İlişkili Haberler

Bakanlar Kurulu, Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlığında toplandı. Çankaya Köşkü'ndeki toplantı, saat 11.30'da başladı. Toplantı, 12 saat sürdü.

Kabinede yapılan değişikliğin ardından, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ilk kez Bakanlar Kurulu toplantısına katıldı.

Daha önce Bakanlar Kurulu'na Adalet Bakanı olarak katılan Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı olarak katılan Fikri Işık ve Sağlık Bakanı olarak katılan Recep Akdağ, başbakan yardımcıları olarak toplantıda yer aldı.

Daha önce başbakan yardımcılığı görevlerini yürüten Nurettin Canikli Milli Savunma Bakanı, Numan Kurtulmuş da Kültür ve Turizm Bakanı olarak Bakanlar Kurulu toplantısına katıldı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba (solda), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu (ortada) ve Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik (sağda)
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba (solda), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu (ortada) ve Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik (sağda)

YENİ HÜKÜMET SÖZCÜSÜ BOZDAĞ

Yeni Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ oldu. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

BAŞBAKAN YARDIMCILARININ GÖREV DAĞILIMLARI

Kabine revizyonunun ardından gerçekleştirilen ilk Bakanlar Kurulu toplantısında Başbakan ve yardımcılarının görev alanları ile bağlı kurum ve kuruluşların belirlendiğini ifade eden Bozdağ, bu çerçevede Milli Güvelik Kurulu (MGK) Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve Türkiye Varlık Fonu'nun doğrudan Başbakan Binali Yıldırım'a bağlı çalışacağını belirtti.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ'IN GÖREVLERİ

Bozdağ, Hükümet Sözcülüğü, TBMM ile ilişkiler, Danıştay ile ilişkiler, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ve Anadolu Ajansı'nın (AA) kendi sorumluluğuna verildiğini söyledi.

Başbakan Yardımcıları Bekir Bozdağ (sağda), Fikri Işık (ortada) ve Hakan Çavuşoğlu (solda)
Başbakan Yardımcıları Bekir Bozdağ (sağda), Fikri Işık (ortada) ve Hakan Çavuşoğlu (solda)

BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ŞİMŞEK'İN GÖREVLERİ

Ekonominin koordinasyonunun ve bankaların, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in sorumluluğunda olacağını vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:

BAŞBAKAN YARDIMCISI FİKRİ IŞIK'IN GÖREVLERİ

"Milli Güvenlik Kurulu kararlarının takibi, reformların ve yatırımların koordinasyonu Başbakan Yardımcısı Fikri Işık tarafından yerine getirilecektir. Ayrıca RTÜK, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurulu da Fikri Işık'a bağlı olarak faaliyetlerini sürdürecektir.

BAŞBAKAN YARDIMCISI RECEP AKDAĞ'IN GÖREVLERİ

Başbakan Yardımcımız Sayın Recep Akdağ, Kıbrıs işleri koordinasyonu, yatırım ortamının iyileştirilmesi, AFAD ve yatırım ajansı ile ilgili çalışmaları yürütecektir.

BAŞBAKAN YARDIMCISI HAKAN ÇAVUŞOĞLU'NUN GÖREVLERİ

Başbakan Yardımcımız Hakan Çavuşoğlu, Medeniyetler İttifakı Projesi, yüzüncü yıl anmaları ile ilgili hazırlıklar konuları üzerinde çalışacak. Ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Türk İşbirliği Kalkınma Ajansı, Sayın Çavuşoğlu tarafından ilgilenilecektir. Başbakan yardımcıları arasındaki görev dağılımının hayırlı olmasını temenni ediyorum."

Bugün ilk kez Bakanlar Kurulu'nda yer alan bakanlara ve görevi değişen bakanlara başarılar dileyen Bozdağ, bugüne kadar kurulda görev yapan, millete ve ülkeye hizmet eden bakanlara da şükranlarını dile getirdi.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Bakanlar Kurulu'nda, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın yenilenen eğitim ve öğretim programlarına ilişkin sunum yaptığını kaydetti.

Hükümetin önümüzdeki 6 ay içinde yapacağı çalışmalara ilişkin değerlendirmelerin yapıldığını vurgulayan Bozdağ, bu değerlendirmelerin sonuçlarının önümüzeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacağını ifade etti.

