NTV

Beton havuz değil sonsuz okyanus

Türkiye
Beton havuz değil sonsuz okyanus

Yunuslar, balinalar, foklar, morslar... Çoğu soğuk iklimlere alışık bu hayvanlara zorla gösteri yaptırılıyor. Bu canlılar beton havuzlara değil, sonsuz okyanuslara ait ...

Yunuslara Özgürlük Platformu'nu gönüllüler kurdu. Amaçları deniz memelilerini "esaretten" kurtarabilmek. Bugüne kadar bu konuda bir hayli yol aldılar.

Platformun gönüllülerinden dalgıç ve aktivist olan Deniz Gezgin çalışmalarını bakın nasıl anlatıyor:

"2010 Şubat ayında Alanya’da bir tesiste 4 yunusun bir hafta içinde ölmesinden bu yana, deniz memelilerini esaretten kurtarmaya ve yetkili kurumları, yasaları ve uluslararası sözleşmeleri uygulamaya koymaları için göreve çağırmaya çabalıyoruz.

Bu konuda gönüllü insanlarla bir araya gelerek Yunuslara Özgürlük Platfromu’nu kurduk. Eylemler yapıyor, protestolar düzenliyor, kampanyalar yürütüyoruz.

Amacımız deniz memelilerinin ticari amaçlarla sömürülmesini sonlandırmak, ayı oynatmaktan farksız bu eğlence anlayışını ortadan kaldırmak ve insanların 'yunus terapisi' gibi sözde tedavilerle maddi manevi sömürülmesini engel olmak.

Türkiye’de, son 1 yıl içinde kapanan 3 parktan sonra 9 yunus parkı kaldı.

Bu parklarda yunuslar, balinalar, foklar, morslar gibi çoğu soğuk iklimlere alışık, doğal ortamından çok çok uzakta yaşayan, hizmet etmeye zorlanan ve şaklabana dönüştürülen deniz memelileri var.

Bu canlılar beton havuzlara değil, sonsuz okyanuslara ait ve biz esaret altında tek bir yunus, tek bir mors kalmayıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz."

Gezgin, son olarak İstanbul'daki gösteri merkezlerinden birinde şov amaçlı kullanılan Mors Sarah'ın haline tanıklık etti. Yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

"Mors Sarah’nın durumu içler acısıydı. Vücudundaki açık yaralar, bize fil gibi iri hayvanalara gösteri yaptırmak için kullanılan kancalı sopalarla dövülüyor olma ihtimalini düşündürüyor. Nedeni ne olursa olsun, buna göz yumulamaz. Sarah için büyük bir kampanya düzenleyeceğiz ve onu esaret koşullarından kurtarmak için elimizden geleni yapacağız. Sürekli büyüyen; yunuslara, morslara, foklara, balinalara.. ve durdurmazsak kimbilir daha hangi canlılara eziyet edecek bu sektörü bitireceğiz.

Başlattığımız dilekçe kampanyasında Tarım Bakanlığı tarafından Çevre Bakanlığı’na, İstanbul İl Tarım Müdürlüğü tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbul Valiliği’ne, İstanbul Valiliği tarafından da yeniden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönlendirildik.

Doğal ortamındaki bir mors... Gösteri merkezlerindekilerinin aksine uzun dişleri var...
Doğal ortamındaki bir mors... Gösteri merkezlerindekilerinin aksine uzun dişleri var...

Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde hiç tatminkar olmayan bir yanıt da aldık. Yunus parklarıyla ilgili en başından beri yaşadığımız bu yetki karmaşasını ve süreci takip ediyoruz."