Merhaba sevgili Ntvmsnbc okuyucuları, yeni bir yılın tüm güzellikleri, tüm güzel enerjileri ve 12 mevsimin nefis kokan çiçekleri sizlerle olsun. 2010 yılında bizi, astrolojik ya da diğer adı ile kozmobiyolojik gözlemlerimiz sonucu önemli ve büyük değişimlerin olduğu bir Türkiye bekliyor. Sokaktaki insanın sesini daha fazlası ile duyurabileceği, kapalı kapılar ardında oynanan ve belli kesimlerin belli dönemlerde halkı sömürdüğü dönemlerin hızla tükeneceği bir yıl geliyor.

Modern Batı astrolojisinde büyük gezegenlerin burç değiştirdiği yıllar çok önemli yıllar olarak bilinir. Bu yıl da bunun gibi gökyüzünde büyük öncü döngüsü dediğimiz önemli bir döngü yaşayacağız.

Jüpiter, Satürn ve Uranüs astronomik olarak standart rotalarında ilerlerken üçü de öncü burçlar dediğimiz Koç ve Terazi burcunda önemli hareketler yapıyor. Ebu Maşar gibi büyük Arap-İslam astrologları veya William Lilly gibi Orta Çağ astrologları, büyük gezegenlerin hepsinin birlikte öncü burçlara girdiği yılların dünya üzerinde sosyal değişimlerin ve önemli farklılıklar gösteren yıllar olduğunu çalışmalarında bildirmişlerdir. Eski İslam Astrologları Abbasi döneminden kalan kayıtlardan bildiğimiz kadarı ile Jüpiter ve Satürn’ün karşılıklı ağırlama dediğimiz bu pozisyonlarını, İslam halkları üzerinde lider değişimleri, dinsel çatışmalar ve büyük toplulukların içsel hainlikler sebebi ile diğer toplumlar tarafından karıştırılması gibi anlamlar ile ifade etmişlerdir.

Hıristiyan dünyası ise, bu görünümü bir çağın hızla tükenişi, yeni bir çağın başlangıcı olarak görmüşler ve salgın hastalıklar ile de birleştirmişlerdir. Elimizdeki veriler ve istatistikler bu dönüşümün gerçekten salgın hastalıklara sebebiyet verdiğini göstermektedir. Hukuk sistemlerinde sorgulamalar, entelektüel bilginin ve geleneksel bilginin büyük değişimler yaşaması, evren hakkında ve insan yaşamı hakkındaki görüşlerimizdeki değişim ve ilerleme de aynı şekilde bu gökyüzü görünümünü açıklamalarındandır.

Uranüs’ün Jüpiter’in Satürn’ün döngüleri modern astroloji’de önemlidir. Aslında 7 Nisan 2010’dan yaklaşık olarak 21 Eylül 2010 ‘ a kadar olan dönemde astrolojik olarak bu 3 gezegenin ileri ve geri hareketlerde bulunarak dünyaya çok yakınlaştığı görünmektedir.

Astrolojik gözlemlerde bir ışık dünyaya ne kadar parlak ve güçlü görünürse bunun etkisi o kadar kesin olur. Yüzlerce yıl önce Nostradamus’un söylediği bu olguyu 7 Nisan’dan itibaren yaşamaya başlayacağız.

Satürn Jüpiter hatta Uranüs, yörünge kesişimleri sebebi ile dünyaya daha yakınlaşacak. Astronomik olarak bu gezegenler, kendi rotalarında devam ediyorlar demiştim. Aslında bu görüntünün sebebi belli yüzyıllarda birkaç kez olan dünya ve güneş arasındaki ilişkilerden kaynaklanan özel bir görünümdür. Dünya standart hareketleri dışında çok küçük de olsa değişimler ile rota seyrinden 1 yıl boyunca farklı bir konuma gelecektir. Aslında bu tahmin edilen, bilinen astronomik anlamda çok da belli olmayan bir görünüm, astrolojik anlamda önemli sonuçlar doğuracaktır.