Mescid-i Aksa'da Müslümanlara uygulanan ihlaller ve bu konudaki gelişmelere ilişkin soru üzerine Bozdağ, İsrail hükümeti tarafından Müslümanların ortak ve kutsal mabedi Mescid-i Aksa, Harem-i Şerif hakkında alınan tedbirler ve uygulanan kararların, bütün İslam dünyasında,din ve vicdan hürriyetine, insan haklarına inan herkes katında büyük bir infiale yol açtığını vurguladı.

Bozdağ, 14 Temmuz 2017'de cuma namazının kılınamaması, Harem-i Şerif'in etrafına metal dedektörler konulması, Müslümanların ibadetine başkaca kısıtlamalar getirilmesi, bu uygulamaları protesto eden Müslümanlara İsrail polisinin şiddet kullanarak müdahale etmesi ve bu sırada bazı Müslümanların hayatını kaybetmesi, yaralanması gibi pek çok hoş karşılanmayacak hadiseler olduğunu dile getirerek, "Bu uygulama haksız ve hukuksuz bir uygulamadır. Asla kabul edilemez. İnsan haklarına, din ve vicdan hürriyetine aykırıdır. Hem din ve vicdan hürriyetinin hem de insan haklarının açıkça ihlalidir" diye konuştu.

İsrail hükümetini, bu uygulamaları derhal sonlandırmaya başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Başbakan Yıldırım ve bütün Türk yetkililerin davet ettiğini anımsatan Bozdağ, ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas, İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Türkiye Cumhurbaşkanı ve İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Konseyi Dönem Başkanlığı" sıfatıyla İslam dünyasını ve uluslararası toplumu birlikte hareket etmeye çağırdığını da hatırlatan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesidir. Müslümanlar arasında kutsal olan üç mabetten birisidir. Burası sadece Filistinlilerin değil bütün Müslümanların ortak mabedidir, ortak kutsalıdır ve hepsinin namusuna emanet edilmiştir. İsrail hükümeti, Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın kutsiyetine, tarihi statüsüne saygı duymak, bu kutsiyetiyi ve statüyü korumakla yükümlüdür. Bu, onların hukuki bir sorumluluğudur. Bu yükümlülüğün gereğini yerine getirmesini İsrail hükümetinden bekliyoruz. Ayrıca Harem-i Şerif'in etrafına konan metal dedektörlerin kaldırılmasını ve ibadet hürriyetinden istifade ederek ibadet yapmak isteyen Müslümanlara konulan kısıtlamaların ortadan kaldırılmasını ve Harem-i Şerif ile ilgili bugüne kadar ki normal, doğru, rutin uygulamalar neyse ona aynen geri dönülmesini ve buradan Türkiye olarak İsrail yönetiminden bu konuda basiretli hareket ederek olayların daha fazla büyümesini engellemesi konusunda adımlar atmasını istiyoruz."

"UMARIZ Kİ İSRAİL HÜKÜMETİ BAŞKA HADİSELERE MEYDAN VERMEDEN BU OLAYLARI SONLANDIRIR"

Bozdağ, bu konudaki çağrılarını en üst düzeyde yenilediklerini, tekrar tekrar dile getirmeye de devam edeceklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Eğer İsrail hükümeti bu konuda bütün sağduyu çağrılarına kulaklarını tıkar, atılması gereken makul ve doğru adımları atmazsa elbette ki buradaki olayların yönetilmesi ve başka sonuçlar doğurmasından da Türkiye olarak endişe ederiz. Onun için de burada itidalle, sağduyuyla, aklı selimle hareket ederek insanların din, vicdan ve ibadet hürriyetini gerektiği şekilde kullanmalarının önündeki engelleri kaldırmak, doğru olandır. Uluslararası toplumu da bu konuda ortak tutum almaya İsrail'e karşı ortak bir eylem ortaya koymaya bir kere daha davet ediyoruz. Çünkü din ve vicdan hürriyeti sadece Batı'da ya da başka ülkelerde değil dünyanın neresinde olursa olsun temel bir insan hakkıdır, buna saldırı insan haklarına doğrudan saldırıdır. Böylesi bir durumda hepimizin bu haksızlığı, hukuksuzluğu yapanlara karşı ortak tutum koyması şarttır. Umarız ki İsrail hükümeti bu uygulamaları tekrar gözden geçirir ve gecikmeksizin değiştirir, daha başka hadiselere meydan vermeden bu olayları sonlandırır. Ancak şu ana kadar henüz bu konuda olumlu bir gelişme olmadığını da ifade etmek isterim."

