CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Mecliste düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin iç ve dış politikasını eleştirdi.

İktidarın yurtiçi ve yurt dışında hedefinin 2019 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimi ve yüzde 50 + 1'e ulaşmak olduğunu belirten Yılmaz, hükümetin iç siyasette kullandığı kutuplaştırıcı üslubunu dış siyasette de kullandığını öne sürdü.

AK Parti'nin 16 Nisan halk oylamasında gerginlik çıkaracak, sert milliyetçi söylem kullandığını böylelikle kitleleri ajitasyonla mobilize ederek "evet" oyu istediğini savunan Yılmaz, "Benzer sürecin yoğunlaşarak devam edeceğini söyleyebiliriz. Hükümet için dış politika, 2019’u garanti altına almak, yüzde 50 + 1'i güvenceye kavuşturmaktır" dedi

NATO TATBİKATINDAKİ SKANDAL

Yılmaz, NATO tatbikatındaki "Atatürk ve Erdoğan düşmanlığı" skandalını ilk kınayan partilerden birisinin CHP olduğunu dile getirerek, yapılan davranışın hiçbir suretle kabul edilemez alçak bir yaklaşım olduğunu vurguladı.

Yılmaz, şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanı'nın dün, 'Bugüne kadar bize yapılan saldırıları gizleyemedikleri bir sevinçle karşılayanların işin içine Atatürk dahil edilince meselenin gerçek yüzünü anlamış olduklarını ümit ediyorum' açıklaması oldu. Ben bu cümleyi şöyle kurmak istiyorum; Bugüne kadar Atatürk'e burada yapılan saldırıları gizleyemedikleri bir sevinçle karşılayanların işin içine yüzde 50 + 1 gerçeği girince, gerçeği daha iyi anladıklarını bende ümit ediyorum. Atatürk'e sahip çıkmak sadece konjonktürel yaşanan saldırılar ve çirkinliklerle sınırlı kalmamalı. Atatürk, kurduğu ülkenin evlatları tarafından hakarete uğradığında ses çıkarmayanlar bugün farklı bir tonda ses çıkarıyorlar."

“DIŞARIDA GERGİNLİK, İÇERİDE KUTUPLAŞMA”

Türkiye'nin dış politikada net tutum sergilemediğini, zikzaklar çizdiğini ileri süren Yılmaz, "Türkiye'de popülist bir lider var, her şeyi iktidar için kullanıyor, iç politikayı, dış politikayı, bütün milli hassasiyetleri kendi mukadderatı ve istiklali için kullanıyor. Böyle olunca dış politikada gerginlik bitmiyor, içeride kutuplaşma dinmiyor. Türkiye'deki bütün milli hassasiyetler, Sayın Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'yi koruma refleksinin yüz katı önündedir. Biz ölmedik, ülkeye dönük herhangi bir saldırı olduğu zaman ona ilk karşı koyacak olan bizleriz" diye konuştu.

“RIZA SARRAF BALLI BİR VATANDAŞMIŞ”

Öztürk Yılmaz, New York'ta tutuklu yargılanan Rıza Sarraf'ın itirafçı olduğuna dair iddiaları hatırlatması üzerine de "Neden bu tedirginliği duyuyoruz? Bize açıklanmayan, bizim bilmediğimiz bir korku gerektirecek gerçeklik mi var? Nedir? Ama bu normal bir vatandaş değilmiş. Rıza Sarraf, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip normal bir vatandaş değilmiş. Ballı, ayrıcalıklı, çok önemli bir vatandaşmış, bazı şeyleri söylemesinden korkulan bir vatandaşmış, bunu görüyoruz" dedi.