Geleceği bekleyenler var. Onun nasıl geleceğini merak edenler. Şimdilik kesin bir bilgimiz yok. Kesinliğe oldukça uzağız. Bir deneyin içindeki, deneye tanık olan biz, orada olmakla herşeyi değiştiriyoruz. İçinde bulunduğumuz dünyanın geleceğine sadece tanık değiliz, onu şekillendiriyoruz.

Elimizdeki tüm yöntemler bizi belkilere götürüyor.

Geçmişin bilgileri, bugün yöntemlerini, araçlarını kabul etmekte zorlandığımız Astrolojiyi kullanarak, bizim geçmişimiz olan, kendi gelecekleri hakkında tahminlerde bulunmuşlar. Tarih bilgelerin söylemleri ve kehanetleri ile dolu. Bazılarının bugünler için söylediklerini hala tartışıyoruz. Bahsettikleri geleceğin kapısındayız.

İnsanoğlu diyoruz ama, bir bütün olarak aynı telaş içinde değiliz. Kimimiz geleceği deneyimleyeceğimiz dünyayı hiç düşünmüyor. Gelecek kaygısı, deprem ve felaketlerin feci temaları arasında bir yere sıkışmış durumda. Fakat sıkışan dünya değil, üzerindeki bizleriz.

Astroloji ilmi kendini yöntemleri, söylemleri, kehanetleri ve bir bir çıkan bahsettiğimiz geleceğin öngörüleri ile ispatlıyadursun, aynı yöntemler Astrolojinin gerçekdışılığı ile ilgili dayanak olarak kullanılmakta. Burada artık, dünyayı, evreni, varoluşu ve maddeyi açıklayan teoriler hakkında bazı şeyler söyleme zamanı.

Newton fiziğinden sonra Kuantum fiziği evrenin yapısını anlayarak, dinamikleri çözmemizi ve yaşadığımız çevreyi daha iyi organize etme ve yönetme konusunda bize büyük bir imkan sağladı. Şimdi String teorisi, yaşadığımız dünyanın matrixsel yapısını bize anlatmaya ve görünen ile görünmeyen arasındaki ince çizginin iplikçiklerini hediye etmeye çalışıyor.

Yıllardır şu ya da bu şekilde, başarısını nasıl gerçekleştirdiği anlaşılmayan çeşitli yöntemler yargılanmıştır. Yargı sebebi burada bu yazı için çok önemli. Çünkü bilinen deneysel yöntemlere sığamayan gerçeklikler ile karşılaştıklarında, yöntemin sınırları dışına taşan değerleri egale ettik ve olamayacağını, pozitif bilime uymadığını söyledik.

Evangeline Adams, Amerika’da Astrolojik öngörüleri yüzünden yargılanırken, hakim ona adını ve kendisine dair hiç bir bilgiyi vermeden sadece doğum tarihinden kim olduğunu sorduğu bir insan hakkında tüm detayları ile bilgi aldığında, Astroloji aklanmıştı. Hakimin sorduğu kişi boğularak ölen oğluydu. Evangeline bunu Hakime tüm detayları ile astrolojik verileri kullanarak anlattığında hakime yalnızca şaşırmak kalmıştı.

Yaşadığı dönemlerde falcılık olarak adlandırılan ve yasadışı bir uygulama sayılan Astroloji’yi mahkemede beraat ettiren kişi olarak bilinen Evangeline Adams, bu özelliği sayesinde Amerika’nın Astroloji tarihinde en önemli isimlerden biri olma niteliği taşır. İki A.B.D. başkanı John Adams ve John Quincy Adams ile aynı aileden geldiği bilinmektedir.

1908 ve 1914 yıllarında falcılık yaptığı gerekçesi ile iki defa tutuklanan Adams, 1914 yılında çıkarıldığı mahkemede, kendisinin değil, Astroloji’nin yargılanması talebinde bulunmuştur. Mahkeme sürecinde Astrolojik öngörüm sürecini açıklayan Adams, yaptığı matematik hesapları ve başvurduğu gök günlükleri ile zaten öngörümlerinin ‘kafadan atma’ (!) olmadığını gösteriyordu. Kime ait olduğunu bilmediği bir horoskopu yorumlaması ise, davanın düşmesi sonucunu getirmiştir. Bu horoskop hakimin oğluna aitti ve Adams da onun hakkında isabetli yorumlarda bulunmuştur. Davanın düştüğünü yazan ertesi günkü gazeteler, hakimin, ‘Adams, Astroloji’yi geçerli bir bilim seviyesine yükseltmiştir,’ şeklindeki kapanış cümlesine de yer verdiler.

