Dolmabahçe Sarayı'ndaki anma töreni, TBMM Başkanlığı, İstanbul Valiliği, Türk Silahlı Kuvvetleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Atütürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe'nin çiçek buketlerini Atatürk'ün ebediyete intikal ettiği yatağın üzerine bırakmasıyla başladı.

Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu saat 09.05'te sirenlerin çalmasıyla birlikte saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.

Törene, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, İstanbul Vali Yardımcısı Harun Kaya, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sabri Dereli, Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe, 23. Piyade Motorlu Tümen Komutanlığından Albay Ali Telli ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Tören sırasında elinde çerçeveletilmiş ''Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi''ni taşıyan bir kadın, ''Gençliğe Hitabe''nin Atatürk'ün vasiyeti olduğunu belirterek, ''Bunu çerçeveletip duvara asmak yeterli değil. Atatürk'ün hitabesini, Türk gençliğinin yaşaması ve yaşatması lazım'' dedi.

Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu odadaki törenin ardından TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Mavi Salon'da Dolmabahçe Sarayı Özel Defteri'ni imzaladı.

Akşener, deftere şunları yazdı:

''Önderi olduğun Türk kurtuluş harekatının derin izlerini hala aynı heyecanla yüreklerimizde taşıyoruz. Kurucusu olduğunuz ve bizlere emanet ettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti devletini yüceltmek, güçlendirmek ve dünyanın önde gelen devletleri arasındaki konumunu ileriye taşımak için kararlı ve çelikleşmiş irademizle yolumuza devam edeceğiz. En büyük eserim dediğin Türkiye Cumhuriyeti'nin emanetçileri olarak senin ilke ve inkılapların yolumuzu aydınlatmaya ve güç kaynağımız olmaya devam edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliklerini koruyup geliştirerek, çağdaş uygarlık hedefine bağlı kalacaktır. Aziz Atatürk, milletçe bütün maddi ve manevi varlığımız ve gücümüzle Türk milletinin dünyada hak ettiği konuma kavuşması için bize miras bıraktığın yüksek ideallerden şaşmamak kararlılığımızı bir kez daha ifade ederek, seni, silah arkadaşlarını ve kurtuluş mücadelemizin bütün şehitlerini rahmetle anıyor, en derin sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.''

Basın mensuplarına açıklama yapan Ülkü Adatepe de Dolmabahçe Sarayı'nda çok günlerinin geçtiğini ve buraya her geldiğinde anılarının canlandığını belirterek, ''(Atatürk'ü kaybetmek) demiyorum. O hep Türk milletinin kalbinde yaşıyor. Onu biz yaşatacağız, gençlik yaşatacak. Tesellimiz bu. Çocuk olsam da bunları hiç unutamıyorum. Allah'tan, milletimize her zaman iyilik ve medeniyete doğru adımlar atsın diye temenni ediyorum'' dedi.

Adatepe, Atatürk'ün yanındayken kendisini bir baba gibi sevdiğini ve büyüklüğünün farkında olmadığını ancak okula başladıktan sonra Atatürk'ün büyüklüğünü anladığını ifade ederek, şunları söyledi:

''O zaman dedim ki Atatürk hiç ölmeyecek. Çünkü Atatürk ne demiş; 'benim yüzümü görmek önemli değil, benim fikirlerime sahip olun.' Onun için Türk gençliğine şunu diyorum: Atatürk'ün Cumhuriyetine, ilkelerine sahip olurlarsa -ki olacaklardır buna eminim, çünkü o çok sevdiği gençliği, her şeyini bıraktığı gençliği, onun fikirlerine sahip olacak- o zaman Atatürk hiç ölmeyecek, hep yaşayacak, biz de bu cennet vatanda yaşayacağız.''

Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de saat 09.05'te hayata gözlerini yumduğu odada Türk bayrağı örtülü yatağının iki yanında iki er saygı nöbeti tuttu. Nöbet tutan erlerin, tören sırasında duygulandığı görüldü.

Vatandaşlar ve öğrenciler, odaya girmek için sarayın bahçesinden itibaren uzun kuyruklar oluşturdu. Öğrenciler ve vatandaşlar, odada Atatürk'ün yatağının önüne karanfiller bıraktı. Bazı vatandaşlar bu sırada dua okurken, bazıları gözyaşlarını tutamadı.

Ziyarete gelenler, fotoğraf makineleri ve cep telefonlarıyla görüntü aldı.

Bu arada, Harem giriş salonu ve mavi salonda Atatürk'ün ölümüne ilişkin 11 Kasım 1938 tarihli gazete kupürleri sergisi yer aldı.

Öte yandan, sarayın önünde Atatürk posterleri ve Türk bayrakları yer alan bir tekne de saat 09.05'te sirenler eşliğinde saygı duruşu törenine katıldı. İstanbul Boğazı'ndan geçen bazı teknelerin de Türk bayrakları astıkları görüldü.