Büyükçekmece Göl Vadisi’nde 312.000 metrekare alan üzerine kurulu 144 villalık Park Village, 1000 zeytin ağacı, organik tarım yapılacak özel iç bahçeleri ile Ege’yi İstanbul’a taşıyor. Türkiye’de tek katlı villa konsepti ve Ege teması üzerine kurulu olan Park Village’da her villanın 1200-1500 metrekare arasında değişen bahçesi bulunuyor. Arıkan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Habip Arıkan ile Park Village ve diğer projeleri üzerine sohbet ettik.

İlkleri gerçekleştiren Arıkan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Habip Arıkan, yapılmamış işleri yapmayı kendilerine ilke edindiklerini ve bu doğrultuda sektöre ve Türk halkına yararlı olacak projeler hayata geçirmek için çalıştıklarını dile getirdi.

Firmanız hakkında biraz bilgi alabilir miyiz?

“Arıkan Ailesi olarak eğitimci bir yapının içinden gelmekteyiz. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalar hayata geçirdiğimiz projelerle eğitimci Arıkanlar olarak tanınmaktayız. Bunun nedeni de aile büyüklerimizin birçoğunun eğitimci olmaları ve ticari faaliyetlerin temelinde eğitim sektörünün yatıyor olması.

Arıkan Yapı olarak gayrimenkul geliştirme faaliyetlerimize ise 2004 yılında başladık. Gayrimenkul yatırımlarını gündemimize almamız yine eğitim sektörü temelinde oldu. İstanbul-Bahçeşehir bölgesinde bir özel okulun inşaatını gerçekleştirdiğimiz dönemde kendimizi gayrimenkul geliştirme işinin içinde bulduk. Özel okul inşaatının ardından yine Bahçeşehir bölgesinde bir alışveriş merkezi, bir ticari bina, sonrasında ise Park City projesi ile gayrimenkul sektörüne tamamen giriş yaptık. Arıkan Yapı olarak şu ana kadar 250.000 metrekare inşaat gerçekleştirdik.”

Park City projenizden bahseder misiniz?

“Park City projesi bizim konut, ofis ve mağaza birimlerini içinde barındıran karma yaşam merkezi anlamında ilk projemiz oldu. Biz bu projeyle o dönemde sosyal imkanlarıyla, yapı kalitesiyle, otoparklarıyla, daire içlerinde kullanılan malzemeleriyle üst düzey bir projeyi metrekaresi 1.000 TL’nin altında satarak bir ilki gerçekleştirdik. Bu nedenle büyük ilgi gören ve satışları çok kısa bir sürede tamamlanan bir proje oldu. Park City yatırım anlamında da yatırımcısına %100 pirim sağladı. Proje teslim edildiğinde yatırım amacıyla daire sahibi olan müşterilerimizin dahi evlerine yerleşmeye başladığını gördük. Bu da bizim için artı bir durum oldu. Çünkü bir projede doluluk oranı ne kadar az ise site sakinlerine dezavantajları oluyor. Bu yönden Park City projesi doluluk oranıyla site sakinlerinin yaşam kalitesini arttıran, ikinci el satışlarda büyük kolaylıklar sağlayan, aidat anlamında site sakinlerinin bütçesini yormayan bir proje oldu.”

Son projeniz Park Village’a nasıl karar verdiniz? Süreç nasıl işledi ve gelinen nokta nedir?

“Biz Park City’yi hayata geçirdikten sonra böyle düşük maliyetlere bu denli kaliteli modern projelerin hayata geçirebileceğini ve satılabileceğini gören diğer firmalar, “ekonomik konut” adı altında bir ucuz konut furyası başlattılar. Biz de bu gidişatın sağlıklı olmadığına karar vererek daha önce çizimlerini ve tasarımlarını bitirdiğimiz fakat arazi temininde zorlandığımız için rafa kaldırdığımız projelerimizi hayata geçirmeye karar verdik. Bu süreçte de ilk olarak şu an inşaatı devam eden Park Village projesinin çalışmalarına başladık.”

