Kıtlık, iç savaş , aşiret kavgaları... Somali'de hayatta kalmak bir şans mı? Çünkü hayatta kalanların mücadelesi bir hayli çetin.

İlişkili Haberler


Uçaktan bakınca parıltılı çatıların ülkesi Somali. Parıltının nedeni derme çatma aliminyum barakaların çatıları...

Toz toprak artık hayatlarının bir parçası. Ciğerlerine dolan toz onları hasta etse de yiyecek bir lokma ekmekleri varsa pek de şikayet etmiyorlar.

Somali'nin anlamı yerel dilde 'değerli süt'... Her ne kadar bu isim bolluk ve bereketi çağrıştırsa da Somali sık sık açlık krizleri ile dünyanın gündemine geliyor... Ülkenin 3 bin 700 kilometrelik denize kıyısı bulunması da bir başka düşündürücü konu. 'Deniz kıyısı olan bir ülkede açlıktan ölmek bile bir meziyet' diye düşünülebilir. Ancak yıllardır ülkede terör estiren Afrika'nın El Kaide bağlantısı El

Şebab balık cenneti bu ülkede balık yemeyi yasaklamış. Geçtiğimiz yıl örgüt başkent Mogadişu'dan kısmen çekildi fakat bu kez de aşiret kavgaları baş gösterdi... Ülkenin 4 büyük aşireti diğer küçük kabileleri kendine tarafına çekmek için mücadelede.

GÜVENSİZ GÜVENLİKÇİLER
Mogadişu'nun dört bir yanında Afrika Birliği askerlerini görmek mümkün. Bir yerden bir yere gitmek büyük risk. Konvoyumuzu özel güvenlik koruyor. Saat 17.00'den sonra dışarı çıkmak oldukça tehlikeli çünkü hava kararınca şehrin üzerinde silah sesleri yankılanıyor.

Kaldığımız yer olan elçilikten çıkarak kilometrelerce öteden bizle görüşmeye gelen birinin yanına doğru yola çıkıyoruz. Sahil kenarında bir kabile burası. Rehberimiz deniz kenarındaki 3 direği işaret ederek şöyle diyor: 'Şu 3 direği görüyorsunuz değil mi orası kabilenin idam yeri, daha geçen hafta 3 kişiyi astılar'.. Sebebini söylemiyor, yanıtı kısa "Kabile kuralları". Bu tüyler ürpertici bilgilerin ardından nihayet kameraman arkadaşım Cüneyt Ali Horozal'la birlikte röportaj noktamıza varıyoruz. Konuğumuz Somalili bir korsan…

'DENİZİMİ KORUMAK İÇİN KORSAN OLDUM'
Mohammed Osman yüzünü kameraya değil bir zamanlar ondan habersiz hiçbir geminin geçmediği okyanusa çevirmeyi tercih etti.. Röportaj teklifimizi yüzünü kapatma şartıyla kabul eden Osman aslında Aden Körfezi'nden geçen gemilerin korkulu rüyası Somalili bir korsan… Henüz 28 yaşında ama o, 2,5 yıl süreyle dünyaya nam salan Somali Korsan çetelerinin ele başısıydı…



Balıkçılıktan korsanlığa uzanan hikayesini şöyle özetliyor: 'Balıkçıydım, sonra büyük gemiler kıyılarımızı istila etti, yabancı gemiler büyük ağlarla kıyılarımıza zarar verdi, balıkçılığı bırakıp, kıyılarımızı korumak için korsan oldum.'

'ASIL KORSANLAR ONLAR'
Kore, Japonya, Çin ve Hindistan'ın Aden Körfezi'nde avlanmaları onları korsanlığa itmiş… Mohammed'e göre denizin asıl korsanları denizlerini tahrip eden bu büyük avcılar... İstenen fidyeler sayesinde bir anda milyon dolarlık bir sektör haline gelen korsanlık yeni bir iş kapısı haline geldi...

'2007 YILI DÖNÜM NOKTAMIZ'
Mohammed en büyük vurgunumuz diye adlandırdığı saldırıyı anlatırken heyecanlanıyor: 'Bir kargo ve bir balıkçı gemisini rehin aldık, o güne kadar rehin aldığımız en büyükleriydi, fidyeyi söyleyemem, ondan sonra da korsanlığı bıraktık çünkü artık göz açtırmıyorlar...'

