Selahattin Demirtaş: Hiçbir silahlı örgüt bizi dinlemez

“Hiçbir silahlı örgüt ya da yapı ne bizi dinler, ne bize bağlıdır, ne de bizden emir alır” diye HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, silahlı örgütlerin tek faturasının HDP’ye çıkartılmaya çalışıldığını söyledi.

Anadolu Ajansı 18.03.2016 - 17:23

20160318_2_14832067_6431740.jpg

Tunceli’ye giden HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisi tarafından Kışla Meydanı'nda düzenlenen etkinlikte konuşma yaptı.

Demirtaş, "Sizlerle her buluşmamız bizler için de büyük bir onur, büyük bir şeref. Bizler Dersim'in bu onurlu, haysiyetli duruşuyla, yediden yetmişiyle, her Dersimliyle gurur duyuyoruz. Sizlerle gurur duyuyoruz. hepinizin Nevruz'unu kutluyorum" dedi.

Selahattin Demirtaş, şunları söyledi:

"Herhalde ne kadar zorlu, ne kadar tarihi, ne kadar önemli atmosferden ve süreçten geçtiğimizi, en fazla Dersimliler hissediyordur. Sıradan bir siyasi çalışma, siyasi bir rekabet, partiler arası bir siyasi gerilim yaşamıyor bölgemiz. Ülkemizde de durum böyle değil. Bu Nevruz'u tarihin yeniden yazıldığı, yeniden yazılacağı ve bizlerin direnişiyle, ezilenlerin kendi tarihini yazacağı bir süreçle karşılıyoruz.
Ben sadece bir siyasi parti temsilcisi eş genel başkanı olarak burada değilim. Bütün direnen halkımızın her birinin zulme karşı, AKP şahsında ittifaklaşan savaş blokuna karşı ve ülkemizi, halklarımızı teslim almaya çalışan anlayışa karşı direnen herkesi Nevruz sıcaklığıyla selamlamak için bugün buradayım.

Özgürlükçü laiklikten yanayız. Herkesin ana diliyle, mezhebiyle, kimliğiyle, inancıyla, yaşam tarzıyla anayasal güvenceye alındığı özgür bir ülkeden yanayız. Emeğin, ezilenin, üretenin, işçinin hakkının verildiği bir düzenden yanayız. Kadının kendi özgür kimliğiyle toplumsal yaşamın her alanında var olduğu bir toplumsal yaşamdan yanayız. Biz böyle bir ülke kurmak istiyoruz. Biz ülkeyi bölmeye değil, ülkedeki bölünmüşlüğü birliğe dönüştürmeden yanayız ve bunun uğraşını, çabasını sürdürüyoruz. Bizim her birimizin direnişi, her birimizin duruşu bunun içindir ve böyle tarihi dönemlerde nüans farklılıklarını bir kenara bırakmamız lazım.

Bize özellikle seçilmişlere, yani sizin oy vererek, destek vererek irade olarak seçtiklerinize yönelik saldırı hiçbir dönemde bu kadar yoktu. Bizim emrimizde, bizim yönetimimizde, bizim kudretimizde hiçbir silahlı örgüt yok. Biz hiçbir silahlı örgüte, şahsiyete veya kişiye asla bu güne kadar ne talimat verme, ne yönetme, ne de irade konumunda olmadık. Bizim demokratik bir kuruluş yapımız var bunu herkes bilir. İl, ilçe teşkilatlarımız var, yönetimlerimiz var. Bizden talimat alan, emir alan başka yapılar yok. Hiçbir silahlı örgüt ya da yapı ne bizi dinler, ne bize bağlıdır, ne de bizden emir alır. Dolayısıyla bize bağlı olmayan, bizimle organik, inorganik bağı olmayan, halk içinde örgütlenmiş, halktan destek alarak kurulmuş bütün silahlı örgütlerini dikkat edin tek siyasi faturasını HDP'ye çıkarıyorlar. Bu silahlı örgütlerin hiçbirini neredeyse eleştirmiyorlar, ismini bile ağzına almıyorlar, HDP diyorlar.

Bir siyasi faaliyetiniz olsun olmasın, önemli bir şahsiyetseniz sizi tutuklayıp hemen içeri atıyorlar, Bunun amacı ne? Sadece içeri attığını engellemek değil, asıl dışarıda kalanları bir açık hava cezaevinde tutmak için bunları yapıyorlar. Yani korkulacak şey cezaevinin kendisi değil, asıl korkmamız gereken dışarıyı cezaevine çevirme niyetleridir. Bu nedenle bütün kardeşlerimiz Dersim'deki ve her yerdeki halkımız bilsinler, bizi cezaevi ile tehdit etmeye, terbiye etmeye çalışıyorlar, yaparlar mı, yapmazlar mı bilemeyiz."

NEVRUZ KUTLAMALARI

Öte yandan, Mardin’de konuşan partinin diğer eş genel başkanı Figen Yüksekdağ, Nevruz kutlamalarıyla ilgili açıklama yaptı.

Yüksekdağ, “Halkımız dört bir yanda, illerde, ilçelerde, mahallelerde, yerleşim ve yaşam alanlarında nevruz için bir araya gelmekten sakınmıyorlar. Yasaklar ve yasakçı zihniyet bu siyasi iktidara aittir. Ama alanlar meydanlar, sokaklar bütün yaşam merkezleri bizlere aittir, halklara aittir. Her yerde nevruz ışığının, nevruz ateşinin yanmasına engel olamayacaklar. Sayısız kez bu kutlama ve bayram günü kana, ölüme, karanlığa gömüldü. Bizler bu kanın, ölümlerin, karanlığın içerisinden sıyrılarak bugüne geldik. Hep birlikte bugünlerden de geçeceğiz” dedi.

Sayfa Yükleniyor...