2010 yılına, 15 Ocaktaki Güneş tutulmasının yoğun etkileri ile gireceğiz. Ne yazık ki, ülkemizi tüm bir yıl boyunca güneş tutulmasının etkisinin temsil ettiği şekilde ekonomik anlamda ve siyasi alanlarda yoğun bir istikrarsızlık beklemekte. Türkiye Cumhuriyeti’nin 29 Ekim 1923 Ankara merkezli haritalarında gördüğümüz şey çok da hoş değil.

Bilhassa 31 Ocak günü oluşacak olan Satürn Plüton karesi, 20 Mayısa kadar devam eden Mars’ın retro hareketi, hükümetin tüm barışçıl çabalarına rağmen önemli ve yorucu halk hareketlerinin fazlası ile gündeme geleceği, hatta bunların sokaktaki günahsız vatandaşa yansıyacağı zor bir döneme giriyoruz.

Sayın yöneticilerimizin, tüm olumlu çabalarına rağmen bu etkilerin Plüton’un da Türkiye’nin yükselen burcunu etkilemesi sebebi ile bilhassa dış güçler tarafından tetiklenerek, çeşitli yerlerden kundaklanan bir orman yangını gibi, zaman zaman artacağını bilmeliyiz. Neyse ki Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün ve Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum haritaları bu çok büyük karışıklıklara rağmen problemleri atlatacak güçte ve kararlılıkta. Hatta Güneş ile Jüpiter’in, Uranüs ile Jüpiter’in olumlu olduğu 8 Haziran haftası, 23 Eylül haftası , 8 Mart haftası , 21 Aralık 2010 ve takip eden dönemlerde yöneticilerimizi çok büyük başarılar ve dünya üzerinde prestij sağlayacak kararlı günler beklemektedir.

Unutmayınız ki, sadece Türkiye değil, tüm dünya kara, bulutlu, şimşekli bir dönem geçirmektedir. 33 yılda bir olan ve önemli bir döngü yaratan Satürn-Plüton karesi 15 Kasım’dan beri yeniden hepimizin tepesinde. Bu etki tüm dünyada baskın olmak üzere, 31 Ocak, 22 Mart, 23 Ağustos günleri terör olayları, dinsel ve ırksal çatışmalara sebebiyet verirken, 27 Nisan günü Satürn-Uranüs karşıtlığı ve 26 Temmuz günü bu karşıtlığın daha da keskin etkisi ile çok daha yorucu bir konuma gelecektir. 2010 ‘ da 1 Ekim haftası ve takip eden dönem, terör ve toplumsal güvenlik ile ilgili sorunlar artarken, ekonomide düzelme sinyalleri de başlayacak.

Ekonomik olarak durgunluğun azaldığı ve en azından ticari piyasalarda bir hareketliliğin başladığı ama sosyal güvenlik ve toplumsal olaylar adına ise, ateşten gömlek bir yıla giriyoruz.

Grevler, çeşitli iş yerlerinde iş bırakma eylemleri, halkın fakirliği artarken bir kısım kar ve çıkar gruplarının da çok daha fazla zengin olacağı bir yılın içindeyiz.

2010 yılı Ocak ayı itibari ile yeni vergiler, enerjiye ve hizmete gelebilecek ekstra uygulamalar ile ilgili halkın daha da zorlanacağı bir yıl olarak görünmektedir.

20 Mayısa kadar ekonomi karışık. Yatırımlarımızı yaparken, ileriyi de düşünerek kısa vadeli yatırımlardan veya medyanın etkisi altında kalarak borsa, hisse senedi gibi kavramlara yönelmekten, en azından Ekimin son haftalarında kadar kaçınmalıyız.

2010 yılında ekonomi ve siyasete gelirsek, 15 Mart’tan itibaren mali piyasalarda biraz olsun düzelme bekliyorum. Ekonomik durgunluk halk üzerinde çok önemli değişimler yaratmasa da az da olsa ekonomimizde büyüme söz konusu olacaktır.

