve kardeşlik mitingleri' olarak yapacağız, Bursa'dan itibaren.

"DAHA FAZLA KAYBIMIZ OLMAMASI İÇİN DE DUA EDİYORUZ"

Bütün bu çerçevede hepimizin bu acıya sahip çıkması, bu ortak acıyı tarihimizde hiçbir zaman unutamayacağımız, hayatımız boyunca unutamayacağımız bu acıyı paylaşmamız, ailelerle dayanışma içerisinde olmamız gerekiyor. Bu bağlamda yaralıların da bir an evvel şifaya kavuşması daha fazla kaybımız olmaması için de dua ediyoruz."

Olayın aydınlığa çıkarılması için gereken çalışmaların yürütüldüğünü, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da gereken bilgileri verdiğini, belli oranda bilgilerin MYK ile de paylaşıldığını bildiren Çelik, "Kuşkusuz şu anda bir takım somut bulgularla ilerliyor bu araştırmalar, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları çok titiz titiz bir çalışma yapıyor ama tam olarak adres belli olana kadar, tam olarak bunun kimler tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıkana kadar bunları tabi paylaşmak mümkün değil" ifadesini kullandı.

"Etrafımızda ciddi bir terör organizasyonu var" diyen Çelik, "Suriye'de, bölgede pek çok örgüt var. Bu örgütlerin eylem yapma konusunda belli karakteristikleri var. Dolayısıyla güvenlik birimleri daha çok bu karakteristiklerden yola çıkarak, bu kategorilerden yola çıkarak örgütü tespit etmeye çalışırlar. Ama şunun da farkındayız tabi Türkiye gibi bir ülkeye karşı DAEŞ, PKK, MLKP, DHKP/C, Esad rejimi gibi bazı oluşumlar, bazı bağımsız oluşumlar çeşitli terör faaliyetleri içinde bulunabiliyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, terör örgütlerinin zaman zaman kendi eylemlerini taşeron örgütlere yaptırdıklarını zaman zaman da eylem gerçekleştirirken başka bir örgütün eylem biçimini kullanma yöntemine başvurduklarını anlattı. Çelik, "Dolayısıyla her eylem zihinlerimizi belli bir konuma ötelemek, belli bir adrese doğru ötelemek konusunda da kendi içerisinde bir proje barındırıyor olabilir. Bu çerçevede de bütün bunlar dikkatle analiz ediliyor dikkatle bu sonuçlara ulaşılmaya çalışılıyor" diye konuştu.

Çelik, konunun ulusal güvenlik ve milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayarak, bu doğrultuda istihbarat birimleri, güvenlik teşkilatı ve emniyetin tam bir organizasyon içerisinde bunu çalışmaya devam ettiğini belirtti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun günlük mesaisinin büyük bir kısmını bu konuya verdiğini kriz merkezini bizzat yönettiğini bildiren Çelik, yapılan toplantılar sonrası elde edilen bulgulara göre gereken talimatların sıcak bir şekilde verildiğini ifade etti.

Çelik, şunları kaydetti:

"Bundan sonrasında da bu terörün ulaşmak istediği hedeflere ulaşmaması için, günlük hayatı akamete uğratmak, Türkiye'nin siyasi süreçlerini şekillendirmek, Türkiye'nin dış dünyadaki dikkatini dağıtmak, Türkiye'nin odaklanmasını bozmak şeklindeki hedeflerine ulaşmaması için de gereken hassasiyeti gözeteceğiz. Türkiye'nin dirayetle yönetilmesi konusunda herhangi bir zaaf oluşmaması konusunda hepimizin hassasiyeti var. Seçim sürecine giderken tabi ulusal bir yas içerisindeyiz. Bu yasa, bu acıya saygı çerçevesinde bütün siyasi partilerin çalışmalarını sürdürmesi gerekiyor ama tabi terörün de hayatımızı akamete uğratmasına, Türkiye'nin gerek siyasi hayatının gerek toplumsal hayatının gerekse diğer dinamiklerinin teröre endeksli olarak şekillenmesine imkan vermeyecek, zemin oluşturmayacak bir hassasiyeti de ciddi bir şekilde gözetiyoruz."

CHP DE MİTİNGLERİNİ İPTAL ETTİ

Bu arada CHP'nin de Ankara'daki terör saldırısı sonrası mitinglerini perşembe gününe kadar iptal ettiği bildirildi. CHP'nin yarınki miting adresi Konya'ydı.