Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gündeminde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın farklı etnik kimlikte olanların Türkiye'den gönderilmesiyle ilgili söylediği "Faşizan bir yaklaşım" sözleriyle Suriye sınırındaki mayınlar vardı.

Başbakan Erdoğan'ın "Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi" sözlerini ise kontrolünü kaybetmiş bir ruh halinin işareti olarak değerlendiren Bahçeli, şöyle konuştu:

"Bu sözler ecdadını aşağılamayı özgüven zanneden zihniyet çürümüşlüğünün ülkemizde hangi boyutlara ulaştığını, hangi mevkilerde dolaştığını herkese göstermiştir. Bu konuda Türkiye ile hesaplaşmak isteyen Rumlar ve Ermenilerle aynı safta yer alması, Türkiye için büyük bir talihsizlik, kendisi için ise altından kalkılamayacak bir kara sayfadır.

Asırlardan beri her din ve kökenden milyonlarca insanın zulümden kaçarak sığındığı en güvenilir, en emin millet olan Türklüğün bu tarihi gerçeği ortadayken Başbakan bu sözleri ile 'Hepimiz Ermeniyiz' diyenlerle aynı noktada buluşmuştur."

MHP lideri Devlet Bahçeli, Başbakan'ın kovulma, sürgün, göç ve katliam gibi konuları Avrupa'nın sömürgeci tarihinde bulabileceğini söyledi. "İllaki eski defterler aralanacak ise buna önce komşu ülkelerden ve kanlı tarihin temsilcileri olan emperyalist devletlerden sorgulamaya başlamalıdır" diyen Bahçeli şöyle devam etti:

"Bu kafa yapısı artık belli olmuştur. Bu, Lozan'ı sorgulayan, Sevr'i imzalayan ve hatta Kurtuluş Savaşı verdiğimiz için pişmanlık duyan, tarihimizi lanetleyen işbirlikçi zihniyetin günümüze kadar uzanmış tipik örneğidir. Bu marazi yorumların başka bir izah yolu kalmamıştır. Başbakan dilinin altındaki baklayı artık çıkartmalıdır. Başkalarının geçmişini örnek göstererek hakaret ettiği Türk milletinden duyduğu utancın ve hatta hıncın tarihi, kültürel, etnik gerekçelerini ortaya koymalıdır. Bir Başbakan tarafından, mensubu olduğu milletin geçmişini her fırsatta aşağılama alışkanlığının, milletinden utanarak her ortamda özür dilemeye meyyal zayıflığın psikolojik nedenleri mutlaka kendi geçmişinde aranmalıdır. Hangi siyasi görüşü taşırsa taşısın, bu kadar küçülmenin ve alçalmanın başka hiçbir mantıklı ve kabul edilebilir izahı yoktur."

SURİYE SINIRINDAKİ MAYINLAR
Bahçeli, konuşmasında Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesine de değindi.

AK Parti'nin 338 milletvekiline sahipken Başbakan Erdoğan'ın muhalefetin direnişi karşısında öfkeye kapılarak "6 madde için iki hafta, dört günümüzü aldılar" diye yakındığını bildiren Bahçeli, bunun Başbakan'ın aczini gösteren kara mizah örneği olarak siyasi tarihe geçtiğini dile getirdi.

Sınır boyunca yıllar içinde döşenmiş mayınların temizlenmesini kendilerinin de desteklediğine dikkati çeken Bahçeli, "Bizim anlayamadığımız nokta, temizlenecek bu arazilerin tarımsal kullanım haklarının hülle yöntemiyle yabancı firmalara verilmesi arayışındaki ısrardır. AKP hükümetinin mayın temizleme işini milli kurumlara veya bu alandaki uzmanlığı bilinen NATO'ya bağlı bakım ve ikmal ajansına bırakmayıp, özel bir şirkete vererek yap-işlet-devret modeliyle organik tarıma açma ısrarı, bu işin önceden bir İsrail firmasına bağlandığına ilişkin kuşkulara güç kazandırmıştır. Mayını temizleme işlemi ile temizlenmiş araziyi 44 yıllığına tarımsal kullanma hakkını aynı paket içinde geçirme kurnazlığına soyunan hükümetin bu tavrını milli menfaatler kapsamında yorumlamak asla mümkün değildir" dedi.

Başbakan Erdoğan'a, "Türkiye ile Suriye arasındaki sınır gibi çok hassas ve stratejik açıdan en önemli topraklarımızı, yarım yüzyıllığına yabancı firmaların kontrolüne vermenin nasıl bir mazereti olabilir?" sorusunu yönelten Bahçeli, Başbakana ve AK Parti milletvekillerine tasarının geri çekilmesi çağrısında bulundu.

Bahçeli, "Türk milletinin yüksek menfaatlerini savunmak adına ettiğimiz yemini yabancı şirketlerin çıkarlarına feda etmeyin. Gelecek kuşaklar nezdinde zan ve töhmet altında kalmayın" dedi.