BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Gültan Kışanak, partisinin 2. Olağanüstü Büyük Kongresi ile ilgili başlatılan soruşturmayı “Türkiye klasiği” olarak nitelendirdi.

Kışanak, “Soruşturmanın bizim için hiç anlamı ve kıymeti yoktur. Yaşanan sorunları, sıkıntıları, vesayeti gösteren bir durumdur'' dedi.

Hakkari'de 8 çocuk annesi Ayza Çetin'in ölümüyle ilgili operasyonda görev alanların yargı önüne çıkartılmasını isteyen Kışanak, ''8 çocuğu yetim bırakanlar derhal hesap vermelidir'' diye konuştu.

Abdullah Öcalan’ın 447 gündür ağırlaştırılmış tecrit altında olduğunu savunan Kışanak, “Öcalan'a tecrit uygulanmamış olsaydı, rolünü oynayabilmesi için uygun koşullar sağlanmış olsaydı hem Kürt sorununda çözüm yoluna girilirdi hem de Ortadoğu'da Kürtlere saygı gösteren bir politika hayata geçirebilirdi. İmralı'da tecride karşı çıkmak hem içeride hem Suriye'de savaşa karşı çıkmak anlamına geliyor” dedi.

12 Eylül'de Kürt siyasetçilerin açlık grevi başlattıklarını ve bu eyleme 35 gündür devam ettiklerini ifade eden Kışanak, şöyle konuştu:

“Dün itibariyle tüm cezaevlerinde tüm siyasi tutsaklar açlık grevine dahil oldu. Bu, çözüm, barış için yapılan bir direniştir. Çözüm ve diyaloğun önünün açılması için bu mücadeleye katkı sunmak hepimizin insanlık görevidir.

Açlık grevi yapanların başlıca 'Öcalan'a ağırlaştırılmış tecride son verilmesi', 'anadilde eğitim ve savunma hakkı önündeki engellerin kaldırılması' talepleri vardır. Bunlar haklı, demokratik, meşru ve bir o kadar da gerçekleşmesi mümkün olan taleplerdir.”

'KİMSE SEYİRCİ KALMASIN'
İlk greve başlayan 63 kişinin ciddi sağlık sorunu yaşamaya başladığını belirten Kışanak, acil şekilde sağlık kurullarının harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

STK’ları göreve çağıran BDP Eşbaşkanı Kışanak, ''Bakanlık geçmişte engelleyici çaba içinde oldu. Bu, vicdani ve ahlaki bir durumdur. Kimse 35 gündür bedenin açlığa yatıranların göz göre ölüme gitmesine seyirce kalmasın'' dedi.

GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Gültan Kışanak, açlık grevini sürdüren kişilerle ilgili bazı bilgiler verdi.

Bu kişilerden Mazlum Tekdağ'ın duygu yüklü bir mektup gönderdiğini aktaran Kışanak'ın, ''Bu mektubun bir kısmını paylaşmak istiyordum ama yapamayacağım'' diyerek ağladığı görüldü. Kışanak ile birlikte bazı milletvekillerini de ağladı.

Öte yandan, toplantıdan önce, milletvekilleri, ''açlık grevleri 35. gününde'', ''ölümlere sessiz kalmayacağız'' yazılı kağıtları bir süre ellerinde tuttular.