BÖLGEYE BM VE NATO KORUMASI
2008 yılında Birleşmiş Milletler ve NATO bölgeye donanma çıkartması yaptı. Mohammed'in birçok arkadaşı yakalandı, Kenya'da senelerce hapse mahkum oldu. O da eski mesleği olan balıkçılığın yolunu tuttu ama ne zaman avlanmaya çıksa korsan muamelesi gördü. Şimdi, korsanların ana yurdu sayılan Galgaduud'da diğer arkadaşlarıyla birlikte normal yaşamlarına kavuşmanın hayalini kuruyor.....

SALDIRILARDA KESKİN DÜŞÜŞ
Aden Körfezi şimdilik sakin… Bu yıl sadece Ocak ayının başında Kenya'nın Mombasa Limanı'ndan gelen bir ticaret gemisine saldırı yapıldı. Özel güvenlik, saldırıdan 30 dakika sonra korsanları etkisiz hale getirdi. Avrupa Birliği Anti Korsan Birliği EU NAVFOR'a göre 2012'de yalnızca 36 saldırı gerçekleşti ki bu rakam 2011'de 176'ydı. 2012'deki saldırılardan ise sadece 5'i başarılı oldu.

NE HASTALIK ARARSAN VAR
Sahilden uzaklaştıkça dramın boyutu da büyüyor. Önümüzde bayılan 12 yaşındaki kız sara krizi geçiriyor. Kızın imdadına koşup gelen Kızılay doktorunun yüz ifadesi her şeyi anlatıyor. Endişelenecek bir şey yok diyerek ayağını kızın başının altına koyuyor ve beklemeye koyuluyor. Yoksulluk, ilaçsızlık...



Çocuklar sokaklardaki tozu toprağı solumaktan hasta. En iyi ihtimalle astımlar. En kötüsü tümör ya da iç savaşın izleri. Sağlık hizmetleri yetersiz ama geçen seneden daha iyi. Türk İşbirliği ve Kordinasyon Ajansı (TİKA) bölgeye 200 yatak kapasiteli hastane inşa ediyor. Doktor açığını kapatabilmek için de meslek yüksek okulu yapılacak. Her şeye rağmen Mogadişu normalleşmeye çalışıyor.

1 SENEDE NE DEĞİŞTİ?
Bu kadar olumsuzluğun yanında bölge halkı umutlu, Mogadişu sokakları geçen seneye göre hareketli. Açlıktan ölen şimdilik yok.

Sokaklardan geçerken kaldırım inşaatları göze çarpıyor. Acil yardımlar devam ederken Türkiye'nin bölgeye sunduğu kalkınma projeleri heyecan verici. Balıkçılık ve tarım okulu bölge halkının meslek edinmesini sağlayacak. Okullar yapılıyor, burslu öğrencilerin Türkiye'ye gelerek eğitim alması sağlanıyor. Şimdiye kadar Türkiye'de burs alan öğrencilerin sayısı 568'e ulaştı.

EN BÜYÜK YARDIM TÜRKİYE'DEN
İslam ülkeleri içinde en büyük yardımı Türkiye yapıyor. Bölgede yardım konusunda en tecrübeli kurum İnsani Yardım Vakfı (İHH). İHH'ya Kızılay, Yardım Eli Derneği ve TİKA destek veriyor.

AMAÇ AFRİKA'YA YAYILMAK
İHH Somali Kordinatörü Taner Altun, pilot uygulama olarak başlayan tarım okulu projesinin mantığını şöyle anlatıyor: 'Mantığı kesme kuyusu dediğimiz yüzey kuyularından bahçe tarımını öğretmek, çünkü kuraklık dönemlerinde yağmur yağmayınca tarım yapılamıyor'. Proje önce Mogadişu'da ardından güvenlik zafiyetinin çözülmesiyle önce Somali'nin başka şehirlerine yayılacak.

Somali'de sorun kalıcı olarak çözüldüğünde de Çad, Nijer ve Mali gibi Afrika'nın diğer felaket bölgelerinde uygulanacak.