Sektörlerde ise, Nisan ayından itibaren emlak fiyatlarında küçük artışlar olsa da ekonomideki durgunluk, otomobil ve otomobil yan sanayi ile sağlık sektörlerinde ciddi sorunlara sebebiyet verebilir.

Nisanın ortalarından itibaren otomobilde ve inşaatta kısa dönemli vergi koruma politikaları gelebilir. Ülkemizde belli kanunlar sebebi ile yolsuzluk ve çıkar politikalarının izlediği düşünülen birkaç büyük holdinge çok büyük baskınlar yapılacaktır. Ne yazık ki önemli bir medya grubu 31 Ocak gününden itibaren yok olma aşamasına gelebilir veya parçalanabilir.

Bir başka medya grubunda ise, gazete ve televizyon kanallarının yabancılara satışı, Kanada, A.B.D gibi büyük grupların ülkemizde çok ciddi pazarlıklara gireceği de görünmektedir.

Medyadaki büyük kartel grupları Mars transitleri sebebi ile varlıklarını sürdüremeyeceklerdir. Artık fazlası ile parçalara bölünmüş bir medya göreceğiz.

Jüpiter transitleri Uranüs-Jüpiter kavuşumu ile birlikte sosyal demokrat görüşlere sahip ama sağ tabana da hitap eden çok büyük bir lider çıkacağını gösteriyor. 3 Şubattan itibaren bu liderin güçlü ve etkileyici karizmasını hissederken, 2010 yılının 2. yarısından itibaren siyasi hayatların daha baskın bir konuma geleceğini biliyoruz.

2011 başında çok büyük bir liderin, çok büyük bir güç kazanacağını gösteren işaretler var. Astrolojik etkiler bu kişinin, şu anki yönetiminin karşısında seçimlerde en büyük rakibi olacağı görünmektedir.

2010 yılı politik arenada bir erkek lider ile etkisi küçük olsa da bir bayan liderin popülaritesini hızla arttıracağı bir yıl olarak görünüyor. Pek çok danışanım bana “2010 yılında erken seçim bekliyor musun ? “ diye soruyor. 2010 yılında 27 Nisan ve 23 Haftalarında bunlar çok konuşulsa da politik astrolojik döngüler ülkemizin bir seçim döneminde olmadığını göstermekte.

En azından 2011 yılının başına kadar böyle bir görüntü görünmemektedir.

15 Ocak ve takip eden dönemde Amerikan ekonomisinin etkisi sebebi ile genel faizlerde ve takas ekonomilerinde faizlerde küçük yükselişler görünse de yıl ortalarına kadar faizler düşük kalacaktır. Kısacası çok büyük zorluklar yaşasa da Ordu, Devlet, halk üçgeni içinde gerginlikler olsa da, bu büyük sıkıntı ve buhranlardan, alnının akı ile çıkacak bir yönetim görünmektedir. Hatta bu kadar büyük muhalefet olmasına rağmen yılın ikinci yarısından itibaren barış konusunda ve uzlaşma konusunda devletin atacağı adımlar, şu anki liderlerimize önemli ödüller ve sosyal prestij sağlayacaktır.

Sevgili Okuyucular, sınırlarımızda yakın bölgelerdeki ülkelerin yaşayacağı ekonomik problemler, bilhassa Yunanistan, Bulgaristan, Ukrayna, Macaristan, Mısır, İngiltere, Güney Kore gibi ülkeler ile yaptığımız ihracat ve ithalatta sorunlar çıkartırken, Arap ülkelerinin bu yıl ekonomik olarak büyük bir istikrarsızlığa yıl ortalarından itibaren-23 Haziran ve takip eden dönemde- uğrayacağı da görünmektedir.