"ALMANYA ŞİRKETLERİYLE İLGİLİ TÜRKİYE'DE YÜRÜYEN HERHANGİ BİR SORUŞTURMA, KOVUŞTURMA YOKTUR"

Almanya-Türkiye arasında yaşanan gerginlikte FETÖ ile irtibatlı Türk firmalarıyla iş yapan Alman şirketlerine dair bir liste tartışması yaşandığının hatırlatılmasının ardından bu konudaki iletişim hatasının neden kaynaklandığı ve son gelişmelere ilişkin değerlendirmesi sorulan Bozdağ, Türkiye'de yabancı yatırımcılar ve yabancı sermaye için son derece güvenli bir yatırım ortamı bulunduğunu vurguladı.

Bozdağ, AK Parti hükümetleri döneminde, yerli yabancı yatırımı, yerli yabancı sermaye ayrımının kesinlikle yapılmadığının ve bundan sonra da yapılmayacağının altını çizerek, Türkiye'de doğrudan yatırımlarda yabancı şirketlerin artışına bakıldığında atılan bu adımların ne kadar başarılı sonuçlar doğurduğunun görüleceğini söyledi.

Türkiye'nin bu anlamda yabancı şirketler, yatırımcılar ve sermayedarlar için güvenli bir liman olma vasfını korumaya devam edeceğini belirten Bozdağ, şu ifadelere yer verdi:

"Son günlerde Almanya Dışişleri Bakanı ve Ekonomi Bakanının konu üzerinden Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetleri maalesef tartışma konusu haline geldi. Bunun üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız bizzat açıklama yaptılar. Türkiye'de yerleşik Alman şirketleri ya da Almanya'daki şirketlerle ilgili adli makamlarda yürüyen bir soruşturma ve kovuşturma bulunmamaktadır. Bunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Ancak buna rağmen tartışmalar bitmedi. Bunun üzerine Dışişleri ve İçişleri Bakanlarımız muhataplarıyla ayrı ayrı görüştüler."

"BÜYÜK BİR İLETİŞİM HATASI"

Bekir Bozdağ, bugün de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maizier'ın bu konuda bir telefon görüşmesi yaptığını dile getirdi.

Bu görüşmenin oldukça yapıcı geçtiğini ifade eden Bozdağ, tartışılan konunun açıklığa kavuşturulduğunu bildirdi. Bozdağ, şunları kaydetti:

"İşin aslı şudur, FETÖ ile iltisak ve irtibatı nedeniyle 140 Türk şirketiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında bu şirketlerin ithalat ve ihracat yaptığı ülkelerden INTERPOL üzerinden bilgi talebinde bulunulmuştur. Bunlar arasında Almanya menşeli bazı şirketler vardır. Bu, ülkeler arasında işleyen rutin bir mekanizmadır. Bu kapsamda Almanya'ya iletilen talepte bir iletişim problemi olduğu tespit edilmiştir. Tüm ülkeler arasında rutin olarak devam eden ve irtibat görevlileri ile INTERPOL üzerinde yürüyen bir mekanizma vardır. Burada yaşanan problemler de bu mekanizmadan kaynaklanmıştır. İçişleri Bakanımız ile Alman İçişleri Bakanı görüşmesinde bu iletişim hatası tespit edilmiş ve bu hata nedeniyle Almanya'dan istenilen bilgi talebinden sarfınazar edilmiştir. Bunun altını çizmekte özellikle fayda görüyorum. Bu bilgi talebi, hafta sonu geri çekilmiştir.

Almanya şirketleriyle ilgili Türkiye'de yürüyen herhangi bir soruşturma, kovuşturma yoktur. Bu bilgi talebi de Almanya şirketleriyle ilgili yürüyen soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili kesinlikle değildir. Türk şirketleriyle ilgili yürüyen bir soruşturma kapsamında INTERPOL üzerinden yapılan rutin bir yazışmadan ibarettir. Esasında pek çok ülke ile Türkiye bu anlamda yazışmalar yaptığı gibi, pek çok ülke de Türkiye'den bu anlamda bilgiler talep etmektedir. Burada büyük bir iletişim hatası olduğunu ifade etmek istiyoruz. Bu hata da düzeltilmiştir."

