NTV

Bekir Bozdağ'dan Kılıçdaroğlu'na istifa çağrısı

Anadolu Ajansı

Türkiye

Bakanlar Kurulu sonrası konuşan Hükümet Sözcüsü Bozdağ, "yurtdışına para transferi" iddiası üzerinden eleştirdiği Kılıçdaroğlu'na istifa çağrısı yaptı. Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işadamlarına yönelik sözlerinin de "sitem" niteliğinde olduğunu söyledi.

Bakanlar Kurulu, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplandı.

Çankaya Köşkü'ndeki toplantı sonrası Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, kameralar karşısına geçti.

Bozdağ'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Sayın Cumhurbaşkanımız dünkü açıklamasında ne demek istediğini bugün açıkladı. Türkiye serbest piyasa ekonomisine sahip, vatandaşlarımız ve yabancı yatırımcılar istediği yerde yatırım yapma hakkına sahiptir. Aynı şekilde yurtdışında da yatırım hakkına sahiptir. Her türlü para transferi yapabilirler. Herhangi bir sınırlama söz konusu değildir, bundan sonra da olmayacaktır. Cumhurbaşkanımızın böyle bir talimatı olmamıştır. Cumhurbaşkanımızın dikkat çektiği husus kendi ülkesine güvenmediği için sermayesini başka yere aktarmak isteyenlere istem olduğunu ifade etti. Ekonomi dara girsin diye uğraş varken işadamlarımız ekonomilerini güçlendiren Türk ekonomisine güvenmeleri ve sahip çıkmaları konusunda bir sitemini ifade etmiştir.

Türkiye'nin terör örgütleriyle irtibat halinde olan finanse edenlerle ilgili bir hassasiyeti vardır. Terör örgütünün kasası olanlara karşı hukuk devleti olarak gereken yapılmaya devam edilecektir. Serbest piyasa ekonomisi vardır ve devam edecektir. İşadamları herhangi bir kısıta sahip olmadan faaliyetlerine devam edeceklerdir. Bunların teminatı kanunlar ve finans sistemimizdir. 

"MÜFTERİLİĞİNİ İSPAT ETTİ"

Yarın CHP'nin açıklayacağı kağıt parçaları ve yeni bombalar ne onu bilmiyorum. Bİldiğiniz gibi Sayın Kılıçdaroğlu 2 haftadır bir iddiada bulundu. Dedi ki Man Adası diye bir ada var, vergi cenneti 1 sterlinlik şirketlere Cumhurbaşkanı ve ailesi para transfer etti iddiaları var. Bunun ispatı olarak dekontları gösterdi. Bu iddialarla ilgili Cumhurbaşkanımız net bir şey söyledi: Böyle bir para gönderimi söz konusu değildir, aksini ispat ederseniz siyaseti bırakırım, ispat edemezsen sen CHP Genel Başkanlığı'ndan ayrılacaksın. Cumhurbaşkanımız kolay bir yol söyledi. 

O salı günü grup toplantısında aldı dekontları salladı. Dendi ki yurtdışına giden tek kuruş para yoktur. Gösterilen kağıt parçaları sahtedir. Elindeki kağıt parçalarını medya ve yargıya ver. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine sıkışında kağıtları medyaya dağıtmak zorunda kaldı, isteyerek dağıtmadı. Bu kağıt parçaları incelendiğinde ne çıktı ortaya? Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın ve ailesinden birisinin Man Adası'nda bir şirkete tek kuruş para göndermediğini bu dekontlar ispat etmektedir. Bu dekontlar net bir şekilde Sayın Kılıçdaroğlu'nun müfteriliğini ispat eden belgelere dönüşmüştür. 

KILIÇDAROĞLU'NA İSTİFA ÇAĞRISI

Bizim Kılıçdaroğlu'dan beklediğimiz onurlu ve haysiyetli bir kişi gibi davranması. Bu gösterdiğin dekontlar sizin yalancılığınızı ispat eden birer belge olduğu ortaya çıktı. Şimdi söyler misin? Alçak, müfteri, yalancı kim? Bunu net bir şekilde ifade etmesi lazım. Onurlu bir insan gibi Sayın Kılıçdaroğlu'nun yapması gereken istifa etmektir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı'ndan istifa etmeye davet ediyorum. İstifa etmeyeceğini bile bile istifaya davet ediyorum. Kılıçdaroğlu'na şunu da ifade ediyorum, sizi göreve getiren baronlar ve FETÖ'cüler gitmenize karar vermiş. Bir başarıya ulaşılamıyor, öyleyse pimi çekilmiş bombaları eline verelim kendi kendini imha etsin. Bu bombaları eline verenler kendisini göreve getirenlerdir.

Kaset operasyonunu yapan FETÖ ve onlarla işbirliği içerisinde olan baronlar ve karanlık güçler, Kılıçdaroğlu'nun son kullanma tarihinin dolduğuna karar vermiş durumdalar. Bu malzemeyle daha fazla bir fayda elde edemeyeceğini gördükleri için Sayın Kılıçdaroğlu'nu bir rezillikten öbür rezilliğe iterek toplum içine çıkamaz hale getirmek istiyorlar. 

"BEN DE MERAKLA BEKLİYORUM"

Yarın da başka belgeler açıklayacağını söylüyor. Ne açıklayacak ben de merakla bekliyorum. Yine hangi yalancılığını ortaya koyacak, hep beraber göreceğiz. Kılıçdaroğlu elinde patlayan Man Adası'nın bombalarından sonra konuyu değiştirip başka yeni bombalar ortaya koyarak başka tartışmalarla günü kurtarmaya çalışacak. Günü kurtarma şansı yok. Yalan siyasetinin CHP'ye de Kılıçdaroğlu'na bir faydası yoktur.

