NTV

Erdoğan'dan Azerbaycan şartı

Türkiye

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yeni ekonomoik paket iddiaları, Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri, kabine değişikliği ve Ruhban Okulu açılması konularında açıklamalarda bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gündemdeki konularla ilgili açıklamalar yapan Erdoğan, yeni bir ekonomik paketin gündemlerinde olmadığını, kabine değişikliği konusunda yeni bir şey söylemeyeceğini, Ergenekon - KKTC bağlantısının yarıyı ilgilendirdiğini, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması ile ilgili bir çalışma bulunmadığını belirtti.

Erdoğan, bir gazetecinin, ''Medeniyetler İttifakı İkinci Forumu'na Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılmaması ile ilgili çok sayıda spekülasyon yapılıyor. Aliyev, Türkiye'nin Ermenistan ile yaptığı görüşmeler konusunda herhangi bir rahatsızlık yaşıyor mu?'' sorusu üzerine, Londra'da da bu konuyla ilgili açıklama yaptığını anımsatarak, Azerbaycan ile Ermenistan arasında on yıllara varan sıkıntılı bir süreç olduğunu anlattı.

Erdoğan, ''Bizim aynı şekilde bu süreçle bağlantılı yaşadığımız bir sıkıntı var. Şunu çok açık ve net söyledik; Azerbaycan-Ermenistan arasındaki bu sıkıntı giderilmedikçe, aşılmadıkça, Türkiye-Ermenistan arasındaki bu süreci aşmamız da zorlaşır. Şu anda eğer alt düzeyde bazı teknik görüşmeler yapılıyorsa, bu görüşmelerin sebebi Azerbaycan-Ermenistan arasındaki sürecin biraz daha önünden gitmek suretiyle hazırlıkları yapmaktır. Temennimiz şu; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Dağlık Karabağ'da Ermenistan'ı işgalci olarak görmesi ve orayı terk etmesine yönelik kararıdır. Minsk Üçlüsü diye adlandırılan, Amerika, Fransa ve Rusya Federasyonu'nun 17 yılı aşkın zamandır çözemediği veya başaramadığı bir süreçtir. Bunun yakın bir takibe alınarak, bu üçlünün bu işi başarması, temennimiz bu. Ne yazık ki şu ana kadar başarılamadı'' şeklinde konuştu.

Türkiye'nin bir adım attığını, Rusya Federasyonu, Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan'ı ilgilendiren Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu'nu ortaya koyduğunu anlatan Erdoğan, önce Azerbaycan-Ermenistan, ardından da süratle Türkiye-Ermenistan arasındaki sıkıntının giderilmesi gerektiğini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin birçok olumlu yaklaşımları olduğunu, bir sürecin işlediğini anlatarak, ''Muhalefetin ifade ettiği çirkin yaklaşımları tasvip etmem mümkün değil. Burada gerek CHP'nin, gerek MHP'nin, gerekse diğerlerinin yaklaşım tarzını çok çirkin buluyorum ve bir iftira kampanyası içerisinde bir adım atıyorlar. Onların bugüne kadar akıllarından geçiremedikleri adımları attık, atıyoruz. Şu anda eğer Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki gelişmelerde süreç halledilmezse, hiçbir zaman böyle bir adım atmamız söz konusu değil. Bunu defalarca söyledim. Ya bunların kulakları hiçbir şeyi duymuyor veya iftira kampanyası üzerine iftiralarını sürdürüyorlar. Onlar ne derse desin, biz bildiğimizi yapacağız ve çözümsüzlüğü de hiçbir zaman çözüm olarak görmeyeceğiz. Bizim bulunduğumuz makam da çözüm üretmektir, attığımız adımlar da buna yöneliktir. Bu adımları atmaya mecburuz. Çünkü Türkiye, çözümsüzlüklerin içinde yoğrulan, zamanını kaybeden bir ülke olamaz, olmamalıdır'' dedi.

KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ
Erdoğan, bir gazetecinin, ''Önümüzdeki hafta kabinede 6 bakanın değişeceği yolunda haberler var. Önümüzdeki hafta kabinede bir değişiklik bekleniyor mu?'' sorusu üzerine, bu konuyla ilgili cevabı daha önce verdiğini belirterek, bunun sık sık gündeme getirilmesinin kendilerini üzdüğünü söyledi.

Erdoğan, ''Ama sizleri pek üzmüyor herhalde. Bu tür adımlar atılacağı zaman, böyle bir karar verileceği zaman, bu tabii böyle bir kararlılığın içerisinde değil de sulandırılarak olursa olmaz. Bakın, sayısına varıncaya kadar söylüyorsunuz. Nereden çıkıyor, nasıl çıkıyor? Bir basın toplantısında sorulan soru üzerine sizlere bir cevap vermiştim; 'Bu isimler kimse açıklayın, Bakanlar Kurulu'nun gizliliğine ters düşen bir olayı ben sizden öğrenip, kimse bu incelemesini yapayım, bu arkadaşları kabinenin dışına koyarım' demiştim, ama benim bakan arkadaşlarımın hepsi bir defa zaten bu konuda herhangi bir sıkıntının içinde olan arkadaşlar değil. Böyle bir revizyonu yapmak için de illa bir seçim geçirmeye de gerek yok. Seçimin öncesinde de sonrasında da bu her zaman her ülkede başbakanların takdiridir. Bunu yaparlar. Nitekim ülkemde de böyle bir adımı Bakanlar Kurulu için de atabilirim, aynı şekilde partimin Merkez Yürütme Kurulu'nda da, Grubunda da atabiliriz. Böyle bir şeyin kararını verdiğimiz anda bu adımı atarız, ama bu adım bu hafta içinde mi olur, daha sonra mı olur? Bu adımı attığımız zaman zaten hep beraber sizler de göreceksiniz'' dedi.