Bir gazetecinin FETÖ firarisi Adil Öksüz'ün Almanya'da görüldüğüne ilişkin iddiaları hatırlatması üzerine Bozdağ, Adil Öksüz'ün Türkiye içerisinde değişik yerlerde görüldüğüne dair zaman zaman vatandaşlar tarafından bakanlığa ve güvenlik birimlerine ihbarların yapıldığını belirterek, bunlarla ilgili gerekli hassasiyetlerin gösterildiğini ve konunun araştırıldığını söyledi.

Öksüz'ün yurt dışında Almanya'da veya başka ülkelerde görüldüğüne ilişkin de ihbarların geldiğini ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:

"Daha önce Gürcistan ile ilgili bir ihbar vardı. Son günlerde de Almanya ile ilgili gelen bir ihbar söz konusu. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü bu ihbarı hem Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına hem de ilgili idari makamlara iletmiştir. Bu konuda her ihbarı titizlikle devletimizin ilgili organları değerlendiriyor ve yapılması gereken araştırmalar titizlikle yürütülüyor. Bu da o ihbarlardan bir tanesi. Henüz doğruluğu teyit edilmiş değil."

Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin referanduma gitmesi durumunda, Türkiye'nin ekonomik anlamda bir yaptırım uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soru üzerine Bozdağ, Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin aldığı referandum kararının doğru olmadığının daha önce de açıklandığını hatırlattı.

Türkiye'nin dışında birçok ülkenin de bu kararın doğru olmayacağını ifade ettiğini aktaran Bozdağ, "Irak yönetimi Bağdat da bu referanduma karşı olduğunu ifade etti. Barzani yönetiminin, bu referandum kararını bütün dünyanın karşı çıktığı bir ortamda yapması doğru değildir. Türkiye, bu konudaki tutumunu açıkladı. Bu konu, bugün Bakanlar Kurulu'nda görüşülmedi" dedi.

Başbakan yardımcılıklarının görev alanları içerisinde ekonomi yönetiminin kimde olacağının sorulması üzerine Bozdağ, "Ekonomi Sayın Şimşek'in koordinasyonunda ve tek elden yürüyecek" ifadesini kullandı.

Adalet Bakanlığı'nın tutuklu yargılanan FETÖ'cüler için başlattığı tek tip kıyafet çalışmasında gelinen son aşamanın sorulması üzerine Bozdağ, Adalet Bakanlığı'nın yürüttüğü çalışmanın tamamlandıktan sonra değerlendirmesinin yapılacağını ifade etti.

Bozdağ, şu anda kıyafet konusundaki çalışmanın Bakanlar Kurulu'na getirilmediğini, tamamlandığı zaman nasıl olacağı ve kimleri kapsayacağının kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

Bir basın mensubunun "Hero" yazılı tişört giyenlerle ilgili gözaltıları hatırlatması üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:

"Bu konu yargının konusu. Yargı tarafsız ve bağımsız yasalarımız çerçevesinde ihbar ve şikayetleri değerlendirip soruşturma yaptığı gibi yasaların öngördüğü şartlarda resen de soruşturmalar yapabilir, bunları değerlendirecektir. Tabii terör örgütünün propagandası maksadıyla veya terör örgütünün talimatıyla bunu giyenlerle işin aslının ne olduğunu bilmeden giyenler arasında da bir ayrımı soruşturma yürüten adli makamlar mutlaka yapacaklardır. Ona göre kararlarını vereceklerdir. Bunlar adli süreçlerin kendi içerisinde halledeceği konular. Dosya ve delil durumuna göre bunun kararını vereceklerdir. Şu anda konular ve süreçler bu şekilde işliyor, yeni bir durum yok orada."

"BU KONUDA BEYANA ŞİMDİLİK İTİBAR ETMEK DOĞRU OLANDIR"

Sakarya Valisinin makamında karşılanma görüntülerine ilişkin değerlendirmesi sorulan Bozdağ, şunları söyledi:

"Ben görüntüleri izlemedim. Sakarya Valisi bildiğim kadarıyla Ordu'dan son kararnameyle Sakarya'ya atandı. Bu görüntülerle ilgili kendisiyle bir görüşme yapmadım. Bu sorudan sonra bir görüşme yapacağım kendisinden ayrıca bilgi alacağım ama tabii yeni göreve başlayanlara 'hoşgeldin'e, tebriğe gelen çok sayıda insan olur. Onların içerisinde mi bunlar yoksa dediği gibi önceki görüntüler mi Bu konuda beyana şimdilik itibar etmek doğru olandır. Ama bir inceleme yaptıktan sonra size daha ayrıntılı bilgi verebilirim."