İran ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ile Almanya (5+1) arasında 24 Kasım 2013'te İsviçre'nin Cenevre kentinde geçici nükleer anlaşma imzalanmıştı. Anlaşma uyarınca nükleer programı dolayısıyla İran'a uygulanan yaptırımlar hafifletilmiş ve buna karşın da İran, nükleer programını sınırlandırmış ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin bir kısmını durdurmuştu.

İran dini lideri 'Devrim Rehberi' Ali Hamaney, İran ile 5+1 ülkeleri arasındaki müzakereler sonucu alınabilecek yaptırım kararlarına karşı Avrupa'ya ihraç edilen gazı kullanarak karşı yaptırım uygulayabileceğini belirtti.

Rehberlik ofisinden yapılan açıklamaya göre, Hamaney yaptığı konuşmada "Eğer yaptırım silahı İran halkına karşı kullanılırsa gelecekte de İran halkı, onlara yaptırım uygulayacaktır. Dünyanın en çok petrol ve doğal gaz rezervine sahip İran, gerekirse dünya ve Avrupa'nın ihtiyacı olan doğal gaz ile onlara yaptırım uygulayabilir" diye konuştu.

“AMERİKALILAR DIŞİŞLERİ BAKANLIĞIMIZA MEKTUP YAZDI”

Hamaney, bölgedeki IŞİD tehdidine de dikkati çekerek, ABD'nin terör örgütü IŞİD'i desteklediğine ilişkin ellerinde kanıtlar olduğunu ifade ederek, "IŞİD'e karşı aldatıcı koalisyon oluşturulduğunda, Amerikalılar Dışişleri Bakanlığımıza mektup yazarak, IŞİD'i desteklemediklerini söylediler ancak bir kaç gün sonra ABD'nin IŞİD'e silah yardımına ilişkin fotoğraflar ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.

ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, İran'a yeni yaptırımlar getirilmesini öngören tasarıyı 29 Ocak'ta onaylamıştı. Tasarıya göre, Tahran yönetimi ile 5+1 arasındaki İran'ın nükleer programına yönelik müzakerelerin sona ereceği 30 Haziran'a kadar "İran'ın bir anlaşmaya yanaşmaması" halinde, bu ülkeye yeni ekonomik yaptırımlar getirilebilecek.