''Cuma günü yeni bir ekonomik önlem paketi açıklayacağınız yönünde haberler var. Böyle bir açıklama var mı?'' sorusuna Erdoğan, ''Hayır şu anda gündemimizde öyle bir şey söz konusu değil'' yanıtını verdi.

Erdoğan, Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nun, ilgili Başbakan Yardımcısı başkanlığında bir toplantı yapacağını bildirdi.

ERGENEKON SORUŞTURMASI
Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, ''KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Türkiye'deki Ergenekon soruşturması iddianamesinde adı geçen KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve eski başbakanlardan, Ana Muhalefet Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Derviş Eroğlu hakkındaki iddiaların araştırılması için bugün Başsavcılıktan soruşturma yapılması talebinde bulundu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, şu yanıtı verdi:

''Ben suç duyurusu, soruşturma bunları bilemem. Ancak bir şeyi bilirim; bu bir yargı sürecidir ve dolayısıyla yargı sürecine yönelik olarak benim herhangi bir açıklama yapmam doğru değil. Eğer yargı sürecinin Kuzey Kıbrıs'a yansıyan bir yanı varsa, şüphesiz orası ile ilgili de yargı, yasalar içinde gerekeni yapacaktır. Temennimiz odur ki bu süreç aydınlansın, hiçbir şey bu süreç içinde karanlık kalmasın.''

Erdoğan, ''NATO Genel Sekreterliği sürecinde Türkiye'nin onay vermesiyle ilgili muhalefet partilerinin sert açıklamaları oldu, verilen taahhütlerin yerine getirilmediği yönünde... Bu konuda bir değerlendirmeniz olacak mı?'' sorusu üzerine, muhalefetin tavrının ortada olduğunu, muhalefetin de görevini yapacağını ifade etti.

Muhalefetin ''beyaza siyah, siyaha beyaz demeye alıştığını'' söyleyen Erdoğan, ''Çünkü ben bizim muhalefetimizin hiçbir zaman beyaza beyaz dediğini görmedim. Bu da bunun ayrı bir örneğidir. Temenni ederim ki Türk muhalefeti beyaza beyaz demeyi öğrendiği gün çok şeyleri aşacağız, çok şeyleri başaracağız'' dedi.

İHSAN ARSLAN HAKKINDAKİ İNCELEME
Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, ''terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığı'' gerekçesiyle AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan'ın ''Kürt sorununu çözmek isteyen hiç kimse DTP'yi, PKK'yı ve Abdullah Öcalan'ı görmezden gelemez ve yok sayamaz'' sözleriyle ilgili inceleme başlattığını anımsatarak, bu konuda görüşünü sorması üzerine, şunları söyledi:

''Milletvekili arkadaşımın bu noktada kullandığı ifadenin sizlerin bahsettiği anlamda bir ifade olup olmadığını bilmiyorum, ancak terör örgütünü övecek veya terör örgütünü belli bir şekilde masaya getirecek bir ifade kullanacağına ihtimal vermiyorum, inanmıyorum. Çünkü başta şahsım olmak üzere partimizin bölücü terör örgütüne karşı nasıl bir mücadele verdiğini, muhalefetin nasıl suskun kaldığını hepiniz biliyorsunuz. Bu mücadeleyi verirken bu tür yaklaşımlarla gölge düşürme yarışına şahsen bir Genel Başkan olarak müsaade etmem. Arkadaşımın da böyle bir ifade kullanacağına ihtimal vermiyorum.''

"RUHBAN OKULU ÇALIŞMASI YOK''
Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, ''İzmir'deki özel yetkili savcı Murat Gök'ün görev değişikliğini Hükümet'in yaptığına ilişin söylemler var'' sözlerine, ''Savcıları hükümetin görevden alma tasarrufu var mı? Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar bizim tasarrufumuzun dışında olan şeyler'' karşılığını verdi. Erdoğan, başka bir soru üzerine şu anda Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması ile ilgili bir çalışma bulunmadığını belirterek, olduğu zaman gerekli bilginin verileceğini söyledi.

''Bugün yoğun bir tempodan sonra tatile çıkacaksınız. Biz sizi arayacak mıyız, yoksa belli bir yere mi gidiyorsunuz?'' sorusunu da Erdoğan, şöyle yanıtladı:

''Arkadaşlar, dünyada her liderin dinlenme hakkı vardır. Ben de bir seçim maratonundan çıkmayı bırakın, yani bizim iznimiz yok biliyorsunuz. İzin yapamıyoruz, ama sizler izin yapıyorsunuz, ama ben de insanım, benim de ailem var. Bu seçim maratonundan sonra müsaade edin de hiç olmazsa birkaç gün şöyle ailem ve çocuklarımla kendimi dinleme fırsatı bulayım.''

Bir gazetecinin, ''Tatile yurt dışına mı gideceksiniz?'' sorusu üzerine Erdoğan, ''Benim pek yurt dışı tercihim olmaz. Genelde ülkemde bu süreci geçiririm. Tabii ki gene ülkemde. Tabii ki siz beni yalnız bırakmazsınız'' dedi.