Nostradamusu’un şaşırtıcı tahminlerine ise başka bir yazıda dokunacağım.

Görünen dünyanın en temel yapı taşı olan Atom ve atomaltı parçacıkların dinamikleri üzerine kurulu deneysel yöntemler ile yargılanmaya ve açıklanmaya çalışılan Astroloji bugün String teorinin gündeme gelmesi ile artık her zaman yapmaya çalıştığı hayat kalitesini arttıran bilgilerini daha kolay aktarabilecek.

String Teorisi, atom altı parçacıklara ve evrenin yapıtaşına bakış açımızı değiştirdi. Bu Teori herşeyi gözlememize neden olan ışık parçacağından da küçük olan yapıların varlığı ile ilgilenir. Bu sayede açıkladığı dünya, bugünün bildik fiziği ile açıklamaya çalıştığımız dünyayı genişletir, bilinmeyenin kapılarını aralar. Aralamaktadır. Aralamıştır.

Bu teorinin temel fikri, Standart Model’in temel parçacıklarının, esasında tek bir basit cismin, yani bir sicimin, farklı tezahürleri olduğudur. Bu noktadan sonra sicim teorisi diyerek devam edeceğim bu teoride önemli bir noktaya geliyoruz. Çünkü bu sicim parçacıkları, ışık parçacıklarından bile küçüktür. Bu nedenle deney yolu ile ispat edilememektedirler. Detayları “Sicim Teorisi” başlıklı yazıda bulabilirsiniz.

Bu teori ile, evrenin zamanına bakış açımız, geleceği değiştirme gücümüzün boyutları hakkında bildiğimizden farklı bir dinamik ile karşı karşıyayız. Geleceğin sahibi olmak bir yana dursun, onu yaratmadaki etkinliğimiz üzerine tahminlerimizde büyük polemiklere neden olan bu teorinin bizi getirdiği noktalardan birinde Astroloji oturuyor.

Yöntemleri ile yıllardır, görünmeyen bazı güçlerin hayali ilişkisi ile yargılanan Astroloji, boşluk gibi görünen uzayın, en küçük parçacık gibi görünen atomun, yuvarlak gibi görünen sicimsi yapıların ilişkisi içinde insanın da yapıtaşı olan aynı sicimler havuzunda yaşadığının farkındalığı ile zaman içinde haklılığını gösterecek.

Evrene bakış açımızı değiştiren yeni teoriler, gördüğümüz herşeyin tek bir sicimsi yapının başkalaşmış görselliği olduğunu kabul ettirdikçe, ilişkisiz gibi görünen gezegenlerin, uzak denilen mesafelerin, duygu veya acı denilen elle tutulamayan değerlerin birbirleri ile nasıl da bağları olduğunu ve aynı sicim havuzundan yapılandıklarını kabul etmemizi sağlayacak. Bu kabul kendi geleceğimize olan bakış açımızı değiştirecek.

Karamsar, olumsuz ve gerçek dışı temalara gömülmeden, fakat bunların farkında olarak, sırtımızı dönmeyerek herşeyi olumlu yöne doğru çekmenin ve evrendeki tüm sicimsi yapıların bu olumlu beklentiden haberdar olmasını sağlayarak yeni bir gelecek yaratacağız.

Yine olumsuz kehanetler olacak. Geçmişten yola çıkmış ve çoktan titreştirilmiş olan sicimlerin dalgası bugünlere gelecek. 2012 beklentisi içinde geçmişten bugüne çıkmış bir dalga var. Bu dalga içinde nelerin bizi beklediğini araştırıyoruz. Ancak bundan sonrası için yeni, umut dolu ve herkesin farkındalığını yükselten pozitif temalı bir gelecek yaratmak için bir an önce düşüncelerin gelecek için ne kadar önemli olduğunun farkına varmalıyız.

Saygılarımla,
Funda Ceyhan
İçmimar
fundaceyhan@gmail.com