Şu an için etkisi devam etmekte olan grip mutasyonlarının önümüzdeki Kasım ayından itibaren elimizdeki aşılara cevap vermeyecek bir konuma geleceğini üzülerek söylemeliyim. Bilhassa Mayısın 15’inden itibaren Hanta virüsü, grip benzeri ateşli viral hastalıklarda artışlar ve keneden ölümler artık rahatsızlık verecek bir boyuta ulaşacak. Halk sağlığı ile ilgili kesin ve önemli kararlar da alınacaktır.

2010 yılı, belli kamu kurumlarının içinde skandalların oluşacağı, hava taşıtlarında arızaların yoğun yaşanacağı, deniz trafiği ile ilgili bilhassa boğazlardaki güvenliğin 15 Şubat itibari ile gittikçe tehlikeli olacağı bir yıldır.

Ağustos ayının sonları, Ekim ayının son haftası trafikte insan kaynaklı hatalar sebebi ile katliama varabilecek problemler görülebilir.

İyi şeylere gelirsek, Türk sinemasının ve Türk müziğinin Ocak ortalarından itibaren önemli başarılar yaşayacağı bir yılın içine giriyoruz.

Nükleer enerji ile ilgili ve doğal ucuz enerji kaynakları ile ilgili güzel haberler gelirken, deniz ve demiryolu taşımacılığı ile ilgili teknolojik gelişmeler, 21 Şubattan sonra ise, endüstriyel anlamda bazı yabancı kaynaklı yatırımcıların ülkemize önemli yatırımlar yapacağı görünmektedir.

Sporda futbol takımlarımız kadrolarını aşan başarılar getirecekler. Bilhassa futbol dışındaki daha az popüler olan basketbol ve voleybol gibi branşlarda önemli başarılar ve sesler gelecektir.

Bunları Mayıs ayında, Eylül ortalarında, Ekimin 21 ‘i ve takip eden haftalarda da göreceğiz.

Bu yıl, entellüktüel gelişimin arttığı, insanların artık okumaya yönleneceği, medyada ise RTÜK tarafından halkı uyutan programlar adına çok fazla yaptırımlar gelecek bir yılın içinde olacak. Bilhassa 5 Eylül’den itibaren yıl sonuna kadar sosyal yaşam, şehirlerdeki estetik düzenlemeler, müzik ve sanat alanındaki başarılar ile birlikte, büyük ekonomik krizlere rağmen Türk insanının gücü ve yaratıcılığını gösteren önemli gelişmeler olacaktır.

Ülkemiz, üstte yazdığım sosyal sorunlara rağmen, 2010 yılının parlayan yıldızı olacaktır.

Dünyada ve bölgede etkinliğimiz güçlenirken, silahlı kuvvetlerimizi profesyonel askerlik, Uranüs transitleri sebebi ile radar, hava savunma ihaleleri, hava kuvvetlerimizin modernizasyonu, bunun yanında teknolojik anlamda özel sektörün yaptığı çok başarılı çalışmalar ile birlikte dünya sıralamasında önemli bir yere oturacağız.

Fırsat verildiğinde zaten insanımızın gücünü biliyoruz. Bazı büyük iş adamlarımızın yurt dışında önemli firmaların başına geleceği ve ülkemizin gittikçe gelişeceği su götürmez bir gerçektir.

Jüpiter-Uranüs transitleri; Uranüs’ün 2011 yılında Jüpiter ile kavuşumu, dış kaynaklı, bölgemizde gözü olan büyük güçlerin etkilerine rağmen gene de önemli noktalara ulaşacağız.

Sevgili Okuyucular, tanzimattan beri devam eden batıya olan bağlılığımız, kendi kültürel düzenimiz üzerinde, varoluşumuz ve devamlılığımız üzerinde sıkıntılar yaratmaktadır. Batıdan teknolojiyi alıp, kendi kültürel değerlerimizi de önemseyebileceğimiz bir dönemin içindeyiz. 2010 yılının hepinize sağlıklar ve mutluluklar getirmesini dilerim.

Saygılarımla..
Uzman Astrolog Oğuzhan Ceyhan
http://www.astrologyanalyst.com