İSRAİL'İN KUDÜS HAMLESİ: FELAKET OLUR

Kudüs ve Harem-i Şerif'in statüsü uluslararası anlaşmalarla belirlidir. Bu statüyü korumak bölgedeki barış için hayati öneme sahiptir. Bu statünün kaldırılarak başka bir adım atılırsa büyük bir felaket olur. Bölgede kırılgan bir şekilde devam eden barış sürecini yok eder. Yeni huzursuzluklara, öngremediğimiz, ne zaman biteceğini bilemediğimiz olaylara yol açabilir. Bunun İsrail'e de başka ülkelere de faydası yoktur. Anlaşmalar ve BM'nin kararları Kudüs'ün statüsünü korumayı BM'ye de bir vazife olarak yüklemektedir ve BM'nin de bu statüyü korumak ayrı bir taahhüdü, sorumluluğudur. Türkiye, herkese bu noktada sorumluluklarını ve taahhütlerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Bölgeyi lütfen yeni felaketlere, çatışmalara, kargaşalara sürükleyecek adımlar atmaktan kaçının. Türkiye'nin duruşu bugüne kadar bu konuda neyse bundan sonra da o olacaktır. Oldu bittilere karşı Türkiye'nin 'evet' demesini kimse Türkiye'den beklememelidir.

"AFRİN İÇİN TEREDDÜT EDİLMEYECEK"

Suriye'de yaşanan her hadise, Türkiye'nin ulusal güvenliği ile doğrudan ilgilidir. Türkiye, bölgede çatışmaların sona ermesi, barış ortamının tesis edilmesi, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini sağlayacak ve herkesin katkı sağlayacağı bir barış ortamı tesisine son derece önem vermektedir. Ancak bunu yaparken de elbette meşru olanlarla, halkta karşılığı olan Suriye'deki bütün çevrelerle birlikte yapılmasını önemsemektedir. Terör örgütlerinin bu süreçte muhatap kabul edilmesini Türkiye reddetmektedir. Afrin'de PYD/YPG teröristlerini yer aldığını biliyoruz. Buradan yönelecek her türlü saldırıya karşılık verilmektedir. Bundan sonra da tereddüt edilmeyecektir.

ABD'DEKİ DAVA

Kılıçdaroğlu'nun ilk parlatılmaya çalışıldığı Almanya'daki Deniz Feneri davasıdır. Şimdi ABD'deki bir dava devam ediyor. Görülmeye başladığı hafta eş zamanlı şekilde Cumhurbaşkanımız ve ailesi hakkında itibar suikastına teşebbüs etti Kılıçdaroğlu. Buradan şunu demesini beklerdim, hiçbir ülke Türkiye hakkında yargı yoluyla karar veremez. Türkiye'nin çıkarları konusunda hiçbir ülkenin takdir yetkisi yoktur. Sayın Kılıçdaroğlu'nun duruşu yerli ve milli değildir. Zarrab hadisesi 17-25 Aralık'ta FETÖ terör örgütünün yargı darbe teşebbüsünün bir parçasını oluşturmaktadır. Türkiye bu konuyu araştırdı. Hem yargı yoluyla hem yasama denetimi yoluyla. Zarrab ile ilgili konunun üzeri örtülmedi. Gerekli soruşturmalar yapıldı. Şu anda New York'ta devam eden davanın yargıcı 17-25 Aralık sürecinde Türkiye'ye karşı açıklamalarda bulunmuş ve FETÖ'nün sözcülüğünü yapmış bir kişidir.

"ADALET BEKLEMİYORUZ"

Bilirkişi de FETÖ'cü, tanık da FETÖ'cü, yargılamayı yapan hakim FETÖ organizasyonuna katılan bir kişi. Burada devam eden dava FETÖ, ABD yargısı işbirliğinde 17-25 Aralık sürecinde Türkiye'de başarılamayanın ABD'de tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Türkiye İran ile ticaretini uluslararası hukuka uygun yapmıştır. Türkiye hakkında herhangi bir ülkenin yargılama yapması ve mahkumiyet kararı vermesi mümkün değildir. Türkiye bu hadiseleri yakından takip etmektedir. Buradan çıkacak bir kararın bizim açımızdan bir kıymeti yoktur. Böyle bir yargılamadan biz adalet beklemiyoruz. Türkiye'yi suçlamak için büyük bir çaba var. Rıza Zarrab'ın üzerine kurulan baskı ve ceza tehdidi ile yaptırılan iftiralar var. Bunlar bir komplonun ortaya konmasından ibarettir.

"TAŞERON ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI"

Taşeron konusu, eli kulağında dersek yanlış olmaz. Çalışmalar tamamlanmış durumda. Bu hafta Bakanlar Kurulumuza gelmedi ama muhtemelen önümüzdeki hafta ya da bir sonraki hafta Bakanlar Kuruluna gelebilir. Bütçe görüşmeleri sırasında veya sonrasında Parlamentoya sevk edilecek.

"EKONOMİMİZ DİRENÇLİ"

Türkiye'nin ekonomisi büyüme rakamları itibarıyla herkesi yanıltan ve raporları revize ettirecek noktaya getiren gelişmeleri barındırıyor. Dışarıda ve içeride olumsuz adımlar atmak isteyen çevreler de var. Dirençli bir ekonomimiz var. Yaşananlara rağmen ekonomimiz en fazla büyüyen ekonomiler arasında. Enflasyon rakamları dönemlerin yansıması olarak görülmeli. Yılsonu rakamları göreceğiz. Enflasyonu tek haneli rakamlara ve daha aşağılara çekmek hükümetimizin hedefidir."

ETİKETLER