'Adli Tıp Kurumu hızla lağvedilmeli'

Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, ''Adli Tıp Kurumunun hızla lağvedilmesi gerektiğini'' savunarak, ''Üniversiteleri temel alan yeniden yapılanmaya derhal gidilmelidir'' dedi.

Adli Tıp Kurumunda yaşanan son gelişmelerin değerlendirilmesi amacıyla İstanbul Tabip Odası'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Gürsoy, kurumun, ''Adalet Bakanlığının bürokrat ataması olarak gördüğü bir yapıya sahip olduğunu ve kuruma ilişkin bugüne kadar yapılan eleştirilerin de dikkate alınmadığını'' öne sürdü.

''Adli Tıp Kurumu toplum nezdinde güvenilirliğini kaybetmiştir'' diyen PGürsoy, kurumdan çifte standartlı raporlar çıktığını söyledi.

''Adli Tıp Kurumu bağımsız değildir'' iddiasında bulunan Gürsoy, kurumun yapılanmasının da bilimsel olmadığını ifade etti. Gürsoy, ''Adli Tıp Kurumu hızla lağvedilmelidir. Üniversiteleri temel alan yeniden yapılanmaya derhal gidilmelidir'' dedi.

İnsan Hakları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da 'de ''Adli tıpla ilgili sorunların geçmişe dayandığını'' savunarak, ''kurumdan kaynaklanan adaletsizlikler ve insan hakları ihlalleri yaşandığını'' öne sürdü.

''İnsan haklarına saygılı ve adaletli bir Türkiye için kamuoyu oluşturulması gerektiğini'' anlatan Fincancı, Adli Tıp Kurumunun denetlenmesi sürecine dikkati çekti. Bu süreçte konuyla ilgili uzman sivil toplum örgütlerinin de görüşlerinin dikkate alınmasını isteyen Fincancı, ''Adli Tıp Kurumu, bilimsel standardizasyonu sağlanan bağımsız ve özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır'' dedi.

Yargıtay'ın yerel mahkemelerden gelen ve Adli Tıp Kurumundan geçmemiş raporlara ilişkin kararları bozduğunu da anlatan Fincancı, kurumun yükünün artmasında yargının da sorumluluğunun bulunduğunu ifade etti.

Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı da Adli Tıp Kurumunun resmi bilirkişi olduğuna işaret ederek, kurumun bu niteliğiyle adil yargılanmanın önünde engel olduğunu savundu.

Üniversite ve devlet hastaneleri tarafından verilen bilirkişi raporlarının Adli Tıp Kurumunun denetimine tabi tutulurken, ''GATA raporlarının denetlenmemesinin de çifte standarta neden olduğunu'' iddia eden Kozağaçlı, üniversitelerin ve devlet hastanelerinin bilirkişi raporlarının da denetime tabi olmaması gerektiğini ifade etti.

Kozağaçlı, Adalet Bakanlığının bir tebliğ yayımlayarak üniversite ve devlet hastanelerinden alınan raporların Adli Tıp Kurumu denetimine tabi olmasını engellemesini de istediklerini söyledi.

Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Doç. Dr. Serhat Gürpınar da kurumun yeniden yapılanması sürecine üniversiteler ve sivil toplum örgütleri olarak katılmak istediklerini kaydederek, bu konuda siyasal iktidarın inisiyatif kullanmasını beklediklerini belirtti.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Bedriye Yorgun da Adli Tıp Kurumunun kendisinin de adli tıplık olduğunu, mevcut yapısıyla hastalıklı ve kocamış halde bulunduğunu iddia etti.

Sayfa Yükleniyor...