Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Halep'e gitti. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile yapılacak görüşmelerin gündeminde, Suriye ve İsrail arasında Türkiye'nin arabuluculuğundaki görüşmelerin yeniden başlatılması ve Ortadoğu ile ilgili gelişmeler var.

Günübirlik ziyaret kapsamında Erdoğan'a Halep Üniversitesinde fahri doktora ünvanı verilecek. Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat ile de biraraya gelecek.

Görüşmelerin en önemli gündem maddesi İsrail ile Suriye arasındaki görüşmelerin yeniden başlatılması. Ankara Suriye ile temaslarını sürdürken israil'i de biran önce yeniden görüşme masasına gelmeye ikna etmeye çalışıyor. Görüşmelerde Esat'ın Bakü ve Erivan ziyaretlerinde edindiği izlenimlerin de gündeme gelmesi bekleniyor.

Erdoğan Esenboğa Havalimanında basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını yanıtladı.

HSYK'DA İSTENMEYEN GELİŞMELER OLDU
Erdoğan HSYK'nın yaz kararnamesi ile ilgili tartışmalara değindi. Erdoğan "Detaylarına girecek değilim. Nokta konulmuş değil. Bu kararnameler Adalet Bakanlığı'nın hazırlığıyla olur. Adalet Bakanlığı hazırlığı yapar, HSYK'ya takdim eder. HSYK inceler. Konu tamamlanır.

Ancak bu süreç içinde istenmeyen gelişmeler oldu. Adalet Bakanlığı çalışması dışında bir çalışma ortaya çıktı. Bu biraz farklıydı. Şimdi değerlendirecek değilim. Bir çok hakim ve savcı atama kararlarını bekliyordu. 1300 civarında hakim ve savcı için mutabakata varıldı. Temennim o ki Adalet Bakanlığı listesiyle ilgili çalışma da sonlandırılır. Herkes gideceği yere gitmiş olur." dedi.

KÜRT AÇILIMI İÇİN VEKİLLERİNİ UYARDI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt açılımı ve AKP'li milletvekillerinin beyanları konusunda da soruları yanıtladı.

Erdoğan, basın mensuplarının ''Kürt sorununun çözümüne ilişkin son günlerde özellikle AK Parti milletvekillerinden bir dizi açıklama geldi. Özellikle bazı modellerin devletin zirvesinde ele alındığı yönünde açıklamalar vardı. 15 Ağustos'tan önce de hükümetin bu konuda bir paket ya da çözüme ilişkin yeni adımlar atabileceği yönünde yorumlar da var. Bu yönde bir çalışma var mı? Bu konuyla ilgili son durum nedir?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Kürt açılımı ile alakalı olarak gündeme getirilen konu bizim iktidarımız sürecisinde ele aldığımız bir meseledir. Bu, bizim partimizi kurduğumuz günden itibaren, eğer parti programımızı şöyle bir okuma imkanınız olursa, böyle bir fırsatınız olursa, orada bu konuyla ilgili çok açık, net 1.5 sayfalık bir açıklamayı göreceksiniz.

Ben bunun adı üzerinde, başlık üzerinde konuşacak değilim. Buna ister 'Kürt sorunu' deyin, ister 'Güneydoğu sorunu' deyin, ister 'Doğu sorunu' deyin, isterse yine son olarak adlandırılan 'Kürt açılımı' diyelim, ne dersek diyelim, bunun üzerinde bir çalışmayı başlattık. Nitekim 2005 yılında biliyorsunuz Diyarbakır konuşmam var. Diyarbakır konuşmamda bugün tartışılan bir çok mesele o zaman tarafımdan dile getirildi. O zaman eleştirenlerin hepsi sağolsunlar aynı şeyleri konuşmaya başladılar. Siyasetçisi de aynı şekilde entellektüel kesimi de hepsi bunu konuşuyor.

Biz belli mesafeler aldık. Tabii biz siyasetçiler olarak nerede neyi yaptığımızı, kimle neyi yaptığımızı, yapmakta olduğumuzu açıklamak durumunda değiliz. Biz sadece sonucu konuşuyoruz. Ortada eserlerimiz var bizim. 'Bu eserler nedir?' dediğiniz zaman, kültürel sorunlarda neleri başardık? Ne deniliyordu? İşte televizyon, radyo, şu, bu falan konuşuluyordu. İktidarımız TRT Şeş olayını gerçekleştirmek suretiyle 24 saat bölge, bölge dışı, tamamen orada artık TRT yayın yapmaktadır ve bu yayında bir zenginlik söz konusudur. Her geçen gün de bu zenginlik artarak devam etmektedir. Daha sonra radyo devreye girmiştir. Bunu daha da geliştirme çalışmaları üzerinde duruyoruz.''

Aynı şekilde üniversitelerde de çalışmaların başladığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, Kürtçeyi öğrenmek isteyenler için üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinin ihdas edildiğini söyledi.

Erdoğan "Şu anda da hükümet olarak bundan bir hafta önce MGK üyesi arkadaşlarımla bu konuda bir çalışma başlattık ve bu çalışmayı başlattıktan sonra da iç güvenlikte malum bu işin sorumlusu İçişleri Bakanlığımızdır, İçişleri Bakanlığımıza bu görevi verdik ve bütün ilgili bakanlıklarla İçişleri Bakanlığımız görüşmelerini yapıyor, yapacak. Hazırlıklarını yapacak. Kurumlarla yapacak. Bunda Genelkurmay'ıydı, MİT'di, vesaire, tüm bunlarla görüşmelerini yapmak suretiyle, bunun yanında bölge milletvekilleriyle görüşmelerini yapacak.

Bize olgun, bu noktada belli bir hakikaten toparlamanın olduğu bir çalışmayı getirecek ve bunun üzerinde bizler nihai değerlendirmelerimizi yapacağız ve ondan sonra da bir söylem birliği içerisinde kamuya bunu açıklayacağız.

SÖZ OLA KESTİRE BAŞI
Tabii şu anda çok kişiler çıkıyor konuşuyor, konuşmalı. Demokratik bir ülkedir herkes konuşabilir. Buna diyebilecek bir şeyimiz yok. Ben şahsen partimin milletvekillerinin bu söylem birliğini zedeleyecek açıklamalarda bulunmasına da ben doğrusu hoş bakmam. Çünkü bizim bir söylem birliği içerisinde olmamız lazım. Bugüne kadar ne çektiysek bu söylem birliğini bozacak ifadelerden çektik. Çünkü ifadede bir cümle bütün birlikteliğimizi, biliyorsunuz 'söz ola kestire başı' olur ki biz buna gitmek istemiyoruz.''

YÖK HAKSIZLIĞI GİDERDİ
Erdoğan YÖK'ün meslek liselerine katsayı farkını kaldıran kararıyla, eğitim özgürlüğü alanında haksızlığı giderdiğini söyledi. Erdoğan "Binlerce meslek lisesi mezununun mağdur edildiği süreci düzelttikleri için kendilerine teşekkür ediyorum." dedi.

Kürt sorununa çözüm arayışları