NTV

'Bize sığınak lazım'

Türkiye
'Bize sığınak lazım'

Denizleri koruma amacıyla çalışan 300’den fazla uzman kuruluş, Akdeniz konusundaki deneyimlerini paylaşmak ve ortak bir program oluşturmak amacıyla ilk defa bir araya geliyor.

25-28 Kasım 2012 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 2012 Akdeniz Deniz Koruma Alanları Forumu, Deniz Koruma Alanları Yöneticileri Veri Ağı (MedPAN) ve WWF’in de içinde bulunduğu ortak kuruluşlar tarafından gerçekleştiriliyor. Forum, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi çerçevesinde belirlenen hedef doğrultusunda, 2020 yılına kadar Akdeniz’in %10’unun koruma altına alınmasını garanti etmek amacıyla Deniz Koruma Alanlarının etkin yönetimi için somut bir plan oluşturulmasını hedefliyor.

2008 yılından beri koruma altında olan alanlara yaklaşık 7.000 km2’lik bir alan daha eklenmiş olmasına rağmen Akdeniz’in yalnızca %4’ü koruma altında. Bu rakam, deniz biyoçeşitliliği açısından “sıcak nokta” olan alanların korunması adına atılması gereken daha çok adım olduğunu gösteriyor.

WWF-Akdeniz Deniz Koruma Program Müdürü Giuseppe Di Carlo, 2020’ye kadar %10 koruma hedefine ulaşılabilmesi için, hükümetleri Akdeniz’de daha çok Deniz Koruma Alanı oluşturmaya ve var olanları daha çok desteklemeye davet etti. Deniz Koruma Alanlarının hem deniz kaynaklarının sürdürülebilir bir biçimde kullanılmasını ve biyoçeşitliliğin korunmasını sağlamaya yönelik bir araç olduğunu belirtti. WWF, başlattığı imza kampanyası ile %10 hedefine ulaşılabilmesinin sağlanması adına Akdeniz hükümet liderlerini Deniz Koruma Alanlarına karşı sorumluluklarını arttırarak Akdeniz’i koruma altına almaya çağırdı. Son 4 ay içerisinde 22.000’in üzerinde imzanın toplanmasını sağlayan kampanyanın detayları Deniz Koruma Alanları Forumu’nda karar vericilerle paylaşılacak.

WWF-Türkiye Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem “Akdeniz, deniz biyoçeşitliliği ve doğal kaynaklar açısından dünyanın en zengin bölgelerinden birisi olduğu gibi, aynı zamanda en kırılgan olanlarındandır. Deniz Koruma Alanlarının faydaları gözle görülür ve ölçülebilir niteliktedir. Bu alanlarda, tür çeşitliliğinin %19 oranında, balıkların biokütlesinin 4,7 kat, balık yoğunluğunun ise %10 oranında arttığı gözlenmektedir. WWF-Türkiye olarak Kaş-Kekova’da yürüttüğümüz çalışmalar ile bölgenin bir Deniz Koruma Alanı olmasına destek sağladık. Türkiye’de korunan alanların sayısını artırmak için çalışmalarımız devam edecektir; çünkü Deniz Koruma Alanları bulundukları bölgenin sosyoekonomik yapısını da destekleyen önemli bir araçtır.” dedi.