Park Village projesinin özelliklerini anlatır mısınız?

“Büyükçekmece Göl Vadisi’nde 312.000 metrekare alan üzerinde 144 villadan oluşan bir proje Park Village. 270.000 metrekaresi yeşil alan olarak tasarlandı. Ayrıca Türkiye’de benzeri olmayan kasaba kimlikli ve Ege teması üzerine kurulmuş tek katlı villalardan oluşan bir proje. Villa denince nedendir bilinmez akla ilk dubleks villalar gelir. Fakat biz tek katlı villaları tercih ettik. Çünkü insan hayatı için en doğru yaşam biçimi yatay yaşam şeklidir. Belli bir yaştan sonra bir basamak çıkmak bile insanı yorar. Bu nedenle biz de Park City projemizde merdiven unsurundan mümkün olduğunca uzak durduk.

Ayrıca Park Village’da insanların özlem duyduğu doğal yaşam unsuru da yer alıyor. İnsanlar projemize girdiklerinde kendilerini Ege’de zeytincilikle uğraşılan bir kasabada hissediyorlar. Çünkü projemize 1200 adet ileri yaş zeytin ağacı dikiyoruz. İleri yaş ağaçları tercih etmemizin sebebi ise Park Village’taki kasaba kimliğini perçinlemek adına proje içerisinde uzun yıllardır yaşamın devam ettiğini anlatan bir peyzaj dokusunu elde etmek.

Yine kasaba kimliğini tam anlamıyla hissettirebilmek adına projemize bir köy meydanı yapıyoruz. Çünkü meydanların kültürel anlamda insanların hayatlarında önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. Baktığınızda en büyük sevinçler bu meydanlarda yaşanır, düğünler bu meydanlarda yapılır, kupalar-şampiyonluklar bu meydanlarda kutlanır. Fakat biz İstanbul gibi büyük metropollerde yaşaya yaşaya bu meydan kültürünü de unutmuş durumdayız. Park Village’te en azından 144 ailenin bir meydanda buluşarak her yıl Ege’nin birçok köyünde hala devam eden zeytin hasadının kutlandığı şenliklerin bir benzerini gerçekleştirebileceklerine eminim.

Projemizin ayrıca en çok beğenilen özelliklerinden biri de her evde bulunan, 4 tarafı kapalı iç bahçeler. Anadolu mimarisinde unutulmaya yüz tutmuş bu kültüre de Park Village ile tekrardan hayat veriyoruz. Bunlarla birlikte tüm villalarımızın kendilerine ait ortalama 1200 metrekare ile 1500 metrekare arasında değişen bahçeleri olacak. Bu bahçeler içerisinde bir yüzme havuzu bulunacak. Ayrıca sakinlerimizin kendi bahçelerinde organik tarım yapabilmelerine imkan sağlamak için de bir çalışma yürütüyoruz. Bu çalışma kapsamında projemiz bünyesinde bir zirai mühendislik birimi kuruyoruz. Bu birim sayesinde hayatında hiç sebze meyve üretmemiş sakinlerimiz dahi kendi bahçelerinde ürün yetiştirebilecekler.”

Projede farklı tiplerde villalarınız var ve bu villaların her birinin isimleri çok farklı. Bu isimler neyi ifade ediyor?

“Projemizde 7 tip evimiz var. Evimizin isimleri de Ege’de zeytinciliğin yoğun şekilde yapıldığı bölgelerin tarihsel isimlerinden esinlenerek tercih edildi. Bunlar Sardes, Claros, Lagina, Larissa, Alinda, Trilye ve Thera. Ege kimliğini yansıtmak adına evlerimizin dışına Ege mimarisiyle bütünleşmiş taşlar kaplayacağız. Evlerimizin çatılarına alaturka kiremitler koyacağız. Ahşap dokuyu bolca kullanacağız. Yani insanlar projeden içeriye girdiklerinde bir Ege kasabasında olduklarını hissedecekler.”

Satışa çıktığınız günden bu yana satışlar ne durumda?

“Park Village projemizi 2012 yılının Ekim ayında satışa çıkarmıştık. O günden bu yana ciddi bir talep alıyoruz. Şu an projemizin ortalama %45’ini satmış durumdayız. Bir villa projesinde bu kadar kısa bir sürede böyle satış rakamlarına ulaşabilmek bizi ciddi anlamda mutlu etti. Ne kadar doğru bir tercih yapmış olduğumuzu tekrar gördük.”

Projedeki villaların fiyatlarından bahseder misiniz?

“Projemizde villa büyüklükleri 250 metrekare, 300 metrekare ve 350 metrekare olarak tasarlandı. 250 metrekarelik villalarımızın fiyatları 550 bin dolar ile 675 bin dolar arasında, 300 metrekare villalarımızın fiyatları 600 bin dolar ile 700 bin dolar arasında değişiklik gösteriyor. 350 metrekarelik villalarımızın fiyatı ise 850 bin dolar.”

Ödemede ne gibi kolaylıklar sağlıyorsunuz müşterilerinize?

“Park Village projesinin teslim süresi çok kısa. Bugünden itibaren yaklaşık olarak 18 ay sonra projeyi teslim etmeyi planlıyoruz. O bakımdan kendimiz şöyle bir model geliştirdik. Müşterilerimizin ilk etapta banka kredisi faizlerinden etkilenmesini önlemek için öncelikle bir peşinat alıyoruz. Teslim süresine kadar da çok cüzi miktarlarda taksitlendirme yapıyoruz. Teslimden sonra da kalan bakiyeyi müşterimiz eğer isterse peşin ödeyerek kapatabiliyor ya da banka kredisi kullanarak villasına sahip oluyor.”

2012 yılı içerisinde hayata geçirmek istediğiniz projeler var mı?

“2012 yılının son çeyreğinde açıklamayı planladığımız bir projemiz var. Esenyurt’taki bir kimya fabrikasını kentsel dönüşüm modeli ile çok farklı bir proje olarak hayata geçirmek istiyoruz. Bu konuda mimari çalışmalarımız sürüyor.”

2012 yılı sonunda projelerinizden ne kadar ciro bekliyorsunuz?

“100 milyon doların üzerinde bir ciro beklentimiz var.”

Son dönemde gündemde olan “Yeşil-Çevreci Bina” anlamında projelerinizde ne gibi çalışmalara yer verdiniz?

“İki tane oğlum var. Onlarla geçen sene bir yaz tatili sırasında beraber sohbet ederken doğayı bozmadan tamamen ekolojik ürünler kullanarak üretilen bir doğal yaşam modeli hayata geçirmeye karar verdik. Bu projede tamamen organik ürünler kullanarak inşaat sırasında ve teslim sonrasında doğaya hiçbir şekilde zarar vermeyecek, atıkların geri dönüştürülebileceği, kendi enerjisini kendi üretebilen bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu projenin çalışmalarını hızlandırmayı planlıyoruz.

Park Village ise başlı başına yeşil-çevreci bir proje... 270.000 metrekare yeşil alana sahip. Bu yeşil alan içerisinde 1000 adet zeytin ağacı bulunacak. Site sakinlerimiz kendi bahçelerinde organik tarım yapacaklar. “

Engelli vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak ve hayat standartlarını yükseltebilmek adına projelerinizde ne gibi özellikler uyguladınız?

“Park Village projesi bedensel engelli kişiler için bulunmaz bir proje. Projedeki yaşam biçiminin yatay olması engelli kişilere çok ciddi kolaylıklar sağlıyor. Ayrıca giriş çıkışlarda onlar için özel tasarladığımız geçişler, sosyal alanları rahat kullanabilmeleri adına tasarladığımız unsurların beğeni kazanacağını düşünüyorum.”